Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."

قَالَ اِنِّي لَيَحْزُنُنِي اَنْ تَذْهَبُوا بِهِ وَاَخَافُ اَنْ يَأْكُلَهُ الذِّئْبُ وَاَنْتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ

ḳāle innī le yeHzununī en teƶhebū bihi ve eḣāfu en ye'kulehu ƶ-ƶi'bu ve entum ǎnhu ğāfilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2اِنِّيinnīşüphesiz
3لَيَحْزُنُنِيle yeHzununīح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.beni üzer
4اَنْen
5تَذْهَبُواteƶhebūذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermekgötürmeniz
6بِهِbihionu
7وَاَخَافُve eḣāfuخ و فKorkmak, korkmak/ürkmek/dehşete düşmek, birine korku vermek, azaltmak veya eksiltmek veya almak, bir şeyden azar azar almak, bir şeyin kenarlarından almak, katletmek veya savaşmakve korkarım
8اَنْendiye
9يَأْكُلَهُye'kulehuا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleronu yer
10الذِّئْبُƶ-ƶi'buذ ا بToplamak/bir araya getirmek, kovmak, hor görmek/küçümsemek, teşvik etmek, korkutmakbir kurt
11وَاَنْتُمْve entumsizin
12عَنْهُǎnhuondan
13غَافِلُونَğāfilūneغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşanhaberiniz yokken

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yakup, onu götürür, giderseniz kederlenirim ben ve korkarım ki siz, ondan gaflet edersiniz de gelip kurt yer onu demişti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yakup, onu götürür, giderseniz kederlenirim ben ve korkarım ki siz, ondan gaflet edersiniz de gelip kurt yer onu demişti.

Adem Uğur

(Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım.

Ahmed Hulusi

(Yakup) dedi ki: "Onu götürmeniz beni muhakkak üzer. . . Siz Onunla ilgilenmezken Onu kurdun kapmasından korkarım. "

Ahmet Tekin

Babaları: 'Onu götürmeniz beni üzer. Korkarım ki onu bir kurt yer de, sizin haberiniz olmaz.' dedi.

Ahmet Varol

Dedi ki: 'Onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz kendisinden habersiz iken onu kurdun yemesinden korkarım.'

Ali Bulaç

Dedi ki: "Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum."

Ali Fikri Yavuz

Babaları dedi ki: “- Onu götürmeniz, cidden beni endişeye düşürür. Siz kendisinden habersiz bulunurken onu kurt yemesinden korkarım.”

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Onu götürmeniz, beni gerçekten üzer. Habersiz olduğunuz bir sırada, bir kurdun, Onu yemesinden korkarım!"

Bayraktar Bayraklı

Ya'kub şöyle dedi: "Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken, onu bir kurdun yemesinden korkarım."

Bekir Sadak

Babalari, «Onu goturmeniz beni uzuyor; siz farkina varmadan onu kurdun yemesinden korkarim» dedi.

Celal Yıldırım

(Babaları:) «Doğrusu onu alıp götürmeniz beni çok üzer ve sizin haberiniz yokken onu kurt yer diye korkuyorum,» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni endişelendiriyor; farkında olmadığınız bir sırada onu kurt yer diye korkuyorum” dedi.

Diyanet İşleri

Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."

Diyanet İşleri (eski)

Babaları, 'Onu götürmeniz beni üzüyor; siz farkına varmadan onu kurdun yemesinden korkarım' dedi.

Diyanet Vakfi

(Babaları) dedi ki: Onu götürmeniz beni mutlaka üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Babaları dedi ki: «Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki onu kurt yer de sizin haberiniz bile olmaz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Babası: "Onu götürmeniz, beni mutlaka üzer ve korkarım, onu kurt yer, haberiniz olmaz!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Beni, dedi: onu götürmeniz her halde mahzun eder ve korkarım ki onu kurt yer de haberiniz olmaz

Erhan Aktaş

"Onu götürmeniz beni tasalandırır." dedi. "Sizin ondan habersiz olduğunuz bir sırada kurdun onu yemesinden korkarım."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onu götürmeniz beni tasalandırır." dedi. "Sizin ondan habersiz olduğunuz bir sırada kurdun onu yemesinden korkarım."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onu götürmeniz beni tasalandırır." dedi. "Sizin ondan habersiz olduğunuz bir sırada kurdun onu yemesinden korkarım."

Fizilal-il Kuran

Babaları dedi ki; «Onu götürmeniz beni üzer, ayrılığına dayanamam; ayrıca korkarım ki, siz farkında olmadan onu kurt kapar.»

Gültekin Onan

Dedi ki: "Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum."

Hamdi Döndüren

(Yakub) dedi: “Gerçekten onu alıp götürmeniz beni üzer. Korkarım sizin haberiniz yokken onu kurt yer!”

Hasan Basri Çantay

Dedi: "Onu götürmeniz muhakkak ki beni tasaya düşürür. Siz kendisinden gaafil, gaafil bulunurken onu kurt (gelib) yemesinden korkarım".

Hasib Asutay

(Yakup) dedi ki: 'Onu götürmeniz şüphesiz beni üzer; siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkarım.'

Hayrat Neşriyat

(Ya'kub) dedi ki: 'Onu götürmeniz beni hakikaten üzer; çünki siz ondan habersiz kimseler iken, onu kurdun yemesinden korkarım!'

İbni Kesir

Dedi ki: Onu götürmeniz doğrusu beni tasaya düşürüyor. Siz, ondan habersizken onu kurdun yemesinden korkuyorum.

Mehmet Okuyan

(Babaları) “Onu götürmeniz şüphesiz ki beni üzer. Siz ondan habersizken onu bir kurdun yemesinden korkarım.” demişti.

Muhammed Esed

"Doğrusu, o'nu götürmeniz beni kaygılandırıyor" diye karşılık verdi (Yakub), "gözden uzak tuttuğunuz bir anda o'nu kurdun kapmasından korkuyorum!"

Mustafa İslamoğlu

(Yakub) dedi ki: "Bakın, onu götürmeniz beni endişelendiriyor: Siz dalgınlıkla onu ihmal edersiniz de, sonunda onu kurt kapar diye korkuyorum."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «O'nu alıp götürmeniz şüphesiz ki beni mahzun eder. Ve siz ondan gâfil bulunduğunuz halde O'nu kurdun yemesinden korkarım.»

Ömer Öngüt

Dedi ki: “Onu götürmeniz cidden beni üzer, endişeye düşürür. Siz farkına varmadan onu bir kurdun yemesinden korkarım. ”

Suat Yıldırım

Babaları: "Onu götürmeniz beni meraklandırır. Korkarım ki siz farkında olmadan, onu kurt yer." dedi.

Süleyman Ateş

(Ya'kub) Dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer; korkarım ki, sizin haberiniz yokken onu kurt yer!"

Süleymaniye Vakfı

Dedi ki: "Onu götürmeniz beni gerçekten üzer. Siz onunla ilgilenmediğiniz bir sırada onu kurt yer diye de korkuyorum."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dedi ki "Aslında ben, alıp götürürsünüz dalgın bir anınızda onu kurt yer, diye kaygılanıyorum"

Şaban Piriş

Babaları: -Eğer onu götürürseniz tasalanırım. Siz ondan habersizken, Onu bir kurt yemesinden korkarım, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Sizin onu götürmeniz gerçekten beni üzer ve siz ondan habersiz iken onu kurdun yemesinden korkuyorum.»

Ümit Şimşek

Babaları 'Onu alıp götürmeniz beni üzer,' dedi. 'Siz farkında olmadan onu kurt yer diye korkuyorum.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi ki: "Onu götürmeniz beni çok çok üzer. Ve korkarım ki siz ondan habersiz bir haldeyken onu kurt yer."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O dedi: “Onu aparmağınız məni narahat edər. Həm də qorxuram ki, sizin başınız oyuna qarışıb onu nəzarətsiz qoyduqda, canavar onu yesin”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Yəʼqub) dedi: ″Onu aparmağınız məni çox məʼyus edər (ayrılığına dözə bilmərəm). Qorxuram ki, onu qurd yeyə, siz də xəbər tutmayasınız!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

ʺEs stimmt mich traurig, daß ihr ihn fortnehmt, und ich fürchte, der Wolf könnte ihn fressen, wenn ihr gerade nicht auf ihn achtet.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺEs macht mich fürwahr traurig, daß ihr ihn mitnehmt. Und ich fürchte, daß ihn der Wolf frißt, während ihr seiner unachtsam seid.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺEs macht mich traurig, wenn ihr ihn mit fortnehmt, und ich fürchte, der Wolf könnte ihn fressen, wenn ihr nicht auf ihn achtgebt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺEs betrübt mich doch, daß ihr mit ihm weggeht, und ich fürchte, daß ihn der Wolf frißt, während ihr ihm gegenüber achtlos seid.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"It grieves me at heart to part with him, " said the father "especially when I have an uneasy sense of the probability of the boy being brutally assailed and devoured by a wolf at a moment when you are oblivious of him it. "

Abdul Haleem

He replied, ‘The thought of you taking him away with you worries me: I am afraid a wolf may eat him when you are not paying attention.’

Abdullah Yusuf Ali

(Jacob) said: "Really it saddens me that ye should take him away: I fear lest the wolf should devour him while ye attend not to him."

Abul A'la Maududi

Their father answered: "It grieves me indeed that you should take him with you for I fear that some wolf might eat him up while you are negligent of him."

Aisha Bewley

He said, ‘It grieves me to let him go with you I fear a wolf might come and eat him up while you are heedless, not attending him. ’

Al-Hilali & Khan

He [Ya‘qûb (Jacob)] said: "Truly, it saddens me that you should take him away. I fear lest a wolf should devour him, while you are careless of him."

Ali Quli Qarai

He said, ‘It really upsets me that you should take him away, and I fear the wolf may eat him while you are oblivious of him. ’

Amatul Rahman Omar

He said, `It worries me that you should take him away. Moreover, I fear lest a wolf should devour him while you are heedless of him.'

Arthur John Arberry

He said, 'It grieves me that you should go with him, and I fear the wolf may eat him, while you are heedless of him. '

Bijan Moeinian

Jacob said: "I am afraid that a wolf may attack him while you are busy with your work. "

E. Henry Palmer

Said he, 'Verily, it grieves me that ye should go off with him, for I fear lest the wolf devour him while ye of him do take no heed. '

Edip-Layth

He said, "It saddens me that you should take him, and I fear that the wolf would eat him if you would be absent from him."

George Sale

Jacob answered, it grieveth me that ye take him away; and I fear lest the wolf devour him, while ye are negligent of him.

Hamid S. Aziz

Send him with us to-morrow to revel and to play, and, verily, we will take good care of him. "

Mahmoud Ghali

He said, "Surely it grieves me indeed that you should go with him, and I fear that the wolf may eat him (while) you are heedless of him. "

Marmaduke Pickthall

He said: Lo! in truth it saddens me that ye should take him with you, and I fear less the wolf devour him while ye are heedless of him.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "I am afraid of sending him with you lest a wolf should devour him when you are unmindful. "

Muhammad Asad

[Jacob] answered: "Behold, it grieves me indeed [to think] that you might take him with you, for I dread lest the wolf devour him at a moment when you are heedless of him!"

Mustafa Khattab

He responded, "It would truly sadden me if you took him away with you, and I fear that a wolf may devour him while you are negligent of him."

Progressive Muslims

He said: "It saddens me that you should take him, and I fear that the wolf would eat him if you would be absent of him. "

Sahih International

[Jacob] said, "Indeed, it saddens me that you should take him, and I fear that a wolf would eat him while you are of him unaware. "

Sam Gerrans

He said: “It grieves me that you should go with him; and I fear lest the wolf should eat him when you are unmindful of him.”

Shabbir Ahmed

Jacob said, "I worry that you take him with you to the wild and some wolf devours him when you are distracted. "

Syed Vickar Ahamed

Yàqoub (Jacob) said: "Really it makes me sad that you should take him away: I am afraid that the wolf may eat him when you are not attending to him. "

Taqi Usmani

He said, "It makes me sad that you should take him with you, and I fear that some wolf may eat him up when you are heedless of him."

The Monotheist Group

He said: "It saddens me that you should take him, and I fear that the wolf will eat him if you will be absent of him."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺCertes, je mʹattristerai que vous lʹemmeniez; et je crains que le loup ne le dévore dans un moment où vous ne ferez pas attention à luiʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Bavê wan) Got: Bi rastî ev min xemgîn dike ku hûn wî bi xwe re bibin. Ez ditirsim ku demekê haya we jê nemîne vêca gur wî bixwin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺIk word er bedroefd van als jullie met hem weggaan en ik vrees dat een wolf hem opeet terwijl jullie niet op hem letten.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Jacob antwoordde: Het grieft mij, dat gij hem medeneemt, en ik vrees dat de wolf hem verscheure, dewijl gij achteloos nopens hem zijt.

Hollandaca — Siregar

Hij (Yaʹqôeb) zei: ʺVoorwaar, het verdriet mij dat jullie hem meenemen en ik vrees dat de wolf hem zal verslinden, terwijl jullie niet op hem letten.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал (Йакуб): «Поистине, меня, конечно же, опечалит, если вы с ним уйдете, и боюсь я, (если доверю его вам,) что съест его волк, (в то время как) вы будете к нему беспечны [невнимательны]».

Rusça — Osmanov

[Отец] сказал: ʺНе хочется мне отпускать его с вами. Я боюсь, что, как только вы зазеваетесь, его съест волкʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Jakob) svarade: ʺJag skulle känna stark oro om ni tog honom med. Jag är rädd att en varg kan (riva ihjäl och) äta upp honom, medan er uppmärksamhet är riktad mot annat.ʺ