ذ ا ب (Z̃ÊB) kökünün geçtiği ayetler
Toplamak/bir araya getirmek, kovmak, hor görmek/küçümsemek, teşvik etmek, korkutmak
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (3)
Yusuf 12:13الذِّئْبُƶ-ƶi'bubir kurt
قَالَ اِنِّي لَيَحْزُنُنِي اَنْ تَذْهَبُوا بِهِ وَاَخَافُ اَنْ يَأْكُلَهُ الذِّئْبُ وَاَنْتُمْ عَنْهُ غَافِلُونَ
ḳāle innī le yeHzununī en teƶhebū bihi ve eḣāfu en ye'kulehu ƶ-ƶi'bu ve entum ǎnhu ğāfilūne
Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."
Yusuf 12:14الذِّئْبُƶ-ƶi'bukurt
Yusuf 12:17الذِّئْبُƶ-ƶi'bukurt
قَالُوا يَاأَبَانَا اِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا يُوسُفَ عِنْدَ مَتَاعِنَا فَاَكَلَهُ الذِّئْبُ وَمَا اَنْتَ بِمُؤْمِنٍ لَنَا وَلَوْ كُنَّا صَادِقِينَ
ḳālū yā ebānā innā ƶehebnā nestebiḳu ve teraknā yūsufe ǐnde metāǐnā fe ekelehu ƶ-ƶi'bu ve mā ente bi mu'minin lenā ve lev kunnā Sādiḳīne
"Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın" dediler.