ك ظ م (KƵM) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Kapatmak, durdurmak, soyutlamak, öfkesini bastırmak, tıkamak, bir şeyi kontrol ile doldurmak, ucunu çiğnemekten kaçınmak.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (6)

Bu kök Kur'an boyunca 6 kez, 4 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

كَظِيمٌ3 kez

Yusuf 12:84كَظِيمٌkeZīmunyutkunuyordu

وَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَاأَسَفَىٰ عَلٰى يُوسُفَ وَابْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْحُزْنِ فَهُوَ كَظِيمٌ

ve tevellā ǎnhum ve ḳāle yā esefā ǎlā yūsufe ve byeDDet ǎynāhu mine l-Huzni fe huve keZīmun

Onlardan yüz çevirdi ve, "Vah! Yusuf'a vah!" dedi ve üzüntüden iki gözüne ak düştü. O artık acısını içinde saklıyordu.

Nahl 16:58كَظِيمٌkeZīmuniçi öfkeyle dolar

وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِالْاُنْثٰى ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظِيمٌ

ve iƶā buşşira eHaduhum bi l-unṧā Zelle vechuhu musvedden ve huve keZīmun

Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!

Zuhruf 43:17كَظِيمٌkeZīmunöfkesinden yutkunup durur

وَاِذَا بُشِّرَ اَحَدُهُمْ بِمَا ضَرَبَ لِلرَّحْمٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجْهُهُ مُسْوَدًّا وَهُوَ كَظِيمٌ

ve iƶā buşşira eHaduhum bimā Derabe li r-raHmāni meṧelen Zelle vechuhu musvedden ve huve keZīmun

Onlardan biri, Rahman'a örnek kıldığı (isnad ettiği kız çocuğu) ile müjdelendiği zaman, öfkesinden yüzü simsiyah kesilir.

وَالْكَاظِمِينَ1 kez

Al-i İmran 3:134وَالْكَاظِمِينَve l-kāZimīneyutkunurlar

اَلَّذِينَ يُنْفِقُونَ فِي السَّرَّاءِ وَالضَّرَّاءِ وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ وَالْعَافِينَ عَنِ النَّاسِ وَاللّٰهُ يُحِبُّ الْمُحْسِنِينَ

(e)lleƶīne yunfiḳūne fī s-serrā'i ve D-Derrā'i ve l-kāZimīne l-ğayZe ve l-'ǎāfīne ǎni n-nāsi ve(a)llahu yuHibbu l-muHsinīne

Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah, iyilik edenleri sever.

كَاظِمِينَ1 kez

Mü'min 40:18كَاظِمِينَkāZimīneyutkunur dururlar

وَاَنْذِرْهُمْ يَوْمَ الْاٰزِفَةِ اِذِ الْقُلُوبُ لَدَى الْحَنَاجِرِ كَاظِمِينَ مَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ حَمِيمٍ وَلَا شَفِيعٍ يُطَاعُ

ve enƶirhum yevme l-āzifeti iƶi l-ḳulūbu ledā l-Hanāciri kāZimīne mā li Z-Zālimīne min Hamīmin ve lā şefīǐn yuTāǔ

Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır.

مَكْظُومٌ1 kez

Kalem 68:48مَكْظُومٌmekZūmunsıkıntıdan yutkunarak

فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌ

fe Sbir li Hukmi rabbike ve lā tekun ke SāHibi l-Hūti iƶ nādā ve huve mekZūmun

Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir halde Rabbine yakarmıştı.