Onlardan yüz çevirdi ve, "Vah! Yusuf'a vah!" dedi ve üzüntüden iki gözüne ak düştü. O artık acısını içinde saklıyordu.

وَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَاأَسَفَىٰ عَلٰى يُوسُفَ وَابْيَضَّتْ عَيْنَاهُ مِنَ الْحُزْنِ فَهُوَ كَظِيمٌ

ve tevellā ǎnhum ve ḳāle yā esefā ǎlā yūsufe ve byeDDet ǎynāhu mine l-Huzni fe huve keZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَتَوَلّٰىve tevellāو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakve yüzünü çevirdi
2عَنْهُمْǎnhumonlardan
3وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dedi
4يَاأَسَفَىٰyā esefāا س فÜzgün olmak, kederlenmek, muzdarip olmakEY/HEY/AH kederim
5عَلٰىǎlāüzerindeki
6يُوسُفَyūsufeيوسفYusuf
7وَابْيَضَّتْve byeDDetب ي ضBeyaz olmak, beyazlamak, yumurtlamak, ağarmak, beyaza çalmak, beyazlaştırmakve ağardı
8عَيْنَاهُǎynāhuع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.gözleri
9مِنَmine-den
10الْحُزْنِl-Huzniح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.keder-
11فَهُوَfe huveO
12كَظِيمٌkeZīmunك ظ مKapatmak, durdurmak, soyutlamak, öfkesini bastırmak, tıkamak, bir şeyi kontrol ile doldurmak, ucunu çiğnemekten kaçınmak.yutkunuyordu

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlardan yüz çevirdi de ey beni tükenmez, sonu gelmez kederlere salan Yûsuf demeye başladı ve kederden gözleri ağardı ve artık derdini yutmaktaydı o.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlardan yüz çevirdi de ey beni tükenmez, sonu gelmez kederlere salan Yûsuf demeye başladı ve kederden gözleri ağardı ve artık derdini yutmaktaydı o.

Adem Uğur

Onlardan yüz çevirdi, "Ah Yusuf'um ah!" diye sızlandı ve kederini içine gömmesi yüzünden gözlerine boz geldi.

Ahmed Hulusi

Onlardan yüz çevirdi ve hüzünden iki gözü beyazlaşmış olduğu halde: "Yazık ettiniz Yusuf'a!" dedi. . . Artık O, kederini hazmetmeye çalışan biriydi.

Ahmet Tekin

Onlardan uzaklaştı. 'Ah! Yûsuf’un üzüntüsü yüreğimi yakıyor!' diye sızlandı. Kederini içine atması yüzünden gözlerine boz indi.

Ahmet Varol

Yüzünü onlardan çevirdi ve: 'Ah Yusuf'a olan tasam!' dedi. Üzüntüden gözleri ağardı. (Bununla beraber) kederini yutkunuyordu.

Ali Bulaç

Ve onlardan yüz(ünü) çevirdi ve: "Ey Yusuf'a karşı (artan dayanılmaz) kahrım" dedi ve gözleri üzüntüsünden (ağardıkça) ağardı. Ki yutkundukça yutkunuyordu."

Ali Fikri Yavuz

Yakup, oğullarından yüzünü çevirdi de: “- Ey Yûsuf’un ayrılığı ile bana gelen hüzün!” dedi ve kederinden gözlerine ak düştü; artık derdini gizleyip duruyordu.

Ali Rıza Safa

Onlardan uzaklaştı ve şöyle dedi: "Vay başım; Yusuf'a yazık oldu!" Üzüntüsünden gözleri bembeyaz oldu; acısını artık içine gömdü.

Bayraktar Bayraklı

Onlardan yüz çevirdi ve "ah Yusuf'um ah!" diye sızlandı. Kederini içine gömmesi yüzünden gözlerine boz/perde geldi.

Bekir Sadak

Onlara sirt cevirdi, «Vah, Yusuf'a yazik oldu!» dedi ve uzuntuden gozlerine ak dustu. Artik acisini icinde sakliyordu.

Celal Yıldırım

Ve onlardan yüzünü çevirip öfkesini yutarak için için (ağladı) da vah Yûsuf'a ! Diyerek üzüntüsünü dile getirdi ve üzüntüsünden gözlerine ak indi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlardan yüz çevirdi, “Âh Yûsufum âh! İçim yanıyor!” diyordu. Sonunda üzüntüden gözlerine boz geldi. Artık kederini içine gömüyordu.

Diyanet İşleri

Onlardan yüz çevirdi ve, "Vah! Yusuf'a vah!" dedi ve üzüntüden iki gözüne ak düştü. O artık acısını içinde saklıyordu.

Diyanet İşleri (eski)

(82-84) Onlara sırt çevirdi, 'Vah, Yusuf'a yazık oldu!' dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık acısını içinde saklıyordu.

Diyanet Vakfi

Onlardan yüz çevirdi, «Ah Yusuf'um ah!» diye sızlandı ve kederini içine gömmesi yüzünden gözlerine boz geldi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve onlardan yüz çevirdi de: «Ey Yusuf'un ateşi, yetti artık, yetti!» dedi. Ve üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık yutkunuyor da yutkunuyordu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlardan yüzünü çevirdi de: "Ey Yusuf'un üstünde titreyen tasam!" dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü; artık yutkunuyor, yutkunuyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlardan yüzünü çevirdi de, "ya esefa ala Yusüf" dedi ve huzünden gözlerine ak düştü artık yutkunuyor yutkunuyordu

Erhan Aktaş

Onlardan yüz çevirdi. Ve "Vah! Vah! Yusuf'um!" dedi. Üzüntüden gözleri ağardı. Yutkundukça yutkunuyordu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan yüz çevirdi. Ve "Vah! Vah! Yusuf'um!" dedi. Üzüntüden gözleri ağardı. Yutkundukça yutkunuyordu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan yüz çevirdi. Ve "Vah! Vah! Yusuf'um!" dedi. Üzüntüden gözleri ağardı. Yutkundukça yutkunuyordu.

Fizilal-il Kuran

Hz. Yakub, yüzünü başka tarafa çevirerek; 'Vah Yusuf'um vah!' diye inledi. Gözleri hüzünden ağarmıştı, buna rağmen acısını içine gömüyor, belli etmiyordu.

Gültekin Onan

Ve onlardan yüz(ünü) çevirdi ve: "Ey Yusuf'a karşı (artan dayanılmaz) kahrım" dedi ve gözleri üzüntüsünden (ağardıkça) ağardı. Ki yutkundukça yutkunuyordu."

Hamdi Döndüren

Böylece, Yakub onlardan uzaklaştı ve “Vah Yusuf’uma!” diyerek kedere boğuldu. İçine gömdüğü üzüntüsü ve kederi yüzünden gözlerine ak düştü!

Hasan Basri Çantay

(Ya'kub) onlardan yüz çevirdi: "Ey Yuusufun üstünde (titreyen) tasam, (gel, şimdi tam senin gelmen zamanıdır)" dedi ve huzn-ü kederinden iki gözüne ak düşdü. (Bununla beraber) o, artık gamını tamamen yutmakda idi.

Hasib Asutay

(Yakup) Onlardan yüz çevirdi ve 'Ey Yusuf üzerindeki tasam!' dedi ve üzüntüden iki gözü ağardı. Artık o (acısını) yutmaktaydı.

Hayrat Neşriyat

Artık onlardan yüzçevirdi ve: 'Ah Yûsuf’(um)a ah!' dedi. Tâ kederden iki gözüne ak düştü. Öyle ki (kederini içinde tutup) yutkunan bir kimse oldu.

İbni Kesir

Ve onlardan yüz çevirdi de: Vah, yazık oldu Yusuf'a, dedi ve üzüntüsünden gözleri ağardı. Artık üzüntüsünü içinde saklıyordu.

Mehmet Okuyan

(Yakup) onlardan yüz çevirmiş (bir kenara çekilmiş) ve “Ah Yusuf’um ah!” diye sızlanmıştı. Kederini içine gömerek üzüntüden dolayı iki gözüne ak inmişti.

Muhammed Esed

Ve başını onlardan öteye çevirip: "Vah bana, Yusuf için vah bana!" dedi; ve içini dolduran hüzünden gözleri bulutlandı.

Mustafa İslamoğlu

Ve içine kapandı, ve "Ey gam, ey Yusuf'a dair tasam!" diye inledi, ve kederden gözlerine ak indi; ve o tüm derdini içine gömdü.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlardan yüz çevirdi. Ve, «Ey Yusuf'a teessüf!» dedi ve gözleri hüzünden dolayı bembeyaz kesildi. Artık teessürünü içine atıyordu.

Ömer Öngüt

Onlardan yüz çevirdi. “Ey Yusuf'un üstüne titreyen üzüntüm. ” dedi. Üzüntüsünden gözlerine ak düştü, artık acısını içinde saklıyordu.

Suat Yıldırım

Onlardan yüzünü çevirip öte tarafa dönerek ufuklara seslendi: "Ya esafâ alâ Yusuf! Nerdesin Yusuf! Nerdesin Yusuf!"Yusuf diye diye, üzüntüsünden gözlerine ak düştü. Yaptıklarından dolayı oğullarına duyduğu kızgınlığını da belirtmiyor, öfkesini yenmeye çalışıyordu.

Süleyman Ateş

Ve yüzünü onlardan öteye çevirdi de: "Ey Yusuf üzerindeki tasam (gel, gel, tam senin gelme zamanındır)!" dedi ve tasadan gözleri ağardı. (Acısını) yutkunuyor(açığa vurmamağa çalışıyor)du.

Süleymaniye Vakfı

Onlardan yüz çevirdi ve "Vah Yusuf'um vah!" dedi. Üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık acısını içine gömüyordu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara sırt çevirdi ve "Vah Yusuf'um vah!" dedi. Üzüntüden gözlerine ak düştü. Acısını içine gömmüştü.

Şaban Piriş

Onlara sırt çevirdi, -Vah, Yusuf'a yazık oldu! dedi ve üzüntüden gözlerine ak düştü. Artık acısını içinde saklıyordu.

Tefhim-ul Kuran

Ve onlardan yüz(ünü) çevirdi ve: «Ey Yusuf'a karşı (artan dayanılmaz) kahrım» dedi ve gözleri üzüntüsünden (ağardıkça) ağardı. Ki yutkundukça yutkunuyordu.

Ümit Şimşek

'Vah Yusuf'um!' diyerek onlardan yüzünü çevirdi. Üzüntüden gözlerine ak düşmüştü; derdini içine atıp duruyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve yüzünü onlardan öteye döndürdü de şöyle inledi: "Ey Yusuf'a duyduğum gam, neredesin!" Ve kederden gözlerine ak düştü. Durmadan yutkunuyordu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yaqub onlardan üz döndərdi və: “Heyif Yusufdan!”– dedi. Kədərdən onun gözlərinə ağ gəldi. O, dərdini öz içində saxlayırdı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Bu sözlərdən sonra Yəʼqub) onlardan (oğlanlarından) üz döndərdi. (Bin Yaminin başına gələn bu iş onun yadına sevimli oğlu Yusifin müsibətini saldı) və: ″(Heyf sənə) yazıq Yusif!″ – dedi. Dərd-qəmdən (həmişə ağlamaqdan Yəʼqubun) gözlərinə ağ gəldi. O, (bütün dərdini) içində çəkirdi (oğlanlarına bildirmirdi).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er wandte sich von ihnen ab und sprach: ʺWie gräme ich mich über Joseph!ʺ Vor Kummer wurden seine Augen trübe und gleichsam weiß, aber er unterdrückte seinen Gram.

Almanca — Der Edle Quran

Und er kehrte sich von ihnen ab und sagte: ʺO mein Kummer um Yusuf!ʺ Und seine Augen wurden weiß vor Trauer, und so hielt er (seinen Kummer) zurück.

Almanca — M. A. Rassoul

Und er wandte sich von ihnen ab und sprach: ʺO mein Kummer um Yusuf!ʺ Und seine Augen wurden vor Traurigkeit trüb, (doch) dann beherrschte er sich.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann wandte er sich von ihnen ab und sagte: ʺWeh um Yusuf.ʺ Und seine Augen wurden weiß von der Trauer. Und er hat es still erduldet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He withdrew away from them and retired from their society, weeping and expressing his feeling of grief aroused by the loss of Yusuf. He said: " what a pity it is to lose Yusuf! " and he felt profound grief and mourned passionately to the extent that his eyes turned opaque and impenetrable to sight in the train of his mental pain and deep sorrow.

Abdul Haleem

and he turned away from them, saying, ‘Alas for Joseph!’ His eyes went white with grief and he was filled with sorrow.

Abdullah Yusuf Ali

And he turned away from them, and said: "How great is my grief for Joseph!" And his eyes became white with sorrow, and he fell into silent melancholy.

Abul A'la Maududi

Then he turned his back to them, and said: "O my grief for Joseph!" His eyes whitened with grief and he was choked up with sorrow trying to suppress his grief.

Aisha Bewley

He turned himself away from them and said, ‘What anguish is my sorrow for Yusuf!’ And then his eyes turned white from hidden grief.

Al-Hilali & Khan

And he turned away from them and said: "Alas, my grief for Yûsuf (Joseph)!" And he lost his sight because of the sorrow that he was suppressing.

Ali Quli Qarai

And he turned away from them and said, ‘Alas for Joseph!’ His eyes had turned white with grief, and he choked with suppressed agony.

Amatul Rahman Omar

And he turned away from them and said, `O my grief for Joseph!' and his eyes were drowned (with tears) for the pangs of grief and he was suppressing (his sorrow).

Arthur John Arberry

And he turned away from them, and said, 'Ah, woe is me for Joseph!' And his eyes turned white because of the sorrow that he choked within him.

Bijan Moeinian

Jacob then turned away from them saying: "Now let me mourn for my Joseph. " His eyes turned white from grieving so much and he went into a deep depression.

E. Henry Palmer

And he turned away from them and said, 'O my lament for Joseph!' and his eyes grew white with grief, for he repressed (his woe).

Edip-Layth

He turned away from them and said, "Oh, my grief over Joseph." His eyes turned white from sadness, and he became blind.

George Sale

And he turned from them and said, oh how am I grieved for Joseph! And his eyes became white with mourning, he being oppressed with deep sorrow.

Hamid S. Aziz

He (their father when had heard this) said, "Nay, your souls have beguiled (tempted, diverted, deceived) you to something (that serves you). But patience is fitter for me. It may be that Allah will bring them all to me. Verily, He is Knower, Wise."

Mahmoud Ghali

And he turned away from them and said, "O, how sorrowful am I for Yûsuf!" (Joseph) And his eyes whitened with grief that he was constantly repressed (with sorrow).

Marmaduke Pickthall

And he turned away from them and said: Alas, my grief for Joseph! And his eyes were whitened with the sorrow that he was suppressing.

Mohamed Ahmed - Samira

He turned away from them and cried: "Alas for Joseph!" And his eyes turned white with grief which he bore in silence.

Muhammad Asad

But he turned away from them and said: "O woe is me for Joseph!"-and his eyes became dim from the grief with which he was filled.

Mustafa Khattab

He turned away from them, lamenting, "Alas, poor Joseph!" And his eyes turned white out of the grief he suppressed.[1]

Progressive Muslims

And he turned away from them and said: "Oh, my sorry over Joseph. " And his eyes turned white from sadness, and he became blind.

Sahih International

And he turned away from them and said, "Oh, my sorrow over Joseph," and his eyes became white from grief, for he was [of that] a suppressor.

Sam Gerrans

And he turned away from them and said: “O my grief for Joseph!” And his eyes became white from the sorrow he was suppressing.

Shabbir Ahmed

Then Jacob turned away from them saying, "Alas, my grief for Joseph!" His eyes glistened with tears but he suppressed his grief. " (Jacob worried more about Joseph since he had no news of him yet. Many exponents at this point have ventured into strange guesswork. They report that Prophet Jacob became blind with grief and cried incessantly for eighty years grieving for Joseph! The Bible relates that Jacob lived to be 147 years old. Even so, it is not befitting of a Prophet of God, or even an ordinary person, to turn blind with grief and weep incessantly for 80 years. The whiteness of his eyes in this verse clearly refers to his eyes glistening with tears momentarily. And then he controlled his grief).

Syed Vickar Ahamed

And he turned away from them, and said: "How great is my sadness for Yusuf (Joseph)!" And his eyes became white with sorrow, and he lost his sight overcome by unspoken sorrow.

Taqi Usmani

He turned away from them and said, "How sad I am about Yūsuf!" and his eyes turned white with sorrow and he was suppressing (his anger and grief).

The Monotheist Group

Andhe turned away from them and said: "Oh, my sorrow over Joseph." And his eyes turned white from sadness, and he became blind.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et il se détourna dʹeux et dit: ʺQue mon chagrin est grand pour Joseph!ʺ Et ses yeux blanchirent dʹaffliction. Et il était accablé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Yaqûb) berê xwe ji wan vegerand, keserek kişand û got: Ax ji bo kul û kovanên Yûsuf! Ji ber xema (Yûsuf ) spîkê avête ser herdu çavên wî (êdî pê nedidît), vêca kerba xwe di dile xwe de hişt.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hij wendde zich van hen af en zei: ʺWat een verdriet om Joesoef.ʺ En zijn ogen werden wit van droefheid, maar hij hield zijn woede in.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij wendde zich van hen af en zeide: O hoezeer ben ik door Jozef bedroefd! En zijne oogen werden door treuren wit daar hij door zware droefheid overstelpt was.

Hollandaca — Siregar

En hij (Yaʹqôeb) wendde zich af van hen en zei: ʺIk heb medelijden met Yôesoef,ʺ en zijn ogen werden wit van verdriet en hij beheerste zijn woede.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (Йакуб) отвернулся от них [не стал дослушивать их] и сказал: «О, горе мне по Йусуфу!» И побелели глаза его [Йакуба] от печали, и он сдерживал скорбь [он внешне не показывал свою печаль] (но печаль в его душе была сильна настолько, что его глаза потеряли свой естественный цвет и стали белыми).

Rusça — Osmanov

Он отвернулся от них и воскликнул: ʺО горе мне из-за Йусуфа!ʺ И покрылись глаза его от скорби бельмами, и сдерживал он свою печаль.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han vände sig ifrån dem med en tung suck: ʺHur svår är inte saknaden efter Josef!ʺ Hans blick skymdes (av tårar) och han försjönk i stum sorg.