ع ت ب (ATB) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Kızmak, suçlamak anlamına gelir. İst'ataba (fiil 10) - kaldırmaya çalışmak; suçlamak, iyilik/haz aramak, memnun etmek, günahları için telafi etmesine izin verilmek, savunmada herhangi bir mazeret kabul etmek, iyilik görmek, eşiğe yaklaşmasına izin verilmek, haz aramak için izin verilmek, iyilikle bakmak, iyi niyet göstermek. A'taba - tatmin etmek. Ta'attab - birini kınanacak bir eylemle suçlamak. Atabatun - eşik, kapı girişi, merdiven basamağı, tepe tırmanışı. Utba - verilen iyilik. İtab - suçlama, azarlama, şikayet, itham.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (5)

Bu kök Kur'an boyunca 5 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

يُسْتَعْتَبُونَ3 kez

Nahl 16:84يُسْتَعْتَبُونَyusteǎ'tebūneözür dilemeleri istenir

وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِنْ كُلِّ اُمَّةٍ شَهِيدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

ve yevme neb'ǎṧu min kulli ummetin şehīden ṧumme lā yu'ƶenu li(e)lleƶīne keferū ve lā hum yusteǎ'tebūne

Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkar edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.

Rum 30:57يُسْتَعْتَبُونَyusteǎ'tebūnerıza talebetmeleri istenir

فَيَوْمَئِذٍ لَا يَنْفَعُ الَّذِينَ ظَلَمُوا مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

fe yevmeiƶin lā yenfeǔ (e)lleƶīne Zelemū meǎ'ƶiratuhum ve lā hum yusteǎ'tebūne

O gün zulmedenlere mazeretleri fayda sağlamaz, Allah'ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez.

Casiye 45:35يُسْتَعْتَبُونَyusteǎ'tebūnemazeret istenenlerden

ذٰلِكُمْ بِاَنَّكُمُ اتَّخَذْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا فَالْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ

ƶālikum bi ennekumu tteḣaƶtum āyāti (a)llahi huzuven ve ğarratkumu l-Hayātu d-dunyā fe l-yevme lā yuḣracūne minhā ve lā hum yusteǎ'tebūne

"Bunun sebebi, Allah'ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır." Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.

يَسْتَعْتِبُوا1 kez

Fussilet 41:24يَسْتَعْتِبُواyesteǎ'tibūaffedilmek isterlerse

فَاِنْ يَصْبِرُوا فَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ وَاِنْ يَسْتَعْتِبُوا فَمَا هُمْ مِنَ الْمُعْتَبِينَ

fe in yeSbirū fe n-nāru meṧven lehum ve in yesteǎ'tibū fe mā hum mine l-muǎ'tebīne

Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin verilmez.

الْمُعْتَبِينَ1 kez

Fussilet 41:24الْمُعْتَبِينَl-muǎ'tebīneaffedilenler-

فَاِنْ يَصْبِرُوا فَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ وَاِنْ يَسْتَعْتِبُوا فَمَا هُمْ مِنَ الْمُعْتَبِينَ

fe in yeSbirū fe n-nāru meṧven lehum ve in yesteǎ'tibū fe mā hum mine l-muǎ'tebīne

Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin verilmez.