Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin verilmez.

فَاِنْ يَصْبِرُوا فَالنَّارُ مَثْوًى لَهُمْ وَاِنْ يَسْتَعْتِبُوا فَمَا هُمْ مِنَ الْمُعْتَبِينَ

fe in yeSbirū fe n-nāru meṧven lehum ve in yesteǎ'tibū fe mā hum mine l-muǎ'tebīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاِنْfe inşimdi eğer
2يَصْبِرُواyeSbirūص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.dayanabilirlerse
3فَالنَّارُfe n-nāruن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateştir
4مَثْوًىmeṧvenث و يBir yerde ikamet etmek, durmak, bir yere yerleşmek, birini bir yerde tutmak, konaklamak. mathwa - konut, mesken, kalacak yer, uğrak yeri, dinlenme yeri, konaklama. thaawin (thaawiyun için) - sakin, oturan kişi.yeri
5لَهُمْlehumonların
6وَاِنْve inve eğer
7يَسْتَعْتِبُواyesteǎ'tibūع ت بKızmak, suçlamak anlamına gelir. İst'ataba (fiil 10) - kaldırmaya çalışmak; suçlamak, iyilik/haz aramak, memnun etmek, günahları için telafi etmesine izin verilmek, savunmada herhangi bir mazeret kabul etmek, iyilik görmek, eşiğe yaklaşmasına izin verilmek, haz aramak için izin verilmek, iyilikle bakmak, iyi niyet göstermek. A'taba - tatmin etmek. Ta'attab - birini kınanacak bir eylemle suçlamak. Atabatun - eşik, kapı girişi, merdiven basamağı, tepe tırmanışı. Utba - verilen iyilik. İtab - suçlama, azarlama, şikayet, itham.affedilmek isterlerse
8فَمَاfe mādeğildir
9هُمْhumonlar
10مِنَmineden
11الْمُعْتَبِينَl-muǎ'tebīneع ت بKızmak, suçlamak anlamına gelir. İst'ataba (fiil 10) - kaldırmaya çalışmak; suçlamak, iyilik/haz aramak, memnun etmek, günahları için telafi etmesine izin verilmek, savunmada herhangi bir mazeret kabul etmek, iyilik görmek, eşiğe yaklaşmasına izin verilmek, haz aramak için izin verilmek, iyilikle bakmak, iyi niyet göstermek. A'taba - tatmin etmek. Ta'attab - birini kınanacak bir eylemle suçlamak. Atabatun - eşik, kapı girişi, merdiven basamağı, tepe tırmanışı. Utba - verilen iyilik. İtab - suçlama, azarlama, şikayet, itham.affedilenler-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık sabredebilirlerse ateştir yurtları onların ve onlar suçlarından geçilmesini isterlerse dilekleri kabûl edilmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık sabredebilirlerse ateştir yurtları onların ve onlar suçlarından geçilmesini isterlerse dilekleri kabûl edilmez.

Adem Uğur

Şimdi eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir. Ve eğer (tekrar dünyaya dönüp Allah'ı) hoşnut etmek isterlerse, memnun edilecek değillerdir.

Ahmed Hulusi

Sabırla katlansalar bile (bir gün geçer diye), Nar onların yaşam ortamıdır! Eğer (mazeret ile Rablerini) razı etmek isteseler, onlar mazeretleri kabul edilip razı olunanlardan olmazlar!

Ahmet Tekin

Şimdi eğer, sabredebilir, dayanabilirlerse, onların konaklama yeri ateştir. Şâyet tekrar dünyaya dönüp Allah’ı hoşnut etmek istiyorlarsa, artık arzularına nâil olamayacaklar.

Ahmet Varol

Eğer dayanırlarsa ateş onların barınağıdır. (Allah'ı) hoşnut etmek isterlerse artık hoşnut edecek bir şey yapmalarına izin verilmez. [2]

Ali Bulaç

Şimdi eğer sabredebilirlerse, artık onlar için konaklama yeri ateştir. Ve eğer onlar hoşnut olma (dünya)ya dönmek isterlerse, artık hoşnut olacaklardan değildirler.

Ali Fikri Yavuz

Artık sabredebilirlerse, ateş kendilerine bir meskendir. Eğer dünyaya dönmeyi isterlerse, artık dünyaya dönecek olanlardan değillerdir.

Ali Rıza Safa

Şimdi, dayanabilirlerse, kalacakları yer ateştir. Hoşnutluk kazanmak isterlerse, artık hoşnutluk kazanamazlar.

Bayraktar Bayraklı

Eğer dayanabilirlerse yerleri ateştir. Eğer Allah'ı hoşnut etmek isterlerse, memnun edilecek değillerdir.

Bekir Sadak

Ister sabretsinler ister etmesinler, onlarin duragi atestir. Hos tutulmalarini isteseler de artik hos tutulmazlar.

Celal Yıldırım

Dayanabilirlerse (dayansınlar), ateş onların kalacağı yerdir. Memnun olacakları şeye dönmek isterler, dilekleri yerine getirilecek değildir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Artık dayanabilirlerse kalacakları yer ateştir; kendilerine yeni bir fırsat verilmesini talep etseler de bu talepleri kabul edilmez.

Diyanet İşleri

Şimdi eğer dayanabilirlerse, artık cehennem onların yeridir! Eğer Allah'ın rızasını kazandıracak amelleri işlemeye izin isteseler, onlara izin verilmez.

Diyanet İşleri (eski)

İster sabretsinler ister etmesinler, onların durağı ateştir. Hoş tutulmalarını isteseler de artık hoş tutulmazlar.

Diyanet Vakfi

Şimdi eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir. Ve eğer (tekrar dünyaya dönüp Allah'ı) hoşnut etmek isterlerse, memnun edilecek değillerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şimdi eğer dayanabilirlerse onların yeri ateştir. Yok eğer hoşnutluğa dönmek isterlerse bile artık onlar hoşnut edileceklerden değildirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık sabredebilirlerse ateş kendilerine bir ikametgahtır. Yok eğer hoşnutluğa dönmek isterlerse, hoşnut edileceklerden değildirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık sabredebilirlerse ateş kendilerine bir ikametgahtır, yok eğer hoşnudluğa dönmek isterlerse hoşnud edileceklerden değildirler

Erhan Aktaş

Artık dayanabilirlerse, onlar için konaklama yeri ateştir. Eğer özür beyan edip af isteseler de onlar affedilecek olanlardan değillerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Artık dayanabilirlerse, onlar için konaklama yeri ateştir. Eğer özür beyan edip af isteseler de onlar affedilecek olanlardan değillerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Artık dayanabilirlerse, onlar için konaklama yeri ateştir. Eğer özür beyan edip af isteseler de onlar affedilecek olanlardan değillerdir.

Fizilal-il Kuran

İster sabretsinler ister etmesinler, onların durağı ateştir. Hoş tutulmalarını isteseler de artık hoş tutulmazlar.

Gültekin Onan

Şimdi eğer sabredebilirlerse, artık onlar için konaklama yeri ateştir. Ve eğer onlar hoşnut olma (dünya)ya dönmek isterlerse, artık hoşnut olacaklardan değildirler.

Hamdi Döndüren

Şimdi eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir. Özür dileyip Rablerini razı etmek isteseler, özürleri kabul edilmez.

Hasan Basri Çantay

Şimdi eğer (azaba) dayanabilirlerse işte onların yurdu: Ateş! (Yok), eğer (hoşnud oldukları dünyaye) tekrar dönmek isterlerse bu suretle de onlar hoşnud edilecek değildirler.

Hasib Asutay

Şimdi eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir. Ve eğer (tekrar dünyaya dönüp Allah'ı) hoşnut etmek isterlerse, onlar hoşnut edileceklerden değillerdir.

Hayrat Neşriyat

Şimdi eğer sabrede(bili)rlerse, onların kalacakları yer artık ateştir. (Kendilerinden)râzı olunmayı da isteseler, artık onlar râzı olunacak kimselerden değildirler.

İbni Kesir

Şimdi eğer sabredebilirlerse; işte onların durağı ateştir. Eğer dönmek isterlerse; artık onlar hoşnud edilecek değildirler.

Mehmet Okuyan

Dayanabilirlerse onların yeri ateştir. (Mahşerde Allah’ı) hoşnut etmek isterlerse istekleri asla kabul edilmeyecektir.

Muhammed Esed

(Başlarına gelene) sabırla katlansalar (bile,) onların mekanı, yine ateş olacak ve kendilerini düzeltmelerine izin verilmesi için yalvarsalar da buna izin verilmeyecek;

Mustafa İslamoğlu

Eğer dayanabilirlerse, bu durumda ateş onlar için bir çeşit mesken olacaktır; geri dönüp af için başvurmak isteyecekler, asla başvuruları kabul edilmeyecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

İmdi sabrederlerse hemen ateş onlar için bir ikametgâhtır ve eğer bir hoşnutluk dilerlerse artık onlar hoşnut olacak kimselerden değildirler.

Ömer Öngüt

Şimdi eğer dayanabilirlerse, onların yeri ateştir! Eğer özür beyan edip Rablerini memnun etmek isterlerse, özürleri kabul edilmeyecektir.

Suat Yıldırım

Eğer sabredip dayanabilirlerse, cehennem zaten kendi yerleşme yerleridir. Şayet özür dileyip Rab’lerini razı etmek için tekrar dünyaya dönmek isterlerse, onlara bu imkân verilmez.

Süleyman Ateş

Şimdi eğer dayanabilirlerse, ateştir onların yeri. Ve eğer özür dileyip Rablerini razı etmek isterlerse özürleri kabul edilmeyecektir (çünkü özür dileme vakti geçmiştir artık).

Süleymaniye Vakfı

O ateş /Cehennem onların kalacakları yer olacaktır, tabii dayanabilirlerse! Özür dileseler de özürleri dikkate alınacak olanlardan değillerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ateş onların durağı olacaktır, eğer dayanabilirlerse! Kurtulmak isteselerse de istekleri dikkate alınmaz.

Şaban Piriş

Şimdi eğer dayanabilirlerse, ateş onların maskesidir. Eğer kendilerinden razı olunmasını beklerlerse, kesinlikle onlardan razı olunmayacaktır.

Tefhim-ul Kuran

Şimdi eğer sabredebilirlerse, artık onlar için konaklama yeri ateştir. Ve eğer onlar hoşnut olma (dünya)ya dönmek isterlerse, artık onlar hoşnut olacaklardan değildirler.

Ümit Şimşek

Dayanabilirlerse, artık onların yeri ateştir. Çünkü özür de beyan etseler kendilerine bir fırsat daha verilecek değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Şimdi eğer dayanabilirlerse, barınakları ateştir. Yok eğer özür dileyip hoşnutluk sağlamak istiyorlarsa, özürleri kabul edilmeyecektir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Əzaba dözsələr də, onların yeri oddur. Onlar mərhəmət diləsələr də, onlara mərhəmət göstərilməz.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

(Auch) wenn sie standhaft sind, so ist (doch) das (Höllen)feuer ein Aufenthaltsort für sieʹ. Und wenn sie um Erweisung von Gnade bitten, so werden sie doch nicht zu den Begnadigten gehören.

Almanca — M. A. Rassoul

Selbst wenn sie es nun aushalten, so ist doch das Feuer ihre Wohnstatt; und wenn sie um Gnade bitten, so wird ihnen keine Gnade erwiesen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sollten sie sich in Geduld üben können, so ist das Feuer für sie eine Bleibe. Und sollten sie sich um die Zufriedenheit bemühen, so wird ihnen keine Zufriedenheit entgegengebracht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And now if they prefer O Muhammad to sit like patience on a monument smiling at grief, nonetheless, they are destined to the abode in Hell. If they invoke Allah's forgiveness, never will heaven respond favourably to their invocation.

Abdul Haleem

The Fire will still be their home, even if they resign themselves to patience, and if they pray to be allowed to make amends, they will not be given permission to do so.

Abdullah Yusuf Ali

If, then, they have patience, the Fire will be a home for them! and if they beg to be received into favour, into favour will they not (then) be received.

Abul A'la Maududi

In this state, whether they bear with patience (or not), Fire alone shall be their abode. And if they seek to make amends, they will not be allowed to do so.

Aisha Bewley

If they are steadfast, the Fire will still be their residence! If they ask for favour, no favour will be given.

Al-Hilali & Khan

Then, if they bear the torment patiently, then the Fire is the home for them, and if they seek to please Allâh, yet they are not of those who will ever be allowed to please Allâh.

Ali Quli Qarai

Should they be patient, the Fire is their abode; and should they seek to propitiate, they will not be redeemed.

Amatul Rahman Omar

Now, if (in this state of theirs) they show patience (even then) the Fire is their resort. And if they ask to be allowed to approach the threshold (of God's Throne) they will not be of those who are allowed to approach the threshold (to seek His forgiveness and mercy).

Arthur John Arberry

Then if they persist, the Fire shall be a lodging for them; and if they ask amends yet no amends shall be made to them.

Bijan Moeinian

If the disbelievers insist upon their attitude and way of life, they will end up in Hell no matter what excuse they come up with.

E. Henry Palmer

And if they are patient, still the fire is a resort for them; and if they ask for favour again, they shall not be taken into favour.

Edip-Layth

If they wait, then the fire will be their destiny, and if they beg to be excused, they will not be excused.

George Sale

Whether they bear their torment, hell fire shall be their abode; or whether they beg for favour, they shall not obtain favour.

Hamid S. Aziz

Then though they are resigned, still the fire is their abode, and if they ask for favour, yet are they not of those unto whom favour can be shown.

Mahmoud Ghali

So in case they (endure) patiently, then the Fire will be a lodging for them, and in case they ask amends, yet in no way will they be (allowed) to make amends.

Marmaduke Pickthall

And though they are resigned, yet the Fire is still their home; and if they ask for favour, yet they are not of those unto whom favour can be shown.

Mohamed Ahmed - Samira

Even if they are patient, their abode is Hell; and if they beg for favour, none will favour them.

Muhammad Asad

And then, [even] if they endure [their lot] in patience, the fire will still be their abode; and if they pray to be allowed to make amends, they will not be allowed to do so:

Mustafa Khattab

Even if they endure patiently, the Fire will ˹always˺ be their home. And if they ˹beg to˺ appease ˹their Lord˺, they will never be allowed to.

Progressive Muslims

If they wait, then the Fire will be their destiny, and if they beg to be excused, they will not be excused.

Sahih International

So [even] if they are patient, the Fire is a residence for them; and if they ask to appease [ Allah ], they will not be of those who are allowed to appease.

Sam Gerrans

And if they be patient, the Fire is a home for them; and if they seek to make amends, they will not be of those who might make amends.

Shabbir Ahmed

And even if they bear with patience, the Fire will be their home. And if they ask to be allowed to make amends, their request will not be granted. (16:84).

Syed Vickar Ahamed

Then, let them have patience, then (later) the Fire will be a Home for them! And if they beg to be received to please (Allah); They will not be among those who will ever please (Him).

Taqi Usmani

Now, if they endure patiently, even then the Fire is their abode, and if they seek forgiveness, they are not among those (who could be) forgiven.

The Monotheist Group

If they wait, then the Fire will be their destiny, and if they beg to be excused, they will not be excused.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Sʹils endurent, le Feu sera leur lieu de séjour; et sʹils cherchent à sʹexcuser, ils ne seront pas excusés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca eger ew di ezab de xwe ragirin ji xwe cihê wan agir e. Eger ew bivên bizivirin dinyayê da ku Xwedê ji xwe razî bikin, vêca hênceta wan nayê qebûlkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als zij volharden dan is het vuur een verblijfplaats voor hen en als zij om een mildere behandeling vragen dan wordt hun die niet gegeven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Laten zij hunne marteling verdragen: het hellevuur zal hun verblijf zijn. Ofschoon zij om genade smeeken, zullen zij die niet erlangen.

Hollandaca — Siregar

Als zij dan geduldig zijn (met de bestraffing): dan is de Hel een verblijfplaats voor hen. En als zij om verontschuldiging vragen, dan zullen zij niet behoren tot de verontschuldigden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если они [враги Аллаха] готовы терпеть (наказание), то Огонь [Ад] будет (конечным) прибежищем для них (из которого они никогда уже не выйдут), а если они захотят получить довольства (Аллаха) (после Его гнева), то не окажутся из числа тех, которые получат довольство (Аллаха).

Rusça — Osmanov

И если даже неверные терпеливо будут [сносить наказание], то все равно их местопребывание - в огне. И если они попросят милости, то им не окажут ее.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Även om de härdar ut förblir Elden icke desto mindre deras boning! Och ber de att få göra bot och bättring skall detta vägras dem.