ز ج ر (ZCR) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Yasaklamak, uzaklaştırmak, men etmek, azarlamak, kovmak, korkutup kaçırmak, azarlamak, caydırmak, cesaretini kırmak, geri püskürtmek, engellemek, sert konuşmayla azarlamak, sesle veya kınayarak azarlamak, onu durdurmak, onu engellemek veya onu yasaklamak, sert konuşmayla: veya engellemek, durdurmak, kısıtlamak veya alıkoymak: veya yasaklamak veya men etmek [herhangi bir bağırma veya konuşma yoluyla].

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (6)

Bu kök Kur'an boyunca 6 kez, 5 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

زَجْرَةٌ2 kez

Saffat 37:19زَجْرَةٌzecratunkorkunç sesten

فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ

fe innemā hiye zecratun vāHidetun fe iƶā hum yenZurūne

O ancak şiddetli bir sesten ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş hazır) beklemektedirler.

Naziat 79:13زَجْرَةٌzecratunhaykırıştır

فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ

fe innemā hiye zecratun vāHidetun

Halbuki o, bir haykırıştan (sur'un üfürülmesinden) ibarettir.

فَالزَّاجِرَاتِ1 kez

Saffat 37:2فَالزَّاجِرَاتِfe z-zācirātive sürenlere

فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا

fe z-zācirāti zecran

(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

زَجْرًا1 kez

Saffat 37:2زَجْرًاzecranbağırıp

فَالزَّاجِرَاتِ زَجْرًا

fe z-zācirāti zecran

(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah'ın kelamını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilahınız gerçekten bir tek ilahtır.

مُزْدَجَرٌ1 kez

Kamer 54:4مُزْدَجَرٌmuzdecerunönleyici

وَلَقَدْ جَاءَهُمْ مِنَ الْاَنْبَٓاءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ

ve leḳad cā'ehum mine l-enbā'i mā fīhi muzdecerun

Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.

وَازْدُجِرَ1 kez

Kamer 54:9وَازْدُجِرَve zducirave o menedildi

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ

keƶƶebet ḳablehum ḳavmu nūHin fe keƶƶebū ǎbdenā ve ḳālū mecnūnun ve zducira

Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.