ج و ع (CWA) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Aç olmak, karnı boş olmak, bir şey için acıkmak veya özlem duymak, bir şeyi (sanki acıkırmış gibi) arzulamak ve özlemek.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (5)

Bu kök Kur'an boyunca 5 kez, 4 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

جُوعٍ2 kez

Gaşiye 88:7جُوعٍcūǐnaçlığı-

لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِي مِنْ جُوعٍ

lā yusminu ve lā yuğnī min cūǐn

O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.

Kureyş 106:4جُوعٍcūǐnaçlık-

اَلَّذِٓي اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ

elleƶī eT'ǎmehum min cūǐn ve āmenehum min ḣavfin

(1-4) Kureyş'i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen'e) ve yazın (Şam'a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kabe'nin) Rabbine kulluk etsin.

وَالْجُوعِ1 kez

Bakara 2:155وَالْجُوعِve l-cūǐve açlık

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ بِشَيْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِ وَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ

ve le nebluvennekum bi şey'in mine l-ḣavfi ve l-cūǐ ve neḳSin mine l-emvāli ve l-enfusi ve ṧ-ṧemerāti ve beşşiri S-Sābirīne

Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

الْجُوعِ1 kez

Nahl 16:112الْجُوعِl-cūǐaçlık

وَضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ اٰمِنَةً مُطْمَئِنَّةً يَأْتِيهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِنْ كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِاَنْعُمِ اللّٰهِ فَاَذَاقَهَا اللّٰهُ لِبَاسَ الْجُوعِ وَالْخَوْفِ بِمَا كَانُوا يَصْنَعُونَ

ve Derabe (a)llahu meṧelen ḳaryeten kānet āmineten muTmeinneten ye'tīhā rizḳuhā rağaden min kulli mekānin fe keferat bi en'ǔmi (a)llahi fe eƶāḳahā (a)llahu libāse l-cūǐ ve l-ḣavfi bimā kānū yeSneǔne

Allah, şöyle bir kenti misal verdi: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.

تَجُوعَ1 kez

Ta-Ha 20:118تَجُوعَtecūǎacıkmak

اِنَّ لَكَ اَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرٰى

inne leke ellā tecūǎ fīhā ve lā teǎ'rā

"Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."