Haydi, taraftarlarını çağırsın.
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُ
fe l yed'ǔ nādiyehu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken hemdemlerini, kavmini, kabîlesini çağırır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken hemdemlerini, kavmini, kabîlesini çağırır.
Adem Uğur
O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın.
Ahmed Hulusi
Haydi, çağırsın meclisini!
Ahmet Tekin
O vakit, o taraftarlarını, toplantılarına düzenli devam eden danışma meclisini yardıma çağırsın.
Ahmet Varol
O meclisini (yandaşlarını) çağırsın,
Ali Bulaç
O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.
Ali Fikri Yavuz
O vakit, (kendisine yardım için) taraftarlarını çağırıb toplasın.
Ali Rıza Safa
Haydi, çağırsın yandaşlarını.
Bayraktar Bayraklı
- Hayır hayır! Eğer bu yaptığından vazgeçmezse, derhal onu o yalancı, günahkar alnından yakalarız. O, hemen gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız.
Bekir Sadak
O zaman, kafadarlarini cagirsin,
Celal Yıldırım
Artık o yandaşlarını çağırsın.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O hemen kurultayını çağırsın.
Diyanet İşleri
Haydi, taraftarlarını çağırsın.
Diyanet İşleri (eski)
O zaman, kafadarlarını çağırsın,
Diyanet Vakfi
(15-19) Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zaman çağırsın kurultayını, meclisini!
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakıt çağırsın o kurultayını, meclisini
Erhan Aktaş
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
Fizilal-il Kuran
O zaman gitsin de taraftarlarını çağırsın.
Gültekin Onan
O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.
Hamdi Döndüren
O zaman çağırsın taraftarlarını,
Hasan Basri Çantay
O vakit (durmasın) meclisini da'vet etsin!
Hasib Asutay
O hemen meclisini çağırsın.
Hayrat Neşriyat
O zaman çağırsın (bakalım) meclisini!
İbni Kesir
Öyleyse topluluğunu çağırsın dursun.
Mehmet Okuyan
(O), meclisini (destekçilerini) çağırsın!
Muhammed Esed
Bırak, kendi aklının (asılsız, düzmece) tavsiyelerini (yardımına) çağırsın,
Mustafa İslamoğlu
haydi o kendi örgütünü çağırsın,
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık, o, encümeni çağırsın.
Ömer Öngüt
O hemen gidip meclisini (taraftarlarını) çağırsın.
Suat Yıldırım
İstediği kadar grubunu yardıma çağırsın!
Süleyman Ateş
O zaman (o gitsin) de meclisini (adamlarını) çağırsın.
Süleymaniye Vakfı
O zaman (çağırabilirse) çağırsın bakalım yandaşlarını!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Çağırsın bakalım yandaşlarını.
Şaban Piriş
-Haydi çağırsın çetesini/meclisini.
Tefhim-ul Kuran
O zaman da meclisini (yakın çevresini ve yandaşlarını) çağırsın.
Ümit Şimşek
Çağırsın taraftarlarını!
Yaşar Nuri Öztürk
Hadi çağırsın derneğini/kurultayını!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Qoy öz yığnağını çağırsın.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Qoy o özünün bütün tərəfdarlarını (köməyə) çağırsın!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er kann seine Anhänger zu Hilfe rufen.
Almanca — Der Edle Quran
So soll er doch seine Genossen rufen.
Almanca — M. A. Rassoul
er mag dann seine Mitverschworenen anrufen.
Almanca — Muhammad Zaidan
So soll er seine Vereinigung rufen!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And then let him call his associates,
Abdul Haleem
Let him summon his comrades;
Abdullah Yusuf Ali
Then, let him call (for help) to his council (of comrades):
Abul A'la Maududi
So let him summon his helpmates;
Aisha Bewley
Let him call his attendants;
Al-Hilali & Khan
Then let him call upon his council (of helpers).
Ali Quli Qarai
Then let him call out his gang!
Amatul Rahman Omar
Then let him call members of his association.
Arthur John Arberry
So let him call on his concourse!
Bijan Moeinian
While he is being dragged to fire, …
E. Henry Palmer
So let him call his counsel:
Edip-Layth
So let him call on his assembly.
George Sale
And let him call his council to his assistance:
Hamid S. Aziz
So let him call his council (or comrades):
Mahmoud Ghali
So let him call upon his assembly!
Marmaduke Pickthall
Then let him call upon his henchmen!
Mohamed Ahmed - Samira
So let him call his associates,
Muhammad Asad
and then let him summon [to his aid] the counsels of his own [spurious] wisdom,
Mustafa Khattab
So let him call his associates.
Progressive Muslims
So let him call on his supporter.
Sahih International
Then let him call his associates;
Sam Gerrans
Then let him call his council.
Shabbir Ahmed
Let him, then, call upon his advisory council.
Syed Vickar Ahamed
Then, let him call (for help) to his own group (of friends):
Taqi Usmani
So let him call the men of his council,
The Monotheist Group
So let him call on his supporter.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quʹil appelle donc son assemblée.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca bila gazî heval û civata xwe bike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Laat hij dan zijn bende maar roepen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En laat hem zijn raad te zijner hulpe roepen.
Hollandaca — Siregar
Laat hem dan zijn bondgenoten roepen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И пусть он [Абу Джахль] зовет свое сборище [родственников и друзей] (чтобы они помогли ему) –
Rusça — Osmanov
Пусть он зовет своих сообщников!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och låt honom då kalla på de äldstes råd;