Alak Suresi

العلق19 ayetTefsir
96/114
Türkçe anlamı
Yapışkan / Asılıp tutunan
İsminin kaynağı
2. âyetteki "alak" kelimesi
Diğer adları
İkra / İkra’ bi’smi rabbike
Hangi cüzde
30: Tamamı
Nüzul sırası (araştırmacılara göre değişir) — 1.
Diyanet 1.Eliaçık 1.Mustafa İslamoğlu 2.Mısır Resmi 1.Blachère 1.Câbirî 1.Derveze 1.Zeyveli 1.
  1. اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ

    iḳra' b(i)smi rabbike elleƶī ḣaleḳa

    (1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı "alak"dan yarattı.

  2. خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍ

    ḣaleḳa l-insāne min ǎleḳin

    (1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı "alak"dan yarattı.

  3. اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُ

    iḳra' ve rabbuke l-ekramu

    Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.

  4. اَلَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ

    elleƶī ǎlleme bi l-ḳalemi

    (4-5) O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.

  5. عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ

    ǎlleme l-insāne mā lem yeǎ'lem

    (4-5) O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.

  6. كَلَّا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰى

    kellā inne l-insāne le yeTğā

    (6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.

  7. اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰى

    en rāhu steğnā

    (6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.

  8. اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰى

    inne ilā rabbike r-ruc'ǎā

    Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.

  9. اَرَاَيْتَ الَّذِي يَنْهٰى

    e raeyte elleƶī yenhā

    (9-10) Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?

  10. عَبْدًا اِذَا صَلّٰى

    ǎbden iƶā Sallā

    (9-10) Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?

  11. اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰى

    e raeyte in kāne ǎlā l-hudā

    (11-12) Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidayet üzere ise; ya da takvayı (Allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa?

  12. اَوْ اَمَرَ بِالتَّقْوٰى

    ev emera bi t-teḳvā

    (11-12) Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidayet üzere ise; ya da takvayı (Allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa?

  13. اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰى

    e raeyte in keƶƶebe ve tevellā

    Ne dersin engelleyen, Peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!?

  14. اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰى

    e lem yeǎ'lem bi enne (a)llahe yerā

    O Allah'ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?

  15. كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ لَنَسْفَعًا بِالنَّاصِيَةِ

    kellā le in lem yentehi le nesfeǎn bi n-nāSiyeti

    (15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.

  16. نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍ

    nāSiyetin kāƶibetin ḣāTietin

    (15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.

  17. فَلْيَدْعُ نَادِيَهُ

    fe l yed'ǔ nādiyehu

    Haydi, taraftarlarını çağırsın.

  18. سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَ

    se ned'ǔ z-zebāniyete

    Biz de zebanileri çağıracağız.

  19. كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ

    kellā lā tuTiǎ'hu ve scud ve ḳterib

    Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.