Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدٰىۖ

ve vecedeke Dāllen fe hedā

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve seni, yol yitirmiş bulup da yol göstermedi mi sana?

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve seni, yol yitirmiş bulup da yol göstermedi mi sana?

Adem Uğur

Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?

Ahmed Hulusi

Seni dall (Zati hakikatini bilmeyen) bulup da hakikate erdirmedi mi?

Ahmet Tekin

Senin, peygamberlikten, Kur’ândan, şeriattan habersiz başına buyruk bir kavim içinde tek başına olduğunu, hidayeti arzuladığını görüp seni hidayete erdirmedi mi, insanlığa rehber yapmadı mı, insanları sana yönlendirmedi mi?

Ahmet Varol

Seni hidayetten habersiz bir halde bulup da hidayete iletmedi mi?

Ali Bulaç

Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?

Ali Fikri Yavuz

Seni, (şeriat hükümlerini) bilmezken, (nübüvvet nimeti ile şer’î) yola koymadı mı?

Ali Rıza Safa

Şaşırmış olarak bulup, doğru yola eriştirmedi mi?

Bayraktar Bayraklı

Şaşkın halde bulup da yol göstermedi mi?

Bekir Sadak

Seni sasirmis bulup, dogru yola eristirmedi mi?

Celal Yıldırım

Seni yol bilmez iken (en doğru) yola iletmedi mi ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Seni yol bilmez halde bulup yol göstermedi mi?

Diyanet İşleri

Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?

Diyanet İşleri (eski)

Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?

Diyanet Vakfi

Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı?

Elmalılı Hamdi Yazır

ve seni yol bilmez iken yola koymadı mı?

Erhan Aktaş

Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Seni şaşırmış bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Fizilal-il Kuran

Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?

Gültekin Onan

Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?

Hamdi Döndüren

O, seni yolunu kaybetmiş bulup da doğru yola iletmedi mi?

Hasan Basri Çantay

Seni (çocukluğunda) gaaib olmuş bulub da yolunu doğrultmadı mı?

Hasib Asutay

Seni şaşırmış bulup da yol göstermedi mi? (3) (3. Rivâyete göre Peygamber Efendimiz çocukluğunda bir ara Mekke Vadisinde kaybolmuştur. Mekkelilerden birisi onu alıp dedesi Abdulmuttalib'e teslim etmiştir.)

Hayrat Neşriyat

Hem (sen henüz peygamberlik ve şer'î hükümlerden) habersiz iken seni bulup, yol göstermedi mi?

İbni Kesir

Seni şaşırmış bulup da doğru yola eriştirmedi mi?

Mehmet Okuyan

Şaşkınken seni bulup doğru yola ulaştırmıştı.

Muhammed Esed

Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?

Mustafa İslamoğlu

Yine O seni yolunu kaybetmiş bulup doğru yola yöneltmişti.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve seni bir şaşırmış halde buldu da doğru yolu göstermedi mi?

Ömer Öngüt

Sen bilmezken doğru yola eriştirmedi mi?

Suat Yıldırım

Seni dinin hükümlerinden habersiz bulup seçerek dosdoğru yola koymadı mı?

Süleyman Ateş

Seni şaşırmış bulup yola iletmedi mi?

Süleymaniye Vakfı

Seni şaşkın halde bulup da yolu göstermedi mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni şaşkın görüp yol gösterdi.

Şaban Piriş

Seni dalalette bulup, doğru yolu göstermedi mi?

Tefhim-ul Kuran

Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?

Ümit Şimşek

Sen şaşırmışken O sana yol göstermedi mi?

Yaşar Nuri Öztürk

Seni şaşırmış olarak bulup da kılavuzluğunu üstlenmedi mi?

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Səni çaşqın olduğun halda doğru yola yönəltmədimi?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sənin şaşqın (yaxud: uşaq vaxtı Məkkə vadisində azmış) vəziyyətdə tapıb yol göstərmədimi?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und dich umherirrend gefunden und dich rechtgeleitet,

Almanca — Der Edle Quran

und dich irregehend gefunden und dann rechtgeleitet

Almanca — M. A. Rassoul

und dich auf dem Irrweg gefunden und richtig geführt

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ER fand dich irrend, so leitete ER dich recht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Did He not find you unsettled and not freed from doubt and uncertainty and He guided you to the path of righteousness and filled your breast with reverential bliss?

Abdul Haleem

Did He not find you lost and guide you?

Abdullah Yusuf Ali

And He found thee wandering, and He gave thee guidance.

Abul A'la Maududi

Did He not find you unaware of the Right Way, and then directed you to it?

Aisha Bewley

Did He not find you wandering and guide you?

Al-Hilali & Khan

And He found you unaware (of the Qur’ân, its laws, and Prophethood) and guided you?

Ali Quli Qarai

Did He not find you astray, and guide you?

Amatul Rahman Omar

He found you lost in (His) love (and that of His people), and gave you guidance (so as to enable you help the people reach the goal),

Arthur John Arberry

Did He not find thee erring, and guide thee?

Bijan Moeinian

And for the longest time (years) you were lost in darkness and live like a pagan and He revealed you the truth about the meaning of the life, why you are here, etc.

E. Henry Palmer

and find thee erring, and guide thee?

Edip-Layth

He found you lost, and He guided you?

George Sale

And did He not find thee wandering in error, and hath He not guided thee into the truth?

Hamid S. Aziz

And find you wandering (or astray), and guide you ?

Mahmoud Ghali

And He found you erring, so He guided (you),

Marmaduke Pickthall

Did He not find thee wandering and direct (thee)?

Mohamed Ahmed - Samira

Did He not find you perplexed, and show you the way?

Muhammad Asad

And found thee lost on thy way, and guided thee?

Mustafa Khattab

Did He not find you unguided then guided you?

Progressive Muslims

And He found you lost, and He guided you

Sahih International

And He found you lost and guided [you],

Sam Gerrans

And find thee astray, and guide,

Shabbir Ahmed

And He found you looking for guidance, and showed you the way. ('Dhall' = Wandering = Looking for guidance = Straying).

Syed Vickar Ahamed

And He found you wandering, and He gave you guidance.

Taqi Usmani

And He found you unaware of the way (the Sharī‘ah ), then He guided you.

The Monotheist Group

And He found you lost, and He guided you?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne tʹa-t-Il pas trouvé égaré? Alors Il tʹa guidé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma tu neheyirî bûy êdî Xwedê tu rasterê kirî?

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jou dwalend gevonden en jou de weg gewezen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

En vond hij u niet dolende in dwaling, en heeft hij u niet de waarheid binnengeleid?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (разве Он не) нашел тебя (о, Мухаммад) заблудшим [ты ничего не знал об Истинной Вере, о том как исполнить пророческую миссию, ты не знал Коран и шариат] и затем указал тебе к этому путь [даровал все это]?

Rusça — Osmanov

Он нашел тебя заблудшим и наставил на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och såg Han dig inte vilsen och vägledde dig