İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.
وَمِنْهُمْ مَنْ يَلْمِزُكَ فِي الصَّدَقَاتِ فَاِنْ اُعْطُوا مِنْهَا رَضُوا وَاِنْ لَمْ يُعْطَوْا مِنْهَا اِذَا هُمْ يَسْخَطُونَ
ve minhum men yelmizuke fī S-Sadeḳāti fe in uǎ'Tū minhā raDū ve in lem yuǎ'Tav minhā iƶā hum yesḣaTūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlardan, sadakaları vermede seni ayıplayan da var. O maldan diledikleri verilseydi hoşlanırlardı, verilmeyince de hemen kızarlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlardan, sadakaları vermede seni ayıplayan da var. O maldan diledikleri verilseydi hoşlanırlardı, verilmeyince de hemen kızarlar.
Adem Uğur
Onlardan sadakaların (taksimi) hususunda seni ayıplayanlar da vardır. Sadakalardan onlara da (bir pay) verilirse razı olurlar, şayet onlara sadakalardan verilmezse hemen kızarlar.
Ahmed Hulusi
Onlardan kimi de verdiğin yardımlar hakkında, sana dil uzatırlar. . . Eğer kendilerine verilirse razı olurlar. . . Eğer yardımlar kendilerine verilmemişse birden öfkelenirler.
Ahmet Tekin
İçlerinde, beytülmalde, hazinede topladığın sadakaların, gelirlerin dağıtımı ile ilgili sana imalı söz söyleyenler, dil uzatanlar var. Eğer bu gelirlerden onlara pay verirsen hoşnut olurlar. Hazineden onlara bir pay vermezsen, hemen öfkelenirler.
Ahmet Varol
Onların kimileri de sadakalar konusunda sana dil uzatırlar. Ondan kendilerine verilirse hoşnut olurlar ama kendilerine verilmezse o zaman hemen öfkelenirler.
Ali Bulaç
Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.
Ali Fikri Yavuz
Münafıklardan bir kısmı, sadakaların (ganimetlerin) bölünmesini sana târiz ediyorlar (seni adâletsizlikle ithama kalkışıyorlar) Çünkü, o sadakalardan istedikleri şey kendilerine verilirse razı olurlar, verilmezse hemen kızarlar.
Ali Rıza Safa
Onların arasında, karşılıksız yardımlar konusunda sana dil uzatanlar vardır. Kendilerine verilirse hoşnut olurlar; verilmezse öfkelenirler.
Bayraktar Bayraklı
Onlardan sadakaların taksimi hususunda seni ayıplayanlar da vardır. Sadakalardan onlara da verilirse razı olurlar, şayet bunlardan kendilerine verilmezse hemen kızarlar.
Bekir Sadak
Sadakalar hakkinda sana dil uzatanlar vardir. Onlara verilirse hosnut olurlar, verilmezse, hemen ofkeleniverirler.
Celal Yıldırım
Onlardan bir kısmı da sadakaların taksim ve dağıtımı hakkında sana dil uzatıp kınamada bulunurlar. Ondan kendilerine verilirse hoşnud olurlar; verilmezse bir de bakarsın kızıp öfkelenirler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlardan sadakaların (zekât gelirleri) taksimi hususunda sana dil uzatanlar da var. Şayet bunlardan kendilerine verilmişse hoşnut olurlar, verilmemişse hemen öfkelenirler.
Diyanet İşleri
İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.
Diyanet İşleri (eski)
Sadakalar hakkında sana dil uzatanlar vardır. Onlara verilirse hoşnut olurlar, verilmezse, hemen öfkeleniverirler.
Diyanet Vakfi
Onlardan sadakaların (taksimi) hususunda seni ayıplayanlar da vardır. Sadakalardan onlara da (bir pay) verilirse razı olurlar, şayet onlara sadakalardan verilmezse hemen kızarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İçlerinde (topladığın) sadakalar hakkında sana tariz eden (dil uzatan) ler de var. Eğer o sadakalardan kendilerine verilmişse hoşnut olurlar, verilmemişse hemen kızarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Aralarında sadakalar konusunda seni kınayanlar da var. Çünkü ondan kendilerine verilmişse, hoşnut olurlar; şayet verilmemişse hemen kızarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
İçlerinden sadakalar hakkında sana ta'rız eden de var, çünkü, ondan kendilerine verilmişse hoşnud olurlar, verilmemişse derhal kızarlar
Erhan Aktaş
İçlerinden kimileri de sadakalar hakkında sana dil uzatır. Eğer kendilerine pay verilirse hoşlanırlar, verilmeyince de hemen kızarlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İçlerinden kimileri de sadakalar hakkında sana dil uzatır. Eğer kendilerine pay verilirse hoşlanırlar, verilmeyince de hemen kızarlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İçlerinden kimileri de, sadakalar hakkında sana dil uzatır. Eğer kendilerine pay verilirse hoşlanırlar, verilmeyince de hemen kızarlar.
Fizilal-il Kuran
Onların bazıları sadakaların (zekât gelirlerinin) bölüştürülmesi konusunda sana dil uzatırlar. Eğer zekât gelirlerinden kendilerine bir pay verilirse memnun olurlar, eğer bu gelirlerden kendilerine bir pay verilmez ise hemen öfkeleniverirler.
Gültekin Onan
Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, kendilerine verilmediği zaman bu sefer gazablanırlar.
Hamdi Döndüren
Münafıklardan bir kısmı sadakaları (paylaştırma) konusunda sana dil uzatırlar. Eğer onlara o sadakalardan (istedikleri kadar) verilse razı olurlar. Şayet bir şey verilmezse hemen kızarlar.
Hasan Basri Çantay
İçlerinden sadakalar (ın taksimi) hususunda seni ayıblayacaklar da var. Çünkü eğer içlerinden kendilerine (diledikleri bir şey) verilirse hoşlanırlar. Şayed yine kendilerinden olanlara (diledikleri şey) verilmezse derhal kızarlar.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Onlardan kimi sadakaların taksimi) hususunda sana dil uzatıyorlar. (28) Eğer onlardan kendilerine (bir pay) verilirse razı olurlar, şayet onlardan kendilerine verilmezse hemen kızarlar. (28. Rivayete göre Resulullah bir ganimeti bölüştürürken Temimoğullarından biri, 'Ya Resûlallah! Adaletli davran' demişti. Hz. Peygamber de 'Öyle mi! Ben de adaletli davranmazsam kim adaletli davranır?' diye cevap vermişti. Âyet bunun üzerine inmiştir.)
Hayrat Neşriyat
Onlardan öylesi de vardır ki, sadakalar (ve ganîmetlerin taksîmi) husûsunda seni ayıplar. Artık onlardan kendilerine verilirse hoşnûd olurlar; fakat onlardan (o arzu ettikleri şeylerden) kendilerine verilmezse hemen kızarlar.
İbni Kesir
İçlerinden kimi de sadakalar hakkında sana dil uzatırlar. Eğer kendilerine verilirse hoşlanırlar, verilmezse hemen kızarlar.
Mehmet Okuyan
Onlardan sadakaların (dağıtımı) hakkında seni ayıplayanlar da vardır. (Sadakalardan) onlara da (bir pay) verilirse razı olurlar; kendilerine onlardan verilmezse hemen kızarlar.
Muhammed Esed
Ve onların arasında (ey Peygamber,) Allah için sunulan şeylerin (dağıtımında) sana dil uzatanlar var: onlardan kendilerine bir şey verilirse memnunlukla karşılarlar; ama bir şey verilmediğini görseler, işte o zaman öfkeden neredeyse deliye dönerler.
Mustafa İslamoğlu
Onlar arasında, sadaka ve zekatların (dağıtımı) konusunda sana dil uzatanlar var: eğer kendilerine ondan bir pay verirsen seslerini keserler, yok eğer kendilerine ondan bir pay vermezsen, o zaman da öfkelerini kusarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlardandır, sadakalar hususunda seni ayıplar olan şahıs da. İmdi kendilerine onlardan verilmiş olunca hoşnut olurlar ve eğer onlardan verilmezse o vakit kızarlar.
Ömer Öngüt
Bazıları da sadakalar hususunda seni kınarlar. Eğer onlardan kendilerine verilse hoşlanırlar, verilmezse hemen kızarlar.
Suat Yıldırım
Onlardan bazıları da senin zekât ve sadakaları taksim edişine dil uzatırlar. Bu mallardan kendilerine pay verilirse memnun olurlar, verilmeyince hemen kızıp öfkelenirler.
Süleyman Ateş
Onlardan kimi de sadakalar(ın bölüştürülmesi hususun)da sana dil uzatır. Eğer o sadakalardan kendilerine pay verilse hoşlanırlar, onlardan kendilerine pay verilmezse hemen kızarlar.
Süleymaniye Vakfı
Kimileri de sadakalar /zekatlar konusunda sana dil uzatırlar. Kendilerine verilirse memnun olur, verilmezse anında sinirlenirler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İçlerinde sadakalar konusunda sende kusur arayanlar vardır. Kendilerine verilse hoşlarına gider, verilmezse anında sinirlenirler.
Şaban Piriş
Onlardan sadakalar konusunda sana dil uzatanlar vardır. Onlara verilirse hoşnut olurlar; verilmezse hemen öfkeleniverirler.
Tefhim-ul Kuran
Onlardan sadakalar konusunda seni yadırgayacaklar vardır. Ondan kendilerine verilirse hoşlanırlar, ondan kendilerine verilmediği zaman da bu sefer gazablanırlar.
Ümit Şimşek
Onlardan, sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da vardır. Onlara da sadakalardan birşey verdiğinde bundan hoşlanırlar; vermediğin zaman öfkelenirler.
Yaşar Nuri Öztürk
İçlerinden bir kısmı da sadakalar konusunda sana laf dokundurur. Ondan kendilerine verilmişse memnun olurlar. Verilmemişse hemen öfkelenirler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlardan elələri də var ki, sədəqələrlə bağlı sənə nöqsan tuturlar. Bundan onlara bir şey çatsa, razı qalar, bir şey çatmasa, dərhal qəzəblənərlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlardan (münafiqlərdən) sədəqələr (onların bölünməsi) barəsində sənə eyib tutanlar da var. Əgər (sədəqədən) onlara bir şey verilsə, razı qalar, verilməsə, dərhal qəzəblənərlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Mancher hat über dich wegen der guten Gaben abfällig geredet. Wenn sie aber etwas davon erhalten, sind sie zufrieden. Bekommen sie nichts, sind sie aufgebracht.
Almanca — Der Edle Quran
Und unter ihnen gibt es manche, die gegen dich wegen der Almosen nörgeln. Wenn ihnen davon gegeben wird, zeigen sie Wohlgefallen. Wenn ihnen davon aber nichts gegeben wird, zeigen sie sogleich Mißfallen.
Almanca — M. A. Rassoul
Unter ihnen sind jene, die dir wegen der Almosen Vorwürfe machen. Erhalten sie welche, so sind sie zufrieden; erhalten sie aber keine, siehe, dann sind sie verdrossen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und manche von ihnen bezichtigen dich (ungerechter Verteilung) der Sadaqa . Doch würde ihnen davon etwas gegeben, wären sie zufrieden. Aber wenn ihnen davon nichts gegeben wird, so sind sie wütend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Among these hypocrites are some who question your integrity in the way you distribute the spoils and Zakat and try to defame you. They disregard Allah's fundamental motive and reason of action and tend to go by their selfish motive principle. If they go share and share alike, they approve their hearts to Allah, and if they do not have a good share in what is distributed, they express their disapprobation and moral condemnation.
Abdul Haleem
Some of them find fault with you [Prophet] regarding the distribution of alms: they are content if they are given a share, but angry if not.
Abdullah Yusuf Ali
And among them are men who slander thee in the matter of (the distribution of) the alms: if they are given part thereof, they are pleased, but if not, behold! they are indignant!
Abul A'la Maududi
[9:58] (O Prophet), some of them find fault with you in the distribution of alms. If they are given something of it they are pleased, and if they are given nothing they are angry.
Aisha Bewley
Among them there are some who find fault with you concerning the zakat. If they are given some of it, they are pleased but if they are not given any, they are angry.
Al-Hilali & Khan
And of them are some who accuse you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) in the matter of (the distribution of) the alms. If they are given part thereof, they are pleased, but if they are not given thereof, behold! They are enraged![1]
Ali Quli Qarai
There are some of them who blame you regarding [the distribution of] the charities: if they are given from them, they are pleased, but if they are not given from them, behold, they are displeased.
Amatul Rahman Omar
And some of these (hypocrites) are those who find fault with you in the (distribution of) charities. If they are given a share out of it, they are pleased, but if they are not given any share out of it, they at once feel offended.
Arthur John Arberry
Some of them find fault with thee touching the freewill offerings; if they are given a share of them they are well-pleased, but if they are given none then they are angry.
Bijan Moeinian
Some of them do not like the way that you distribute the charity funds. If you give them some, they become glad. But if you exclude them, they will become angry.
E. Henry Palmer
Of them are some who defame thee, with respect to alms; though if they are given a part thereof, they are content; and if they are not given a part thereof, then are they in a rage.
Edip-Layth
Some of them are those who criticize you regarding the charities. If they are given from it, they are content; but if they are not given from it, they become enraged!
George Sale
There is of them also who spreadeth ill reports of thee, in relation to thy distribution of the alms: Yet if they receive part thereof, they are well pleased; but if they receive not a part thereof, behold, they are angry.
Hamid S. Aziz
Of them are some who defame you, with respect to (the distribution of) charity; though if they are given a part thereof, they are content; and if they are not given a part thereof, then are they enraged.
Mahmoud Ghali
And of them is he who defames you concerning donations; so in case they are given thereof, they are satisfied; and in case they are not given thereof, only then are they wrathful. .
Marmaduke Pickthall
And of them is he who defameth thee in the matter of the alms. If they are given thereof they are content, and if they are not given thereof, behold! they are enraged.
Mohamed Ahmed - Samira
There are some among them who blame you (of partiality) in distributing the offerings made in the name of God. In case they receive some of these they are pleased, if not, they are incensed.
Muhammad Asad
And among them are such as find fault with thee [O Prophet] concerning [the distribution of] the offerings given for the sake of God: if they are given something thereof, they are well-pleased; but if they are not given anything thereof, lo! they are consumed with anger.
Mustafa Khattab
There are some of them who are critical of your distribution of alms ˹O Prophet˺. If they are given some of it they are pleased, but if not they are enraged.
Progressive Muslims
And from them are those who criticize you regarding the charities. If they are given from it, they are content; and if they are not given from it, they become enraged!
Sahih International
And among them are some who criticize you concerning the [distribution of] charities. If they are given from them, they approve; but if they are not given from them, at once they become angry.
Sam Gerrans
And among them is he who speaks ill of thee concerning charity; then if they are given thereof, they are satisfied; but if they are not given thereof, then are they angry.
Shabbir Ahmed
Some of them try to find fault with you (O Prophet) in the distribution of charity. If they are given plenty, they are pleased and if they receive little share, they get enraged.
Syed Vickar Ahamed
And among them are men who speak ill of you in the matter of (the distribution of) charity: If they are given part of it, then they are happy, but if not, look! They are angry (and indignant)!
Taqi Usmani
And among them there are those who find fault with you in (the distribution of) Sadaqāt (alms). So, if they are given something out of it, they are quite happy, and if they are given nothing from it, they at once get annoyed.
The Monotheist Group
And from them are those who criticize you regarding the charities. If they are given from it, they are content; and if they are not given from it, they become enraged!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Hin ji wan der barê (parvekirina) sedeqan de te eybdar dikin, vêca eger ji sedeqa (parek) bigihije wan qayîl dibin û eger negihije wan jî dixeyidin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Onder hen zijn er ook die tegen jou aanmerkingen maken over de aalmoezen. Als hun ervan gegeven wordt zijn zij tevreden, maar als hun er niets van gegeven wordt dan zijn zij vergramd.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Er zijn ook onder hen, die slechte berichten omtrent u verspreiden, nopens uwe uitdeeling van aalmoezen; maar indien zij een deel daarvan ontvangen, zijn zij wel tevreden, doch indien zij geen deel daarvan ontvangen, onthoudt het, zijn zij toornig.
Hollandaca — Siregar
En onder ben zijn er die aanmerkingen op jou maken over (de verdeling van) de zakât. Als hun dan ervan wordt gegeven, dan zijn zij tevreden, maar wanneer hun er niet van wordt gegeven, zie, dan zijn zij boos.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И среди них [этих лицемеров] есть такие, что злословят на тебя из-за милостыни [из-за того, как ты ее делишь]. Если им дается что-нибудь из нее [из милостыни], то они довольны, а если им не дается из нее [из милостыни], то вот, – они сердятся (и винят тебя).
Rusça — Osmanov
Среди мунафиков есть такие, кто злословит о тебе из-за милостыни. Если им перепадет что-либо из милостыни, то они рады; а если же не перепадет, то они сердятся.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Det finns några bland dem som förtalar dig (Muhammad) vad gäller (den rätta fördelningen av) offergåvorna; om något kommer på deras lott blir de belåtna men får de ingenting blir de missnöjda.