Bir sure indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.

وَاِذَا مَا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ نَظَرَ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ هَلْ يَرٰيكُمْ مِنْ اَحَدٍ ثُمَّ انْصَرَفُوا صَرَفَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ بِاَنَّهُمْ قَوْمٌ لَا يَفْقَهُونَ

ve iƶā mā unzilet sūratun neZera beǎ'Duhum ilā beǎ'Din hel yerākum min eHadin ṧumme nSarafū Sarafe (a)llahu ḳulūbehum bi ennehum ḳavmun lā yefḳahūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve ne zaman ki
2مَا
3اُنْزِلَتْunziletن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirildi
4سُورَةٌsūratunس و رSur, duvar, şehir duvarı, çit, kale duvarı, atlayıp üstünden geçmek, aşmak, tırmanmak, saldırmak, hücum etmekbir sure
5نَظَرَneZeraن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbakarlar
6بَعْضُهُمْbeǎ'Duhumب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazkimisi
7اِلٰىilā
8بَعْضٍbeǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazdiğerine
9هَلْhelmu?
10يَرٰيكُمْyerākumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.sizi görüyor
11مِنْmin
12اَحَدٍeHadinا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.birisi
13ثُمَّṧummesonra, ayrıca
14انْصَرَفُواnSarafūص ر فÇevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi. insarafa (fiil 7) - yana dönmek.döndüler
15صَرَفَSarafeص ر فÇevirmek, saptırmak, önlemek, öne sürmek, ortaya koymak, değiştirmek. sarfun - önleme eylemi. masrifun - sığınılacak yer, sığınak. masruufun - saptırılmış. sarrafa (fiil 2) - açıklamak. tasrif - (rüzgarın) değişimi. insarafa (fiil 7) - yana dönmek.çevirmiştir
16اللّٰهُ(a)llahuAllah
17قُلُوبَهُمْḳulūbehumق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulponların kalblerini
18بِاَنَّهُمْbi ennehumoldukları için
19قَوْمٌḳavmunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir topluluk
20لَا
21يَفْقَهُونَyefḳahūneف ق هİlahi kanunda öğrenmiş, yetenekli, kavrayışlı olmak, bir şeyi anlamak.anlamaz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir sûre indiği zaman birbirlerine bakarlar, sizi bir gören var mı derler de sonra dönüp giderler. Allah gönüllerini döndürmüştür onların, çünkü onlar, anlamaz bir topluluktur.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bir sûre indiği zaman birbirlerine bakarlar, sizi bir gören var mı derler de sonra dönüp giderler. Allah gönüllerini döndürmüştür onların, çünkü onlar, anlamaz bir topluluktur.

Adem Uğur

Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.

Ahmed Hulusi

Bir sure inzal edildiğinde: "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine bakıp sonra sıvışarak gittiler. . . Anlayışsız bir topluluk olmaları dolayısıyla da Allah bilinçlerini (ters) döndürdü.

Ahmet Tekin

Bir sûre indirildiği zaman, göz kırpıp alay ederek, birbirlerine bakarlar. 'Çevreden sizi birisi görüyor mu?' diye sorarlar, sıvışıp giderler. Anlayışı kıt bir toplum olmaları sebebiyle Allah, onların kalplerini, akıllarını düşüncelerini hidayetten, imandan, iyilikten ve aydınlık yoldan uzak tutar.

Ahmet Varol

Bir sure indirildiğinde birbirlerine bakarak: 'Sizi birisi görüyor mu?' (diye işaretleşirler) sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir topluluk olmaları sebebiyle Allah onların kalplerini çevirmiştir.

Ali Bulaç

Bir sure indirildiğinde, bazısı bazısına bakar (ve): "Sizi bir kimse görüyor mu?" (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan bir topluluk olmaları dolayısıyla, Allah onların kalblerini çevirmiştir.

Ali Fikri Yavuz

Münafıkların kabahatını anlatan bir Sûre indirildiği zaman, birbirlerine bakıp: “-Müminlerden sizi gören oluyor mu? “diye işaretleşirler. (Gören yoksa) hemen sıvışır giderler. Allah, onların kalblerini, imanı kabulden çevirmiştir: Çünkü onlar, gerçeği anlamayan kimselerdir.

Ali Rıza Safa

Bir sure indirildiğinde, "Sizi gören var mı?" diyerek bakışırlar; sonra dönüp giderler. Anlamayan bir toplum oldukları için, Allah da onların yüreklerini döndürmüştür.

Bayraktar Bayraklı

Bir sure indirildiği zaman birbirlerine bakar, "Sizi birisi görüyor mu?" diye sorarlar, sonra da giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini imandan çevirmiştir.

Bekir Sadak

Bir sure inince, «Sizi bir kimse goruyor mu?» diye birbirlerine bakarlar, sonra donup giderler. Anlamaz bir guruh olmalarina karsilik Allah onlarin kalblerini imandan dondurmustur.

Celal Yıldırım

Bir sûre inince, «sizi bir kimse görüyor mu ?» diye birbirlerine bakarlar, sonra da ayrılıp giderler. Allah onların kalblerini (imân ve irfandan) döndürmüştür. Çünkü onlar anlamaz bir topluluktur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ne zaman bir sûre indirilse, “Sizi biri görüyor mu?” diyerek birbirlerine bakarlar, sonra sıvışıp giderler. Anlamamakta direndikleri için Allah da onların kalplerini haktan çevirmiştir.

Diyanet İşleri

Bir sure indirildi mi, "Sizi bir kimse görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.

Diyanet İşleri (eski)

Bir sure inince, 'Sizi bir kimse görüyor mu?' diye birbirlerine bakarlar, sonra dönüp giderler. Anlamaz bir güruh olmalarına karşılık Allah onların kalblerini imandan döndürmüştür.

Diyanet Vakfi

Bir sûre indirildiği zaman, (göz kırpıp alay ederek) birbirlerine bakar (ve): (Çevreden) sizi birisi görüyor mu? diye sorarlar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Aleyhlerinde bir sûre indirilince, «Sizi birisi görüyor mu?» diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah onların kalblerini (imandan) çevirmiştir. Bu yüzden onlar anlayışsız bir kavimdirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir sure indirilince "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışır giderler. Allah kalplerini burkmuştur. Çünkü bunlar anlamak istemez kimselerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir sure indirildimi "sizi birisi görüyormu?" diye birbirlerine göz ederler, sonra sivişir giderler, Allah kalblerini burkmuştur, çünkü bunlar fıkhı istemez kimselerdir.

Erhan Aktaş

Bir sure indirildiği zaman: "Sizi gören var mı?" diye birbirlerine bakar, sonra da dönüp giderler. Allah, onların kalplerini çevirmiştir. Çünkü onlar, düşünmeyen bir halktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir sure indirildiği zaman: "Sizi gören var mı?" diye birbirlerine bakar, sonra da dönüp giderler. Allah, onların kalplerini çevirmiştir. Çünkü onlar, düşünmeyen bir halktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir sure indirildiği zaman: "Sizi gören var mı?" diye birbirlerine bakar, sonra da dönüp giderler. Allah, onların kalplerini çevirmiştir. Çünkü onlar, düşünmeyen bir kavimdir.

Fizilal-il Kuran

Yeni bir sure indirilince birbirlerine, «Acaba sizi bir gören var mı?» diye sorarlar, sonra sıvışırlar. Anlayışsız, duyarsız bir güruh olduklar gerekçesi ile Allah onların kalplerini gerçeklerden uzaklaştırmıştır.

Gültekin Onan

Bir sure indirildiğinde bazısı bazısına bakar (ve): "Sizi bir kimse görüyor mu?" (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan (la yefkahun) bir topluluk olmaları dolayısıyla, Tanrı onların kalplerini çevirmiştir.

Hamdi Döndüren

(Ayıplarını bildiren) bir sûre indirildiğinde, onlar birbirlerine bakarak, “Acaba sizi (mü’minlerden) biri görüyor mu?” derler. Sonra dönüp giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için, Allah onların kalplerini (doğrudan) döndürmüştür.

Hasan Basri Çantay

(Aleyhlerinde) bir sure indirilince birbirine bakarlar da "Sizi bir kimse görmüyor mu?" (diye de endişe ederler) ve sonra (rüsvay olmakdan korkarak sıvışıb) giderler. Allah onların gönüllerini ters çevirmiş. Çünkü onlar öyle bir kavmdir ki ince anlamazlar.

Hasib Asutay

Bir sure indirildiği zaman, 'Sizi birisi görüyor mu?' diye birbirine bakar, sonra sıvışırlar. Anlamayan bir topluluk oldukları için Allah onların kalplerini (imandan) çevirmiştir.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (haklarında) bir sûre indirildiği zaman, birbirlerine (göz kırparak)bakıp: 'Sizi birisi görüyor mu?' (derler), sonra da savuşurlar. Gerçekten onlar (hakkı birtürlü) anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalblerini (küfürleri sebebiyleîmandan) çevirmiştir.

İbni Kesir

Bir sure indiği zaman; birbirlerine bakarlar ve: Sizi bir kimse görüyor mu? der, sonra dönüp giderler. Allah, onların kalblerini döndürmüştür. Çünkü onlar, anlamazlar güruhudur.

Mehmet Okuyan

Bir sure indirildiği zaman “(Çevreden) sizi birisi görüyor mu?” diye (sorar gibi) birbirlerine bakar, sonra da (sıvışıp) giderler. Anlamayan bir topluluk oldukları için Allah da onların kalplerini (gerçeklerden) uzaklaştırmıştır.

Muhammed Esed

(Öyle ki,) ne zaman bir sure indirilse, "Kalplerinizde olanı bilebilecek biri mi var?" (der gibi) birbirlerine bakıyor, sonra da dönüp gidiyorlar. (Oysa) Allah döndürmüştür onların kalplerini (haktan), çünkü onu kavrayamayacak bir topluluktur onlar.

Mustafa İslamoğlu

Bir de, ne zaman bir sure indirilse; "Sizi görecek biri mi var ki?!" (der gibi) birbirlerine bakıyorlar, peşinden de dönüp gidiyorlar. Allah onların kalplerini (haktan) döndürmüştür; çünkü onlar anlayışsız bir topluluktur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve her ne zaman bir sûre indirilince bazıları bazılarına bakıverirler, sizi bir kimse görüyor mu diye endişede bulunurlar. Sonra da savuşup giderler. Allah Teâlâ onların kalplerini çevirmiştir. Çünkü onlar öyle bir kavimdirler ki, güzelce anlayamazlar.

Ömer Öngüt

Bir sûre indirildiği zaman: “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye birbirlerine bakarlar, sonra sıvışıp giderler. Allah onların kalplerini imandan çevirmiştir. Çünkü onlar gerçeği anlamayan kimselerdir.

Suat Yıldırım

Aleyhlerinde bir sûre indirilince göz kırpıp alay ederek birbirlerine bakar,sonra "Acaba bizi gören biri var mı?" diye endişe ile bakınır, gören biri yoksa hemen sıvışır giderler. Anlamaz bir topluluk olduklarından, (onlar nasıl iman ve Kur’ân meclisinden uzaklaşıp gidiyorlarsa),Allah da onların kalplerini imandan uzaklaştırır.

Süleyman Ateş

Bir sure indirildiği zaman: "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirine bakar, sonra sıvışırlar. Anlamaz bir topluluk oldukları için Allah onların kalblerini çevirmiştir.

Süleymaniye Vakfı

Bir sure indirilince birbirlerine bakar: "Sizi biri görüyor mu?" der, sonra dönüp giderler. Allah da onların kalplerini döndürür; çünkü onlar kavrayışsız bir topluluktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir sure indirilince biri diğerine bakar "Gören biri var mı?" der, sonra da dönüp giderler. Allah da onların kalplerini döndürür. Çünkü onlar, anlayışsız bir topluluktur.

Şaban Piriş

Bir sure inince, -Sizi bir kimse görüyor mu? diye birbirlerine bakarlar, sonra dönüp giderler. Allah, anlayışsız bir topluluk oldukları için onların kalplerini (imandan) uzaklaştırmıştır.

Tefhim-ul Kuran

Bir sure indirildiğinde, bazısı bazısına bakar (ve) : «Sizi bir kimse görüyor mu?» (der.) Sonra sırt çevirir giderler. Gerçekten onlar, kavramayan bir topluluk olmaları dolayısıyla, Allah onların kalblerini çevirmiştir.

Ümit Şimşek

Bir sûre indirildiğinde, 'Bizi gören var mı?' diye birbirlerine bakar, sonra da sıvışırlar. Onlar öylesine bir anlayışsızlar güruhudur; onun için de Allah onların kalplerini haktan uzaklaştırmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir sure indirildi mi "Sizi birisi görüyor mu?" diye birbirlerine bakar, sonra da sıvışıp giderler. Allah, kalplerini yamultmuştur. Çünkü gereğince anlamayan bir topluluktur bunlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bir surə nazil edildiyi zaman onlar: “Sizi kimsə görürmü?”– deyə bir-birlərinə baxır, sonra da üz çevirib gedirlər. Anlamayan adamlar olduqlarına görə Allah onların qəlbini imandan məhrum etmişdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Münafiqlərin yaramaz işlərindən, qəbahətlərindən xəbər verən) bir surə nazil edildiyi zaman bir-birinə baxıb: ″(Müsəlmanlardan) sizi görən varmı?″ – deyə soruşur, (görən yoxdursa) dönüb aradan çıxırlar. Onlar (haqqı) anlamaz bir tayfa olduqları üçün Allah da ürəklərini (imandan, xeyirdən) döndərmişdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn eine Sure herabgesandt wird, schauen sie einander an: ʺSieht euch jemand?ʺ und wenden sich alsdann ab. Gott hat ihre Herzen ihren Absichten zufolge vom Glauben abgewandt, weil es Menschen sind, die sich des Verstandes nicht bedienen wollen.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn eine Sura (als Offenbarung) herabgesandt wird, schauen sie einander an: ʺSieht euch irgend jemand?ʺ Hierauf wenden sie sich ab. Allah hat ihre Herzen abgewendet, weil sie Leute sind, die nicht verstehen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sooft eine Sura herabgesandt wird, schauen sie einander an (und sagen): ʺSieht euch jemand?ʺ Dann wenden sie sich ab. Allah hat ihre Herzen abgewendet, weil sie Leute sind, die es nicht begreifen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn eine Sura hinabgesandt wurde, haben die einen mit den anderen Blicke gewechselt: ʺSieht euch jemand?ʺ Dann entfernten sie sich. ALLAH möge ihre Herzen (vom Iman) entfernen, weil sie gewiß Leute sind, die nicht begreifen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when a Surah is sent down, they look at one another and express their thoughts in words, thus: "Does anyone see you", they ask, and they take their leave. May Allah turn their hearts and thoughts away from the truth and close their hearts' ears to admonition; they lack diligence and they are a people who have no comprehension of Allah nor of the spoken discourse of reason narrated by His Messenger.

Abdul Haleem

Whenever a sura is revealed, they look at each other and say, ‘Is anyone watching you?’ and then they turn away- God has turned their hearts away because they are people who do not use their reason.

Abdullah Yusuf Ali

Whenever there cometh down a Sura, they look at each other, (saying), "Doth anyone see you?" Then they turn aside: Allah hath turned their hearts (from the light); for they are a people that understand not.

Abul A'la Maududi

[9:127] And whenever a surah is revealed, they glance at each other as though saying: "Is anyone watching?" Then they slip away. Allah has turned away their hearts for they are a people who are bereft of understanding.

Aisha Bewley

Each time a sura is sent down, they look at one another, implying, ‘Can anyone see you?’ Then they turn away. Allah has turned their hearts away because they are people who do not understand.

Al-Hilali & Khan

And whenever there comes down a Sûrah (chapter from the Qur’ân), they look at one another (saying): "Does any one see you?" Then they turn away. Allâh has turned their hearts (from the light) because they are a people that understand not.

Ali Quli Qarai

And whenever a sūrah is sent down, they look at one another: ‘Is anybody observing you?’ Then they slip away. Allah has turned aside their hearts, for they are a people who do not understand.

Amatul Rahman Omar

And whenever a Surah is revealed, these (hypocrites) look one at another (as if to ask), `Is anyone watching you?' Then they turn away. Allâh has turned away their hearts (from the Light) because they are a people devoid of understanding.

Arthur John Arberry

And whenever a sura is sent down, they look one at another: 'Does anyone see you?' Then they turn away. God has turned away their hearts, for that they are a people who do not understand.

Bijan Moeinian

When a new chapter of Qur’an is revealed, they look at one another as though they say: "Is someone watching our (indifferent) reaction?" then they quietly leave. God has rendered their hearts insensitive [to His revelations] as they do not make any effort to understand.

E. Henry Palmer

And whenever a surah is sent down, some of them look at the others - 'Does any one see you?' - Then they turn away! God has turned their hearts, for that they are a people who do not discern.

Edip-Layth

When a chapter is revealed, they looked at one another: "Does anyone see you?", then they turn away. God turns away their hearts, for they are a people who do not comprehend.

George Sale

And whenever a sura is sent down, they look at one another, saying, doth any one see you? Then do they turn aside. God shall turn aside their hearts from the truth; because they are a people who do not understand.

Hamid S. Aziz

And whenever a surah (verse) is sent down, some of them look at the others, (as if to say), "Does any one see you?" (i. e. furtively to make sure their guilt is not observed) Then they turn away! Allah has turned their heart, for that they are a people who discern not.

Mahmoud Ghali

And whenever a s?rah is sent down, they look one at another, (Literally: some of them looked at some "others") "Does anyone ever see you?" Then they turn about. Allah has turned their hearts about, for that they are people who do not comprehend.

Marmaduke Pickthall

And whenever a surah is revealed, they look one at another (as who should say): Doth anybody see you? Then they turn away. Allah turneth away their hearts because they are a folk who understand not.

Mohamed Ahmed - Samira

Whenever a Surah is revealed they look at each other (so as to ask): "Is anyone looking at Us?" and then turn away. Indeed God has turned their hearts away (from the truth), for they cannot discern the law of heaven.

Muhammad Asad

and whenever a surah is bestowed from on high, they look at one another [and say, as it were], "Is there anyone who can see what is in your hearts?" -and then they turn away. God has turned their hearts away [from the truth] - for they are people who will not grasp it.

Mustafa Khattab

Whenever a sûrah is revealed, they look at one another, ˹saying,˺ "Is anyone watching you?" Then they slip away. ˹It is˺ Allah ˹Who˺ has turned their hearts away because they are a people who do not comprehend.

Progressive Muslims

And when a chapter is revealed, they look at one another: "Does anyone see you", then they turn away. God turns away their hearts, for they are a people who do not comprehend.

Sahih International

And whenever a surah is revealed, they look at each other, [saying], "Does anyone see you?" and then they dismiss themselves. Allah has dismissed their hearts because they are a people who do not understand.

Sam Gerrans

And when a sūrah is sent down, they look at each other: “Does anybody see you?” Then they turn away. God has turned away their hearts because they are people who understand not.

Shabbir Ahmed

When a Surah is revealed, the hypocrites look at each other mockingly as if saying, "Does anyone see you? Let us leave. " And then they turn away. Allah's Law turns their hearts away because they are a people who do not use their faculties of understanding.

Syed Vickar Ahamed

And whenever a Sura (or Chapter in the Quran) comes down, they (the hypocrites) see each other, (saying), "Does anyone see you?" (And) then they turn away: Allah has turned their hearts (away from Light) because they are a people who do not understand.

Taqi Usmani

And when a Sūrah is sent down, they look at each other (as if saying): "Is there someone watching you?" Then they turn away. Allah has turned their hearts, because they are a people who do not understand.

The Monotheist Group

And when a chapter is sent down, they look at one another: "Does anyone see you?" Then they turn away. God turns away their hearts, for they are a people who do not understand.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand une Sourate est révélée, ils se regardent les uns les autres (et se disent): ʺQuelquʹun vous voit-il?ʺ Puis ils se détournent. QuʹAllah détourne leurs cœurs, puisque ce sont des gens qui ne comprennent rien.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema (der barê munafiqan de) sûreyek (ji Quranê) bê xwarê, hin ji wan li hinan dinêrin (û dibêjin): Ma kesek (ji mislimanan) we dibîne; paşê dertên û diçin. Xwedê dilê wan (ji rastiyê) vegerand, lewra ew miletekî bêfehm in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer een soera neergezonden wordt dan kijken zij naar elkaar: ʺIs er iemand die jullie ziet?ʺ En dan wenden zij zich af. God wendt hun harten af omdat zij mensen zijn die geen begrip hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als eene Soera wordt nedergezonden, zien zij elkander aan, zeggende: ziet ons iemand? daarna wenden zij zich af, God zal hunne harten afwenden van de waarheid, omdat zij niet begrijpen.

Hollandaca — Siregar

En wanneer een hoofdstuk wordt neergezonden, dan kijken zij elkaar aan (zeggende:) ʺIs er iemand (van de gelovigen) die jullie ziet?ʺ Daarna wenden zij zich af. Allah heeft hun harten afgcwend omdat zij een volk zijn dat niet begrijpt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда бывает ниспослана (какая-нибудь) сура (в которой раскрываются дела лицемеров), то одни из них [из лицемеров, сидящих в собрании у Пророка] смотрят на других: «Видит ли вас кто-нибудь (из верующих)?» Потом отворачиваются [встают и уходят]. Да отвратит Аллах их сердца (от Веры и Прямого Пути) за то, что они – люди, которые не понимают (Истины и не размышляют о ней)!

Rusça — Osmanov

Когда ниспосылается какая-либо сура, то неверные переглядываются, вопрошая: ʺУвидит ли вас кто-либо [, если вы покинете собрание]?ʺ. Потом они отворачиваются [и уходят]. Да отвратит Аллах их сердца [от истинной веры] за то, что они ничего не разумеют.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och då en sura uppenbaras ser de på varandra (och frågar): ʺÄr det någon som ser oss?ʺ - och så drar de sig undan. Gud har låtit deras hjärtan vända sig ifrån (trons ljus), eftersom de är människor som inte använder sitt förstånd.