Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلًا لَمًّا

ve te'kulūne t-turāṧe eklen lemmen

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve mîrâsı, habbesine dek yiyorsunuz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve mîrâsı, habbesine dek yiyorsunuz.

Adem Uğur

Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz.

Ahmed Hulusi

Mirası toptan yiyorsunuz!

Ahmet Tekin

Size miras olarak kalan malları haram helâl gözetmeden, oburcasına yiyorsunuz.

Ahmet Varol

Mirası hak gözetmeksizin habire yiyorsunuz.

Ali Bulaç

Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.

Ali Fikri Yavuz

Mirası, helâl - haram ayırmaksızın habire yersiniz.

Ali Rıza Safa

Aç gözlülükle varlığı yiyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz; yoksulu doyurmaya teşvik etmiyorsunuz; haram helal demeden mirası yiyorsunuz; malı aşırı derecede seviyorsunuz.

Bekir Sadak

Size kalan mirasi hak gozetmeden yiyorsunuz.

Celal Yıldırım

Mîrası ise (hakk hukuk sınırı gözetmeksizin) habire yiyorsunuz, yağma edercesine..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mirası hak hukuk demeden yiyorsunuz.

Diyanet İşleri

Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

Diyanet İşleri (eski)

Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.

Diyanet Vakfi

(17-20) Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz, yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz. Haram helâl demeden mirası yiyorsunuz. Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Oysa mirası öyle bir yiyorsunuz ki, haram helal gözetmeden.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Oysa mirası dermecesine (helal haram demeden) öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki!

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki mirası öyle bir yiyiş yiyorsunuz ki

Erhan Aktaş

Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Varis olduğunuz mirası ihtirasla yiyorsunuz.

Fizilal-il Kuran

Size kalan mirası hak gözetmeden yiyorsunuz.

Gültekin Onan

Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.

Hamdi Döndüren

Mirası hırsla yiyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

Mirası halal, haaram demeyib alabildiğinize yersiniz.

Hasib Asutay

Mirası (helâl-haram gözetmeden) hırsla yiyorsunuz. (6) (6. Kadın ve çocuklara miras vermezlerdi.)

Hayrat Neşriyat

Hem mîrâsı, helâl haram demeyen bir yiyişle yiyorsunuz!

İbni Kesir

Mirası hak gözetmeden yersiniz.

Mehmet Okuyan

Mirası hırslı bir yiyişle (helal-haram demeden, hak hukuk gözetmeden) yiyorsunuz.

Muhammed Esed

(başkalarının) mirasını açgözlülükle yiyip bitiriyorsunuz,

Mustafa İslamoğlu

Emeksiz kazancı haram-helal demeden açgözlülükle boğazınıza geçiriyorsunuz,

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve miras bırakılan malı şiddetlicesine yersiniz.

Ömer Öngüt

Size kalan mirası haram helâl demeyip alabildiğine yiyorsunuz.

Suat Yıldırım

Mirasları helâl haram demeden ne gelse yersiniz.

Süleyman Ateş

Mirası hırsla yutuyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı

Mirası, (Allah'ın emirlerini gözetmeden) toplayıp yiyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Helal-haram demeden mirası yiyorsunuz,

Şaban Piriş

Mirası da hak gözetmeden yiyorsunuz.

Tefhim-ul Kuran

Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.

Ümit Şimşek

Mirası haram helâl demeden yiyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mirası (halal-haramına) varmadan yeyirsiniz (qadınların, uşaqların paylarını vermirsiniz).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr verbraucht das Erbe der Minderjährigen gänzlich ohne jegliches Recht.

Almanca — Der Edle Quran

Und ihr verzehrt das Erbe, ja ihr verzehrt es ganz und gar.

Almanca — M. A. Rassoul

Und ihr verzehrt das Erbe (anderer) ganz und gar.

Almanca — Muhammad Zaidan

und ihr verzehrt die Erbschaft im vollständigen Verzehren,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You eat greedily all you can get of the inheritance.

Abdul Haleem

you consume inheritance greedily,

Abdullah Yusuf Ali

And ye devour inheritance - all with greed,

Abul A'la Maududi

and greedily devour the entire inheritance,

Aisha Bewley

you devour inheritance with voracious appetites

Al-Hilali & Khan

And you devour the inheritance all with greed.

Ali Quli Qarai

and you eat the inheritance rapaciously,

Amatul Rahman Omar

And you devour the heritage (of others) wholly and indiscriminately,

Arthur John Arberry

and you devour the inheritance greedily,

Bijan Moeinian

… do not care about the hungry one, cheat each other from the inheritance and…

E. Henry Palmer

and ye devour the inheritance (of the weak) with a general devouring,

Edip-Layth

You consume others inheritance, all with greed.

George Sale

and ye devour the inheritance of the weak, with undistinguishing greediness;

Hamid S. Aziz

And you devour the inheritance (of the weak) with greed,

Mahmoud Ghali

And you eat the heritage with indiscriminate eating,

Marmaduke Pickthall

And ye devour heritages with devouring greed.

Mohamed Ahmed - Samira

And you devour (others') inheritance greedily,

Muhammad Asad

and you devour the inheritance [of others] with devouring greed,

Mustafa Khattab

And you devour ˹others’˺ inheritance greedily,[1]

Progressive Muslims

And you consume others inheritance, all with greed.

Sahih International

And you consume inheritance, devouring [it] altogether,

Sam Gerrans

But consume the inheritance with greed,

Shabbir Ahmed

And you devour the inheritances with greed.

Syed Vickar Ahamed

And you (wrongly) consume inheritance— With all (the) greed,

Taqi Usmani

And you devour the inheritance with a sweeping gulp,

The Monotheist Group

And you consume others inheritance, all with greed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

qui dévorez lʹhéritage avec une avidité vorace,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hûn ji mîratê heqê xelkê dixwin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie verteren het erfdeel gretig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gij verzwelgt de erfenis der zwakken met eene blinde begeerigheid.

Hollandaca — Siregar

En jullie verteren het erfdeel inhalig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и пожираете наследство (сирот, женщин и слабых) едой настойчивой [быстро расходуете],

Rusça — Osmanov

присваиваете алчно [и без разбору] наследство [сирот и жен]

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och ni slukar (andras) arv med glupande aptit.