(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِ اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِ

ve şāhidin ve meşhūdin / ḳutile eSHābu l-uḣdūdi / n-nāri ƶāti l-veḳūdi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَشَاهِدٍve şāhidinش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.ve şahide andolsun
2وَمَشْهُودٍve meşhūdinش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.ve şahidlik edilene
1قُتِلَḳutileق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakkahroldu
2اَصْحَابُeSHābuص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.adamları
3الْاُخْدُودِl-uḣdūdiخ د دOluk/hendek açmak, iz bırakmak veya damgalamak, büzülmek/kırışmak, karşı çıkmak, belirgin gruplara ayırmak, sıralamak veya sınıflandırmakhendeğin
1اَلنَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
2ذَاتِƶātidolu
3الْوَقُودِl-veḳūdiو ق دyakmak, ateşe vermek, ateş yakmaktutuşturulmuş yakıt

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kahrolsun yerde hendekler kazıp ateşler yakanlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kahrolsun yerde hendekler kazıp ateşler yakanlar.

Adem Uğur

Kahroldu o hendeğin sahipleri,

Ahmed Hulusi

Öldürüldü o hendek halkı. . .

Ahmet Tekin

Hendek kazıp mü’minleri hendeklere atarak zulüm ve işkence edenler kahrolsun.

Ahmet Varol

Kahrolsun o hendek ashabı. [2]

Ali Bulaç

Kahrolsun Ashab-ı Uhdud

Ali Fikri Yavuz

(Eski devirlerde müminlere çeşitli eziyetler yapan ve) Ashab-ı Uhdûd (diye adlanan kavim lânet edildiği gibi, Mekke müşrikleri de) lânetlenmiştir.

Ali Rıza Safa

Çukuru hazırlayanların yoldaşları yıkıma uğratıldı!

Bayraktar Bayraklı

- Kahrolsun! Ateşi olan o çukuru kazanlar.

Bekir Sadak

(4-7) Hazirladiklari hendekleri, tutusturulmus atesle doldurarak onun cevresinde oturup, inanmis kimselere dinlerinden donmeleri icin yaptiklari iskenceleri seyredenlerin cani ciksin!

Celal Yıldırım

Uhdûdlular lanetlendiler..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(4-5) O çukurları, alev alev yanan ateş çukurlarını hazırlayanlar mahvolmuşlardır!

Diyanet İşleri

(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.

Diyanet İşleri (eski)

(4-7) Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!

Diyanet Vakfi

(1-7) Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kahroldu o hendeğin sahipleri,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

o hendek sahiplerine la'net edildi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tel'ıyn edildi sahibleri o uhdudun

Erhan Aktaş

Uhdud'un Ashab'ı kahroldu;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Uhdud'un Ashab'ı kahroldu;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Uhdud'un Ashab'ı kahroldu;

Fizilal-il Kuran

Hendekleri hazırlayanların canı çıksın.

Gültekin Onan

Kahrolsun Ashab-ı Uhdud.

Hamdi Döndüren

Yanıcı maddelerle dolu, o ateş hendeklerinin sahipleri kahredildi!

Hasan Basri Çantay

(4-5) tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.

Hasib Asutay

Kahroldu o hendeğin adamları,

Hayrat Neşriyat

(4-5) (Ki mü’minlere işkence yapan) o Ashâb-ı Uhdûd, çırayla tutuşturulmuş o (çok şiddetli) ateş (hendeklerinin sâhibleri) kahrolsun!

İbni Kesir

Uhdud ashabının canı çıksın,

Mehmet Okuyan

Tutuşturulmuş yakıt(la) dolu o ateş(li) çukur(un) halkı kahrolsun!

Muhammed Esed

Onlar (yalnızca) kendilerini yok ederler, o çukuru hazırlayanlar,

Mustafa İslamoğlu

Kahrolsun hendek ehli!

Ömer Nasuhi Bilmen

(3-4) Ve şehâdet eden ve şehâdet olunana. Hendeklerin sahipleri mel'un bulunmuştur.

Ömer Öngüt

Kahrolsun o hendeğin sahipleri!

Suat Yıldırım

(4-5) Tıpkı kahrolası Ashab-ı uhdud’un, o tutuşturulmuş ateşle dolu hendeği hazırlayanların mel’un oldukları gibi...

Süleyman Ateş

Ki kahroldu o hendeğin adamları

Süleymaniye Vakfı

uzun ve derin hendeklerin sahipleri kahrolup gittiler,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O çukurun sahipleri kahroldular.

Şaban Piriş

Kahrolsun hendek sahipleri!

Tefhim-ul Kuran

Kahrolsun Ashab-ı Uhdûd

Ümit Şimşek

Uhdud Ashabı kahrolsun!

Yaşar Nuri Öztürk

Ki gebertildi o hendekçi grup/o kamçıları hendek gibi iz bırakan herifler,

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Nəcrandan İsaya iman gətirmiş kimsələri yandırıb külə döndərən) xəndək sahibləri (ləʼnətə düçar olub) qətl edildilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Verflucht seien die Leute des Grabens,

Almanca — Der Edle Quran

Tod (sei) geweiht den Leuten des Grabens,

Almanca — M. A. Rassoul

Verflucht sind die Leute des Grabens

Almanca — Muhammad Zaidan

Tod sei den Weggenossen des Grabens.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Accursed above all and devoted to perdition shall be those who cut the trench to trench on the liberty of the innocent and enjoyed witnessing their torture, their torment and their agony.

Abdul Haleem

damned were the makers of the trench,

Abdullah Yusuf Ali

Woe to the makers of the pit (of fire),

Abul A'la Maududi

the people of the pit were destroyed

Aisha Bewley

cursed be the Companions of the Pit –

Al-Hilali & Khan

Cursed were the people of the Ditch (in the story of the Boy and the King).[1]

Ali Quli Qarai

perish the Men of the Ditch!

Amatul Rahman Omar

(That these disbelievers will face destruction as were) destroyed the Fellows of the Trenches.

Arthur John Arberry

slain were the Men of the Pit,

Bijan Moeinian

That a blazing Hellfire is…

E. Henry Palmer

The fellows of the pit were slain;

Edip-Layth

Woes to people of the canyon.

George Sale

cursed were the contrivers of the pit,

Hamid S. Aziz

Self-destroyed were the owners of the pit;

Mahmoud Ghali

Slain were (i. e., Those who dug a trench, in which they burnt the believers) the companions of the Trench,

Marmaduke Pickthall

(Self-)destroyed were the owners of the ditch

Mohamed Ahmed - Samira

That accursed are the men of the trench

Muhammad Asad

THEY DESTROY [but] themselves, they who would ready a pit

Mustafa Khattab

Condemned are the makers of the ditch—

Progressive Muslims

Dead are the people of the canyon.

Sahih International

Cursed were the companions of the trench

Sam Gerrans

Damned be the companions of the trench,

Shabbir Ahmed

Destroy themselves all those who dig ditches for others.

Syed Vickar Ahamed

Accursed are (unbelievers, who become) the makers of the pit (of Fire)

Taqi Usmani

cursed were the People of the Trench,

The Monotheist Group

Destroyed will be the people of the ditch!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Périssent les gens de lʹUhdûd,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedanê xendek û koncalan lenet li wan hatiye barandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Doodvallen mogen de makers van de kuil,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gevloekt zijn de meesters van den kuil.

Hollandaca — Siregar

Verdoemd zijn de gravers van de kuil.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Прокляты сделавшие ров [[Когда часть подданных одного неверующего правителя уверовала в Аллаха, этот правитель приказал выкопать ров и устроить в нем огонь. Затем он сказал: «Кто из вас откажется от своей веры, тот будет освобожден, а кто не откажется, тот будет брошен в огонь». Но верующие проявили терпение и их бросили в огонь. Правитель и его сторонники, сидя на краю рва, наблюдали как горят те люди.(см. более подробно в сборнике «Сахих» Муслима)]] (для)

Rusça — Osmanov

Да сгинут губители [невинных] возле рва -

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

GUDS förbannelse över dem (som grävde) en grav (för de troende),