(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِ اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِ
ve şāhidin ve meşhūdin / ḳutile eSHābu l-uḣdūdi / n-nāri ƶāti l-veḳūdi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve tanığa ve görünene.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve tanığa ve görünene.
Adem Uğur
(O günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki,
Ahmed Hulusi
Şahide ve şahit olunana!
Ahmet Tekin
Muhammed’e, peygamberlere, meleklere, Kur’ân’ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir, örnek önderlere, müslümanlara zulmeden zâlimlerin aleyhinde şahitlik yapanlara, denetlenen ümmetlere ve insanlara, delilleri, şâhitleri ortaya konarak, uğradıkları zulmün hesabı sorulacak olan mü’minlere yemin ederim.
Ahmet Varol
Şahide ve şahit olunana. [1]
Ali Bulaç
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
Ali Fikri Yavuz
Cumaya ve arefe gününe ki,
Ali Rıza Safa
Tanıklık edene ve tanıklık edilene!
Bayraktar Bayraklı
- Burçlar sahibi göğe; vaad edilen o güne; tanık olan ve tanık olunana yemin olsun ki,
Bekir Sadak
sahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar oldukten sonra diriltileceklerdir.
Celal Yıldırım
Ve şâhid olana ve şâhid olunana da and olsun ki,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Tanıklık edene ve edilene ki,
Diyanet İşleri
(3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
Diyanet İşleri (eski)
Şahitlik edene ve edilene and olsun ki, insanlar öldükten sonra diriltileceklerdir.
Diyanet Vakfi
(1-7) Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şahitlik edene ve edilene andolsun ki,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
o şahitlik edecek ve şahitlik edilecek olana yemin olsun ki,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve şahide ve meşhuda kasem olsun
Erhan Aktaş
Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Tanığa ve tanıklık edilene ant olsun,
Fizilal-il Kuran
Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki.
Gültekin Onan
Şahid olana (görene) ve şahit olunana (görülene).
Hamdi Döndüren
Tanıklık edene ve tanıklık edilene ki,
Hasan Basri Çantay
şahidle meşhude ki,
Hasib Asutay
Şahitlik edene ve edilene,
Hayrat Neşriyat
Hem (o günde) şâhid olana ve şâhid olunana!
İbni Kesir
Şehadet edene ve şehadet edilene.
Mehmet Okuyan
Şahit(ler)e ve şahitlik edilen(ler)e.
Muhammed Esed
ve O (her şeye) tanıklık eden ile (O'nun tarafından) tanıklık edileni!
Mustafa İslamoğlu
her bir tanık ve sanık şahit olsun (da şu gerçeği ünlesin):
Ömer Nasuhi Bilmen
(3-4) Ve şehâdet eden ve şehâdet olunana. Hendeklerin sahipleri mel'un bulunmuştur.
Ömer Öngüt
Andolsun şâhitlik yapana ve şâhitlik edilene!
Suat Yıldırım
Şahid ile meşhûda kasem ederim ki:
Süleyman Ateş
(O gün) Şahide ve şahidlik edilene andolsun,
Süleymaniye Vakfı
(O gün) Şahit olana da şahit olunana da yemin olsun ki
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hakka şahit olana ve şahit olunan hakka yemin olsun ki,
Şaban Piriş
Şahid olana ve şahid olunana..
Tefhim-ul Kuran
Şahid olana (görene) ve şahid olunana (görülene) .
Ümit Şimşek
Ve şahitlik edene ve hakkında şahitlik edilene.
Yaşar Nuri Öztürk
Tanıklık edene, tanıklık edilene/seyredene, seyredilene,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
And olsun şahidlik edənə və edilənə!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
And olsun şəhadət verənə və (haqqından) şəhadət verilənə (peyğəmbərlərə və onların ümmətlərinə, yaxud cümə və Ərəfə günlərinə) ki,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Bei denen, die den Tag erleben und bei dem, was einst erlebt werden wird!
Almanca — Der Edle Quran
und dem Zeugen und dem Bezeugten!
Almanca — M. A. Rassoul
und beim Zeugen und beim Bezeugten!
Almanca — Muhammad Zaidan
und bei dem Zeugen und Bezeugten,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And by the witness who will give evidence in relation to matters of fact when an account of one’s life is being rendered at judgement, and by the deeds which had been witnessed and will be the witness of one’s worth,
Abdul Haleem
by the Witness and that which is witnessed,
Abdullah Yusuf Ali
By one that witnesses, and the subject of the witness;-
Abul A'la Maududi
and by the witness and what is witnessed:
Aisha Bewley
and the witness and the witnessed,
Al-Hilali & Khan
And by the Witnessing day (i.e. Friday), and by the Witnessed day [i.e. the day of ‘Arafât (Hajj) the ninth of Dhul-Hijjah];
Ali Quli Qarai
by the Witness and the Witnessed:
Amatul Rahman Omar
And the Bearer of witness (- the Prophet), and that to whom the witness is borne (- the Prophet's community),
Arthur John Arberry
by the witness and the witnessed,
Bijan Moeinian
I ( God) swear by the one who witnesses and those against whom the witness is borne.
E. Henry Palmer
And the witness and the witnessed!
Edip-Layth
A witness and a witnessed.
George Sale
by the witness, and the witnessed;
Hamid S. Aziz
And by the witnesses and the witnessed!
Mahmoud Ghali
And (by the) witness and the witnessed-
Marmaduke Pickthall
And by the witness and that whereunto he beareth testimony,
Mohamed Ahmed - Samira
And the witness and the witnessed,
Muhammad Asad
and [of] Him who witnesses [all], and [of] that unto which witness is borne [by Him]!
Mustafa Khattab
and the witness and what is witnessed![1]
Progressive Muslims
And a witness and a witnessed.
Sahih International
And [by] the witness and what is witnessed,
Sam Gerrans
And by the witness and the witnessed!
Shabbir Ahmed
And He Who watches, and that which is being watched (will see that),
Syed Vickar Ahamed
By the one who sees and that which is seen—
Taqi Usmani
and by that which attends, and that which is attended,
The Monotheist Group
And a witness and a witnessed.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et par le témoin et ce dont on témoigne!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond bi wan ên ku şahdeyiyê didin û yên ku şahdeyî ji bo wan jî tê dayîn, ku…
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Bij een getuige en wat getuigd wordt!
Hollandaca — Siregar
Bij de getuige en waarvan getuigd wordt.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и (клянусь) свидетельствующим, и свидетельствуемым [[В День Суда потерпевшие будут свидетельствовать в отношении тех, которые совершили против них преступления. Одними из свидетелей будут убитые из-за их веры в Аллаха.]]!
Rusça — Osmanov
клянусь свидетелем и тем, о чем он свидетельствовал:
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vid Vittnet och Vittnesbördet!