(Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكّٰى
ve mā yudrīke leǎllehu yezzekkā
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَمَا | ve mā | ve ne? | |
| 2 | يُدْرِيكَ | yudrīke | د ر يBeceri ile bilmek, öğrenmek. | bilirsin |
| 3 | لَعَلَّهُ | leǎllehu | belki o | |
| 4 | يَزَّكّٰى | yezzekkā | ز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekat | arınacaktır |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Belki o, arınacaktır, ne bilirsin?
Abdulkadir Gölpınarlı
Belki o, arınacaktır, ne bilirsin?
Adem Uğur
Belki o temizlenecek,
Ahmed Hulusi
Ne bilirsin, belki o arınacak!
Ahmet Tekin
Âmâ ile ilgili seni, önceden bilgilendiren mi oldu? Belki o pislikten, küfürden temizlenecek, vicdanını arındıracak.
Ahmet Varol
Ne bilirsin belki de o arınacaktır?
Ali Bulaç
Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip arınacak?
Ali Fikri Yavuz
Onun halini sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden sormakla cehalet kirinden) temizlenecekti.
Ali Rıza Safa
Ne biliyorsun; belki de o arınacak?
Bayraktar Bayraklı
- Kendisine ama geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü. Sen nereden bileceksin, belki o arınacaktı? Yahut, öğüt dinleyecek de öğüt kendisine yarayacaktı. Kendisini yeterli görüp tenezzül etmeyene gelince; sen ona yöneliyorsun. Onun arınmamasından sen sorumlu değilsin. Fakat koşarak sana gelen, saygı duyarak gelmişken, sen onunla ilgilenmiyorsun.
Bekir Sadak
Ne bilirsin, belki de o arinacak;
Celal Yıldırım
(3-4) Ne bilirsin, belki o temizlenecek veya öğüt alacaktı da o öğüt ona fayda verecekti ?
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ama (ey Peygamber!) Sen nereden bileceksin, belki o kendini arındıracaktı.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
Diyanet İşleri (eski)
Ne bilirsin, belki de o arınacak;
Diyanet Vakfi
(1-4) (Peygamber), âmânın kendisine gelmesinden ötürü yüzünü ekşitti ve çevirdi. (Resûlüm! onun halini) sana kim bildirdi! Belki o temizlenecek, yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecek.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ne bilirsin, belki o temizlenecek.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ne bilirsin o belki temizlenecek
Erhan Aktaş
Sen bilemezsin, belki o tezkiye olacak.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sen bilemezsin, belki o tezkiye olacak.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen bilemezsin, belki o tezkiye olacak.
Fizilal-il Kuran
Ne bileceksin sen belki o arınacak?
Gültekin Onan
Nerden biliyorsun; belki o temizlenip arınacak.
Hamdi Döndüren
Ne bilirsin belki o arınacak?
Hasan Basri Çantay
(Onun haalini) sana hangi şey bildirdi? Belki o, (senden öğrenecekleriyle) temizlenecekdi.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Ne bilirsin, belki o arınacak! (2) (2. Günahlarından.)
Hayrat Neşriyat
(3-4) (Habîbim, yâ Muhammed!) Hâlbuki sana ne bildiriyor ki, belki o (günahlardan)temizlenecekti veya nasîhat alacak da bu nasîhat kendisine fayda verecekti!
İbni Kesir
Ne bilirsin belki de o, temizlenecekti.
Mehmet Okuyan
O (azgın Mekkeli)nin arınacağını veya (gerçeği) hatırlayıp bunun ona yarar sağlayacağını sana bildirecek olan ne olabilir ki!
Muhammed Esed
Nereden bilebilirsin (ey Muhammed,) belki de o arınacaktı,
Mustafa İslamoğlu
"Ve (sana gelince ey Nebi!) Sen nereden bileceksin o (müşrikin) arınacağına dair bir ihtimal bulunduğuna;
Ömer Nasuhi Bilmen
Sana ne şey bildirdi, olabilir ki, o temizlenecektir?
Ömer Öngüt
Resulüm! Ne bilirsin, belki o (senden öğrendikleriyle) temizlenecekti.
Suat Yıldırım
(3-4) Ne bilirsin, belki de alacağı öğütle arınacaktı. Yahut nasihati dinleyip ondan yararlanacaktı?
Süleyman Ateş
Ne bilirsin belki o arınacak?
Süleymaniye Vakfı
(Ey Muhammed!) Sen nereden bileceksin, belki o kendini arındırıp geliştirecek
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ne biliyorsun, belki o kendini geliştirecekti,
Şaban Piriş
Ne bilirsin belki o, arınacaktır.
Tefhim-ul Kuran
Nerden biliyorsun; belki o, temizlenip arınacak?
Ümit Şimşek
Nereden biliyorsun, belki arınacaktı.
Yaşar Nuri Öztürk
Nereden bilirsin, belki de o arınıp temizlenecek.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Nə bilirdin ki, bəlkə o günahlardan təmizlənəcəkdi
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Nə bilirsən, bəlkə də, o (səndən islama dair soruşub öyrənəcəkləri ilə) təmizlənəcəkdir!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Was läßt dich wissen, vielleicht läutert er sich
Almanca — M. A. Rassoul
Was läßt dich aber wissen, daß er sich nicht reinigen wollte
Almanca — Muhammad Zaidan
Und was weißt du, vielleicht wird er sich läutern,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"You Muhammad do not know; he -the blind man- may well hug faith to his innermost thoughts and to his innermost being and commend his secret feelings to Allah.
Abdul Haleem
for all you know, he might have grown in spirit,
Abdullah Yusuf Ali
But what could tell thee but that perchance he might grow (in spiritual understanding)?-
Abul A'la Maududi
How could you know? Perhaps he would cleanse himself,
Aisha Bewley
But how do you know? Perhaps he would be purified
Al-Hilali & Khan
And how can you know that he might become pure (from sins)?
Ali Quli Qarai
And how do you know, maybe he would purify himself,
Amatul Rahman Omar
And what could make you (O Prophet!) know that he might purify himself.
Arthur John Arberry
And what should teach thee? Perchance he would cleanse him,
Bijan Moeinian
How would you know that by attending to him and answering his questions he would not turn into a …
E. Henry Palmer
But what should make thee know whether haply he may be purified?
Edip-Layth
What makes you know, perhaps he is seeking to purify?
George Sale
And how dost thou know whether he shall peradventure be cleansed from his sins;
Hamid S. Aziz
And what would make you know that he would grow (spiritually)
Mahmoud Ghali
And what makes you (The prophet) realize whether he (The blind man (Abdullah ibn Umm Maktûm) would possibly (try) to cleanse himself.
Marmaduke Pickthall
What could inform thee but that he might grow (in grace)
Mohamed Ahmed - Samira
What made you think that he will not grow in virtue,
Muhammad Asad
Yet for all thou didst know, [O Muhammad,] he might perhaps have grown in purity,
Mustafa Khattab
You never know ˹O Prophet˺, perhaps he may be purified,
Progressive Muslims
And what makes you know, perhaps he is seeking to purify
Sahih International
But what would make you perceive, [O Muúammad], that perhaps he might be purified
Sam Gerrans
And what can make thee know — he might purify himself,
Shabbir Ahmed
How could you know that he might have grown in goodness,
Syed Vickar Ahamed
But what could tell you (O Prophet) but that he (the blind man) might by chance grow (in his understanding)?
Taqi Usmani
What could tell you (O prophet about the prospects of the blind man?) May be, (if you had attended him properly,) he would have attained purity,
The Monotheist Group
And what makes you know, perhaps he is seeking to purify?
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Qui te dit: peut-être (cherche)-t-il à se purifier?
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ma tu çi dizanî ka halê wî çî ye? Dibe ku ew xwe (ji gunehan) paqij bike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar hoe kun jij het weten, misschien dat hij zich loutert
Hollandaca — Salomo Keyzer
En hoe kunt gij weten of hij niet misschien van zijne zonden gezuiverd zal worden;
Hollandaca — Siregar
En wat doet jou het weten, misschien wilde hij zich reinigen (van zonden).
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И откуда знать тебе (о, Пророк), – может быть, он [слепой] очистится (от своих грехов),
Rusça — Osmanov
Так откуда же тебе знать: возможно, он очистился бы от скверны [грехов]
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och kanske skulle han - hur hade du kunnat ana detta? - (kanske skulle han) ha vuxit i renhet