Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.

وَاَعِدُّوا لَهُمْ مَا اسْتَطَعْتُمْ مِنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللّٰهِ وَعَدُوَّكُمْ وَاٰخَرِينَ مِنْ دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمْ اَللّٰهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فِي سَبِيلِ اللّٰهِ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

ve eǐddū lehum mā steTaǎ'tum min ḳuvvetin ve min ribāTi l-ḣayli turhibūne bihi ǎduvve (a)llahi ve ǎduvvekum ve āḣarīne min dūnihim lā teǎ'lemūnehumu (a)llahu yeǎ'lemuhum ve mā tunfiḳū min şey'in fī sebīli (a)llahi yuveffe ileykum ve entum lā tuZlemūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَعِدُّواve eǐddūع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.hazırlayın
2لَهُمْlehumonlara karşı
3مَا
4اسْتَطَعْتُمْsteTaǎ'tumط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.gücünüz yettiği kadar
5مِنْmin
6قُوَّةٍḳuvvetinق و يGüçlü olmak, güçlenmek, üstün gelmek, yapabilir olmak, güçlü olmak, dinç olmak, zorlu olmak. Quwwatun (çoğulu quwan) - güç, kuvvet, dinçlik, kararlılık, sağlamlık, azim. Qawun - çöl. Aqwa - çölde kalmak. Muqwin - çöl/vahşi doğa sakinleri (qawiya fiilinden türetilmiştir, bu da ıssız veya terk edilmiş hale gelmek anlamına gelir).kuvvet
7وَمِنْve min
8رِبَاطِribāTiر ب طBağlamak, sıkıştırmak, bağlı olmak, uyum sağlamak, güçlendirmek, (çapa) atmak, sağlam olmak, (düşman sınırında) konuşlanmak, nöbet tutmak, bir şeye sebatla devam etmek/uygulamak, bir şeyde kalmak veya olmak, ordu, donatmak, tahkim etmek, desteklemek, her zaman hazır olmak, bir etkiye karşı hazırlanmak. Ribat - süvari birliği, bağlar.ve cihad için bağlanıp beslenen
9الْخَيْلِl-ḣayliخ ي لBir şey hakkında düşünmek veya fikir sahibi olmak, tahmin etmek veya hayal etmek, aksamak veya duraksamak, hafif topallık, bir şeyi zihinde canlandırmak (imge oluşturmak), algılamak veya keşfetmek, şüphe veya kuşku uyandırmak, bir kavga durumunda korkak veya zayıf kalpli olmak [ve böylece kararlı veya istikrarlı hareket etmemek], korkaklık nedeniyle insanlardan veya bir gruptan geri durmak, gurur ve kendini beğenmişlikte biriyle rekabet etmek/yarışmak/taklit etmek (onun yaptığını yapmak), şüpheli/karışık/belirsiz, bitki veya otla kaplanmak (arazi), devam etmek veya uzaklaşmak, nüfuz edici bir enerjiyle hareket etmek (çabuk olmak), gururlu veya kibirli davranmak, gurur veya kendini beğenmişlikle yürümek, kalp ve bedence zayıf, aşk bağından uzak olmak (eşi olmamak).atlar
10تُرْهِبُونَturhibūneر ه بKorkmak, çekinmek, dehşete düşmek, ürkmek, sakınmak, korkuya kapılmak, kaçınmakkorkutursunuz
11بِهِbihibununla
12عَدُوَّǎduvveع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekdüşmanını
13اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
14وَعَدُوَّكُمْve ǎduvvekumع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmekve sizin düşmanınızı
15وَاٰخَرِينَve āḣarīneا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımve başkalarını
16مِنْmin
17دُونِهِمْdūnihimد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındaonların dışında
18لَا
19تَعْلَمُونَهُمْteǎ'lemūnehumuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamesizin bilmediğiniz
20اَللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
21يَعْلَمُهُمْyeǎ'lemuhumع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebildiği
22وَمَاve māne ki
23تُنْفِقُواtunfiḳūن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.harcarsanız
24مِنْmin
25شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişherşeyden
26فِي
27سَبِيلِsebīliس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebepyolunda
28اللّٰهِ(a)llahiAllah
29يُوَفَّyuveffeو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.tam olarak ödenir
30اِلَيْكُمْileykumsize
31وَاَنْتُمْve entumve siz
32لَا
33تُظْلَمُونَtuZlemūneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakhiç haksızlığa uğratılmazsınız

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah düşmanlarıyla size düşman olanları ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz, fakat Allah'ın bildiği düşmanları korkutmak için onlara karşı kullanmak üzere gücünüz yettiği kadar kuvvet ve besili at hazırlayın, Allah yolunda ne harcarsanız size karşılığı tamamıyla ödenecektir ve asla zulme uğramayacaksınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah düşmanlarıyla size düşman olanları ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz, fakat Allahʼın bildiği düşmanları korkutmak için onlara karşı kullanmak üzere gücünüz yettiği kadar kuvvet ve besili at hazırlayın, Allah yolunda ne harcarsanız size karşılığı tamamıyla ödenecektir ve asla zulme uğramayacaksınız.

Adem Uğur

Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Ahmed Hulusi

Onlar için gücünüz yettiğince kuvvet toplayın ve (cihad için) bağlanarak beslenmiş atlar hazırlayın ki onunla Allah düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka, Allah'ın bilip sizin bilmediğiniz diğerlerini korkutasınız. . . Allah uğruna ne bağışlarsanız, mükafatı size tam ödenir ve hakkınız asla yenmez!

Ahmet Tekin

Düşmanlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvetler, güçlü ordular ve atlı birlikler, hareket kabiliyeti yüksek birimler hazırlayın. Onunla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz Allah’ın bildiği düşmanları dehşete düşürür, korkutursunuz. Allah yolunda İslâm uğrunda karşılık beklemeden, gönüllü ve değerli ne harcarsanız size eksiksiz ödenir. Siz aslâ haksızlığa uğratılmayacaksınız.

Ahmet Varol

Onlara karşı gücünüzün yettiğince kuvvet ve (cihad için) bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki, bunlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan ayrı sizin bilmediğiniz ama Allah'ın bildiği daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız karşılığı size verilir ve haksızlığa uğratılmazsınız.

Ali Bulaç

Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanınızı ve bunların dışında sizin bilmeyip Allah'ın bildiği diğer (düşmanları) korkutup caydırasınız. Allah yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.

Ali Fikri Yavuz

Siz de düşmanlara karşı gücünüzün yettiği kadar her türlü kuvvet ve cihad için, bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki, bununla Allah düşmanını, kendi düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmeyip de Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, onun sevabı eksiksiz size ödenir ve aslâ haksızlığa uğratılmazsınız.

Ali Rıza Safa

Onlara karşı, toplayabildiğiniz kadar güç ve besili atlar hazırlayın. Böylece, hem Allah'ın hem sizin düşmanlarınızı hem de sizin bilmediğiniz, ama Allah'ın bildiği başkalarını yıldırabilirsiniz. Allah'ın yolunda yardımlaşmak amacıyla ne paylaşırsanız, eksiksiz olarak size geri verilir; haksızlık yapılmaz.

Bayraktar Bayraklı

Onlara karşı gücünüzün yettiğince kuvvet hazırlayınız. Ordugahlarda atlar besleyiniz. Böylece hem Allah'ın düşmanını, hem kendi düşmanınızı, hem de onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği düşman kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir; siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Bekir Sadak

Ey inananlar! Onlara karsi gucunuzun yettigi kadar Allah'in dusmani ve sizin dusmanlarinizi ve bunlarin disinda Allah'in bilip sizin bilmediklerinizi yildirmak uzere kuvvet ve savas atlari hazirlayin. Allah yolunda sarfettiginiz her sey size haksizlik yapilmadan, tamamen odenecektir.

Celal Yıldırım

(Ey Müslümanlar!) Onlara karşı gücünüzün yettiğince her türlü kuvveti ve (savaş için) beslenen atları (gereken araçları) hazırlayın. Bununla hem Allah'ın düşmanlarını, hem sizin düşmanlarınızı ve sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutup yıldırırsınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, (karşılığı) size tastamam ödenir, hiç de haksızlığa uğramazsınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve onların gerisinde olup sizin bilmediğiniz, ama Allah’ın bildiklerini korkutup caydırmak üzere, onlara karşı elinizden geldiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda harcadığınız her şeyin karşılığı, zerrece haksızlığa uğratılmadan size tastamam ödenecektir.

Diyanet İşleri

Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.

Diyanet İşleri (eski)

Ey inananlar! Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah'ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size haksızlık yapılmadan, tamamen ödenecektir.

Diyanet Vakfi

Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Siz de gücünüzün yettiği kadar onlara karşı her çeşitten kuvvet biriktirin ve cihad için atlar hazırlayın ki, onlarla hem Allah'ın düşmanlarını, hem de kendi düşmanlarınızı, ayrıca Allah'ın bilip de sizin bilmediğiniz daha başkalarını korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız onun sevabı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sizler de onlara karşı gücünüzün yettiği her çeşit kuvvetten savaş için beslenen atlardan hazırlayın; onunla hem Allah'ın düşmanı hem sizin düşmanınızı, hem de sizin bilmediğinizi fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanlarınızı korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız mükafatı size tamamen ödenir ve hiç zarara uğramazsınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği her kuvvetten ve cihad için beslenen atlardan hazırlık yapın, onunla hem Allah düşmanını korkutursunuz hem sizin düşmanınızı hem de onlardan başka diğerlerini ki onları siz bilmezsiniz, Allah bilir ve Allah yolunda her ne masraf verseniz ecri size tamamen ödenir, hiç de ziyan etmezsiniz.

Erhan Aktaş

Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın ki, bununla Allah'ın ve sizin düşmanınızı ve onların dışındaki sizin bilmeyip, Allah'ın bildiği düşmanları korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Ve hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın ki, bununla Allah'ın ve sizin düşmanınızı ve onların dışındaki sizin bilmeyip, Allah'ın bildiği düşmanları korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Ve hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın ki, bununla Allah'ın düşmanlarını, sizin düşmanınızı ve sizin bilmeyip, Allah'ın bildiği düşmanları korkutasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Ve hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

Fizilal-il Kuran

Ey iman edenler, onlara karşı gücünüzün yettiği kadar – Allah’ın düşmanı ve sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında Allah’ın bilip sizin bilmediklerinizi yıldırmak üzere – kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Allah yolunda sarf ettiğiniz her şey, size haksızlık yapılmadan tamamen ödenecektir.

Gültekin Onan

Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Tanrı'nın düşmanı ve sizin düşmanınız ve bunların dışında sizin bilmeyip Tanrı'nın bildiği diğer (düşmanları) korkutup caydırasınız. Tanrı yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.

Hamdi Döndüren

Onlara (düşmana) karşı, gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Bununla, hem Allah’ın düşmanını hem de sizin düşmanınızı ve onların dışındaki sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği diğerlerini korkutup caydırmış olursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız harcayın, karşılığı size eksiksiz ödenecektir ve siz haksızlığa uğratılmayacaksınız.

Hasan Basri Çantay

Siz de onlara (düşmanlara) karşı gücünüzün yetdiği kadar kuvvet ve (cihad için) bağlanıb beslenen atlar hazırlayın ki bununla (bu hazırlanma ile) Allahın düşmanı ve sizin düşmanınız (olanlar) ı ve bunlardan başka sizin bilemeyib de Allahın bildiği diğerlerini korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız (ecri) size eksiksiz ödenir ve siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet (18) ve cihat için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın (19), onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri (20) korkutunuz. Allah yolunda ne harcarsanız (karşılığı) size eksiksiz ödenir. Siz (asla) haksızlığa uğratılmazsınız. (18. Her türlü savaş araçları ve malzemesi.) (19. Beslenen atlar hazırlayın. Savaş atlarının ayrıca zikredilmesi, ona olan ihtiyacın her zaman devam ettiğine işarettir.) (20. Onlar münafıklar veya Yahudilerdir.)

Hayrat Neşriyat

Onlara karşı gücünüzün yettiği her kuvvetten ve (cihâd için) bağlanıp beslenen atlardan (sürekli bakımı yapılan savaş vâsıtalarından) hazırlayın; bununla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin kendilerini bilmediğiniz, Allah’ın onları bildiği diğer (düşman) kimseleri korkutursunuz. Hem Allah yolunda her ne şey sarf ederseniz, karşılığı size tam olarak verilir ve siz (aslâ) haksızlığa uğratılmazsınız.

İbni Kesir

Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki bununla Allah'ın düşmanı, sizin düşmanınız ve bunlardan başka sizin bilmeyip te Allah'ın bildiği diğerlerini korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, size ödenir ve siz asla zulmolunmazsınız.

Mehmet Okuyan

Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen (savaş) atlar(ı) hazırlayın ki on(lar)la Allah’ın düşman(lar)ını, sizin düşman(lar)ınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği diğerlerini korkutursunuz. Allah yolunda ne infak ederseniz (verirseniz) size eksiksiz ödenir; siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.

Muhammed Esed

O halde, onlara karşı toplayabildiğiniz kadar kuvvet ve binek hayvanı hazır edin ki bununla hem Allahın, hem sizin düşmanınız olan bu insanları, hem de sizin bilmediğiniz ama Allahın bildiği başkalarını caydırabilesiniz; (ve bilin ki), Allah yolunda her ne sarf ederseniz size bütünüyle ödenecek ve size haksızlık yapılmayacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Siz de onlara karşı gücünüz oranında kuvvet ve atlı birlik hazırlayıp, bu yolla hem Allah düşmanlarını, hem kendi düşmanlarınızı, hem de bunlar dışında sizin bilmeyip Allah'ın bildiği daha başkalarını yıldırıp caydırabilesiniz. Ve Allah yolunda her ne harcarsanız size tümüyle geri ödenecektir; ve siz asla zulme uğramayacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara karşı gücünüzün yettiği her kuvvetten ve bazı atlardan hazırlayınız. Bununla Allah Teâlâ'nın düşmanını ve sizin düşmanınızı ve onlardan başkalarını, (ki bunları siz bilmezsiniz, Allah Teâlâ bilir) korkutursunuz. Ve her neyi ki, Allah yolunda infak edersiniz, size tamamen ödenir ve siz asla zulme uğratılmazsınız.

Ömer Öngüt

(Ey iman edenler!) Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Bununla hem Allah'ın düşmanlarını, hem de sizin düşmanlarınızı ve bunların dışında sizin bilmediğiniz Allah'ın bildiği diğer düşmanlarınızı korkutup yıldırırsınız. Allah yolunda ne harcarsanız, size eksiksiz ödenir ve siz aslâ haksızlığa uğratılmazsınız.

Suat Yıldırım

Düşmanlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın. Savaş atları yetiştirin ki bu hazırlıkla Allah’ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve onların ötesinde sizin bilemeyip de, ancak Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutup yıldırasınız. Allah yolunda her ne harcarsanız, onun karşılığı size eksiksiz ödenir, size asla haksızlık yapılmaz.

Süleyman Ateş

Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Bununla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız tam olarak size ödenir, hiç haksızlığa uğratılmazsınız.

Süleymaniye Vakfı

Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar hazırlayın. Onlar ile Allah'ın düşmanını, kendi düşmanınızı ve ayrıca sizin bilmeyip de Allah'ın bildiği öbür düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız, size tam olarak ödenir, haksızlığa uğratılmazsınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve atlı birlikler hazırlayın ki Allah'ın düşmanını, kendi düşmanınızı ve ayrıca sizin bilmeyip de Allah'ın bildiği öbür düşmanları korkutasınız. Allah yolunda ne harcarsanız, size tam olarak ödenir. Haksızlığa uğratılmazsınız.

Şaban Piriş

Siz de onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın ki bununla Allah'ın düşmanlarını, sizin düşmanlarınızı ve sizin bilmeyip Allah'ın bildiği bundan başka düşmanları korkutasınız. Allah yolunda sarfettiğiniz her şey size hiç bir haksızlık yapılmadan ödenecektir.

Tefhim-ul Kuran

Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, Allah'ın düşmanı ve sizin düşmanınızı ve bunların dışında sizin bilmeyip Allah'ın bildiği diğer (düşmanları) korkutup caydırasınız. Allah yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız.

Ümit Şimşek

Onlara karşı gücünüzün yettiği her türlü kuvveti ve savaş için eğitilmiş atları hazırlayın-tâ ki, bunlarla Allah'ın düşmanını ve sizin düşmanınızı ve bunlardan başka Allah'ın bildiği, sizin ise bilemediğiniz düşmanlarınızı korkutasınız. Siz Allah yolunda ne harcarsanız, hiçbir haksızlık yapılmadan onun karşılığı size ödenir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara karşı, gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın. Ordugahlarda atlar besleyin. Böylece hem Allah'ın düşmanını hem kendi düşmanınızı hem de bunlardan başkalarını korkutabilirsiniz. Siz onları bilmezsiniz ama Allah hepsini bilir. Allah yolunda harcadığınız herşey size tam olarak ödenir; hiçbir haksızlığa uğratılmazsınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Düşmənlərə qarşı bacardığınız qədər qüvvə və döyüş atları hazırlayın ki, bununla Allahın düşmənini, öz düşməninizi və onlardan başqa sizin bilmədiyiniz, lakin Allahın bildiyi kimsələri qorxudasınız. Allah yolunda nə xərcləsəniz, əvəzi sizə tam ödənilər və sizə zülm edilməz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey möʼminlər) Allahın düşmənini və öz düşməninizi, onlardan başqa sizin bilmədiyiniz, lakin Allahın bildiyi düşmənləri (münafiqləri) qorxutmaq üçün kafirlərə qarşı bacardığınız qədər qüvvə və (cihad üçün bəslənilən) döyüş atları tədarük edin. Allah yolunda nə xərcləsəniz, onun əvəzi artıqlaması ilə ödənilər və sizə heç bir haqsızlıq edilməz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Bereitet gegen sie alles vor, was ihr an Kriegsausrüstung, und berittenen Kämpfern aufbieten könnt, um Gottes Feinde, eure Feinde und andere außer ihnen abzuschrecken, die ihr nicht durchschaut, die Gott aber gewiß kennt. Was ihr für Gottes Sache spendet, wird euch vergolten. Euch geschieht kein Unrecht.

Almanca — Der Edle Quran

Und haltet für sie bereit, was ihr an Kraft und an kampfbereiten Pferden (haben) könnt, um damit den Feinden Allahs und euren Feinden Angst zu machen, sowie anderen außer ihnen, die ihr nicht kennt; Allah aber kennt sie! Und was immer ihr auf Allahs Weg ausgebt, wird euch in vollem Maß zukommen, und es wird euch kein Unrecht zugefügt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und rüstet gegen sie auf, soviel ihr an Streitmacht und Schlachtrossen aufbieten könnt, damit ihr Allahs Feind und euren Feind - und andere außer ihnen, die ihr nicht kennt abschreckt; Allah kennt sie (alle) Und was ihr auch für Allahs Sache aufwendet, es wird euch voll zurückgezahlt werden, und es soll euch kein Unrecht geschehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und bereitet euch ihnen gegenüber mit allem vor, was euch an Macht und an (für den Kampf vorgesehenen) Pferden zur Verfügung steht, um damit die Feinde ALLAHs, eure Feinde und andere außer ihnen, die ihr nicht kennt aber ALLAH kennt, abzuschrecken. Und was immer ihr fi-sabilillah spendet, wird euch zurückerstattet, und ihr werdet dabei keine Vorenthaltung erfahren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And prepare for them you Muslims all you can recruit of strength: armed forces and mounted troops- to strike terror into the hearts and minds of Allah's enemy who is your enemy, and into the hearts and minds of others whom you do not know but Allah knows them. And remember that whatever you spend in divine service you shall be reimbursed and never shall you be wronged.

Abdul Haleem

Prepare whatever forces you [believers] can muster, including warhorses, to frighten off God’s enemies and yours, and warn others unknown to you but known to God. Whatever you give in God’s cause will be repaid to you in full, and you will not be wronged.

Abdullah Yusuf Ali

Against them make ready your strength to the utmost of your power, including steeds of war, to strike terror into (the hearts of) the enemies, of Allah and your enemies, and others besides, whom ye may not know, but whom Allah doth know. Whatever ye shall spend in the cause of Allah, shall be repaid unto you, and ye shall not be treated unjustly.

Abul A'la Maududi

Make ready for an encounter against them all the forces and well-readied horses you can muster that you may overawe the enemies of Allah and your own enemies and others besides them of whom you are unaware but of whom Allah is aware. Whatever you may spend in the cause of Allah shall be fully repaid to you, and you shall not be wronged.

Aisha Bewley

Arm yourselves against them with all the firepower and cavalry you can muster, to terrify the enemies of Allah and your enemies, and others besides them whom you do not know. Allah knows them. Anything you spend in the Way of Allah will be repaid to you in full. You will not be wronged.

Al-Hilali & Khan

And make ready against them all you can of power, including steeds of war (tanks, planes, missiles, artillery) to threaten the enemy of Allâh and your enemy, and others besides whom, you may not know but whom Allâh does know. And whatever you shall spend in the Cause of Allâh shall be repaid unto you, and you shall not be treated unjustly.

Ali Quli Qarai

Prepare against them whatever you can of [military] power and war-horses, awing thereby the enemy of Allah, and your enemy, and others besides them, whom you do not know, but Allah knows them. And whatever you spend in the way of Allah will be repaid to you in full, and you will not be wronged.

Amatul Rahman Omar

(Believers! it is your duty also that you) keep prepared to meet them with whatever you can afford of armed force and of mounted pickets at the frontier, to strike terror thereby into the hearts of the enemies of Allâh and your enemies and such others besides them that you do not know, (but) Allâh knows them. And whatever you spend in the cause of Allâh, it shall be repaid to you in full and you will not be dealt with unjustly.

Arthur John Arberry

Make ready for them whatever force and strings of horses you can, to terrify thereby the enemy of God and your enemy, and others besides them that you know not; God knows them. And whatsoever you expend in the way of God shall be repaid you in full; you will not be wronged.

Bijan Moeinian

You must organize a well-equipped army [to defend yourself and] to frighten your enemies as well as the enemies of God (whom you know) and the other enemies (whom you do not know) but God knows them well. Know that anything that you spend in the cause of God is not lost and you will be paid back in full.

E. Henry Palmer

Prepare ye against them what force and companies of horse ye can, to make the enemies of God, and your enemies, and others beside them, in dread thereof. Ye do not know them, but God knows them! and whatever ye expend in God's way He will repay you; and ye shall not be wronged.

Edip-Layth

Prepare for them all that you can of might, and from horse powers, that you may instill fear with it towards God's enemy and your enemy, and others beside them whom you do not know but God knows them. Whatever you spend in the cause of God will be returned to you, and you will not be wronged.

George Sale

Therefore prepare against them what force ye are able, and troops of horse, whereby ye may strike a terror into the enemy of God, and your enemy, and into other infidels besides them, whom ye know not, but God knoweth them. And whatsoever ye shall expend in the defence of the religion of God, it shall be repaid unto you, and ye shall not be treated unjustly.

Hamid S. Aziz

Prepare you against them what strength of forces and horses you have to the utmost of your power, that thereby you may dismay the enemies of Allah, and your enemies, and others beside them whom you know not. You do not know them, but Allah knows them! Whatever you spend in the Way of Allah, it will be repaid you in full; and you shall not be wronged.

Mahmoud Ghali

And prepare for them whatever power and whatever garrisoned horses you can, to (spread) awe thereby into (the hearts) of the enemy of Allah and your enemy, and others, apart from them (i. e., besides them) that you do not know; Allah knows them. And whatever you expend in the way of Allah will be repaid you in full, and you will not be done an injustice.

Marmaduke Pickthall

Make ready for them all thou canst of (armed) force and of horses tethered, that thereby ye may dismay the enemy of Allah and your enemy, and others beside them whom ye know not. Allah knoweth them. Whatsoever ye spend in the way of Allah it will be repaid to you in full, and ye will not be wronged.

Mohamed Ahmed - Samira

Prepare against them whatever arms and cavalry you can muster, that you may strike terror in (the hearts of) the enemies of God and your own, and others besides them not known to you, but known to God. Whatever you spend in the way of God will be paid back to you in full, and no wrong will be done to you.

Muhammad Asad

Hence, make ready against them whatever force and war mounts you are able to muster, so that you might deter thereby the enemies of God, who are your enemies as well, and others besides them of whom you may be unaware, [but] of whom God is aware; and whatever you may expend in God's cause shall be repaid to you in full, and you shall not be wronged.

Mustafa Khattab

Prepare against them what you ˹believers˺ can of ˹military˺ power and cavalry to deter Allah’s enemies and your enemies as well as other enemies unknown to you but known to Allah. Whatever you spend in the cause of Allah will be paid to you in full and you will not be wronged.

Progressive Muslims

And prepare for them all that you can of might, and from the steeds of war, that you may instil fear with it towards God's enemy and your enemy, and others beside them whom you do not know but God knows them. And whatever you spend in the cause of God will be returned to you, and you will not be wronged.

Sahih International

And prepare against them whatever you are able of power and of steeds of war by which you may terrify the enemy of Allah and your enemy and others besides them whom you do not know [but] whom Allah knows. And whatever you spend in the cause of Allah will be fully repaid to you, and you will not be wronged.

Sam Gerrans

And prepare for them what you are able of forces and of cavalry, to terrify thereby the enemy of God, and your enemy, and others besides them whom you know not; God knows them. And whatever you spend in the cause of God will be repaid to you in full; and you will not be wronged.

Shabbir Ahmed

Make ready for them all the power you can muster, and all the equipment you can mobilize so that you may deter the enemies of Allah, and your enemies. And others beside them whom you know not, Allah knows them. Whatever wealth and effort you spend on your defenses, will be your spending in the Cause of Allah, and it will be repaid to you generously. And you shall not be wronged.

Syed Vickar Ahamed

Against them make ready all your strength to the utmost of your power, including the (strong) horses of war, to cause fear in the enemies of Allah and your enemies, and others besides (them), whom you may not know but whom Allah does (indeed) know. And whatever you spend in the Cause of Allah, (it) shall be repaid back to you; You shall not be treated unjustly.

Taqi Usmani

Prepare against them whatever force you can, and the trained horses whereby you frighten Allah’s enemy and your own enemy and others besides them whom you do not know. Allah knows them. Whatever thing you spend in the way of Allah, it will be paid to you in full, and you shall not be wronged.

The Monotheist Group

And prepare for them all that you can of might, and from the steeds of war, that you may instill terror with it towards the enemy of God and your enemy, and others besides them whom you do not know but God knows them. And whatever you spend in the cause of God will be returned to you, and you will not be wronged.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et préparez (pour lutter) contre eux tout ce que vous pouvez comme force et comme cavalerie équipée, afin dʹeffrayer lʹennemi dʹAllah et le vôtre, et dʹautres encore que vous ne connaissez pas en dehors de ceux-ci mais quʹAllah connaît. Et tout ce que vous dépensez dans le sentier dʹAllah vous sera remboursé pleinement et vous ne serez point lésés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(gelî bawermendan) Hûn jî çiqas ku ji we bê, ji hêz û hespên girêdayî li hember wan (dijminên xwe) xwe amade bikin. Ku hûn bi wê dijminê Xwedê û dijminê xwe û hin dijminên din jî ku hûn bi wan nizanin, lê belê Xwedê bi wan dizane, çavtirsandî bikin. Çi tiştê ku hûn di riya Xwedê de xerc bikin, (bêkêmasî) xêra wê dê ji we re bê dayîn û qet neheqî li we nayê kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En maakt tegen hen zo goed als jullie kunnen de bewapening en de inzetbare paarden gereed om Gods vijand en jullie vijand daarmee vrees aan te jagen en afgezien van hen anderen die jullie niet kennen, maar die God kent. En wat jullie ook als bijdrage op Gods weg geven, het zal jullie worden vergoed en jullie zal geen onrecht worden aangedaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Verzamel dus alle krachten die gij tegen hen hebt, en troepen paarden, waarmede gij den vijand Gods moogt verschrikken, en ook uw vijand en alle ongeloovigen buiten hen, welke gij niet kent, maar die God kent. En wat gij voor de verdediging van Gods geloof besteedt, zal u worden terug betaald en gij zult niet onrechtvaardig worden behandeld.

Hollandaca — Siregar

En brengt wat jullie kunnen aan macht bij elkaar, om hen mee te bevechten, waaronder strijdrossen om daarmee de vijanden van Allah en jullie vijanden angst aan te jagen, en ook anderen die jullie niet kennen (en) die Allah wel kent. En wat jullie ook aan bijdragen uitgeven op de Weg van Allah, Hij zal jullie volledig vergoeden. En jullie zal geen onrecht worden aangedaan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И приготовьте (о, верующие) для них [для встречи с вашими врагами], насколько можете, силы [оружия] и отрядов конницы; вы устрашите этим врага Аллаха, и вашего врага (которые ждут как напасть на вас), и других, помимо них [кроме этих] (которые не показывают открыто вам свою вражду) (и которых) вы (и) не знаете, (а) Аллах знает их (и то, что они затаили в своих душах). И что бы вы ни израсходовали на пути Аллаха (будь то имущество или ваши силы, много или мало), будет полностью возмещено вам (Аллахом) (в этом мире и вернется наградой в День Суда), и вы не будете обижены (в этом) [ваша награда нисколько не будет убавлена].

Rusça — Osmanov

Приготовьте [, верующие,] против неверующих сколько можете военной силы и взнузданных коней - таким образом вы будете держать в страхе врагов Аллаха и ваших врагов, а сверх того и иных [врагов], о которых вы и не догадываетесь, но Аллаху ведомо о них. И сколько бы вы ни потратили на пути Аллаха, вам будет уплачено сполна и к вам не будет проявлена несправедливость.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och vidtag alla rustningar ni förmår och håll stridshästarna i beredskap så att ni injagar skräck i Guds och era fiender och i andra vars existens ni är okunniga om - men som Gud känner. Och vad ni än ger (i kampen) för Guds sak skall gottgöras er fullt ut och ingen skall tillfogas orätt.