İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَبَقُوا اِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ
ve lā yeHsebenne (e)lleƶīne keferū sebeḳū innehum lā yuǎ'cizūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfirler, işin geçip gittiğini, kendilerinin unutulduğunu ve bir daha da horlanmayacaklarını, âciz bir hâle getirilmeyeceklerini sanmasınlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kâfirler, işin geçip gittiğini, kendilerinin unutulduğunu ve bir daha da horlanmayacaklarını, âciz bir hâle getirilmeyeceklerini sanmasınlar.
Adem Uğur
İnkâr edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) âciz bırakamazlar.
Ahmed Hulusi
O hakikat bilgisini inkar edenler, sakın kaçarak kendilerini kurtaracaklarını sanmasınlar. . . Kesinlikle onlar (Allah'ı) dilediğini yapmaktan aciz bırakamazlar!
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, ilâhî kanunların dışına çıkarak yakayı kurtardık sanmasınlar. Çünkü onlar bizi âciz bırakamazlar.
Ahmet Varol
İnkar edenler yakalarını kurtarıp geçtiklerini sanmasınlar. Onlar (bizi) acze düşüremezler. [9]
Ali Bulaç
İnkar edenler, kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (bizi) aciz bırakamazlar.
Ali Fikri Yavuz
(Bedir savaşında) kurtulan kâfirler, aslâ zannetmesinler ki, azabımızdan kurtulmuşlardır. Onlar, kendilerine azabımızın ulaşmasından bizi âciz bırakamazlar.
Ali Rıza Safa
Nankörlük edenler, kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar. Kuşkusuz, güçsüz bırakamazlar.
Bayraktar Bayraklı
İnkar edenler, bizim elimizden kurtulup geçtiklerini sanmasınlar. Onlar bizi aciz bırakamazlar.
Bekir Sadak
Inkar edenler, asla one gectiklerini sanmasinlar, cunku onlar sizi aciz birakamiyacaklardir.
Celal Yıldırım
O inkâr edenler, öne geçtiklerini (ve geçeceklerini) hiç de sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi ve sizi) âciz bırakamazlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İnkâra sapanlar sakın yakayı kurtardık sanmasınlar; çünkü ne yapsalar kurtulamayacaklardır
Diyanet İşleri
İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.
Diyanet İşleri (eski)
İnkar edenler, asla öne geçtiklerini sanmasınlar, çünkü onlar bizi aciz bırakamıyacaklardır.
Diyanet Vakfi
İnkâr edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) âciz bırakamazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O kâfirler ileri geçip kurtulduklarını sanmasınlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz bırakamazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve sakın küfredenler ileri gidip kurtulduklarını sanmasınlar, çünkü onlar aciz bırakamazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o küfr edenler asla zannetmesinler ki ileri gitmişlerdir çünkü onlar aciz bırakamazlar
Erhan Aktaş
Kafirler kendilerinden vazgeçildiğini sanmasınlar. Onlar, Bizi aciz bırakamazlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Kafirler kendilerinden vazgeçildiğini sanmasınlar. Onlar, Bizi aciz bırakamazlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerinden vazgeçildiğini sanmasınlar. Onlar, Bizi aciz bırakamazlar.
Fizilal-il Kuran
Kâfirler sakın yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar bizi kesinlikle aciz bırakamazlar.
Gültekin Onan
Küfredenler kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (bizi) aciz bırakamazlar.
Hamdi Döndüren
O inkâr edenler, sakın (Allah’tan) kurtulacaklarını sanmasınlar! Çünkü onlar (O’nu) güçsüz bırakamazlar.
Hasan Basri Çantay
O küfredenler (yakalarını kurtarıb) geçdiklerini ve (sizi) aciz bırakacaklarını asla zannetmesin (ler).
Hasib Asutay
İnkâr edenler asla (Allah'ın azabından) yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) aciz bırakamazlar.
Hayrat Neşriyat
İnkâr edenler sakın öne geçtiklerini (kaçıp kurtulduklarını) sanmasınlar! Şübhe yok ki onlar (Allah’ı) âciz bırakamazlar.
İbni Kesir
Küfredenler; asla öne geçtiklerini ve bizi aciz bırakacaklarını sanmasınlar.
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar (Allah’ı) geçtiklerini (azaptan kurtulduklarını) sanmasınlar! Şüphesiz ki onlar, (bizi) aciz bırakamazlar.
Muhammed Esed
(Bunun için) o hakkı inkara şartlanmış olanlar, (Allahtan) kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar: (Onun murad ettiği şeyin gerçekleşmesine) asla engel olamayacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Nitekim, küfre saplanan kimseler (Bizi) aşabileceklerini sanmasınlar. Unutmasınlar ki onlar (Allah'ı) atlatamazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kâfirler asla zannetmesinler ki, ilerleyip kurtulmuşlardır. Şüphe yok ki, onlar aciz bırakamayacaklardır.
Ömer Öngüt
Kâfirler (kendilerini kurtarıp) geçtiklerini sanmasınlar. Şüphesiz ki onlar (Allah'ı) âciz bırakamazlar.
Suat Yıldırım
İnkâr edenler, öne geçtiklerini hiç zannetmesinler. Onlar elimizden kurtulamazlar.
Süleyman Ateş
İnkar edenler (bizim elimizden kurtulup) geçtiklerini sanmasınlar. Onlar (bizi) aciz bırakamazlar.
Süleymaniye Vakfı
Kafirlik edenler, kaçıp kurtulabileceklerini sanmasınlar; onlar sizi çaresiz bırakamazlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
O kafirler, kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar. Sizi çaresiz bırakamazlar.
Şaban Piriş
O kafirler asla üstün geldiklerini sanmasınlar. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.
Tefhim-ul Kuran
Küfre sapanlar, kaçıp kurtulduklarını sanmasınlar; gerçek şu ki, onlar (bizi) aciz bırakamazlar.
Ümit Şimşek
İnkâr edenler kimseyi atlattıklarını sanmasın; onlar Allah'ı âciz bırakamazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre sapanlar sakın öne geçtiklerini düşünmesinler. Onlar bizi aciz bırakamazlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Qoy kafirlər əzabdan qaça biləcəklərini zənn etməsinlər. Çünki onlar ondan yaxa qurtara bilməzlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Bədr müharibəsində qaçıb) canlarını qurtaran kafirlər əsla elə zənn etməsinlər ki, (əzabımızdan) xilas olmuşlar. Onlar (Allahı özlərinə əzab verməkdən) aciz edə bilməzlər! (Allahın əzabından qaçıb qurtara bilməzlər!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Ungläubigen sollen nicht meinen, daß sie Gottes Strafe entwichen sind. Gott fällt es nicht schwer, sie zur Rechenschaft zu ziehen.
Almanca — Der Edle Quran
Und diejenigen, die ungläubig sind, sollen ja nicht meinen, sie könnten zuvorkommen. Sie werden sich (Mir) gewiß nicht entziehen.
Almanca — M. A. Rassoul
Laß die Ungläubigen nicht meinen, sie hätten (Uns) übertroffen. Wahrlich, sie können nicht siegen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und diejenigen, die Kufr betrieben haben, sollen nicht denken, daß sie (Uns) entkamen. Gewiß, sie machen (Uns) nicht zu schaffen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And those infidels who deny Allah must realize that they have not escaped His divine attributes of Prescience and Omniscience nor shall they deter Him from afflicting them with a retributive punishment.
Abdul Haleem
The disbelievers should not think they have won; they cannot escape.
Abdullah Yusuf Ali
Let not the unbelievers think that they can get the better (of the godly): they will never frustrate (them).
Abul A'la Maududi
Let not the deniers of the truth be deluded that they will gain any advantage. Surely, they, can never overcome Us!
Aisha Bewley
Do not imagine that those who are kafir have got ahead. They are quite powerless.
Al-Hilali & Khan
And let not those who disbelieve think that they can outstrip (escape from the punishment). Verily, they will never be able to save themselves (from Allâh’s Punishment).
Ali Quli Qarai
Let the faithless not suppose that they have outmaneuvered [Allah]. Indeed they cannot thwart [His power].
Amatul Rahman Omar
And let not those who disbelieve think that they have outstripped (Us). They shall not be able to frustrate (Our purpose).
Arthur John Arberry
And thou art not to suppose that they who disbelieve have outstripped Me; they cannot frustrate My will.
Bijan Moeinian
Let not those who disbelieve think that they can get away with it. There is no way that they can frustrate the Lord.
E. Henry Palmer
Deem not that those who misbelieve can win; verily, they cannot make (God) powerless!
Edip-Layth
Let not those who have rejected think that they have escaped; they will never avail themselves.
George Sale
And think not that the unbelievers have escaped God's vengeance, for they shall not weaken the power of God.
Hamid S. Aziz
Let not those who disbelieve deem that they can outstrip (believers or Allah's purpose); verily, they cannot frustrate them (or escape).
Mahmoud Ghali
And definitely let not the ones who have disbelieved reckon that they have outstripped (the believers); surely they (cannot) defy (My Will).
Marmaduke Pickthall
And let not those who disbelieve suppose that they can outstrip (Allah's Purpose). Lo! they cannot escape.
Mohamed Ahmed - Samira
The infidels should not think that they can bypass (the law of God). Surely they cannot get away.
Muhammad Asad
And let them not think - those who are bent on denying the truth -that they shall escapee [God]: behold, they can never frustrate [His purpose].
Mustafa Khattab
Do not let those disbelievers[1] think they are not within reach. They will have no escape.
Progressive Muslims
And let not those who have rejected think that they have escaped; they will never avail themselves.
Sahih International
And let not those who disbelieve think they will escape. Indeed, they will not cause failure [to Allah ].
Sam Gerrans
And let not those who ignore warning think they have got away; they cannot escape.
Shabbir Ahmed
Let not the rejecters suppose that they can get away with their violations. They cannot escape the Law of Requital.
Syed Vickar Ahamed
And do not let the disbelievers think that they can gain (over and escape the punishment): They will never be able to save themselves.
Taqi Usmani
The disbelievers should never think that they have surpassed (the divine punishment). Surely, they cannot frustrate (the Divine will).
The Monotheist Group
And let not those who have rejected think that they have escaped; they will never avail themselves.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Que les mécréants ne pensent pas quʹils Nous ont échappé. Non, ils ne pourront jamais Nous empêcher (de les rattraper à nʹimporte quel moment).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bila ew ên kafirbûne guman nekin ku ew ji ezabê Xwedê xelas bûne. Bêguman ew nikarin me naçar bihêlin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij die ongelovig zijn moeten er niet op rekenen (Ons) te vlug af te zijn; zij kunnen er niets tegen doen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En denkt niet dat de ongeloovigen Gods wraak ontgaan; want zij zullen Gods macht niet verminderen.
Hollandaca — Siregar
En laten degenen die ongelovig zijn zeker niet denken dat zij (de bestraffing van Allah) kunnen tegenhouden. Voorwaar, zij kunnen (die) niet ontkrachten.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И пусть не думают те, которые стали неверующими, что они миновали (наказание Аллаха и уже спаслись); поистине, они не ослабят [не смогут сделать так, что наказание их не постигнет].
Rusça — Osmanov
Те, которые не уверовали, пусть не думают, что они спаслись [от наказания Аллаха]. Воистину, им не сравниться [с Аллахом силою].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Förnekarna (som kom ifrån drabbningen med livet i behåll) skall inte tro att de har sluppit undan; de kan inte sätta (Guds vilja) ur spel.