Onların, Ka'be'nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.

وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِنْدَ الْبَيْتِ اِلَّا مُكَاءً وَتَصْدِيَةً فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

ve mā kāne Salātuhum ǐnde l-beyti illā mukā'en ve teSdiyeten fe ƶūḳū l-ǎƶābe bimā kuntum tekfurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve şey
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan
3صَلَاتُهُمْSalātuhumص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranonların+Namaz, Allah’a yönelmek, ibadet, dua, rahmet, din, destek, yardımlaşma, karşılıklı iletişim, bağ kurmak, bağlı olmak.
4عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
5الْبَيْتِl-beytiب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirYapı
6اِلَّاillāsadece
7مُكَاءًmukā'enم ك وRenginden dolayı böyle adlandırılan, ıslık çalan kuş.ıslık çalmadan
8وَتَصْدِيَةًve teSdiyetenص د يEl çırpmak, onurla karşılamak, alkışlamak, dikkat etmek, hitap etmek, ilgi veya dikkat veya zihin yöneltmek, eğilmek, yatıştırılmış/ikna edilmiş/kandırılmış, aldatılmış/kandırılmış/büyülenmiş/atlatılmış/alt edilmiş, taklit etmekve el çırpmadan
9فَذُوقُواfe ƶūḳūذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duyguO halde tadın
10الْعَذَابَl-ǎƶābeع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabı
11بِمَاbimādolayı
12كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmanızdan
13تَكْفُرُونَtekfurūneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar ediyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tanrı evine karşı namazları, ancak ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibaret. Artık kâfir olmanıza karşılık tadın azâbı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tanrı evine karşı namazları, ancak ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibaret. Artık kâfir olmanıza karşılık tadın azâbı.

Adem Uğur

Onların Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (Ey kâfirler!) İnkâr etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın!

Ahmed Hulusi

Onların El Beyt'in (Beytullah'ın) indindeki (katındaki) salatları (yönelişleri), ıslık çalmak ve el çırpmak olandan (atalarının dışa dönük tapınma biçiminden) başka bir şey değildir. . . O halde gerçeği inkar etmenizden (küfrünüzden) ötürü tadın azabı!

Ahmet Tekin

Onların Beytullah’ın yanındaki duaları da ıslık çalmak ve alkış tutmaktan ibarettir. O halde, inkâr etmekte olduğunuz şeylerden dolayı şimdi azâbı tadın, ey kâfirler!

Ahmet Varol

Onların Ka'be'nin yanındaki namazları ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. 'İnkar etmenize karşılık azabı tadın bakalım!.'

Ali Bulaç

Onların Beyt(-i Şerif) önündeki duaları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başkası değildir. Artık inkar ettikleriniz dolayısıyla tadın azabı.

Ali Fikri Yavuz

Onların Beyt-i Haram’da namazları (duaları) ise ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değil. Artık ey kâfirler, yaptığınız küfürden dolayı tadın azabı...

Ali Rıza Safa

Ev'in yanındaki yakarışları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. "Nankörlük etmenize karşılık, artık tadın cezayı!"

Bayraktar Bayraklı

Onların Beytullah'taki duaları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Ey inkarcılar! İnkar etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadınız!

Bekir Sadak

Kabe'deki tapinmalari sadece islik calmak ve el cirpmaktan baska bir sey degildir. Inkariniza karsilik artik azabi tadin.

Celal Yıldırım

Beyt'in (Allah'ın Evi'nin) yanında namazları (kendilerine göre ibâdetleri) ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. O halde inkâr ve nankörlüğünüzden dolayı azabı tadın!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Beytullah’ın yanında onların namazı ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibarettir. Madem öyle, küfrünüze karşılık azabı tadın!

Diyanet İşleri

Onların, Ka'be'nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.

Diyanet İşleri (eski)

Kabe'deki tapınmaları sadece ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. İnkarınıza karşılık artık azabı tadın.

Diyanet Vakfi

Onların Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (Ey kâfirler!) İnkâr etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kâbe huzurunda onların duaları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey değildir. O halde inkârınızdan (ve nankörlüğünüzden) dolayı bu azabı tadın bakalım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kabe'nin huzurunda namazları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey değil! O halde küfrü küfranınızdan (inkar ve nankörlüğünüzden) dolayı tadın azabı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Beytin huzurunda namazları ise ıslık çalıb el çırpmaktan başka bir şey değil, o halde küfr-ü küfranınızdan dolayı tadın azabı

Erhan Aktaş

Onların, Beyt'in yanındaki salatları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse küfrünüzden dolayı azabı tadın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların, Beyt'in yanındaki salatları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse küfrünüzden dolayı azabı tadın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların, Beyt'in yanındaki salatları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse küfrünüzden dolayı azabı tadın.

Fizilal-il Kuran

Onların Kâbe karşısında tapınmaları naradan ve alkıştan ibaretti. Süregelen inkârcılığınızın karşılığı olarak şimdi azabı tadın bakalım.

Gültekin Onan

Onların, Beyt(-i Şerif) önündeki namazları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başkası değildir. "Öyleyse küfretmeniz nedeniyle / küfrettiğiniz için (tekfürun) azabı tadın".

Hamdi Döndüren

Onların, Beytullah’ın (Kâbe) yanındaki duaları da, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka birşey değildir. Öyleyse inkâr etmenizden dolayı tadın azabı!

Hasan Basri Çantay

Onların Beyt (-i şerif) huzurundaki duaları ıslık çalmakdan, el çırpmakdan başka bir şey değildir. (Ey kafirler) devam edegeldiğiniz o küfrünüzden dolayı tadın artık azabı!

Hasib Asutay

Onların Beytullah yanındaki duaları (9) da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (10) (Ey müşrikler!) O halde inkârlarınızdan dolayı tadın azabı! (9. Burada 'salat'tan kasıt duadır.) (10. Rivayete göre müşriklerin erkeği ve kadını Kâbeʼyi anadan doğma çıplak olarak ziyaret ederler. Parmaklarını birbirine kenetleyip ıslık çalarlardı.)

Hayrat Neşriyat

Onların Kâ'be yanındaki duâları ise, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azâbı!

İbni Kesir

Onların Beyt'in yanındaki duaları; sadece ıslık çalmak veya el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse devamedegelmekte olduğunuz küfürden dolayı tadın azabı.

Mehmet Okuyan

O Ev'in (Kâbe’nin) yanındaki (sözde) ibadetleri, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildi. İnkâr etmiş olduğunuz şeyler nedeniyle azabı tadın!

Muhammed Esed

ve (bu yüzden de) Mabed önünde onların tapınmaları yalnızca ıslık çalmak, el çırpmaktan öteye gitmemektedir. Azabı tadın öyleyse, (Siz ey inanmayanlar), hakkı inatla inkar etmenizin bir karşılığı olarak!

Mustafa İslamoğlu

Onların Beyt çevresindeki ibadeti (vahyi susturmak için) şamata çıkarmak ve (namazı) engellemekten ibarettir. Haydi öyleyse, ısrarlı inkarınızdan dolayı tadın azabı!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onların Beyt-i Şerif'teki namazları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başka değildir. Artık azabı tadınız küfreder olduğunuzdan dolayı.

Ömer Öngüt

Onların Beytullah'ın yanındaki duâları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibarettir. Küfre girmiş olmanıza karşılık tadın azabı!

Suat Yıldırım

Onların Mescid-i Haramdaki duaları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka bir şey değil!Öyleyse küfür ve küfranınızdan dolayı tadın bakalım azabı!

Süleyman Ateş

Onların Beyt(ullah) yanındaki namazları da, ıslık çalmadan ve el çırpmadan ibarettir. "O halde inkarınızdan dolayı azabı tadın!"

Süleymaniye Vakfı

O Beyt'in /Kabe'nin yanında yapıp durdukları ibadet, ıslık çalmak ve el çırpmaktan ibarettir. Kafirlik etmenize karşılık tadın bakalım bu azabı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların, Beyt'in çevresindeki ibadetleri (namazları), ıslık çalma ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Kafir olmanıza karşılık şimdi tadın bakalım bu azabı.

Şaban Piriş

Onların Ka'be'deki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Küfrünüzden dolayı azabı tadın!

Tefhim-ul Kuran

Onların, Beyt(-i Şerif) önündeki duaları, ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan başkası değildir. Artık küfretmekte olduklarınız dolayısıyla tadın azabı.

Ümit Şimşek

Onların Kâbe yanındaki ibadetleri ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey olmamıştır. Öyleyse, inkârınızdan dolayı şimdi tadın azabı!

Yaşar Nuri Öztürk

Onların o evdeki namazı; ıslık çalmak, el çırpmak/engel olmaktan başka bir şey değildir. O halde, inkar etmekte olduğunuz için tadın azabı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların müqəddəs Evin yanındakı ibadətləri fit vermək və əl çalmaqdan başqa bir şey deyildir. Küfr etdiyinizə görə dadın əzabı!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar Beytullahın (Kəʼbənin) yanındakı namazı (duaları) fit verib əl çalmaqdan başqa bir şey deyildir. (Ey müşriklər!) Etdiyiniz küfrə görə indi dadın əzabı!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr Gebet beim Haus Gottes war nichts anderes als Pfeifen und in die Hände Klatschen. Für euren Unglauben sollt ihr eine qualvolle Strafe erleiden.

Almanca — Der Edle Quran

Und ihr Gebet beim Haus ist nur Pfeifen und Klatschen. Kostet nun die Strafe dafür, daß ihr stets ungläubig wart.

Almanca — M. A. Rassoul

Und ihr Gebet vor dem Haus (Ka`ba) ist nichts anderes als Pfeifen und Händeklatschen. ʺKostet denn die Strafe dafür, daß ihr ungläubig waret.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ihr Gebet bei Al-bait war nichts anderes als Pfeifen und Klatschen. Also erfahrt die Peinigung wegen dem, was ihr an Kufr zu betreiben pflegtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Their prayer at the Sacrosanct House was simply featured in whistling and applause. Therefore, you infidels have well deserved to be put to the torment in requital of infidelity.

Abdul Haleem

Their prayers before the House are nothing but whistling and clapping. ‘So taste the punishment for your disbelief.’

Abdullah Yusuf Ali

Their prayer at the House (of Allah) is nothing but whistling and clapping of hands: (Its only answer can be), "Taste ye the penalty because ye blasphemed."

Abul A'la Maududi

Their Prayer at the House is nothing but whistling and handclapping. Taste, then, this chastisement for your denying the truth.

Aisha Bewley

Their prayer at the House is nothing but whistling and clapping. So taste the punishment because you were kafir!

Al-Hilali & Khan

Their Salât (prayer) at the House (of Allâh, i.e. the Ka‘bah at Makkah) was nothing but whistling and clapping of hands. Therefore taste the punishment because you used to disbelieve.

Ali Quli Qarai

Their prayer at the House is nothing but whistling and clapping. So taste the punishment because of what you used to defy.

Amatul Rahman Omar

(How can they be the trustees of the Holy Mosque as) their prayer at the House is nothing but (sacrilegious activities like) whistling and clapping of hands. (O disbelievers! you asked for punishment) therefore suffer the punishment (at the Battle of Badr) on account of your disbelief.

Arthur John Arberry

And their prayer at the House is nothing but a whistling and a clapping of hands -- therefore taste you now the chastisement for your unbelief!

Bijan Moeinian

As to what they consider it worshipping, it is nothing more than [making senseless noises by] whistling and clapping of hands (like some churches of our time who have forgotten how Jesus uses to pray [see Matthew and consider singing and dancing and clapping of hands as the acts of worship!] Therefore, taste your punishment as a result of what you deny.

E. Henry Palmer

Their prayer at the House was naught but whistling and clapping hands!- taste then the torment for that ye misbelieved!

Edip-Layth

Their contact prayer at the sanctuary was nothing but deception/noise and aversion. Taste the retribution for what you have rejected.

George Sale

And their prayer at the Sacred House is nothing but whistling and clapping of hands. 'Taste then the punishment because you disbelieved.'

Hamid S. Aziz

Their prayer at the House was naught but whistling and hand clapping! Therefore, (it is said to them) Taste of the doom because you disbelieved!

Mahmoud Ghali

And in no way is their prayer at the Home anything except a whistling and a clapping of hands. So, taste the torment for that you have disbelieved (Literally: you were disbelieving).

Marmaduke Pickthall

And their worship at the (holy) House is naught but whistling and hand-clapping. Therefore (it is said unto them): Taste of the doom because ye disbelieve.

Mohamed Ahmed - Samira

Their worship in the House of God has been no more than whistling and clapping. So they have to taste the punishment for disbelief.

Muhammad Asad

and their prayers before the Temple are nothing but whistling and clapping of hands. Taste then, [O unbelievers,] this chastisement as an outcome of your persistent denial of the truth!

Mustafa Khattab

Their prayer at the Sacred House was nothing but whistling and clapping. So taste the punishment for your disbelief.

Progressive Muslims

And their contact-method at the sanctuary was nothing but noise and aversion. Taste the retribution for what you have rejected.

Sahih International

And their prayer at the House was not except whistling and handclapping. So taste the punishment for what you disbelieved.

Sam Gerrans

And their duty at the house is only whistling and clapping — so taste the punishment for what you denied!

Shabbir Ahmed

What is their worship at the House of Allah but whistling and clapping? Therefore it is said to them, "Taste of the Retribution for your rejection of the Truth. " (Any people who plunge in ritualistic worship, trail behind in action and incur suffering).

Syed Vickar Ahamed

Their prayer at the House (of Allah) is only whistling and clapping of hands: (And its only answer can be), "You taste the Penalty because you lied. "

Taqi Usmani

And their prayer near the House was not more than whistling and clapping. So, taste the punishment, because you used to disbelieve.

The Monotheist Group

And their contact prayer at the Sanctuary was nothing but noise and aversion. Taste the retribution for what you have rejected.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et leur prière, auprès de la Maison, nʹest que sifflement et battements de mains: ʺGoûtez donc au châtiment, à cause de votre mécréance!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Nimêja wan (pûtperestan) li cem Mala Xwedê (Kebê) ji fîkandin û çepikan pê ve ne tiştekî din bû. Vêca (gelî kafiran!) ji ber vê kufra xwe de ezab tehm bikin!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hun salaat bij het huis is slechts gefluit en handgeklap. Proeft dan de bestraffing ervoor dat jullie ongelovig waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hun gebed in het huis des Heeren is geen ander dan gefluit en handgeklap. Ondergaat dus de straf, omdat gij ongeloovigen zijt geweest.

Hollandaca — Siregar

En hun sheidt bij het Huis van Allah (de Kaʹbah) was niets dan gefluit en handgeklap. Proeft dan de bestraffing wegens dat waaraan jullie ongelovig plachten te zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И молитва их [многобожников] у Дома (Аллаха) [у Запретной (для греха) Мечети] была только свистом и хлопаньем в ладоши. Вкусите же наказание (гибелью и пленом при Бадре) за то, что вы проявляли неверие!

Rusça — Osmanov

А молитва их при [Мекканском] храме была лишь свистом и хлопанием в ладоши. [И будет им сказано]: Так вкусите же муки за то, что вы были неверующими.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Deras gudstjänst framför Helgedomen består av enbart visslingar och handklappning. Pröva nu straffet för er förnekelse av sanningen!