Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا

ve kulle şey'in eHSaynāhu kitāben

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكُلَّve kulleك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlive her
2شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyi
3اَحْصَيْنَاهُeHSaynāhuح ص يHesaplamak, saymak/numaralandırmak. Çakıl taşı ile vurmak. Reddetmek veya kabul etmemek, bir kişiye çakıl taşı veya küçük taş atmak, bir kişiye veya şeye çakıl taşı veya küçük taş ile vurmak, mesane veya böbreklerde taş bulunmak, mesanede idrarın taşlaşması (çakıl taşı veya küçük taş gibi olması), bir şeyi numaralandırmak/saymak/hesaplamak/hesaplamak, bir şeyi hesaplamak, bir şeyin son sayısına ulaşmak, sayarak bir araya toplamak, bir şeyi hafızada tutmak, bir şeyi anlamak, bir şeyin sayısını kaydetmek, bir şeyi tamamen kavramak veya bilmek.saymıştık
4كِتَابًاkitābenك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetyazmıştık

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz her şeyi bir bir sayıp yazdık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve biz her şeyi bir bir sayıp yazdık.

Adem Uğur

Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.

Ahmed Hulusi

(Oysa biz) her şeyi en incesine kadar kaydedip dosyalaştırdık!

Ahmet Tekin

Biz her şeyi hesap edip, bir sicile, bilgi işlem merkezine, Levh-i Mahfuz’a kaydettik.

Ahmet Varol

Biz ise her şeyi yazılı halde saydık.

Ali Bulaç

Oysa biz, her şeyi yazıp saymışızdır.

Ali Fikri Yavuz

Biz ise, her şeyi (Levh-i Mahfûz’da) yazıp tesbit ettik.

Ali Rıza Safa

Ve Biz, her şeyi sayıp yazdık.

Bayraktar Bayraklı

Oysa biz, her şeyi en ince detayına kadar kaydetmişizdir.

Bekir Sadak

Biz de herseyi yazip saymisizdir.

Celal Yıldırım

Biz herşeyi (bir bir) sayıp kitaba geçirmişizdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Oysa biz her şeyi kayıt altına almıştık.

Diyanet İşleri

Biz ise, her şeyi bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) tamamiyle sayıp tespit ettik.

Diyanet İşleri (eski)

Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.

Diyanet Vakfi

Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz ise herşeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz ise her şeyi sayıp bir kitaba geçirmişiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her şey'i ise biz ıhsa etmiş bir kitaba geçirmişiz

Erhan Aktaş

Oysa Biz, her şeyi yazıp kaydettik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Oysa Biz, her şeyi yazıp kaydettik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Oysa Biz, her şeyi yazıp kaydettik.

Fizilal-il Kuran

Biz de herşeyi sayıp yazmıştık.

Gültekin Onan

Oysa biz her şeyi yazıp saymışızdır.

Hamdi Döndüren

Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazıyorduk!

Hasan Basri Çantay

Biz ise her şey'i yazıb saymışızdır.

Hasib Asutay

Oysa biz, her şeyi sayıp yazmışızdır. (8) (8. Zapt ve tespit etmişizdir.)

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (biz) herşeyi yazarak, onu (Levh-i Mahfûz’da) kaydetmişizdir.

İbni Kesir

Oysa Biz, her şeyi yazıp saymıştık.

Mehmet Okuyan

Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp kaydetmişizdir.

Muhammed Esed

ama Biz, (yaptıkları) her şeyi bir kayda almışızdır.

Mustafa İslamoğlu

Biz de her şeyi bir bir sayarak kayıt altına aldık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve her ne şey var ise Biz onu bir kitapta saydık (kaydettik.)

Ömer Öngüt

Oysa biz her şeyi bir kitapta yazıp saymıştık.

Suat Yıldırım

Biz de (her şeyi kaydettiğimiz gibi), onların yaptıklarını da tek tek tesbit ettik.

Süleyman Ateş

Biz de her şeyi sayıp yazmıştık.

Süleymaniye Vakfı

Biz de (yaptıkları) her şeyi tek tek yazarak kaydettik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oysa biz, her şeyi tek tek yazıyorduk.

Şaban Piriş

Her şeyi sayıp bir kitap/yazıt olarak kaydetmiştik.

Tefhim-ul Kuran

Oysa biz, her şeyi yazıp saymışızdır.

Ümit Şimşek

Biz ise herşeyi tek tek kaydediyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Oysaki biz, her şeyi iyiden iyiye sayıp kitaplaştırmıştık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz hər bir şeyi hesablayıb yazmışıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz hər şeyi (bir-bir) sayıb (lövhi-məhfuzda) yazmışıq (və ya: əməl dəftərində yazıb təsbit etmişik).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und Wir haben alles genau im Buch erfaßt.

Almanca — Der Edle Quran

Doch alles haben Wir schriftlich erfaßt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und alle Dinge haben Wir restlos niedergeschrieben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und alles erfaßten WIR detailliert in einem Register.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But everything We kept on record and in a book did We incorporate.

Abdul Haleem

We have recorded everything in a Record.

Abdullah Yusuf Ali

And all things have We preserved on record.

Abul A'la Maududi

And everything have We recorded in a Book.

Aisha Bewley

We have recorded all things in writing.

Al-Hilali & Khan

And all things We have recorded in a Book.

Ali Quli Qarai

and We have figured everything in a Book.

Amatul Rahman Omar

And everything (of their deeds) We have fully recorded in a book (of deeds).

Arthur John Arberry

and everything We have numbered in a Book.

Bijan Moeinian

Know that every action of mankind is registered in a book.

E. Henry Palmer

Everything have we remembered in a book.

Edip-Layth

Everything We have counted in a record.

George Sale

But every thing have We computed, and written down.

Hamid S. Aziz

And We have preserved all things in a Record.

Mahmoud Ghali

And everything We have enumerated in a Book.

Marmaduke Pickthall

Everything have We recorded in a Book.

Mohamed Ahmed - Samira

We have kept account of everything in a book.

Muhammad Asad

but We have placed on record every single thing [of what they did].

Mustafa Khattab

And We have everything recorded precisely.

Progressive Muslims

And everything We have counted in a record.

Sahih International

But all things We have enumerated in writing.

Sam Gerrans

But everything have We counted in a writ.

Shabbir Ahmed

But We place on Record everything.

Syed Vickar Ahamed

And all things, We have preserved on record.

Taqi Usmani

And everything (from their deeds) is thoroughly recorded by Us in writing.

The Monotheist Group

And everything We have counted in a record.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

alors que Nous avons dénombré toutes choses en écrit.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me her tişt bi nivîsandinê qeyd kiriye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En alles hebben Wij opgesomd in een boek.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar elke zaak hebben wij opgeteld en nedergeschreven.

Hollandaca — Siregar

En Wij hebben alle zaken in een Boek opgesomd.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И каждую вещь Мы сосчитали, записав [Аллах записал все на Хранимой Скрижали (лаух-ул-махфуз), чтобы это знали ангелы].

Rusça — Osmanov

А Мы все сущее подсчитали и записали.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

men allt (vad de har gjort) har Vi fört upp i en bok.