(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
اِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا جَزَاءً وِفَاقًا
illā Hamīmen ve ğassāḳan / cezā'en vifāḳan
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir cezâdır ki tam uygun.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bir cezâdır ki tam uygun.
Adem Uğur
Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.
Ahmed Hulusi
Tam karşılığı olarak yaşamlarının!
Ahmet Tekin
Amellerine uygun bir mükâfat olarak içecekler.
Ahmet Varol
Uygun bir ceza olarak.
Ali Bulaç
(İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,
Ali Fikri Yavuz
Bir ceza ki, (işledikleri amellere) uygun...
Ali Rıza Safa
Yakışan bir karşılık.
Bayraktar Bayraklı
- Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak orada ne bir serinlik, ne de bir soğuk içecek bulacaklar. Ancak kaynar su ve irin içecekler. Çünkü onlar, hesap gününü hiç beklemiyorlardı. Ayetlerimizi şiddetle yalanlamışlardı.
Bekir Sadak
(24-26) Orada serinlik bulamayacaklar, islediklerine uygun olan kaynar su ve irin disinda bir icecek tadamiyacaklardir.
Celal Yıldırım
(24-25-26) Ne serinlik, ne de (serin, tatlı bir) içecek tadacaklar, (amellerine) uygun bir ceza olarak sadece kaynar su ve bir de irinli, çok soğuk bir su içecekler.
Diyanet İşleri
(25-26) Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.
Diyanet İşleri (eski)
(24-26) Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
Diyanet Vakfi
(23-26) (Azgınlar) orada çağlar boyu kalırlar, orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar, ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak kaynar su ve irin tadarlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bir ceza ki tam yaptıklarına uygun.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yaptıklarına tamamen uygun bir ceza olarak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir ceza ki bervechi vifak
Erhan Aktaş
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Fizilal-il Kuran
Yaptıklarına uygun bir ceza olarak
Gültekin Onan
(İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,
Hamdi Döndüren
(Dünyada) yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Hasan Basri Çantay
(Amellerine) uyaun bir ceza olarak.
Hasib Asutay
Uygun bir ceza olarak.
Hayrat Neşriyat
(24-26) (Dünyada işledikleri amellere) uygun bir karşılık olarak, orada bir kaynar su ve bir irinden başka, ne bir serinlik, ne de bir içecek tadarlar!
İbni Kesir
İşlediklerine uygun bir ceza olarak.
Mehmet Okuyan
(Dünyadaki inkârlarına) uygun bir karşılık olarak kaynar su ve irinden başka orada hiçbir serinlik veya (susuzluk gideren) hiçbir içecek tadamayacaklardır.
Muhammed Esed
(günahlarına) uygun bir karşılık!
Mustafa İslamoğlu
(İnkarlarına) uygun bir karşılık...
Ömer Nasuhi Bilmen
(26-27) Uygun bir ceza olarak. Şüphe yok ki onlar, bir hesabı ummaz olmuşlardı.
Ömer Öngüt
Yaptıklarına uygun bir karşılık olarak.
Suat Yıldırım
Bu, yaptıklarının tam karşılığıdır.
Süleyman Ateş
Yaptıklarına uygun bir ceza olarak.
Süleymaniye Vakfı
suça uygun bir ceza (ile cezalandırılacaklar.)
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Tam suça göre ceza!
Şaban Piriş
Uygun bir ceza!
Tefhim-ul Kuran
(İşlediklerine) Uygun olan bir ceza olarak,
Ümit Şimşek
İşte lâyık bir ceza!
Yaşar Nuri Öztürk
Çok uygun bir karşılık olarak.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Törətdikləri əməllərinə uyğun bir cəza kimi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das ist die den Untaten der Leugner entsprechende Vergeltung.
Almanca — Der Edle Quran
als angemessene Vergeltung.
Almanca — M. A. Rassoul
(Dies ist) ein Lohn in angemessener Weise
Almanca — Muhammad Zaidan
Es ist eine entsprechende Vergeltung.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
A requital commensurate with deeds.
Abdul Haleem
a fitting requital,
Abdullah Yusuf Ali
A fitting recompense (for them).
Abul A'la Maududi
a befitting recompense for their deeds.
Aisha Bewley
a fitting recompense.
Al-Hilali & Khan
An exact recompense (according to their evil crimes).
Ali Quli Qarai
—a fitting requital.
Amatul Rahman Omar
A befitting recompense (for the evils done by them).
Arthur John Arberry
for a suitable recompense.
Bijan Moeinian
This is a proportional reward for what they did on earth.
E. Henry Palmer
a fit reward!
Edip-Layth
An exact recompense.
George Sale
A fit recompense for their deeds!
Hamid S. Aziz
Requital corresponding (or proportional to their state).
Mahmoud Ghali
An agreeable recompense.
Marmaduke Pickthall
Reward proportioned (to their evil deeds).
Mohamed Ahmed - Samira
, A fitting reward.
Muhammad Asad
a meet requital [for their sins]!
Mustafa Khattab
a fitting reward.
Progressive Muslims
An exact recompense.
Sahih International
An appropriate recompense.
Sam Gerrans
As meet reward.
Shabbir Ahmed
A befitting requital.
Syed Vickar Ahamed
A fitting return (for their actions and for them).
Taqi Usmani
this being a punishment, fully commensurate (with their deeds).
The Monotheist Group
An exact recompense.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
comme rétribution équitable.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ev ceza li gorî kar û kiryarên wan e.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
als een passende vergelding.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Eene geschikte vergelding voor hunne daden!
Hollandaca — Siregar
Als passende vergelding.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(и это) – воздаяние соответственное [[Самый большой грех – многобожие и неверие, и за это дается самое большое наказание – Адский огонь.]] (которое соответствует степени греха человека).
Rusça — Osmanov
[Это] - подобающее им возмездие.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
en lön som svarar mot (deras handlingar)!