(Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."
اِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللّٰهِ لَا نُرِيدُ مِنْكُمْ جَزَاءً وَلَا شُكُورًا
innemā nuT'ǐmukum li vechi (a)llahi lā nurīdu minkum cezā'en ve lā şukūran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sizi, ancak Allah rızâsı için doyurmadayız ve sizden istemeyiz ne bir karşılık, ne bir şükür.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sizi, ancak Allah rızâsı için doyurmadayız ve sizden istemeyiz ne bir karşılık, ne bir şükür.
Adem Uğur
Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.
Ahmed Hulusi
"Yalnızca Vechullah adına sizi yediriyoruz. . . Sizden ne bir karşılık ve ne de bir teşekkür istemiyoruz. "
Ahmet Tekin
'Biz size yalnız Allah rızası için yediriyoruz. Sizden karşılık veya teşekkür beklemiyoruz.'
Ahmet Varol
'Biz size sadece Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür istemiyoruz.
Ali Bulaç
"Biz size, ancak Allah'ın yüzü (rızası) için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür."
Ali Fikri Yavuz
(Sonra onlara şöyle derler): “Size ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir hediye isteriz ne de bir teşekkür.
Ali Rıza Safa
"Yalnızca, Allah'ın hoşnutluğu için sizi doyuruyoruz. Ne bir karşılık ne de teşekkür beklemiyoruz!"
Bayraktar Bayraklı
- Adaklarını yerine getirirler ve kötülüğü yaygın olan bir günden korkarlar. Sevdikleri gıdalardan yoksula, yetime ve esire yedirirler. "Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz. Çünkü biz suratsız, çok katı bir günün azabından ötürü Rabbimizden korkarız" derler.
Bekir Sadak
(9-10) «Biz sizi ancak Allah rizasi icin doyuruyoruz, bir karsilik ve tesekkur beklemiyoruz. Dogrusu biz cok asik suratlarin bulunacagi bir gunde Rabbimizden korkariz» derler.
Celal Yıldırım
(8-9) Allah sevgisi için (veya mala olan sevgilerine rağmen) fakire, yoksula, yetime ve esîre yedirirler. Sizi ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Ve şöyle derler:) “Biz sizi Allah rızâsı için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.
Diyanet İşleri
(Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) "Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz."
Diyanet İşleri (eski)
(9-10) 'Biz sizi ancak Allah rızası için doyuruyoruz, bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz. Doğrusu biz çok asık suratların bulunacağı bir günde Rabbimizden korkarız' derler.
Diyanet Vakfi
«Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Size sırf Allah rızası için yemek yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Size sadece Allah rızası için yediriyoruz, sizden ne bir karşılık isteriz ne de bir teşekkür!
Elmalılı Hamdi Yazır
Size ancak "livechillah" it'am ediyoruz, sizden ne bir karşılık isteriz ne de bir teşekkür
Erhan Aktaş
Biz, sizi yalnızca Allah için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz, sizi yalnızca Allah'ın rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz, sizi yalnızca Allah'ın rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.
Fizilal-il Kuran
Yemek ikram ederken derler ki; «Biz size sırf Allah rızası için yemek veriyoruz. Sizden karşılık ya da teşekkür beklemiyoruz.»
Gültekin Onan
"Biz size, ancak Tanrı'nın yüzü (rızası) için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne bir teşekkür."
Hamdi Döndüren
“Biz, size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür beklemiyoruz.”
Hasan Basri Çantay
"Biz, size ancak Allahın yüzü (suyu) için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür istemeyiz",
Hasib Asutay
'Biz sizi sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden ne bir karşılık ve ne de bir teşekkür bekliyoruz.
Hayrat Neşriyat
(9-10) 'Sizi, ancak Allah rızâsı için yediriyoruz; sizden ne bir ücret, ne de bir teşekkür bekliyoruz; çünki biz, kaşları çatık, asık suratlı bir günde Rabbimizden korkarız!' (derlerdi).
İbni Kesir
Biz; sizi, ancak Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.
Mehmet Okuyan
(Şöyle derler:) “Biz sizi yalnızca Allah rızası için doyuruyoruz; sizden herhangi bir karşılık da teşekkür de istemiyoruz. (Çünkü) biz, zor ve belalı bir günde Rabbimizden (O’nun azabından) korkuyoruz.”
Muhammed Esed
(ve kendi kendilerine konuşurlar:) "Biz sizi yalnız Allah rızası için doyuruyoruz. Sizden ne bir karşılık, ne de bir teşekkür bekliyoruz.
Mustafa İslamoğlu
(kendi kendilerine derler ki): "Biz size sadece Allah için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Şüphe yok biz size livechillah yediriyoruz, sizden ne bir mükâfaat ve ne de bir teşekkür istemiyoruz» (derler).
Ömer Öngüt
"Biz sizi sadece Allah rızâsı için yediriyoruz, sizlerden ne bir karşılık ne de bir teşekkür beklemiyoruz. "
Suat Yıldırım
Ve derler ki: "Biz size sırf Allah rızası için ikram ediyoruz, yoksa sizden karşılık istemediğimiz gibi bir teşekkür bile beklemiyoruz."
Süleyman Ateş
"Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz."
Süleymaniye Vakfı
(Şöyle derler:) "Biz size, sadece Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir karşılık istiyoruz ne de bir teşekkür.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
(Şöyle derler:) "Biz sizi, sırf Allah yüzümüze baksın diye doyuruyoruz. Yoksa sizden bir karşılık da, teşekkür de beklemiyoruz."
Şaban Piriş
-Biz, sizi sadece Allah rızası için doyuruyoruz, sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz.
Tefhim-ul Kuran
«Biz size, ancak Allah'ın yüzü (rızası) için yedirmekteyiz; sizden ne bir karşılık istiyoruz, ne de bir teşekkür.»
Ümit Şimşek
'Biz sizi Allah rızası için doyuruyoruz,' derler. 'Yoksa sizden ne bir karşılık bekleriz, ne de bir teşekkür.
Yaşar Nuri Öztürk
"Biz size yalnız ve yalnız Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık da bir teşekkür de istemiyoruz;
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
və deyərlər: “Biz sizi yalnız Allahın Üzü xatirinə yedirdirik və sizdən nə əvəzini, nə də minnətdarlıq gözləyirik!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Və sonra da yedirtdikləri kimsələrə belə deyərlər:) ″Biz sizi ancaq Allah rizasından ötrü yedirdirik. Biz sizdən (bu ehsan müqabilində) nə bir mükafat, nə də bir təşəkkür istəyirik.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
ʺWir geben euch Gott zuliebe zu essen und wollen von euch kein Entgelt und keinen Dank.
Almanca — Der Edle Quran
ʺWir speisen euch nur um Allahs Angesicht willen. Wir wollen von euch weder Belohnung noch Dank.
Almanca — Muhammad Zaidan
ʺWir speisen euch doch nur um ALLAHs Willen. Wir wollen von euch weder Lohn noch Danksagung,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Their true and hidden motive as expressed in words to those in need has always been : "We supply you with the necessities for the sake of Allah and the enjoyment induced". "We expect nothing in return, not even your gratitude."
Abdul Haleem
saying, ‘We feed you for the sake of God alone: We seek neither recompense nor thanks from you.
Abdullah Yusuf Ali
(Saying),"We feed you for the sake of Allah alone: no reward do we desire from you, nor thanks.
Abul A'la Maududi
(saying): "We feed you only for Allah's sake; we do not seek of you any recompense or thanks,
Aisha Bewley
‘We feed you only out of desire for the Face of Allah. We do not want any repayment from you or any thanks.
Al-Hilali & Khan
(Saying): "We feed you seeking Allâh’s Countenance only. We wish for no reward, nor thanks from you.
Ali Quli Qarai
[saying, ] ‘We feed you only for the sake of Allah. We do not want any reward from you nor any thanks.
Amatul Rahman Omar
(Assuring them by their gestures, ) `We feed you only to seek the pleasure of Allâh, we desire no recompense from you nor thanks.
Arthur John Arberry
'We feed you only for the Face of God; we desire no recompense from you, no thankfulness;
Bijan Moeinian
They will say: "We feed you just to please our Lord and do not ask anything in return from you. "
E. Henry Palmer
'We only feed you for God's sake; we desire not from you either reward or thanks;
Edip-Layth
"We only feed you for the sake of God; we do not desire from you any reward or thanks."
George Sale
saying, we feed you for God's sake only: We desire no recompense from you, nor any thanks:
Hamid S. Aziz
(Saying) We only feed you for Allah's sake; we desire from you neither reward nor thanks:
Mahmoud Ghali
"Surely we feed you only for the Face of Allah. We would not have any recompense from you, nor thankfulness.
Marmaduke Pickthall
(Saying): We feed you, for the sake of Allah only. We wish for no reward nor thanks from you;
Mohamed Ahmed - Samira
(Saying): "We feed you for the sake of God, desiring neither recompense nor thanks.
Muhammad Asad
[saying, in their hearts,] "We feed you for the sake of God alone: we desire no recompense from you, nor thanks:
Mustafa Khattab
˹saying to themselves,˺ "We feed you only for the sake of Allah, seeking neither reward nor thanks from you.
Progressive Muslims
"We only feed you for the sake of God; we do not desire from you any reward or thanks. "
Sahih International
[Saying], "We feed you only for the countenance of Allah. We wish not from you reward or gratitude.
Sam Gerrans
(“We feed you only for the face of God; we desire from you no reward or gratitude;
Shabbir Ahmed
(They do all this selflessly) saying, "We provide for you for the sake of Allah alone. We want no return from you, not even a word of thanks.
Syed Vickar Ahamed
(Saying), "We feed you for the sake of Allah Alone, no reward do we want from you, nor thanks.
Taqi Usmani
(saying to them,) "We feed you only for the sake of Allah; we have no intention of (receiving) either a return from you or thanks.
The Monotheist Group
"We only feed you seeking the face of God; we do not desire from you any reward or thanks."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
(disant): ʺCʹest pour le visage dʹAllah que nous vous nourrissons: nous ne voulons de vous ni récompense ni gratitude.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Ji wan re dibêjin:) Em tenê ji bo rizaya Xwedê xwarinê didin we, em ji we tu perûyekê û tu spasiyekê naxwazin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij geven jullie voedsel ter wille van God; Wij wensen van jullie geen loon of dank.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeggende: Wij voeden u alleen voor Gods zaak; wij begeeren belooning noch dankzegging van u.
Hollandaca — Siregar
(Zij zeiden:) ʺWij voeden jullie slechts omwille van het welbehagen van Allah, wij verlangen van jullie geen beloning en geen dank.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И говорили они про себя): «Мы ведь кормим вас ради лика Аллаха [ради Его довольства] (и надеясь на Его награду); не желаем мы от вас ни воздаяния [платы], ни благодарности [похвалы]!
Rusça — Osmanov
[и говорят]: ʺМы даем пищу, только чтобы угодить Аллаху, и не хотим от вас ни вознаграждения, ни благодарности.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(och säger:) ʺDet är för Guds skull vi ger er att äta och vi väntar ingen gengåva och inget tack från er;