Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

فَوَقٰيهُمُ اللّٰهُ شَرَّ ذٰلِكَ الْيَوْمِ وَلَقّٰيهُمْ نَضْرَةً وَسُرُورًا

fe veḳāhumu (a)llahu şerra ƶālike l-yevmi ve leḳḳāhum neDraten ve surūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَوَقٰيهُمُfe veḳāhumuو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişionları korumuştur
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3شَرَّşerraش ر رKötülük yapmak, kötü huylu olmak, kötü olmak. Yashirru/yasharru - kusur bulmak, karalamak. Sharrun (çoğul: ashrar) - kötü, fena, şerli, zalim olanlar. Dikkat çekici olan, shurrun Arapça'da üstünlük sıfatı ölçüsü afa'la iken istisnai bir üstünlük sıfatı formudur. Shararun (çoğul: ashraar) - ateş kıvılcımları.şerrinden
4ذٰلِكَƶālikeo
5الْيَوْمِl-yevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigünün
6وَلَقّٰيهُمْve leḳḳāhumل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.ve onlara vermiştir
7نَضْرَةًneDratenن ض رYumuşak, güzel, parlak, taze, aydınlık, hoş, muhteşem ve bereketli hayat, parlaklıkla donatmak.parlaklık
8وَسُرُورًاve surūranس ر رSevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltukve sevinç

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken Allah da korumuştur onları, bugünün şerrinden ve yüzlerine bir parlaklık, gönüllerine bir sevinçtir, vermiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken Allah da korumuştur onları, bugünün şerrinden ve yüzlerine bir parlaklık, gönüllerine bir sevinçtir, vermiştir.

Adem Uğur

İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.

Ahmed Hulusi

Bundan dolayı Allah, işte o sürecin şerrinden onları korudu ve onlara bir parlaklık ve sürur verdi.

Ahmet Tekin

Allah da, onları, o günün, Kıyametin şerrinden, dehşetinden korur. Yüzlerine aydınlık, güzellik, gönüllerine sevinç verir.

Ahmet Varol

Allah da onları bu günün kötülüğünden korumuş ve kendilerine bir yüz parlaklığı ve sevinç vermiştir.

Ali Bulaç

Artık Allah, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.

Ali Fikri Yavuz

Allah da onları, o günün azabından korur ve kendilerine güzel bir yüz ve sevinç verir.

Ali Rıza Safa

Sonunda Allah, işte böyle bir günün kötülüğünden onları koruyacaktır. Parıltılı bir aydınlık ve sevince kavuşturacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Bundan dolayı Allah, onları o günün kötülüklerinden koruyacaktır ve onları güler yüze ve mutluluğa kavuşturacaktır.

Bekir Sadak

Allah da onlari bu yuzden o gunun fenaligindan korur; onlarin yuzune parlaklik ve nese verir.

Celal Yıldırım

Allah da onları o günün şerrinden korudu ve yüzlerini ışılar hale getirip sevince erdirdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu tutumları sebebiyle Allah onları o günün dehşetinden korur; yüzlerine aydınlık, gönüllerine sürur verir.

Diyanet İşleri

Allah da onları o günün kötülüğünden korur ve yüzlerine bir aydınlık ve içlerine bir sevinç verir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur; onların yüzüne parlaklık ve neşe verir.

Diyanet Vakfi

İşte bu yüzden Allah onları o günün fenalığından esirger; (yüzlerine) parlaklık, (gönüllerine) sevinç verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah da onları o günün fenalığından korur, yüzlerine parlaklık, gönüllerine sevinç verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah da onları o günün şerrinden korur ve kendilerini bir parlaklık ve bir sevince erdirir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah da onları o günün şerrinden korur ve kendilerini bir parlaklıkla bir sürure indirir

Erhan Aktaş

Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.

Fizilal-il Kuran

Allah da onları o günün kötülüğünden korur, yüzlerine parlaklık ve gönüllerine sevinç sunar.

Gültekin Onan

Artık Tanrı, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.

Hamdi Döndüren

Allah da onları, o günün azabından korur, yüzlerine bir güzellik ve sevinç verir.

Hasan Basri Çantay

İşte bundan dolayı Allah bu günün şerrinden onları korumuş, (yüzlerine) bir güzellik, (yüreklerine) bir sevine vermiş,

Hasib Asutay

Artık Allah da onları o günün kötülüğünden esirger. Kendilerine parlaklık ve sevinç verir.

Hayrat Neşriyat

Allah da onları o günün şerrinden korudu ve onlara (yüzlerinde) bir güzellik (ve parlaklık), hem (gönüllerinde) bir sevinç verdi!

İbni Kesir

Allah da onları, o günün şerrinden korumuştur. Ve onlara bir güzellik, bir sevinç vermiştir.

Mehmet Okuyan

Allah onları o günün şiddetinden korumuş (olacak)tır; (yüzlerine) parlaklık, (kalplerine de) sevinç verecektir.

Muhammed Esed

Ve bu yüzden Allah onları o Gün'ün dehşetinden koruyacak, aydınlık ve sevinç verecektir,

Mustafa İslamoğlu

Bu yüzden Allah onları bu günün dehşetinden koruyacak ve onların (yüzlerine) nur, (yüreklerine) sürur koyacak;

Ömer Nasuhi Bilmen

(11-12) Artık Allah, onları o günün şerrinden korumuştur. Ve onlara bir güzellik ve bir sevinç vermiştir. Ve onları sabrettikleri için cennetle ve ipekli libasla mükâfaatlandırdı.

Ömer Öngüt

Allah da onları bu yüzden o günün fenalığından korur, onların yüzüne parlaklık ve sevinç verir.

Suat Yıldırım

Allah da onları o günün felaketinden korur, onların yüzlerine nûr, gönüllerine sürûr verir.

Süleyman Ateş

Allah da onları, o günün şerrinden korumuş, onlar(ın yüzlerin)e parlaklık ve (gönüllerine) sevinç vermiştir.

Süleymaniye Vakfı

Allah da onları o günün şerrinden koruyacak, yüzlerini güldüren ve kendilerini sevindiren şeylerle karşılayacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah da onları o günün sıkıntılarından korur; zengin ve mutlu edecek şeylerle karşılar.

Şaban Piriş

Allah da onları o günün şerrinden korumuş ve onlara bir parıltı ve sevinç bahşetmiştir.

Tefhim-ul Kuran

Artık Allah da, onları böyle bir günün şerrinden korumuş ve onlara parıltılı bir aydınlık ve bir sevinç vermiştir.

Ümit Şimşek

Allah onları o günün kötülüğünden korumuş; yüzlerine aydınlık, gönüllerine sevinç vermiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah da onları o gününün şerrinden korumuş ve kendilerini bir parlaklığa, bir sevince ulaştırmıştır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bunun əvəzində Allah da onları həmin günün şərindən qoruyar və onlara gözəllik və sevinc nəsib edər;

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah da onları o günün şərindən qoruyacaq, onlara gözəllik və sevinc bəxş edəcəkdir (üzlərinə təravət verəcək, qəlblərini sevindirəcəkdir).

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Doch Gott wird sie vor den Schrecken dieses Tages schützen und sie munter und froh stimmen.

Almanca — Der Edle Quran

So bewahrt sie Allah vor dem Übel jenes Tages und wird ihnen strahlendes Glück und Freude darbieten

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann schützte ALLAH sie vor der Bosheit diese Tages und gewährte ihnen Strahlen und Freude,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Consequently has Allah ensured them immunity from the evil of that Day and shall inspire them with lightened eyes and radiant countenance expressive of deeply felt joy.

Abdul Haleem

So God will save them from the woes of that Day, give them radiance and gladness,

Abdullah Yusuf Ali

But Allah will deliver them from the evil of that Day, and will shed over them a Light of Beauty and (blissful) Joy.

Abul A'la Maududi

So Allah shall guard them against the woe of that Day, and will procure them freshness and joy,

Aisha Bewley

So Allah has safeguarded them from the evil of that Day and has made them meet with radiance and pure joy.

Al-Hilali & Khan

So Allâh saved them from the evil of that Day, and gave them Nadrah (a light of beauty) and joy.

Ali Quli Qarai

So Allah saved them from the ills of that day, and granted them freshness and joy.

Amatul Rahman Omar

So Allâh will guard them from the evil of that day and will bestow on them cheerfulness (of face) and happiness (of mind).

Arthur John Arberry

So God has guarded them from the evil of that day, and has procured them radiancy and gladness,

Bijan Moeinian

God has already saved them from the evil of that day and they will be happy with joyful faces.

E. Henry Palmer

And God will guard them from the evil of that day and will cast on them brightness and joy;

Edip-Layth

So God shielded them from the evil of that day, and He cast towards them a look and a smile.

George Sale

Wherefore God shall deliver them from the evil of that day, and shall cast on them brightness of countenance, and joy;

Hamid S. Aziz

Therefore Allah will deliver them from the evil of that day and will shed on them the Light of Beauty and Joy;

Mahmoud Ghali

So, Allah has protected them from the evil of that Day and has granted (Literally: made them receive) them bloom and pleasure.

Marmaduke Pickthall

Therefor Allah hath warded off from them the evil of that day, and hath made them find brightness and joy;

Mohamed Ahmed - Samira

So God will protect them from the evil of that day, and grant them happiness and joy,

Muhammad Asad

And so, God will preserve them from the woes of that Day, and will bestow on them brightness and joy,

Mustafa Khattab

So Allah will deliver them from the horror of that Day, and grant them radiance and joy,

Progressive Muslims

So God shielded them from the evil of that Day, and He cast towards them a look and a smile.

Sahih International

So Allah will protect them from the evil of that Day and give them radiance and happiness

Sam Gerrans

So God protected them from the evil of that day, and granted them radiance and happiness,

Shabbir Ahmed

Hence, Allah wards off from them the chaos of those times, and showers on them inner splendor and delight. ('Yaum' = Day = Stage = Times = Era = Eventuality = The Resurrection Day).

Syed Vickar Ahamed

So, Allah will save them from the sorrow of that Day, and will spread over them a Light of beauty and a (cheerful) joy.

Taqi Usmani

So Allah will save them from the evil of that day, and will grant them bloom and delight,

The Monotheist Group

So God shielded them from the evil of that Day, and He cast towards them a look and a smile.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah les protègera donc du mal de ce jour-là, et leur fera rencontrer la splendeur et la joie,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca ji ber qenciya wan, Xwedê ew ji ezabê wê rojê parastin, rûgeşî û dilşadî dan ser wan.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom zal God hen van de ramp van dien dag bevrijden, en hij zal hunne voorhoofden doen schitteren, en hun vreugde geven.

Hollandaca — Siregar

Allah zal hen op die Dag beschermen voor het kwaad en hen glans en blijdschap schenken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Аллах защитил их от зла этого дня и даровал им блеск (в их лица) и радость (в их сердца).

Rusça — Osmanov

Аллах избавил их от бедствий того дня и одарил их процветанием и радостью.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Den Dagen skall Gud skydda dem mot allt ont och skänka dem kraft och glädje,