(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
فَاِذَا نُقِرَ فِي النَّاقُورِ فَذٰلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ
fe iƶā nuḳira fī n-nāḳūri / fe ƶālike yevmeiƶin yevmun ǎsīrun
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | فَاِذَا | fe iƶā | zaman | |
| 2 | نُقِرَ | nuḳira | ن ق رVurmak, aşağılamak, kazımak, çalmak (lavta), içini oymak, ses çıkarmak, çalmak (boru), delmek. | üflendiği |
| 3 | فِي | fī | — | |
| 4 | النَّاقُورِ | n-nāḳūri | ن ق رVurmak, aşağılamak, kazımak, çalmak (lavta), içini oymak, ses çıkarmak, çalmak (boru), delmek. | Sur'a (boruya) |
| 1 | فَذٰلِكَ | fe ƶālike | işte | |
| 2 | يَوْمَئِذٍ | yevmeiƶin | o gün | |
| 3 | يَوْمٌ | yevmun | ي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci | bir gündür |
| 4 | عَسِيرٌ | ǎsīrun | ع س رZor/güç olmak, birbirine karşı sert olmak, zorluk. | çetin |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O boru, çalınınca.
Abdulkadir Gölpınarlı
O boru, çalınınca.
Adem Uğur
O Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya,
Ahmed Hulusi
O boru öttürüldüğünde (ölüm, ba's);
Ahmet Tekin
Sûra üfürüldüğü zaman, o gün gelmiştir.
Ahmet Varol
Sur'a üflendiği zaman.
Ali Bulaç
Çünkü o boruya (sur'a) üfürüldüğü zaman,
Ali Fikri Yavuz
O Sûr’a üfürüldüğü zaman,
Ali Rıza Safa
Sonunda, boruya üflendiğinde.
Bayraktar Bayraklı
-Sur'a üfürüldüğünde, işte o gün, çok çetin, çok zorlu bir gündür. Kafirler için kolay değildir.
Bekir Sadak
(8-10) Sura uflendigi vakit, iste o gun, inkarcilara kolay olmayan zorlu bir gundur.
Celal Yıldırım
O boruya (İsrafil'in Sûr'una) üfürülünce,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sûra üflendiği zaman;
Diyanet İşleri
(8-9) Sur'a üfürüldüğü zaman var ya; işte o gün çetin bir gündür.
Diyanet İşleri (eski)
(8-10) Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
Diyanet Vakfi
O Sûr'a üfürüldüğü zaman var ya,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O sûra üflendiği zaman,
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Çünkü o boru (Sur) bir öttürüldü mü,
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü o boru öttürüldü mü bir
Erhan Aktaş
Nakur'a üflendiği zaman.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Nakur'a üflendiği zaman.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Nakur'a üflendiği zaman.
Fizilal-il Kuran
O Sur'a üflendiği zaman,
Gültekin Onan
Çünkü o boruya (Sur'a) üfürüldüğü zaman,
Hamdi Döndüren
O Sûr’a üflendiği zaman,
Hasan Basri Çantay
Çünkü o boru üfürülünce,
Hasib Asutay
Sur'a üfürüldüğü zaman (2), (2. İkinci Sur'a üfürülünce.)
Hayrat Neşriyat
(8-9) Sonunda Sûr’a üflendiğinde, işte o gün, çok çetin bir gündür!
İbni Kesir
Sur'a üflendiğinde;
Mehmet Okuyan
Sûr’a üflendiği zaman, işte o gün, çok zor bir gündür (zor bir gün olacaktır).
Muhammed Esed
Ve (insanları uyar ki), (yeniden diriliş) suru üflendiği zaman,
Mustafa İslamoğlu
Ve (şu haberi ilet): (Sur) borusuna üflendiği zaman;
Ömer Nasuhi Bilmen
(7-8) Ve Rabbin için artık sabret. Çünkü, Sûr'a üfürülünce.
Ömer Öngüt
Sur'a üfürüldüğü vakit.
Suat Yıldırım
(1-10) Ey örtüye bürünen! (İnziva arzu eden!) Ayağa kalk ve insanları uyar. Rabbinin büyüklüğünü an. Elbiseni tertemiz tut, maddî manevî kirlerden arın, pis ve murdar olan her şeyden kaçın! Verdiğini çok bularak minnet etme! Rabbinin yolunda sabret! Sûr’a üflendiği gün, Doğrusu, o çok çetin bir gün! Kâfirlere hiç kolay olmayan bir gün!
Süleyman Ateş
Sur'a üflendiği zaman
Süleymaniye Vakfı
Kalk borusu çalındığı zaman,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sura üfürüldüğü gün...
Şaban Piriş
Sur'a üflendiği zaman..
Tefhim-ul Kuran
Çünkü o boruya (sur'a) üfürüldüğü zaman,
Ümit Şimşek
Sûra üfürüldüğünde,
Yaşar Nuri Öztürk
O boruya üfürüldüğünde,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sur üfürülərkən –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Elə ki, sur çalındı,
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Wenn in das Horn geblasen wird,
Almanca — Der Edle Quran
Wenn dann ins Horn gestoßen wird,
Almanca — Muhammad Zaidan
Also wenn in den Naquur gestoßen wird,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
For when finally the h trumpet is sounded,
Abdul Haleem
When the Trumpet sounds,
Abdullah Yusuf Ali
Finally, when the Trumpet is sounded,
Abul A'la Maududi
When the Trumpet shall be sounded,
Aisha Bewley
For when the Trumpet is blown,
Al-Hilali & Khan
Then, when the Trumpet is sounded (i.e. the second blowing of the horn).
Ali Quli Qarai
When the Trumpet will be sounded,
Amatul Rahman Omar
And the day the trumpet (of the Prophet's call to the people) is sounded,
Arthur John Arberry
For when the Trump is sounded
Bijan Moeinian
The Day that the horn is blown.
E. Henry Palmer
And when the trump is blown, -
Edip-Layth
So when the trumpet is sounded.
George Sale
When the trumpet shall sound,
Hamid S. Aziz
For when the trumpet is sounded,
Mahmoud Ghali
So when Trumpet is sounded (Literally: trumpeted).
Marmaduke Pickthall
For when the trumpet shall sound,
Mohamed Ahmed - Samira
For when the trumpet blows
Muhammad Asad
And [warn all men that] when the trumpet-call [of resurrection] is sounded,
Mustafa Khattab
˹For˺ when the Trumpet will be sounded,[1]
Progressive Muslims
So when the trumpet is sounded.
Sahih International
And when the trumpet is blown,
Sam Gerrans
Then when the Trumpet is sounded:
Shabbir Ahmed
For when the Trumpet will sound.
Syed Vickar Ahamed
Then, when the trumpet is sounded,
Taqi Usmani
For when the trumpet will be blown,
The Monotheist Group
So when the horn is sounded.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quand on sonnera du Clairon,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Gava ku di sûrê de bê pifkirin…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wanneer dan op de hoorn geblazen wordt,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als de trompet zal klinken.
Hollandaca — Siregar
Als dan op de bazuin geblazen wordt.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда будет дунуто в Рог (на воскрешение умерших),
Rusça — Osmanov
Когда же протрубят в трубу,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
När det blåses i basunen