De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."
قُلْ اِنْ اَدْرِٓي اَقَرِيبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبِّي اَمَدًا
ḳul in edrī e ḳarībun mā tūǎdūne em yec'ǎlu lehu rabbī emeden
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Ben bilmem, size vaadedilen pek mi yakın, yoksa Rabbim, onu bir müddet uzattı mı?
Abdulkadir Gölpınarlı
De ki: Ben bilmem, size vaadedilen pek mi yakın, yoksa Rabbim, onu bir müddet uzattı mı?
Adem Uğur
De ki: Tehdit edilegeldiğiniz (azap), yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, ben bilmem.
Ahmed Hulusi
De ki: "Vadolunduğunuz yakın mıdır, yoksa Rabbim uzun bir süre mi tanımıştır, bilmiyorum. "
Ahmet Tekin
'Tehdit edildiğiniz şey, yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, onu bilemem.' de.
Ahmet Varol
De ki: 'Size vaadedilen yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar bilemem.
Ali Bulaç
De ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azab) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?"
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), de ki: “- Bilmiyorum, o korkutulduğunuz azab yakın mı, yoksa Rabbim ona uzun bir müddet mi tayin eder?”
Ali Rıza Safa
De ki: "Size sözü verilen, yakın mı; yoksa benim Efendim, ona uzun bir süre mi belirlemiştir; bilmiyorum!"
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Uyarıldığınız azap yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, bilmiyorum."
Bekir Sadak
De ki: Size soz verilen yakin midir, yoksa Rabbim onu uzun sureli mi kilmistir ben bilmem.»
Celal Yıldırım
De ki: O va'dolunduğunuz şey (azâb) yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun bir zaman sonraya mı bırakmıştır? Bilemiyorum.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
De ki: “Tehdit edildiğiniz azap yakın mıdır yoksa rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, bilemem.”
Diyanet İşleri
De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."
Diyanet İşleri (eski)
De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem.'
Diyanet Vakfi
De ki: Tehdit edilegeldiğiniz (azap), yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, ben bilmem.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
De ki: «Ben bilmem, o size vaad edilen şey yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar..»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Ben dirayetle bilmem, o size vadolunan yakın mı, yoksa Rabbim onun için bir uzun süre mi koyar?"
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: Dirayet ile bilmem, yakın mı o size va'dolunan? Yoksa Rabbım onun için bir uzun gaye mi yapar?
Erhan Aktaş
De ki: "Uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabb'im onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, bilmiyorum."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
De ki: "Uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabb'im onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, bilmiyorum."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
De ki: "Uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabb'im onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, bilmiyorum."
Fizilal-il Kuran
De ki: «Size yöneltilen tehdit yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir vade mi belirlemiştir, bilmiyorum.»
Gültekin Onan
De ki: "Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azab) yakın mı, yoksa rabbim onun için (uzun) bir müddet mi koymuştur?"
Hamdi Döndüren
De ki: “Bilmiyorum o tehdit olunduğunuz (azap) yakın mı, yoksa rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur!”
Hasan Basri Çantay
De ki (Habibim): "Tehdid edilegeldiğiniz (azab) ın yakın mı, yoksa Rabbimin ona uzun bir müddet mi' ta'yin etmiş olduğunu ben bilmem".
Hasib Asutay
(Resulüm!) De ki: Size va'dolunan yakın mıdır, yoksa Rabbin onun için uzun bir süre mi koyacak, (bunu) bilmem.
Hayrat Neşriyat
(Ey Resûlüm!) De ki: 'Tehdîd olunageldiğiniz (o azab) bilmiyorum yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi ta'yîn eder?'
İbni Kesir
De ki: Size vaadedilen yakın mıdır, yoksa Rabbım onu uzun süreli mi kılmıştır bilemiyorum.
Mehmet Okuyan
De ki: “Size vadedilen (gün) yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, onu ben bilemem.”
Muhammed Esed
De ki: "Önceden uyarıldığınız bu (akibet)in yakın olup olmadığını yahut Rabbimin onun için uzun bir vade koyup koymadığını bilemem".
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Keşke bilseydim tehdit edildiğiniz azap yakın mı, yoksa Rabbim onu bir müddet daha erteledi mi?
Ömer Nasuhi Bilmen
(24-25) Tehdid olunur oldukları şeyi gördükleri vakit artık bileceklerdir ki, yardımcı itibariyle en zaif ve adeden en az olan kim imiş? De ki: «Ben bilmem ki tehdid edilir olduğunuz şey, yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir müddet mi tayin kılar?»
Ömer Öngüt
De ki: "Size vaad edilen (azap) yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar? Ben bilemem. "
Suat Yıldırım
Ey Resulüm! De ki: "O sizin tehdit edildiğiniz azap yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için bir süre mi belirler, kesin bilmiyorum."
Süleyman Ateş
De ki: "Size söylenen şey yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyacaktır, bilmem."
Süleymaniye Vakfı
De ki: "Tehdit edildiğiniz şey yakında mı olacak yoksa Rabbim onun için (uzun) bir vade mi belirler; ben onu bilemem."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
De ki "Tehdit edildiğiniz şey yakında mı olacak yoksa Rabbim onun için bir süre mi belirlemiş; ben onu bilemem."
Şaban Piriş
De ki: -Size vaat edilen yakın mı yoksa Rabbim onu uzak mı kıldı bilmiyorum.
Tefhim-ul Kuran
De ki: «Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azab) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?»
Ümit Şimşek
De ki: Size vaad olunan şey yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için bir süre mi tanır; onu da ben bilemem.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Bilmiyorum, size vaat edilen şey yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyacaktır?"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
De: “Mən sizə vəd olunmuş əzabın yaxın olduğunu və yaxud Rəbbimin onun üçün uzun bir müddət təyin etmiş olduğunu bilmirəm.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
De: ″Mən sizin qorxudulduğunuz əzabın yaxın olduğunu, yaxud Rəbbimin onun üçün uzun bir müddət təʼyin edəcəyini bilmirəm!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sprich: ʺIch weiß nicht, ob die euch angedrohte qualvolle Strafe bald kommt, oder ob mein Herr dafür eine lange Frist gesetzt hat.
Almanca — Der Edle Quran
Sag: Ich weiß nicht, ob das, was euch versprochen worden ist, nahe ist, oder ob mein Herr ihm eine (längere) Frist setzt,
Almanca — M. A. Rassoul
Sprich: ʺlch weiß nicht, ob das euch Angedrohte nahe ist, oder ob mein Herr eine lange Frist dafür angesetzt hat.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sag: ʺIch weiß nicht, ob es nahe liegt, was euch angedroht wird, oder ob mein HERR dafür Zeit läßt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Say to them: "I do not know whether the promised Day of Judgment is close at hand or Allah has ordained that it be remote in time".
Abdul Haleem
Say, ‘I do not know whether what you have been warned about is near, or whether a distant time has been appointed for it by my Lord.’
Abdullah Yusuf Ali
Say: "I know not whether the (Punishment) which ye are promised is near, or whether my Lord will appoint for it a distant term.
Abul A'la Maududi
Say: "I know not whether what you are promised is near or whether my Lord will prolong its term.
Aisha Bewley
Say: ‘I do not know whether what you are promised is close or whether my Lord will appoint a longer time before it. ’
Al-Hilali & Khan
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I know not whether (the punishment) which you are promised is near or whether my Lord will appoint for it a distant term.
Ali Quli Qarai
Say, ‘I do not know if what you are promised is near, or if my Lord has set a term for it. ’
Amatul Rahman Omar
Say, `I have no knowledge whether that (punishment) you are threatened with is near (at hand) or whether my Lord will fix a later term for it. '
Arthur John Arberry
Say: 'I do not know whether that which you are promised is nigh, or whether my Lord will appoint for it a space;
Bijan Moeinian
Say: "I do not know the Hellfire that God has promised you is going to happen soon to you or that there will be a long time before you face it. "
E. Henry Palmer
Say, 'I know not if what ye are threatened with be nigh, or if my Lord will set for it a term.
Edip-Layth
Say, "I do not know if what you are promised is near, or if my Lord will make it distant."
George Sale
Say, I know not whether the punishment with which ye are threatened be nigh, or whether my Lord will appoint for it a distant term.
Hamid S. Aziz
Say, "I do not know whether that which you are promised be nigh or whether my Lord will appoint for it a distant term:
Mahmoud Ghali
Say, "Decidedly, I do not realize whether that which you are promised is near or even whether my Lord will set for it a (distant) span;
Marmaduke Pickthall
Say (O Muhammad, unto the disbelievers): I know not whether that which ye are promised is nigh, or if my Lord hath set a distant term for it.
Mohamed Ahmed - Samira
Say: "I do not know if what is promised you is near, or if my Lord prolongs its term.
Muhammad Asad
Say: "I do not know whether that [doom] of which you were forewarned is near, or whether my Sustainer has set for it a distant term. "
Mustafa Khattab
Say, "I do not know if what you are promised is near or my Lord has set a distant time for it.
Progressive Muslims
Say: "I do not know if what you are promised is near, or if my Lord will make it distant. "
Sahih International
Say, "I do not know if what you are promised is near or if my Lord will grant for it a [long] period. "
Sam Gerrans
Say thou: “I know not whether that which you are promised is near, or my Lord will make for it a span.”
Shabbir Ahmed
Say, "I know not whether the promise made to you is near or if my Lord will delay it. "
Syed Vickar Ahamed
Say: "I do not know whether the (punishment) which you are promised is near or whether my Lord will appoint for it a long time (later).
Taqi Usmani
Say, "I do not know whether that which you are promised is near, or my Lord has appointed for it a distant term.
The Monotheist Group
Say: "I do not know if what you are promised is near, or if my Lord will make it distant."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Dis: ʺJe ne sais pas si ce dont vous êtes menacés est proche, ou bien, si mon Seigneur va lui assigner un délai.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bibêje: Ez (bi xwe) nizanim ma gelo ew ezabê ku peymana wî ji we re hatiye dayîn nêzik e yan jî Xwedayê min dê ji bo wî demeke dûr û dirêj deyne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zeg: ʺIk weet niet of wat aangezegd wordt dichtbij is of dat het naar later verschoven is door mijn Heer,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeg hun: Ik weet niet of de straf waarmede gij bedreigd zijt, nabij is, dan wel, of mijn heer die voor een verwijderd tijdstip heeft bepaald.
Hollandaca — Siregar
Zeg: ʺIk weet niet of het nabij is, wat jullie aangezegd is, of dat mijn Heer het nog lang uitstelt.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Скажи (о, Посланник) (этим многобожникам): «Я не знаю, близко ли то, что вам обещано [скоро ли наступит наказание], или Господь мой установил для него отсрочку».
Rusça — Osmanov
Скажи: ʺЯ не знаю, скоро ли настанет обещанное вам, или же отсрочил его мой Господьʺ.