"Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."

وَاَنَّا ظَنَنَّا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًا

ve ennā Zenennā en len nuǎ'cize (a)llahe fī l-erDi ve len nuǎ'cizehu heraben

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَنَّاve ennābiz
2ظَنَنَّاZenennāظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.anladık
3اَنْen
4لَنْlenasla
5نُعْجِزَnuǎ'cizeع ج زGeride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu bulmak. Mu'ajiz - şaşırtan kişi. Ajzun (çoğulu a'jazun) - gövdenin üst kısmının altında kalan bölümü.aciz bırakamayacağımızı
6اللّٰهَ(a)llaheAllah'ı
7فِي
8الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
9وَلَنْve lenve asla
10نُعْجِزَهُnuǎ'cizehuع ج زGeride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu bulmak. Mu'ajiz - şaşırtan kişi. Ajzun (çoğulu a'jazun) - gövdenin üst kısmının altında kalan bölümü.O'nu aciz bırakamayacağımızı
11هَرَبًاherabenه ر بKaçmak, firar etmek, kurtulmak.kaçmakla

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve gerçekten de iyice anladık ki yeryüzünde Allah'ı âciz bırakmamıza imkân yok ve kaçmakla da aslâ onu acze düşüremeyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve gerçekten de iyice anladık ki yeryüzünde Allahʼı âciz bırakmamıza imkân yok ve kaçmakla da aslâ onu acze düşüremeyiz.

Adem Uğur

(Artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah'ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız.

Ahmed Hulusi

"Biz anladık ki, arzda Allah hükmünü geçersiz kılamayız ve kaçarak da O'nun hükmünün yerine gelmesini önleyemeyiz!"

Ahmet Tekin

'Biz yeryüzünde Allah’ı âciz bırakamayacağımızı, koyduğu kanunların dışına çıkarak yakamızı kurtaramayacağımızı kaçarak da elinden kurtulamayacağımızı, anladık.'

Ahmet Varol

Biz, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakamayacağımızı, (göğe) kaçmakla da O'nu aciz bırakamayacağımızı anladık.

Ali Bulaç

"Biz şüphesiz, Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamıyacağımızı, kaçmak suretiyle de O'nu hiçbir şekilde aciz bırakamıyacağımızı anladık."

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz anladık ki, Allah’ı yeryüzünde acze düşürmemize asla imkân yok, kaçmakla da hiç bir zaman O’nu âciz bırakamayız.

Ali Rıza Safa

"Aslında, Allah'ı, yeryüzünde asla güçsüz bırakamayacağımızı ve kaçarak da O'nu güçsüz bırakamayacağımızı anladık!"

Bayraktar Bayraklı

"Biz, yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı ve kaçarak da O'ndan kurtulamayacağımızı kesin olarak anladık."

Bekir Sadak

«Yeryuzunde kalsak da Allah'i aciz birakamiyacagimiz, baska yere kacsak da, O'nu aciz kilamayacagimiz gercegini suphesiz anladik.»

Celal Yıldırım

Ve biz elbette Allah'ı yeryüzünde de, başka bir yere kaçsak da âciz bırakamıyacağımızı kesinlikle anladık..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonunda anladık ki yeryüzünde Allah’ın iradesini asla engelleyemeyiz; kaçmakla da O’nun elinden kurtulamayız.

Diyanet İşleri

"Muhakkak ki biz Allah'ı yeryüzünde aciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu aciz bırakamayacağımızı anladık."

Diyanet İşleri (eski)

'Yeryüzünde kalsak da Allah'ı aciz bırakamayacağımız, başka yere kaçsak da, O'nu aciz kılamayacağımız gerçeğini şüphesiz anladık.'

Diyanet Vakfi

(Artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah'ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Doğrusu biz anladık ki, Allah'ı yerde acze düşürmemize imkân yok. Kaçmakla da O'nu asla âciz bırakamayacağız.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu biz anladık ki, Allah'ı yeryüzünde aciz bırakmamıza ihtimal yok, kaçmakla da O'nu asla aciz bırakamayız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve doğrusu biz anladık ki Allahı Arzda acze düşürmemize ihtimal yok, kaçmakla da onu asla aciz bırakamayız

Erhan Aktaş

"Doğrusu biz, yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Doğrusu biz, Yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı; kaçmakla da O'ndan asla kurtulamayacağımızı anladık."

Fizilal-il Kuran

Yeryüzünde Allah ile baş edemeyeceğimizi ve O'ndan kaçıp kurtulamayacağımızı kesinlikle anladık.

Gültekin Onan

"Biz şüphesiz, Tanrı'yı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı, kaçmak suretiyle de O'nu hiçbir şekilde aciz bırakamayacağımızı anladık."

Hamdi Döndüren

Ancak şu gerçeği çok iyi anladık ki biz, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da O’nun elinden kurtulamayacağız!

Hasan Basri Çantay

"Şu hakıykatı da şübhesiz anladık ki: Yer (yüzün) de (bulunsak) da Allahı asla aaciz bırakamayız, (göğe) kaçmakla da Onu asla aaciz kılamayız".

Hasib Asutay

Biz, şüphesiz Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı, kaçmak suretiyle de O'nu hiçbir şekilde aciz bırakamayacağımızı anladık.

Hayrat Neşriyat

'Artık şübhesiz ki biz, yeryüzünde Allah’ı aslâ âciz bırakamayacağımızı, (hem)kaçmakla da O’nu aslâ âciz bırakamayacağımızı (O’ndan kurtulamayacağımızı) sezdik (iyice anladık)!'

İbni Kesir

Doğrusu biz, yeryüzünde kalsak da Allah'ı aciz bırakamayacağımızı, kaçsak da O'nu asla aciz bırakamayacağımızı anladık.

Mehmet Okuyan

Allah’ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı ve başka yere kaçmakla da O’nu aciz bırakamayacağımızı (kurtulamayacağımızı) iyice anladık.

Muhammed Esed

Ve sonunda anladık ki yeryüzünde (hayat sürerken) Allah'a asla üstün gelemeyiz ve (yine anladık ki) (hayattan) kaçarak da O'nun hükmünden kurtulamayız.

Mustafa İslamoğlu

Ve nihayet aklımız kesti ki, yeryüzünde asla Allah'a üstün gelemeyiz ve O'ndan asla kaçıp kurtulamayız.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve muhakkak anladık ki, Allah'ı yerde acze düşüremeyiz ve kaçmakla da onu aciz bırakamayız.»

Ömer Öngüt

"Gerçekten biz anladık ki, Allah'ı yeryüzünde acze düşürmemize aslâ imkân yok. Başka yere kaçmakla da hiçbir zaman onu âciz bırakamayız. "

Suat Yıldırım

Şunu da anladık ki, biz yerde Allah’ın iradesine karşı koyamayacağımız gibi, kaçmaya teşebbüs etmekle de O’nun elinden yakamızı kurtaramayız.

Süleyman Ateş

Biz yeryüzünde Allah'ı aciz bırakamayacağımızı (yerden) kaçmakla da O'nu aciz bırak(ıp O'ndan kurtul)amayacağımızı anladık.

Süleymaniye Vakfı

Biz yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayacağımızı da (oradan) kaçmakla onu asla aciz bırakamayacağımızı da anladık

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde Allah'tan gizli bir şey yapamayacağımızı anladık. Başka yere de kaçsak yapamayız.

Şaban Piriş

İyice anladık ki yeryüzünde Allah'tan kaçamayız. Kaçarak ondan kurtulamayız.

Tefhim-ul Kuran

«Biz şüphesiz, Allah'ı yeryüzünde asla aciz bırakamıyacağımızı, kaçmak suretiyle de onu hiçbir şekilde aciz bırakamıyacağımızı anladık.»

Ümit Şimşek

'Şunu da anlamış bulunuyoruz ki, biz ne dünyada Allah'ı âciz bırakabiliriz, ne de Ondan kaçıp kurtulabiliriz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ve biz şunu sezdik: "Biz yeryüzünde Allah'ı asla aciz bırakamayız; kaçarak da onu aciz bırakamayız."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz yəqin etdik ki, yer üzündə Allahdan yaxa qurtara bilmərik. Göyə qaçmalı olsaq da Onun əzabından yayına bilməyəcəyik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz anladıq ki, yerdə də olsaq, (göyə də) qaçsaq, Allahdan (Allahın əzabından) canımızı qurtara bilmərik (heç yerdə, heç zaman Allahı aciz edə bilmərik).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir sind dessen sicher, daß wir Gottes Allmacht auf der Erde nicht entgehen können und daß wir Seiner Allmacht nicht (gen Himmel) entfliehen können.

Almanca — Der Edle Quran

Und wir meinten, daß wir uns auf der Erde Allah niemals entziehen können und daß wir uns Ihm niemals durch Flucht entziehen können.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wir wissen, daß wir auf keine Weise Allah auf Erden zuschanden machen können, noch können wir Ihm durch Flucht entrinnen.

Almanca — Muhammad Zaidan

ʺUnd gewiß, wir glaubten, daß wir ALLAH auf Erden nicht zu schaffen machen und daß wir Ihm durch Flucht nicht zu schaffen machen.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"We have realized that we will never be able to defeat Allah nor frustrate Him had we escaped".

Abdul Haleem

We know we can never frustrate God on earth; we can never escape Him.

Abdullah Yusuf Ali

'But we think that we can by no means frustrate Allah throughout the earth, nor can we frustrate Him by flight.

Abul A'la Maududi

and that "we thought that we will neither be able to frustrate Allah on earth, nor frustrate Him by flight";

Aisha Bewley

We realised we would never thwart Allah on earth and would never thwart Him by flight,

Al-Hilali & Khan

‘And we think that we cannot escape (the punishment of) Allâh in the earth, nor can we escape Him by flight.

Ali Quli Qarai

We know that we cannot thwart Allah on the earth, nor can we thwart Him by fleeing.

Amatul Rahman Omar

"And we have come to know for certain that we can never frustrate the purpose of Allâh in the earth, nor can we escape Him by flight (in any direction).

Arthur John Arberry

Indeed, we thought that we should never be able to frustrate God in the earth, neither be able to frustrate Him by flight.

Bijan Moeinian

"We know well that on earth or in the space we can not escape God. "

E. Henry Palmer

'"And we thought that we could not frustrate God in the earth, and could not frustrate Him by flight.

Edip-Layth

"We acknowledge that we cannot escape God on earth, nor can we escape Him if we run."

George Sale

And we verily thought that we could by no means frustrate God in the earth, neither could we escape Him by flight:

Hamid S. Aziz

"But we know that we cannot escape (or frustrate) Allah in the earth, nor can we escape (or frustrate) Him by flight:

Mahmoud Ghali

And that we surmised that we can never defy Allah in the earth, and we can never defy Him by escaping.

Marmaduke Pickthall

And we know that we cannot escape from Allah in the earth, nor can we escape by flight.

Mohamed Ahmed - Samira

We realised that we could not weaken the power of God on earth, nor outpace Him by running away.

Muhammad Asad

"'And, withal, we have come to know that we can never elude God [while we live] on earth, and that we can never elude Him by escaping [from life].

Mustafa Khattab

˹Now,˺ we truly know that we cannot frustrate Allah on earth, nor can we escape from Him ˹into heaven˺.

Progressive Muslims

"And we acknowledge that we cannot escape God on Earth, nor can we escape Him if we run. "

Sahih International

And we have become certain that we will never cause failure to Allah upon earth, nor can we escape Him by flight.

Sam Gerrans

“And that: ‘We know that we will never escape God in the earth, nor will we escape Him by flight.’

Shabbir Ahmed

"Now we know that wherever we are in the earth, we cannot defy the Laws of Allah nor can we flee to escape. "

Syed Vickar Ahamed

" ‘But we think that we cannot resist Allah all through the earth, nor can we resist Him by flight.

Taqi Usmani

and that we have now believed that we can never frustrate Allah on the earth, nor can we baffle Him by escape,

The Monotheist Group

"And we acknowledge that we cannot escape God on the earth, nor can we escape Him if we run."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous pensions bien que nous ne saurions jamais réduire Allah à lʹimpuissance sur la terre et que nous ne saurions jamais le réduire à lʹimpuissance en nous enfuyant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Êdî) me yeqîn fehm kir ku Xwedê li erdê li ser me desthilatdar e û em nikarin bi revê wî naçar bihêlin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En: ʹWij zijn van mening dat wij in de aarde God niet kunnen ontkomen en dat wij Hem ook niet door te vluchten kunnen ontkomen.?

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij erkennen waarlijk, dat wij Gods macht op aarde geenszins zouden kunnen verzwakken, noch dat wij hem door de vlucht zouden kunnen ontsnappen.

Hollandaca — Siregar

En dat wij overtuigd zijn dat wij op de aarde Allah nooit kunnen ontkomen en dat wij nooit van Hem kunnen wegvluchten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (также мы признаем),что мы думали, что никогда не ослабим (могущества) Аллаха на земле, и никогда не ослабим Его (наказания) бегством [были убеждены, что нельзя спастись от наказания Аллаха].

Rusça — Osmanov

Мы знали, что мы не умалили силы Аллаха на земле и не спасемся от Него бегством.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men vi har insett att vi inte kan trotsa Guds (vilja) på jorden och inte heller komma undan den genom att fly.