"Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz."

وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَ كُنَّا طَرَائِقَ قِدَدًا

ve ennā minnā S-SāliHūne ve minnā dūne ƶālike kunnā Tarāiḳa ḳideden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَنَّاve ennābize gelince
2مِنَّاminnābizden vardır
3الصَّالِحُونَS-SāliHūneص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.iyiler (de)
4وَمِنَّاve minnāve bizden vardır
5دُونَdūneد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabaşkası (da)
6ذٰلِكَƶālikebundan
7كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbiz
8طَرَائِقَTarāiḳaط ر قGeceleyin gelmek, bir şeyi vurmak, çarpmak, vurmak, Tarık - geceleyin gelen veya görünen, gecenin sonunda gelen sabah yıldızı, gece ziyaretçisi, yıldız, tarikan - yol/patika, davranış biçimi, tutum.yollardayız
9قِدَدًاḳidedenق د دYırtmak, kesmek, parçalamak, sertçe çekmek/ayırmak. Qaddat - o (dişil) yırttı. Qidad - kendi aralarında anlaşmazlık içinde olan insan grupları, farklı (yollardan giden) topluluklar.çeşitli

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve gerçekten bizden temiz kişiler de vardı, içimizde, böyle olmayanlar da vardı; ayrı ayrı yollar tutmuştuk.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve gerçekten bizden temiz kişiler de vardı, içimizde, böyle olmayanlar da vardı; ayrı ayrı yollar tutmuştuk.

Adem Uğur

Gerçekten biz, -kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak üzere- türlü türlü yollar tutmuştuk.

Ahmed Hulusi

"Bizden salihler vardır; yine bizden, ondan (Salihlik mertebesinden) aşağı olanlar da vardır. . . Biz çok çeşitli tarikler (türleri - yapıları anlayışları farklı, kozmopolit halk) olduk. "

Ahmet Tekin

'Bizden bir kısmı dindar, ahlâklı, hayır-hasenat sahibi, mü’min, sâlih kimseler. Bir kısmı da bunlardan aşağıda olmak üzere, muhtelif cemaatler halindeyiz.'

Ahmet Varol

Gerçek şu ki, bizden salih olanlar da var, bunun aşağısında olanlar da. Biz, çeşit çeşit yollara ayrılmış gruplardık.

Ali Bulaç

"Gerçek şu ki, bizden salih olanlar vardır ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz."

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu, biz cinlerin içinde, mümin olanlar da var, içimizden bundan aşağı (kâfirler) olan da var. (Allah’a iman etmezden önce) çeşit çeşit mezheplere ayrılmış idik.

Ali Rıza Safa

"Aslında, aramızda, hem erdemli olanlar hem de bunun dışında olanlar vardır; çok sayıda yollara ayrıldık!"

Bayraktar Bayraklı

"Bizden iyiler de vardır, iyi olmayanlar da. Biz çeşitli gruplara ayrıldık."

Bekir Sadak

«Dogrusu aramizda iyiler de vardir, bundan asagi bulunanlar da vardir. Biz, turlu turlu yolda olan topluluklardik.

Celal Yıldırım

Ve doğrusu bizden iyi-yararlı kişiler de var ve onların ötesinde alçaklar da vardır. Bizler ayrı ayrı yollar tutmuşuzdur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Doğrusu içimizde iyiler var, ama aramızda başka türlü olanlar da var; hâsılı biz farklı gruplardan oluşuyoruz.

Diyanet İşleri

"Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz."

Diyanet İşleri (eski)

'Doğrusu aramızda iyiler de vardır, bundan aşağı bulunanlar da vardır. Biz, türlü türlü yolda olan topluluklardık.'

Diyanet Vakfi

Gerçekten biz, -kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak üzere- türlü türlü yollar tutmuştuk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Doğrusu bizler; bizden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Biz çeşitli yollara ayrılmışız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Doğrusu bizler: Bizlerden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Dilim dilim tarikatlar olmuşuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve doğrusu bizler: bizlerden salih olanlar da var, olmıyanlar da var dilim dilim tarikatler olmuşuz

Erhan Aktaş

"Doğrusu bir kısmımız salihlerdeniz, bir kısmımız da bunun dışındadır. Biz, ayrı ayrı yollar tuttuk."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Doğrusu bir kısmımız salihlerdeniz, bir kısmımız da bunun dışındadır. Biz, ayrı ayrı yollar tuttuk."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bir kısmımız salihlerdeniz, bir kısmımız da bunun dışındadır. Biz, ayrı ayrı yollar tuttuk."

Fizilal-il Kuran

Aramızda iyiler de var, bu düzeye erişememiş olanlar da var; farklı yollara ayrıldık.

Gültekin Onan

"Gerçek şu ki, bizden salih olanlar vardır ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz.

Hamdi Döndüren

Doğrusu bizlerden iyi olanlar da var ve bizden başka türlü olan da var. Biz çeşitli yollara ayrıldık.

Hasan Basri Çantay

"Hakıykaten biz, kimimiz salaha ermiş (iyi kişi) leriz, kimimiz ise bunlardan aşağıdır. Çeşid çeşid yollar (a saahib) olmuşuz".

Hasib Asutay

Bize gelince, gerçekten bizden salih olanlar vardır ve bizden bunun dışında (aşağısında) olanlar da. Biz farklı farklı yollar(da giden) olmuşuz. (4) (4. Buna göre, cinlerin farklı dinde olanı bulunduğu gibi mümin, kâfir, münafık ve farklı inançta olanları da vardır.)

Hayrat Neşriyat

'Doğrusu biz ise, bizden sâlih olanlar da vardır ve bizden bundan aşağıda olanlar(böyle sâlih olmayanlar) da vardır. Farklı farklı yollar(da gider) olmuşuz.'

İbni Kesir

Gerçekten aramızda salihler de vardır ve bundan aşağı olanlar da. Biz, türlü türlü yollara ayrılmışız.

Mehmet Okuyan

İçimizden iyiler de başkaları (kötüler) de var. Hepimiz türlü türlü yollar tutmuştuk.

Muhammed Esed

tıpkı, içimizden bazıları (nasıl) dürüst ve erdemli olurken bazılarımızın da bunun (çok çok) aşağısında kaldı(ğını bilmediğimiz gibi). Biz her zaman birbirinden çok farklı yollar/yöntemler izledik.

Mustafa İslamoğlu

Nitekim bizden iyi olanlar var, ama bizden öyle olmayanlar da var: zaten öteden beri biz hep birbirine aykırı yollar izlemişiz.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve şüphe yok ki bizden sâlih kimseler vardır ve bizden onun dûnunda olanlar da vardır. Biz müteferrik cemaatler olmuşuzdur.»

Ömer Öngüt

"Biz cinlerin içinde sâlih müminler de vardır, bundan aşağı bulunanlar da vardır. Biz çeşit çeşit fırkalara ayrılmış topluluklardık. "

Suat Yıldırım

"Bizden iyi kimseler olduğu gibi, iyi olmayanlar da var. Biz türlü türlü yollar tutmuşuz.

Süleyman Ateş

Bize gelince, bizden iyiler de var ve bizden başka türlü olan da var. Biz çeşitli yollara ayrıldık.

Süleymaniye Vakfı

Biz (gördük ki) içimizde iyiler de var, öyle olmayanlar da. Biz ayrı ayrı yollardaymışız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bizim içimizde iyiler de var, yanlış yapanlar da. Her birimiz ayrı ayrı yollardayız.

Şaban Piriş

İçimizden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Biz, türlü türlü yollara ayrılmışız.

Tefhim-ul Kuran

«Gerçek şu ki, bizden salih olanlar da vardır ve bizden bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz.»

Ümit Şimşek

'İçimizden iyi kimseler de var, iyi olmayanlar da. Biz de bölük bölük olup çeşitli yollar tutmuşuzdur.

Yaşar Nuri Öztürk

"Şu da bir gerçek ki, bizden hayra yönelenler/barışçılar vardır; ama bizden, başka türlü olanlar da vardır. Dilim dilim yollar olmuşuz biz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əlbəttə, aramızda xeyirxah əməl sahibləri də, onlar kimi olmayanlar da var. Biz ayrı-ayrı yollar tutmuşuq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, aramızda əməlisaleh olanlar da var, olmayanlar da. Biz müxtəlif firqələrə (məzhəblərə) ayrılmışıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Unter uns gibt es Rechtschaffene und solche, die nicht rechtschaffen sind. Wir gehen verschiedene Wege.

Almanca — Der Edle Quran

Und unter uns gibt es Rechtschaffene, und unter uns gibt es solche, die weniger rechtschaffen sind; wir sind getrennte(n) Wege(n gefolgt).

Almanca — M. A. Rassoul

Und manche unter uns sind solche, die rechtschaffen (handeln), und manche unter uns sind weit davon entfernt; wir sind Sekten, die verschiedene Wege gehen.

Almanca — Muhammad Zaidan

ʺUnd gewiß, unter uns sind die gottgefällig Guttuenden und unter uns sind manche unter diesem (Niveau), wir gehörten verschiedenen Konfessionen an.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Yet among us -the Jinn- are those who are righteous, acting rightly and justly and those proceeding in different directions from that ordained by Allah".

Abdul Haleem

Some of us are righteous and others less so: we follow different paths.

Abdullah Yusuf Ali

'There are among us some that are righteous, and some the contrary: we follow divergent paths.

Abul A'la Maududi

and that "some of us are upright and some of us are otherwise for we follow widely divergent paths";

Aisha Bewley

Among us there are some who are righteous and some who are other than that. We follow many different paths.

Al-Hilali & Khan

‘There are among us some that are righteous, and some the contrary; we are groups having different ways (religious sects).

Ali Quli Qarai

Among us some are righteous and some of us are otherwise: we are multifarious sects.

Amatul Rahman Omar

"And some of us are righteous and some of us are otherwise. We follow different ways.

Arthur John Arberry

And some of us are the righteous, and some of us are otherwise; we are sects differing.

Bijan Moeinian

"Among us there are righteous Jinns and wicked ones; we are following different ideologies. "

E. Henry Palmer

'"And of us are some who are pious, and of us are some who are otherwise: we are in separate bands.

Edip-Layth

"Among us are those who are good doers, and some of us are opposite to that, we are in many paths."

George Sale

There are some among us who are upright; and there are some among us who are otherwise: We are of different ways.

Hamid S. Aziz

"And some of us are righteous and others of us are far from that: we are sects following different ways:

Mahmoud Ghali

And that among us are the righteous, and among us are lesser than that; (i. e., besides that) we have been of discrete roads.

Marmaduke Pickthall

And among us there are righteous folk and among us there are far from that. We are sects having different rules.

Mohamed Ahmed - Samira

For some of us are upright and some otherwise: Surely we follow different ways.

Muhammad Asad

Just as [we do not know how it happens] that some from among us are righteous, while some of us are [far] below that: we have always followed widely divergent paths.

Mustafa Khattab

Among us are those who are righteous and those who are less so. We have been of different factions.

Progressive Muslims

"And among us are those who are good doers, and some of us are opposite to that, we are in many paths. "

Sahih International

And among us are the righteous, and among us are [others] not so; we were [of] divided ways.

Sam Gerrans

“And that: ‘Among us are those righteous, and among us are other than that; we are of diverse paths.’

Shabbir Ahmed

(The nomads continued their conversation), "And some of us are righteous and others are far from that, and we follow varying paths. "

Syed Vickar Ahamed

" ‘There are some among us who are righteous, and some (that are) the opposite:— We are assemblies (of jinns') having different ways.

Taqi Usmani

and that some of us are (already) righteous, and some of us are otherwise, and we were on different ways;

The Monotheist Group

"And among us are those who are good doers, and some of us are opposite to that, we are in many paths."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il y a parmi nous des vertueux et (dʹautres) qui le sont moins: nous étions divisés en différentes sectes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hin ji me hene ku salih in û hin ji me hene ku ne wisan in, em xwedanê gelek rêk û rêbaz in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En: ʹSommigen van ons zijn rechtschapen, maar anderen zijn dat niet; wij gaan gescheiden wegen.?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er zijn sommigen onder ons, die rechtschapen zijn, en er zijn sommigen onder ons, die anders zijn; wij zijn in verschillende soorten verdeeld.

Hollandaca — Siregar

En dat er onder ons rechtschapenen zijn, en er onder ons zijn die dat niet zijn. Wij waren op verschillende wegen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (также мы признаем),что среди нас [джиннов] (есть) праведные [остерегающиеся и благочестивые], и есть среди нас те, кто ниже этого [грешные и неверующие]; (и) мы были (придерживающимися) разных путей.

Rusça — Osmanov

Среди нас есть и праведные и неправедные; и мы следовали разными путями.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Bland oss finns de som vill göra det rätta och andra som har mindre intresse för det rätta; ja, vi har alltid varit delade i olika grupper.