Nuh, şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

قَالَ يَاقَوْمِ اِنِّي لَكُمْ نَذِيرٌ مُبِينٌ

ḳāle yā ḳavmi innī lekum neƶīrun mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2يَاقَوْمِyā ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhEY/HEY/AH kavmim
3اِنِّيinnīşüphesiz ben
4لَكُمْlekumsizin için
5نَذِيرٌneƶīrunن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.bir uyarıcı
6مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçık

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Demişti ki: Ey kavmim, ben, sizi apaçık bir korkutucuyum.

Abdulkadir Gölpınarlı

Demişti ki: Ey kavmim, ben, sizi apaçık bir korkutucuyum.

Adem Uğur

Ey kavmim dedi, ben sizin için açık bir uyarıcıyım.

Ahmed Hulusi

(Nuh) dedi ki: "Ey halkım; kesinlikle size gelmiş apaçık bir uyarıcıyım!"

Ahmet Tekin

Nuh: 'Ey kavmim, ben size gönderilmiş sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım' dedi.

Ahmet Varol

Dedi ki: 'Ey kavmim! Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Ali Bulaç

O da dedi ki: "Ey Kavmim, gerçek şu ki, ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım."

Ali Fikri Yavuz

(Nûh onlara) dedi ki: “-Ey kavmim! Muhakkak ki ben, size (azab ile korkutan) açık bir peygamberim;

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ey toplumum! Aslında, ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım!"

Bayraktar Bayraklı

- Nuh, onlara şöyle demişti: "Ey kavmim! Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. Allah'a kulluk ediniz. Onun emirlerine karşı gelmekten sakınınız ve bana itaat ediniz ki, Allah günahlarınızı affetsin ve size belli bir zamana kadar süre tanısın. Şüphesiz, Allah'ın belirlediği süre dolunca ertelenmez. Keşke bunu bilseydiniz!"

Bekir Sadak

O da soyle soyledi: «Ey Milletim! suphesiz ben, size gonderilmis apacik bir uyariciyim.»

Celal Yıldırım

O da: «Ey milletim!» dedi. «Hakikaten ben size gönderilen acık bir uyarıcıyım.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şöyle dedi: “Ey kavmim! Şüphesiz ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.

Diyanet İşleri

Nuh, şöyle dedi: "Ey kavmim! Şüphesiz, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

Diyanet İşleri (eski)

O da şöyle söyledi: 'Ey Milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.'

Diyanet Vakfi

(2-4) Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi, «Allah'a kulluk edin; O'na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vâdeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)» diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vâde gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dedi ki, «ey kavmim! Gerçekten ben size açık bir uyarıcıyım».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dedi ki: "Ey kavmim, haberiniz olsun, ben size açık bir uyarıcıyım!

Elmalılı Hamdi Yazır

Dedi ki: ey kavmım! Haberiniz olsun ben size açık bir nezirim

Erhan Aktaş

"Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım." dedi.

Fizilal-il Kuran

O da şöyle dedi: «Ey milletim! Şüphesiz ben, size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.»

Gültekin Onan

O da dedi ki: "Ey Kavmim, gerçek şu ki, ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcıyım."

Hamdi Döndüren

“Ey kavmim, dedi, kuşkusuz ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.”

Hasan Basri Çantay

Dedi ki: Ey kavmim, muhakkak ki ben sizi (başınıza gelecek azabdan) apaçık korkutan bir peygamberim".

Hasib Asutay

(Nuh) dedi ki: 'Ey kavmim! Şüphesiz ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Hayrat Neşriyat

(Ve Nuh onlara) dedi ki: 'Ey kavmim! Doğrusu ben, sizin için (Allah’ın azâbından haber veren) apaçık bir korkutucuyum!'

İbni Kesir

Dedi ki: Ey kavmim; şüphesiz ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Mehmet Okuyan

Şöyle demişti: “Ey kavmim! Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.

Muhammed Esed

(Nuh) "Ey halkım!" diye seslendi, "Ben sizin için açık bir uyarıcıyım,

Mustafa İslamoğlu

(Nuh) "Ey kavmim!" dedi, "Ben size gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım".

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ey kavmim! Şüphe yok ki, ben sizin için apaçık bir korkutucuyum.»

Ömer Öngüt

Dedi ki: "Ey kavmim! Şüphesiz ki ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım. "

Suat Yıldırım

(2-4) O da: "Ey benim milletim! Ben size gönderilen kesin bir uyarıcıyım. Şöyle ki: Yalnız Allah’a ibadet edin, O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki: Sizin günahlarınızı affetsin ve sizi belirli bir vakte, yani ölüm anına kadar azap çektirmeksizin hayatta bıraksın. Çünkü Allah’ın takdir ettiği vâde gelince, asla ertelenmez. Keşke bunu bir bilseniz!

Süleyman Ateş

"Ey kavmim, dedi, ben sizin için açık bir uyarıcıyım."

Süleymaniye Vakfı

Nuh şöyle dedi: "Ey halkım! Ben sizin için açık bir uyarıcıyım:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şöyle dedi: "Ey halkım! Ben size doğruları açıklayan bir uyarıcıyım.

Şaban Piriş

-Ey kavmim, dedi. Ben, sizin için açık bir uyarıcıyım.

Tefhim-ul Kuran

O da dedi ki: «Ey Kavmim, gerçek şu ki, ben size (gönderilmiş) apaçık bir uyarıcı korkutucuyum.»

Ümit Şimşek

Nuh 'Ey kavmim,' dedi. 'Ben size gönderilen apaçık bir uyarıcıyım.

Yaşar Nuri Öztürk

O dedi ki: "Ey toplumum! Hiç kuşkunuz olmasın, ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O dedi: “Ey qövmüm! Şübhəsiz ki, mən sizi aydın bir tərzdə xəbərdar edənəm!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O dedi: ″Ey qövmüm! Həqiqətən, mən sizi (Allahın əzabı ilə) açıq-aşkar qorxudan bir peyğəmbərəm!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺO mein Volk! Ich bin für euch ein klarer Warner.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺO mein Volk, ich bin euch ja ein deutlicher Warner,

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺO mein Volk! Wahrlich, ich bin für euch ein deutlicher Warner

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺMeine Leute! Gewiß, ich bin für euch ein deutlicher Warner.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nuh said to them: "My people I am sent to you as a spectacle and a warning to caution you in clear and plain words of impending danger and misfortunes".

Abdul Haleem

And so he said, ‘My people, I am here to warn you plainly.

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O my People! I am to you a Warner, clear and open:

Abul A'la Maududi

Noah said: "My people, I have certainly been sent as a clear warner to you,

Aisha Bewley

He said, ‘My people, I am a clear warner to you.

Al-Hilali & Khan

He said: "O my people! Verily, I am a plain warner to you,

Ali Quli Qarai

He said, ‘O my people! Indeed I am a manifest warner to you.

Amatul Rahman Omar

He said, `O my people! I am a plain Warner to you.

Arthur John Arberry

He said, 'O my people, I am unto you a clear warner,

Bijan Moeinian

Noah said: "My people, God has sent me to plainly relay His message to you. "

E. Henry Palmer

Said he, 'O my people! verily, I am to you an obvious warner,

Edip-Layth

He said, "My people, I am to you a clear warner."

George Sale

Noah said, O my people, verily I am a public warner unto you;

Hamid S. Aziz

He said, "O my people! Surely I am a plain Warner to you:

Mahmoud Ghali

He said, "O my people, surely I am to you an evident warner,

Marmaduke Pickthall

He said: O my people! Lo! I am a plain warner unto you

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "O my people, I warn you clearly

Muhammad Asad

[And Noah] said: "O my people! I am but a plain warner to you, [sent to tell you]

Mustafa Khattab

Noah proclaimed, "O my people! I am truly sent to you with a clear warning:

Progressive Muslims

He said: "My people, I am to you a clear warner. "

Sahih International

He said, "O my people, indeed I am to you a clear warner,

Sam Gerrans

He said: “O my people: I am to you a clear warner:

Shabbir Ahmed

He said, "O My people! Behold, I am a plain Warner to you.

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my people! Verily, I am an open warner to you:

Taqi Usmani

He said, "O my people, I openly warn you

The Monotheist Group

He said: "My people, I am to you a clear warner."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Nûh got: Gelî miletê min! Birastî ez ji bo we hişyarkerekî aşkera me.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMijn volk! Ik ben voor jullie een duidelijke waarschuwer

Hollandaca — Salomo Keyzer

Noach zeide: O mijn volk! waarlijk, ik ben een openbaar prediker voor u.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺO mijn volk, ik ben voor jullie een duidelijke waarschuwer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Он [Нух] сказал: «О, народ мой! Поистине, я для вас разъясняющий увещеватель (предупреждающий о том, что если вы не будете повиноваться Аллаху, то Аллах накажет вас),

Rusça — Osmanov

Он сказал: ʺО мой народ! Воистину, я для вас - ясный увещеватель:

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och Noa) sade: ʺJag har kommit, mitt folk, för att varna er klart och entydigt: