Biz ise onu yakın görüyoruz.

وَنَرٰيهُ قَرِيبًا

ve nerāhu ḳarīben

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَنَرٰيهُve nerāhuر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.biz ise onu görüyoruz
2قَرِيبًاḳarībenق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.yakın

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bizse pek yakın görürüz onu.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve bizse pek yakın görürüz onu.

Adem Uğur

Biz ise onu yakın görmekteyiz.

Ahmed Hulusi

Biz ise onu yakın görüyoruz!

Ahmet Tekin

Biz de onu yakın bir gelecekte görüyoruz.

Ahmet Varol

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Ali Bulaç

Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.

Ali Fikri Yavuz

Fakat biz, o azabı yakın görüyoruz.

Ali Rıza Safa

Oysa Biz, onu yakın görüyoruz.

Bayraktar Bayraklı

- Kafirler o azabı uzak görüyorlar; biz ise onu yakın görmekteyiz.

Bekir Sadak

Ama biz onu yakin gormekteyiz.

Celal Yıldırım

Biz ise, onu yakın görmekteyiz.

Diyanet İşleri

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Diyanet İşleri (eski)

Ama biz onu yakın görmekteyiz.

Diyanet Vakfi

Biz ise onu yakın görmekteyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz ise onu yakın görürüz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz se onu yakın görürüz

Erhan Aktaş

Biz, onu yakın görüyoruz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, onu yakın görüyoruz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, onu yakın görüyoruz.

Fizilal-il Kuran

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Gültekin Onan

Biz ise, onu pek yakın görüyoruz.

Hamdi Döndüren

Biz ise onu yakın görmekteyiz!

Hasan Basri Çantay

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Hasib Asutay

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki (biz) onu yakın görüyoruz.

İbni Kesir

Biz ise; onu, yakın görmekteyiz.

Mehmet Okuyan

Biz ise onu yakın görmekteyiz.

Muhammed Esed

ama Biz onu yakın görüyoruz!

Mustafa İslamoğlu

Biz ise onu çok yakın görüyoruz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ama biz onu yakın görmekteyiz.

Ömer Öngüt

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Suat Yıldırım

(6-7) Onlar, o günü çok uzakta zannediyorlar, ama Biz yakın olduğunu biliyoruz.

Süleyman Ateş

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Süleymaniye Vakfı

oysa biz onu (onlara) yakın görüyoruz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

oysa Biz yakın görüyoruz.

Şaban Piriş

Biz ise onu yakın görüyoruz.

Tefhim-ul Kuran

Biz ise, onu pek yakın görmekteyiz.

Ümit Şimşek

Biz ise yakın görüyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz ise onu çok yakın görüyoruz.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Biz isə onun yaxın olduğunu görürük.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir aber halten ihn für nahe.

Almanca — Der Edle Quran

Wir aber sehen sie nahe.

Almanca — M. A. Rassoul

aber Wir sehen, er ist nahe.

Almanca — Muhammad Zaidan

und WIR sehen sie nahe,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

While We, and the believers, see it close at hand and near fulfilment.

Abdul Haleem

but We know it to be close.

Abdullah Yusuf Ali

But We see it (quite) near.

Abul A'la Maududi

while We think that it is near at hand.

Aisha Bewley

but We see it as very close.

Al-Hilali & Khan

But We see it (quite) near.

Ali Quli Qarai

and We see it to be near.

Amatul Rahman Omar

But We know it to be near (at hand).

Arthur John Arberry

but We see it is nigh.

Bijan Moeinian

From God’s point of view, however, their punishment is much closer than what they perceive.

E. Henry Palmer

but we see it nigh!

Edip-Layth

We see it as near.

George Sale

but We see it nigh at hand.

Hamid S. Aziz

And We see it nigh.

Mahmoud Ghali

And We see it near.

Marmaduke Pickthall

While we behold it nigh:

Mohamed Ahmed - Samira

But We see it very near.

Muhammad Asad

but, We see it as near!

Mustafa Khattab

but We see it as inevitable.

Progressive Muslims

And We see it as near.

Sahih International

But We see it [as] near.

Sam Gerrans

But We see it as near: —

Shabbir Ahmed

But We see it near.

Syed Vickar Ahamed

But We see it (quite) near.

Taqi Usmani

and We see it near.

The Monotheist Group

And We see it as near.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

alors que Nous le voyons bien proche,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Em jî wî nêzîk dibînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij zullen haar van dichtbij zien

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar wij zien die nabij.

Hollandaca — Siregar

Maar Wij zien haar van nabij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

а Мы видим его [наказание] близким [что оно произойдет скоро и непременно].

Rusça — Osmanov

а Мы видим, что он близок.