Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
illā ǎlā ezvācihim ev mā meleket eymānuhum fe innehum ğayru melūmīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak eşleri ve temellük ettikleri müstesnâ ve artık bu hususta da kınanmazlar onlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ancak eşleri ve temellük ettikleri müstesnâ ve artık bu hususta da kınanmazlar onlar.
Adem Uğur
Ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz;
Ahmed Hulusi
Eşleri veyahut tasarrufları altındakiler müstesna! Çünkü onlar (bundan dolayı) kınanmazlar!
Ahmet Tekin
Ancak hanımları ve meşrû şekilde sahip oldukları, üzerlerinde meşrû hakları ve otoriteleri, kendileriyle düzgün insanî münasebetleri olan câriyeleriyle ilişkileri helâldir. Bundan dolayı onlar kınanamazlar.
Ahmet Varol
Ancak kendi eşleri ve ellerinin altındaki (cariyeleri) hariç. Şüphesiz onlar (bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.
Ali Bulaç
Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.
Ali Fikri Yavuz
Ancak zevcelerine ve cariyelerine müstesna... Çünkü onlar (bunlarda) kınanmazlar.
Ali Rıza Safa
Eşlerinin veya yanlarında kendilerine bağlı olanların dışında. Kuşkusuz, bu durumda kınanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
-İffetlerini korurlar. Ancak, eşlerine ya da ellerinin altında bulunanlara karşı onlar kınanmazlar. Ama kim bundan ötesini ararsa, onlar sınırı aşanlardır.
Bekir Sadak
(29-30) Esleri ve cariyeleri disinda, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, dogrusu bunlar yerilmezler.
Celal Yıldırım
(29-30) Eşlerine ve ellerinin sahip bulunduğu cariyelere karşı müstesna —ki bunlara karşı kınanmazlar—, iffetlerini koruyanlar,
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(29-30-31) İffetlerini koruyanlar -ki eşleri ve câriyeleri bunun dışında olup bundan dolayı kınanmazlar; ama kim bunun ötesine geçmeye kalkışırsa böyleleri sınırı aşanların ta kendileridir-;
Diyanet İşleri
Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
Diyanet İşleri (eski)
(29-30) Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.
Diyanet Vakfi
(29-31) Irzlarını koruyanlar -ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz; bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir-;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak karılarına ve sahibi bulundukları cariyelere başka, çünkü bundan dolayı kınanmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak zevcelerine veya milki yeminlerine başka. Çünkü bunda levm olunmazlar
Erhan Aktaş
Eşleri veya antlaşma yolu ile sahip oldukları hariç. Şüphesiz onlar kınanmazlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Eşleri veya antlaşma yolu ile sahip oldukları hariç. Şüphesiz onlar kınanmazlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ancak eşleri veya sağ ellerinin sahip olduğu hariç. Bundan dolayı kınanmazlar.
Fizilal-il Kuran
Yalnız eşlerine ya da ellerinin altında bulunan cariyelere karşı korumazlar. Bundan ötürü de onlar kınanmazlar.
Gültekin Onan
Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.
Hamdi Döndüren
Yalnız eşlerine ya da ellerinin altında bulunan (câriyeleri)ne karşı (korumazlar). Çünkü onlar bundan ötürü kınanmazlar.
Hasan Basri Çantay
(29-30) Şunlar da (öyle): Karılarından, yahud sağ ellerinin malik olduklarından başkasına karşı utanacak yerlerini saklayanlar. Çünkü onlar (bunlar Hakkında) kınanmış değildirler.
Hasib Asutay
Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduğu (cariyeler) başka. Çünkü onlar (bunlar hakkında) kınanmış değillerdir.
Hayrat Neşriyat
Ancak kendi eşleri veya sâhib oldukları câriyelerine karşı (olan münâsebetleri)müstesnâ; çünki şübhesiz ki onlar, (bundan dolayı) kınanacak kimseler değildirler.
İbni Kesir
Ancak eşleri ve sağ ellerinin malik oldukları müstesna. Doğrusu onlar, bunun için kınanacak değildirler.
Mehmet Okuyan
Ancak eşleri yani (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları kişiler hariç. Şüphesiz ki onlar, (eşleriyle ilişkilerinde) kınanmazlar.
Muhammed Esed
eşleri; yani (nikah yoluyla) meşru şekilde sahip oldukları dışında (isteklerini frenleyenler,) çünkü ancak o zaman hiçbir kınamaya uğramazlar,
Mustafa İslamoğlu
ancak eşleri, yani meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimseler müstesna: zaten onlar (meşru eşleriyle paylaştıkları cinsellikden dolayı) kınanamazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Zevcelerine veya mâlik bulundukları cariyelerine karşı müstesna, çünkü onlar kınanmış değildirler.
Ömer Öngüt
Ancak eşleri ve câriyeleri hariç. Doğrusu bunlar kınanamazlar.
Suat Yıldırım
(29-30) Onlar edep yerlerini, eşleri ve cariyelerinden başkasından korurlar. Yalnız bunlarla münasebeti olanlar ayıplanamazlar.
Süleyman Ateş
Yalnız eşlerine ya da ellerinin altında bulunan (cariyelerin)e karşı (korumazlar. Bundan ötürü de) onlar kınanmazlar.
Süleymaniye Vakfı
sadece (hür) eşlerine veya hakimiyetleri altında olanlara / esir eşlerine açabilirler. Onlar, bundan dolayı kınanmazlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sadece eşlerine veya hakimiyetleri altındaki esirler karşı korumaları gerekmez.
Şaban Piriş
Eşleri veya meşru şekilde sahip oldukları hariç. Çünkü onlar, bu hususta kınanmazlar.
Tefhim-ul Kuran
Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.
Ümit Şimşek
Ancak eşlerine ve ellerinin altındakilere karşı müstesna-bunlar kınanmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Ancak onlar, eşleriyle, imkanlarının sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
zövcələrindən və sahib olduqları cariyələrdən başqa. Buna görə onlar əsla qınanmazlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Övrətləri və cariyələri istisna olmaqla. (Onlarla yaxınlıq etməyə görə) əsla qınanmazlar;
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
außer ihren Gattinnen und ihren Leibeigenen gegenüber, denn da sind sie nicht zu tadeln.
Almanca — Der Edle Quran
außer gegenüber ihren Gattinnen oder was ihre rechte Hand (an Sklavinnen) besitzt, denn sie sind (hierin) nicht zu tadeln,
Almanca — M. A. Rassoul
außer bei ihren Gattinnen oder denen, die sie von Rechts wegen besitzen; denn da sind sie nicht zu tadeln.
Almanca — Muhammad Zaidan
außer vor ihren Ehepartnern oder vor denen, die ihnen gehören, denn dann gewiß sind sie nicht zu tadeln,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Except with their wives and with those of the captives in their hands; an act being then holy and incurs no blame;
Abdul Haleem
from all but their spouses or their slave-girls––there is no blame attached to [relations with] these,
Abdullah Yusuf Ali
Except with their wives and the (captives) whom their right hands possess,- for (then) they are not to be blamed,
Abul A'la Maududi
except in regard to their spouses and those whom their right hands possess, for in regard to them they are not reproachable,
Aisha Bewley
except from their wives and any slaves they own, in which case they incur no blame,
Al-Hilali & Khan
Except from their wives or the (women slaves) whom their right hands possess - for (then) they are not blameworthy.
Ali Quli Qarai
(except from their spouses and their slave women, for then they are not blameworthy;
Amatul Rahman Omar
Except from their (free) wives or those (wives of theirs) whom their right hands own (- slave wives), for which they are not to blame.
Arthur John Arberry
save from their wives and what their right hands own, then not being blameworthy
Bijan Moeinian
… with their wives and the ones that God has approved for them.
E. Henry Palmer
except for their wives or the (slave girls) whom their right hands possess, for they are not to be blamed;
Edip-Layth
Except around their spouses or those committed to by oath, there is no blame.
George Sale
of women other than their wives, or the slaves which their right hands possess; -- for as to them they shall be blameless;
Hamid S. Aziz
Except in the case of their wives or those whom their right hands possess - for on these surely is no blame,
Mahmoud Ghali
Except with their spouses or what their right hands possess; then surely they are not blameworthy (Literally: other than being blameworthy).
Marmaduke Pickthall
Save with their wives and those whom their right hands possess, for thus they are not blameworthy;
Mohamed Ahmed - Samira
Are free of blame,
Muhammad Asad
[not giving way to their desires] with any but their spouses - that is, those whom they rightfully possess [through wedlock] -: for then, behold, they are free of all blame,
Mustafa Khattab
except with their wives or those ˹bondwomen˺ in their possession,[1] for then they are free from blame,
Progressive Muslims
Except around their spouses or those committed to by oath, there is no blame.
Sahih International
Except from their wives or those their right hands possess, for indeed, they are not to be blamed -
Sam Gerrans
Save with their wives, or what their right hands possess — for then are they not blameworthy,
Shabbir Ahmed
----- They have intimate relations only with their spouses - that is, those who are rightfully theirs through wedlock. For such relationship they are free of blame. ('Aw' = Or = That is = And. (23:5-7)).
Syed Vickar Ahamed
Except from their wives and the (captive) whom their right hand possess— For (them), they are not to be blameworthy,
Taqi Usmani
except from their wives and those (slave-girls) owned by their hands,- because they are not to be blamed,
The Monotheist Group
Except around their spouses or those maintained by their oaths, there is no blame.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et nʹont de rapports quʹavec leurs épouses ou les esclaves quʹils possèdent car dans ce cas, ils ne sont pas blâmables,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Lê belê ne li hember jin û cariyeyên xwe. Bi rastî der barê wan de ew bêgazin in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
behalve bij hun echtgenotes of slavinnen waarover zij beschikken, dan valt hun niets te verwijten.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En die geen gemeenschap hebben met andere vrouwen dan met de hunne, of de slavinnen, die door hunne rechterhanden worden bezeten; want zij zijn zonder blaam.
Hollandaca — Siregar
Behalve bij hun vrouwen en de slaven waarover zij beschikken, er wordt hen dan niets verweten.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
кроме как от жен своих и тех, которыми овладели десницы их [наложниц], поистине же, они вне упрека (если имеют близость со своими женами и наложницами) (так как Аллах дозволил это),
Rusça — Osmanov
кроме как по отношению к своим супругам и невольницам, за что им нет порицания.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och inte (ger fritt utlopp åt sin lust) med andra än sina hustrur eller dem som de rättmätigt besitter - inget klander kan då riktas mot dem;