Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

كِتَابٌ اُنْزِلَ اِلَيْكَ فَلَا يَكُنْ فِي صَدْرِكَ حَرَجٌ مِنْهُ لِتُنْذِرَ بِهِ وَذِكْرٰى لِلْمُؤْمِنِينَ

kitābun unzile ileyke fe lā yekun fī Sadrike Haracun minhu li tunƶira bihi ve ƶikrā li l-mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1كِتَابٌkitābunك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbir Kitaptır
2اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilen
3اِلَيْكَileykesana
4فَلَاfe lā
5يَكُنْyekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmasın
6فِي
7صَدْرِكَSadrikeص د رGeri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi bir şey; dolayısıyla göğüs, sine veya bağır [genellikle zihni anlamında]. Herhangi bir şeyin ön kısmı. Geri gitme veya geri dönüp uzaklaşma.göğsünde
8حَرَجٌHaracunح ر جDaralmak (kalp), sıkışmak, dar/kapalı/sıkışık hale gelmek, akıl karışıklığı yaşamak, bir araya toplanmak, göğüste huzursuzluk ve daralma hissetmek, şüphe etmek veya şüphede olmak, günah veya suç işlemek veya itaatsizlik yapmak, korku ve öfke nedeniyle hareket edememek, zorluk ve sıkıntıyla karşılaşmak, yasaklanmak veya engellenmek, birinin sıkıntı veya zorluğa düşmesine neden olmak, günahı veya suçu kendinden uzaklaştırmak, günahtan veya suçtan kaçınmak veya uzak durmak.bir sıkıntı
9مِنْهُminhuonunla
10لِتُنْذِرَli tunƶiraن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarman
11بِهِbihihususunda
12وَذِكْرٰىve ƶikrāذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve öğüt (vermen)
13لِلْمُؤْمِنِينَli l-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlara

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu bir kitaptır ki insanları onunla korkutman, inananlara da öğüt vermen için sana indirildi; bu yüzden yüreğinde bir sıkıntı, göğsünde bir darlık hâsıl olmasın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu bir kitaptır ki insanları onunla korkutman, inananlara da öğüt vermen için sana indirildi; bu yüzden yüreğinde bir sıkıntı, göğsünde bir darlık hâsıl olmasın.

Adem Uğur

(Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.

Ahmed Hulusi

Sana inzal edilen bu Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (Kitap), Onunla, (iman etmeyenleri) uyarman ve iman edenlere (neye - nasıl iman edip, neleri yapmaları konusunda) öğüt vermen içindir. . . Artık içinde, bundan dolayı bir sıkıntı olmasın.

Ahmet Tekin

Bu sana indirilen bir kitaptır, Kur’ân’dır. İnsanları Kur’ân ile uyarırken, mü’minlere öğütler verirken, bu kitaptan dolayı kalbinde bir şüphe, göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Ahmet Varol

Bu sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarman ve mü'minlere öğüt vermen hususunda gönlünde bir sıkıntı olmasın.

Ali Bulaç

(Bu,) Bir Kitap'tır ki onunla uyarman için ve mü'minlere bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Ali Fikri Yavuz

Bu, bir Kitab ki, sana indirildi. (Ey Rasûlüm) tebliğden ve kavminin tekzibi korkusundan ötürü, sakın yüreğinde bir sıkıntı olmasın; ve onunla kâfirleri korkutup müminlere öğüt veresin...

Ali Rıza Safa

Bu, hem Onunla uyarman hem de inananlara öğreti olması amacıyla, sana indirilmiş bir Kitap'tır. Artık, Ondan dolayı gönlünde bir sıkıntı olmasın.

Bayraktar Bayraklı

Bu, kendisiyle insanları uyarman ve insanlara öğüt olsun diye sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.

Bekir Sadak

Sana bir Kitap indirildi. Onunla insanlari uyarman ve inananlara ogut vermen icin kalbine bir darlik gelmesin.

Celal Yıldırım

Bu, uyarman ve mü'minlere öğütte bulunman için sana indirilen bir kitaptır. Artık bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu, kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir sıkıntı olmasın.

Diyanet İşleri

Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü'minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Diyanet İşleri (eski)

Sana bir Kitap indirildi. Onunla insanları uyarman ve inananlara öğüt vermen için kalbine bir darlık gelmesin.

Diyanet Vakfi

(Bu), kendisiyle insanları uyarman, inananlara öğüt vermen için sana indirilen bir kitaptır. Artık bu hususta kalbinde bir şüphe olmasın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Bu,) sana indirilen bir Kitab'tır. Onunla (insanları) uyarman ve inananlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu, kendisiyle uyarasın diye ve mü'minlere bir ihtar olmak üzere sana indirilen bir kitaptır; sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın!

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir kitab ki sana indirildi, sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın da bununla inzar edesin, mü'minlere de şu bir ıhtar:

Erhan Aktaş

Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve Mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Onunla uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen konusunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, sana uyarıda bulunman ve mü'minlere öğüt vermen için indirilen bir Kitap'tır. Bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Fizilal-il Kuran

Bu Kur'an, kendisi ile insanları uyarasın ve müminlere öğüt veresin diye sana indirilen bir kitaptır. O halde bu görevi yaparken sakın ruhun sıkılmasın.

Gültekin Onan

(Bu) Bir kitaptır ki onunla uyarman için ve inançlılara bir öğüt olmak üzere sana indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Hamdi Döndüren

Bu, bir kitaptır ki onunla korkutman ve mü’minlere öğüt vermen için sana indirilmiştir. Artık bundan dolayı göğsünde hiç darlık olmasın.

Hasan Basri Çantay

(Bu sure, yahud Kur'an) — onunla (halkı) inzar etmekliğim için, mü'minlere de bir öğüd olmak üzere — sana indirilen bir kitabdır. Artık bundan dolayı göksünde bir sıkıntı olmasın.

Hasib Asutay

(Bu,) sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve inananlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Hayrat Neşriyat

(Bu,) kendisiyle (insanları) sakındırman ve mü’minlere nasîhat (vermen) için sana indirilen bir kitabdır; öyle ise ondan (onu tebliğden) dolayı gönlünde bir sıkıntı (yalanlanma korkusu) olmasın!

İbni Kesir

Bir kitab indirilmiştir sana. Ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. Onunla uyarman için. Ve iman edenlere bir öğüt.

Mehmet Okuyan

Kendisiyle uyarman için ve müminler için (gerçeği) hatırla(t)ma olsun diye sana indirilen bu kitaptan dolayı kalbinde hiçbir sıkıntı olmasın!

Muhammed Esed

(Yücelerden) bir ilahi kelam indirildi sana artık gönlünde bu konuda herhangi bir şüpheye yer verme ki, onunla, (yoldan sapanları) uyarabilesin ve (böylece) inananlara da öğütte bulunabilesin:

Mustafa İslamoğlu

Bir sure indirildi sana, artık bundan dolayı için daralmasın ki, onunla (insanları) uyarabilesin ve mü'minlere de (şu) öğüdü verebilesin:

Ömer Nasuhi Bilmen

Bu bir kitaptır ki, bununla korkutasın diye ve mü'minlere bir mev'ize olarak sana indirilmiştir.Bundan dolayı senin kalbinde sakın bir sıkıntı olmasın.

Ömer Öngüt

Resulüm! Bu, sana indirilen bir Kitap'tır. Bu hususta göğsünde bir sıkıntı olmasın. Onunla (insanları) uyarman ve inananlara öğüt vermen için (indirildi).

Suat Yıldırım

Bu, kendisiyle insanları uyarman ve müminlere de bir öğüt ve irşad olmak üzere sana indirilen bir kitaptır ki sakın onu tebliğden ve halkın sana inanmamasından ötürü göğsün daralmasın.

Süleyman Ateş

(Bu,) Sana indirilen bir Kitaptır. Onunla (insanları) uyarman ve insanlara öğüt (vermen) hususunda göğsünde bir sıkıntı olmasın (hiç kuşkulanma, tasalanma, bu tamamen Allah tarafındandır. Sen hemen insanları uyar).

Süleymaniye Vakfı

Bu, sana indirilen kitaptır. Bundan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Bununla uyarıda bulunasın ve inanıp güvenenlerin akıllarında tutmaları gereken bir bilgi olsun diye indirilmiştir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu, sana indirilen Kitap'tır. Bu kitaptan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Bununla uyarıda bulunasın ve inanıp güvenenler (müminler) onu, akıllarından çıkarmasınlar diye indirilmiştir.

Şaban Piriş

İnananlara nasihat olarak ve onunla uyarasın diye sana indirilen kitaptan dolayı sakın içinde bir sıkıntı olmasın.

Tefhim-ul Kuran

(Bu) Bir Kitap'tır. Bundan dolayı içinde bir sıkıntı olmasın. Onunla kafirleri kotkutman ve müminlere de bir öğüt olmak üzere sana indirildi.

Ümit Şimşek

Bu, insanları onunla uyarman için ve mü'minlere bir öğüt olmak üzere sana indirilmiş bir kitaptır; onun için göğsün daralmasın.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir kitaptır bu; sana indirildi, onunla uyarıda bulunasın diye ve inananlar için bir öğüt ve düşündürme olarak... O halde, bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu, insanları qorxutmaq və möminlərə öyüd-nəsihət vermək üçün sənə nazil edilən Kitabdır. Ona görə qəlbin heç narahat olmasın.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu, (kafirləri cəhənnəm əzabı ilə) qorxutmaq və möʼminlərə öyüd-nəsihət vermək üçün sənə nazil edilən Kitabdır. (Ya Rəsulum!) Ondan (onun təbliğindən) ötrü ürəyində bir sıxıntı olmasın!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dieses ist ein Buch, das dir herabgesandt wurde. Du sollst wegen der Schwierigkeiten, die die Verkündigung des Korans bereitet, nicht besorgt sein; du sollst damit warnen und die Gläubigen zum Nachdenken anregen.

Almanca — Der Edle Quran

(Dies ist) ein Buch, das zu dir (als Offenbarung) herabgesandt worden ist - es soll seinetwegen in deiner Brust keine Bedrängnis sein -, damit du mit ihm warnst, und als Ermahnung für die Gläubigen.

Almanca — M. A. Rassoul

(Dies ist) ein zu dir hinabgesandtes Buch; du sollst seinetwegen nicht bedrückt sein; und du sollst damit warnen; und es soll eine Ermahnung für die Gläubigen (sein)

Almanca — Muhammad Zaidan

Diese ist eine Schrift, die dir hinabgesandt wurde, so soll in deiner Brust kein Mißbehagen ihretwegen aufkommen, damit du mit ihr ermahnst. Auch ist es eine Erinnerung für die Mumin.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A Book -the Quran- is revealed to you O Muhammad, laying upon you an immense responsibility for which you have been chosen. Therefore, let it not oppress your thoughts and feelings or depress your spirits, but use it and act upon it to warn those who deny the truth and to put those who have conformed to Islam in mind of their duties.

Abdul Haleem

This Book has been sent down to you [Prophet]––let there be no anxiety in your heart because of it––so that you may use it to give warning and to remind the believers:

Abdullah Yusuf Ali

A Book revealed unto thee,- So let thy heart be oppressed no more by any difficulty on that account,- that with it thou mightest warn (the erring) and teach the Believers).

Abul A'la Maududi

This is a Book revealed to you. Let there be no impediment in your heart about it. (It has been revealed to you) that you may thereby warn [the unbelievers], that it may be a reminder to the believers.

Aisha Bewley

It is a Book sent down to you – so let there be no constriction in your breast because of it so that you can give warning by it and as a reminder to the muminun.

Al-Hilali & Khan

(This is the) Book (the Qur’ân) sent down unto you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), so let not your breast be narrow therefrom, that you warn thereby; and a reminder unto the believers.

Ali Quli Qarai

[This is] a Book that has been sent down to you —so let there be no disquiet in your heart on its account that you may warn thereby— and as an admonition for the faithful.

Amatul Rahman Omar

(This Qur'ân is) a (glorious) Book revealed to you that you may warn (the erring) therewith, and (that it may be) a source of eminence and honour to the believers. Let there be no constriction in your mind on this account.

Arthur John Arberry

A Book sent down to thee -- so let there be no impediment in thy breast because of it -- to warn thereby, and as a reminder to believers:

Bijan Moeinian

This book (Qur'an) is revealed to you (Mohammad) in order to re-enforce your belief and that there should not be any feeling of heaviness in your heart so that you may warn the disbelievers and to teach the believers.

E. Henry Palmer

A book revealed to thee, - so let there be no straitness in thy breast, that thou mayest warn thereby,- and a reminder to the believers.

Edip-Layth

A book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to those who acknowledge.

George Sale

A book hath been sent down unto thee: And therefore let there be no doubt in thy breast concerning it; that thou mayest preach the same, and that it may be an admonition unto the faithful.

Hamid S. Aziz

7:2. This is a Book revealed to you (O Muhammad) - so let there be no heaviness in your breast, that you may warn the erring thereby, and remind the believers.

Mahmoud Ghali

A Book sent down to you, (i. e., The prophet) so let there be no restriction in your breast on account of it, that you may warn thereby; and (it is) a Reminding for the believers.

Marmaduke Pickthall

(It is) a Scripture that is revealed unto thee (Muhammad) - so let there be no heaviness in thy heart therefrom - that thou mayst warn thereby, and (it is) a Reminder unto believers.

Mohamed Ahmed - Samira

This Book has been sent down to you; so do not hesitate to warn (the unbelievers) through it, and remind the faithful.

Muhammad Asad

A DIVINE WRIT has been bestowed from on high upon thee -and let there be no doubt about this in thy heart-in order that thou mayest warn [the erring] thereby, and [thus] admonish the believers:

Mustafa Khattab

˹This is˺ a Book sent down to you ˹O Prophet˺—do not let anxiety into your heart regarding it—so with it you may warn ˹the disbelievers˺, and as a reminder to the believers.

Progressive Muslims

A Scripture that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to the believers.

Sahih International

[This is] a Book revealed to you, [O Muúammad] - so let there not be in your breast distress therefrom - that you may warn thereby and as a reminder to the believers.

Sam Gerrans

A Writ sent down to thee — so let there be no distress in thy heart therefrom — that thou warn thereby, and as a reminder to the believers.

Shabbir Ahmed

This Book, a Divine Writ, has been revealed to you (O Messenger). Let it not burden your chest. It has been revealed to you so that you may caution your fellow human beings against the consequences of their wrong actions. This is a Reminder for those who attain belief.

Syed Vickar Ahamed

(This is) a Book (the Quran) sent down unto you— (O Prophet, ) so do not let your heart be held back by any difficulty because of it— And with it, you may warn (the disbelievers), and teach the believers:

Taqi Usmani

(This is) a book sent down to you. Therefore, your heart must not be straitened because of it. (It is revealed to you) so that you may warn through it, and it may be an advice for the believers.

The Monotheist Group

A Book that has been sent down to you, so let there not be any burden in your chest from it, that you may warn with it; and a reminder to the believers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest un Livre qui tʹa été descendu; quʹil nʹy ait, à son sujet, nulle gêne dans ton cœur; afin que par cela tu avertisses, et (quʹil soit) un Rappel aux croyants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min!) Ev (Qur’an) kitêbek e ku ji te re hatiye şandin, vêca bila tengasiyek di sînga te de çênebe, (me ev kitêb şand) da ku tu pê mirovan (ji ezabê Xwedê) bitirsînî û da ku ji bawermendan re bibe şîret û bîranîn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Een boek dat naar jou is neergezonden -- er moet daarover geen benauwdheid in jouw hart zijn -- opdat jij ermee waarschuwt en als een vermaning voor de gelovigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Een boek werd u nedergezonden; laat dus geen twijfel daaromtrent in uwe borst bestaan, opdat gij hetzelfde zoudt verkondigen, en dat het eene vermaning voor den geloovige zij.

Hollandaca — Siregar

(Dit is) een Boek dat aan jou (Moehammad) neergezonden is, laat er daarom geen bedruktheid in jouw borst zijn vanwege deze (Koran). (Hij is neergezonden) om ermee te waarschuwen, en is een vemaning voor de gelovigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Писание, (которое) ниспослано тебе (о, Пророк) [Коран] – пусть же не будет в твоей груди стеснения [сомнения] о нем (что оно ниспослано от Аллаха)! – чтобы ты увещевал им [Кораном] (людей) (предупреждал о наказании Аллаха) и чтобы оно было напоминанием для верующих.

Rusça — Osmanov

[Это] Писание ниспослано тебе [, Мухаммад,] - и пусть не тревожится твое сердце из-за него - дабы увещевал ты им и было оно наставлением для верующих.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

EN SKRIFT har uppenbarats för dig - ängslas inte i ditt hjärta över detta - för att du med den skall varna (förnekarna) och förmana de troende: