"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

ثُمَّ لَاٰتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ اَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ اَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَائِلِهِمْ وَلَا تَجِدُ اَكْثَرَهُمْ شَاكِرِينَ

ṧumme le ātiyennehum min beyni eydīhim ve min ḣalfihim ve ǎn eymānihim ve ǎn şemāilihim ve lā tecidu ekṧerahum şākirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2لَاٰتِيَنَّهُمْle ātiyennehumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekonlara sokulacağım
3مِنْmin
4بَيْنِbeyniب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübin
5اَيْدِيهِمْeydīhimي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitönlerinden
6وَمِنْve mince
7خَلْفِهِمْḣalfihimخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekarkalarından
8وَعَنْve ǎnve
9اَيْمَانِهِمْeymānihimي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.sağlarından
10وَعَنْve ǎnve
11شَمَائِلِهِمْşemāilihimش م لİçermek, kapsamak, tasarlamak, oluşturmak, kavramak. Şimal (çoğul şemail) - sol, kuzey.sollarından
12وَلَاve lāve
13تَجِدُteciduو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmakbulmayacaksın
14اَكْثَرَهُمْekṧerahumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çoklarını
15شَاكِرِينَşākirīneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükredenlerden

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra andolsun ki önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından çıkıp çatacağım onlara ve göreceksin ki çoğu şükür bile etmeyecek sana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra andolsun ki önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından çıkıp çatacağım onlara ve göreceksin ki çoğu şükür bile etmeyecek sana.

Adem Uğur

Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın! dedi.

Ahmed Hulusi

"Sonra andolsun ki, onlara önlerinden (hırslarını tahrik ederek - benliklerini yücelterek hakikati inkara sürükleyerek), arkalarından (gizli şirke yönelterek - saptırıcı fikirlerle), sağlarından (senden alıkoyacak hayırları ilham ederek) ve sollarından (kötülükleri güzel - süslü göstererek) geleceğim. . . Onların çoğunluğunu, verdiklerini değerlendiren olarak bulamayacaksın!"

Ahmet Tekin

'Sonra, elbette onlara, açıkça ve sinsice, önlerinden, sağlarından, sollarından, arkalarından, kuvvetli ve zayıf taraflarından, iyilikleri ve ahlâkî davranışları arasından bunların savunuculuğunu ve sözcülüğünü yaparak sokulacağım. Sen onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın.' dedi.

Ahmet Varol

Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Böylece sen onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.'

Ali Bulaç

"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."

Ali Fikri Yavuz

Sonra onlara, önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükrediciler bulmıyacaksın.” dedi.

Ali Rıza Safa

"Sonra, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kesinlikle onlara sokulacağım. Onların çoğunu, şükredenler arasında bulmayacaksın!"

Bayraktar Bayraklı

"Sonra onlara elbette önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın" dedi.

Bekir Sadak

(16-17) «eni azdirdigin icin, and olsun ki, Senin dogru yolun uzerinde onlara karsi duracagim; sonra onlerinden, ardlarindan, sag ve sollarindan onlara sokulacagim; cogunu Sana sukreder bulamiyacaksin» dedi.

Celal Yıldırım

(16-17) (İblîs): «Beni azgınlığa itmene karşılık, and olsun ki, onları saptırmak için senin dosdoğru yolun üzerinde oturacağım, sonra da onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından (yaklaşıp) geleceğim ve Sen, onların çoğunu şükreder bulamıyacaksın» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın.”

Diyanet İşleri

"Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."

Diyanet İşleri (eski)

(16-17) 'Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın' dedi.

Diyanet Vakfi

«Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici bulmayacaksın." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

sonra onlara önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım, sen de çoğunu şükredici bulmıyacaksın

Erhan Aktaş

"Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın.

Fizilal-il Kuran

Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım da çoğunluğunu şükreder bulamayacaksın.»

Gültekin Onan

"Sonra muhakkak önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın."

Hamdi Döndüren

“Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım; böylece sen onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın!”

Hasan Basri Çantay

"Sonra, andolsun, onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından kendilerine geleceğim (musallat olacağım). Sen de onların çoğunu şükredici (kimse) ler bulmayacaksın".

Hasib Asutay

Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.'

Hayrat Neşriyat

'Sonra elbette onlara önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve (sen) onların çoğunu şükredici kimseler bulmayacaksın!'

İbni Kesir

Sonra andolsun ki; onların önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim. Ve Sen, onların çoğunu şükreder bulmayacaksın.

Mehmet Okuyan

"Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim (sokulacağım); sen onların çoğunu şükredenler olarak bulamayacaksın!” (demişti).

Muhammed Esed

ve hem açıktan açığa, hem de akılların ermediği yol ve yöntemlerle, sağlarından sollarından sokulacağım onlara: Ve sen onlardan çoğunu nankör kimseler olarak bulacaksın."

Mustafa İslamoğlu

sonra da hem doğrudan ve açıktan, hem de dolaylı ve sinsice, hem suret-i haktan görünerek hem de zaafları ve güdüleri kullanarak sokulacağım onlara: Ve Sen onların çoğunu nankörlük eden kimseler olarak bulacaksın."

Ömer Nasuhi Bilmen

«Sonra muhakkak ki, onların önlerinden, arkalarından, sağ taraflarından ve sol taraflarından geleceğim ve onların ekserisini şükrediciler bulmayacaksın.»

Ömer Öngüt

“Sonra elbette onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen onların çoklarını şükredenler bulamayacaksın. ” dedi.

Suat Yıldırım

(16-17) "Öyle ise" dedi, "Sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım." "Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın."

Süleyman Ateş

"Sonra (onların) önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın!"

Süleymaniye Vakfı

Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım. Onların çoğunu, şükretmeyen /sana karşı görevlerini yerine getirmeyen kişiler olarak göreceksin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Göreceksin, onların çoğu sana karşı görevlerini yerine getirmeyecektir."

Şaban Piriş

Sonra onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım. Sen de onların çoğunu şükreder bulamayacaksın, dedi.

Tefhim-ul Kuran

«Sonra da muhakkak onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.»

Ümit Şimşek

'Sonra önlerinden ve arkalarından, sağlarından ve sollarından onların üzerine varacağım. Sen ise onların çoğunu şükredici bulmayacaksın.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Sonra onlara; önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından musallat olacağım. Bir çoklarını şükreder bulamayacaksın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra onların yanına önlərindən və arxalarından, sağlarından və sollarından gələcəyəm və Sən onların əksəriyyətini şükür edən görməyəcəksən”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra onların yanına qarşılarından və arxalarından, sağlarından və sollarından gələcəyəm (soxulacağam) və Sən onların əksəriyyətini şükür edən görməyəcəksən!″

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Ich werde mich aus allen Richtungen an sie heranmachen, von vorne und von hinten, von rechts und von links, um sie zu verleiten, und Du wirst sehen, daß die meisten Dir nicht dankbar sind.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Hierauf werde ich ganz gewiß von vorn und von hinten, von ihrer Rechten und von ihrer Linken über sie kommen. Und Du wirst die meisten von ihnen nicht dankbar finden.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

dann werde ich ihnen von vorne, von hinten, von ihrer Rechten und von ihrer Linken entgegenkommen. Dann wirst DU die meisten von ihnen als Undankbare finden.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

" And I will assail them emotionally and mentally from every side; I will leap at them from front and from behind, from their right and from their left to assail their virtue/and You shall find most of them not feeling or displaying gratitude".

Abdul Haleem

I will come at them- from their front and their back, from their right and their left- and You will find that most of them are ungrateful.’

Abdullah Yusuf Ali

"Then will I assault them from before them and behind them, from their right and their left: Nor wilt thou find, in most of them, gratitude (for thy mercies)."

Abul A'la Maududi

Then I will come upon them from the front and from the rear, and from their right and from their left. And You will not find most of them thankful.'

Aisha Bewley

Then I will come at them, from in front of them and behind them, from their right and from their left. You will not find most of them thankful.’

Al-Hilali & Khan

"Then I will come to them from before them and behind them, from their right and from their left, and You will not find most of them as thankful ones (i.e. they will not be dutiful to You)."

Ali Quli Qarai

Then I will come at them from their front and from their rear, and from their right and their left, and You will not find most of them to be grateful. ’

Amatul Rahman Omar

`There will I come upon them from their front and from their backs and from their right and from their left so that You will not find most of them grateful (to You). '

Arthur John Arberry

then I shall come on them from before them and from behind them, from their right hands and their left hands; Thou wilt not find most of them thankful. '

Bijan Moeinian

I will appear to them [in different shape & forms so that they do not recognize me] from all sides: right, left, front and behind. You will then find that most human beings do not appreciate Your favors [and easily leave the straight path in search of vanities.]

E. Henry Palmer

then I will surely come to them, from before them and from behind them; and most of them Thou shalt not find thankful. '

Edip-Layth

"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; You will not find most of them to be appreciative."

George Sale

then will I come upon them from before, and from behind, and from their right hands, and from their left; and thou shalt not find the greater part of them thankful.

Hamid S. Aziz

Then I will surely come to them, from before them and from behind them; and most of them you shall not find thankful. "

Mahmoud Ghali

Thereafter indeed I will definitely come up to them from before them (Literally: between their hands) and from behind them, and from their right (hands), and from their left (hands); and You will not find most of them thankful. "

Marmaduke Pickthall

Then I shall come upon them from before them and from behind them and from their right hands and from their left hands, and Thou wilt not find most of them beholden (unto Thee).

Mohamed Ahmed - Samira

And I shall come upon them from the front and behind, right and left; and You will not find among them many who would give thanks. "

Muhammad Asad

and shall most certainly fall upon them openly as well as in a manner beyond their ken, and from their right and from their left: and most of them Thou wilt find ungrateful. "

Mustafa Khattab

I will approach them from their front, their back, their right, their left, and then You will find most of them ungrateful."

Progressive Muslims

"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; You will find most of them are unappreciative. "

Sahih International

Then I will come to them from before them and from behind them and on their right and on their left, and You will not find most of them grateful [to You]. "

Sam Gerrans

“Then will I come to them from before them, and from behind them, and from their right, and from their left; and Thou wilt not find most of them grateful.”

Shabbir Ahmed

"Then I will assault them openly and secretly, through their strengths and through their weaknesses. And You will not find most of them grateful (for Your Guidance)."

Syed Vickar Ahamed

"Then I will attack them, from before them and behind them, from their right and their left: And You will not find most of them to be thankful (for Your Mercies). "

Taqi Usmani

Then I will come upon them from their front side and from their behind, and from their right and from their left. You will not find most of them grateful.

The Monotheist Group

"Then I will come to them from between their hands, and from behind them, and from their right, and from their left; and You will find most of them unthankful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

puis je les assaillerai de devant, de derrière, de leur droite et de leur gauche. Et, pour la plupart, Tu ne les trouveras pas reconnaissants.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Piştre ez ê ji pêş wan û ji pişt wan ve, ji rastê wan û ji çepê wan ve teqez dê bême wan û Tu dê pirên wan jî şêkirdar nebînî!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dan zal ik op hen afkomen, van voren en van achteren en van rechts en van links. En U zult merken dat de meesten van hen geen dank betuigen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarna zal ik hen van voren en van achter aanvallen; ik zal mij op hunne rechter- en op hunne linkerzijde vertoonen, en waarlijk gij zult slechts weinigen vinden, die u erkentelijk zullen zijn.

Hollandaca — Siregar

Daarna zal ik zeker tot hen komen, van voor hen en ven achter hen en van hun rechterzijde en van hun linkerzijde, en U zult de meesten van hen niet als dankbaren aantreffen.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Потом я [Иблис] приду к ним [к людям] и спереди, и сзади, и справа, и слева, (и буду отклонять их от Истины, и разукрашу им ложь, буду стремиться, чтобы они желали этот мир и чтобы усомнились в Вечной жизни) и Ты (о, Аллах) не найдешь большинства их благодарными (Тебе) (за Твои благодеяния)».

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och jag skall ansätta dem framifrån och bakifrån, från höger och från vänster; och Du kommer att finna de flesta av dem otacksamma.ʺ