Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).
قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ
ḳuTūfuhā dāniyetun
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | قُطُوفُهَا | ḳuTūfuhā | ق ط فüzüm toplamak, meyve koparmak, kapmak, meyve salkımı | meyveleri |
| 2 | دَانِيَةٌ | dāniyetun | د ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak | aşağıya sarkmış |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Meyveleri pek yakındır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Meyveleri pek yakındır.
Adem Uğur
Meyveleri sarkmış halde.
Ahmed Hulusi
Onun yaptıklarının getirisi nimetler, elinin altındadır!
Ahmet Tekin
Cennetin meyvaları da sarkmıştır, kolayca devşirilir.
Ahmet Varol
Devşirilecek meyvaları pek yakındır.
Ali Bulaç
Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.
Ali Fikri Yavuz
(Meyvelerinin) devşirilmeleri yakından...
Ali Rıza Safa
Meyveleri yakında.
Bayraktar Bayraklı
- O, hoş bir hayat içinde,meyveleri sarkmış,yüksek bir cennette olacak. Onlara şöyle denilecek: "Geçmiş günlerde yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyiniz, içiniz!"
Bekir Sadak
(21-23) Artik o, meyveleri sarkmis, yuksek bir bahcede, hos bir yasayis icindedir.
Celal Yıldırım
Meyveleri yakıncacık külfetsiz koparılmaya elverişlidir.
Diyanet İşleri
Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).
Diyanet İşleri (eski)
(21-23) Artık o, meyveleri sarkmış, yüksek bir bahçede, hoş bir yaşayış içindedir.
Diyanet Vakfi
(21-23) Artık o, meyveleri sarkmış yüce bir cennette hoşnut kalacağı bir hayat içindedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Devşirmeleri (meyveleri) yakındadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Divşirimleri yakında
Erhan Aktaş
Olgunlaşmış meyveleri dallarından sarkmış bir haldedir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Olgunlaşmış meyveleri dallarından sarkmış bir haldedir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Olgunlaşmış meyveleri dallarından sarkmış bir haldedir.
Fizilal-il Kuran
Meyvelerin devşirilmesi kolaydır.
Gültekin Onan
Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.
Hamdi Döndüren
Ki meyveleri yakındır. (Kolayca toplanabilir).
Hasan Basri Çantay
(O cennetin) çabucak devşirilecek (meyve) leri (her durumda erilebilir derecede) yakındır.
Hasib Asutay
Ki onun meyveleri sarkmıştır. (6) (6. Elle koparılacak şekilde.)
Hayrat Neşriyat
Meyveleri yakın (toplaması kolay)!
İbni Kesir
Ki, meyveleri sarkmıştır.
Mehmet Okuyan
Artık o (kişi), meyveleri sarkmış hâlde olan yüksek bir cennette memnun olacağı bir hayat içinde olacaktır.
Muhammed Esed
(yaptıklarının) meyvelerine kolayca ulaşabileceği.
Mustafa İslamoğlu
hemen yakınında (amellerinin) meyveleri.
Ömer Nasuhi Bilmen
(23-24) Toplanacak semereleri pek yakındır. Afiyetle yeyin ve için, geçmiş günlerde takdim etmiş olduğunuz şeylerin mükâfaatı olarak.
Ömer Öngüt
Meyveleri sarkmış.
Suat Yıldırım
Meyveleri hemen el ile koparılacak durumdadır.
Süleyman Ateş
Ki devşirmesi kolay (meyvaları yakın. Oturan, elini uzatıp alabilir).
Süleymaniye Vakfı
O bahçenin olgunlaşmış meyveleri (ona) yaklaşır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
olgunlaşmış meyveleri sarkmış halde.
Şaban Piriş
Meyveleri ise aşağıdadır.
Tefhim-ul Kuran
Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.
Ümit Şimşek
O Cennetin meyveleri hemen yakınındadır.
Yaşar Nuri Öztürk
Devşirilmesi kolaydır onun.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
elə bir Cənnətdə ki, onun meyvələri lap yaxınlıqda olacaqdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Elə bir Cənnət ki, onun) meyvələri çox yaxındadır (möʼminlər onlardan ayaq üstə olanda da, oturanda da, uzananda da yeyə biləcəklər).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
dessen Früchte leicht erreichbar sind.
Almanca — Der Edle Quran
dessen Pflückobst herabhängt.
Almanca — M. A. Rassoul
dessen Früchte leicht erreichbar sind.
Almanca — Muhammad Zaidan
deren Früchte nahe sind.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
With fruits on branches springing up and down to be always within easy reach and always in their sight.
Abdul Haleem
with clustered fruit within his reach.
Abdullah Yusuf Ali
The Fruits whereof (will hang in bunches) low and near.
Abul A'la Maududi
the clusters of whose fruit will be hanging low to be within reach (of the inmates of Paradise).
Aisha Bewley
its ripe fruit hanging close to hand.
Al-Hilali & Khan
The fruits in bunches whereof will be low and near at hand.
Ali Quli Qarai
whose clusters [of fruits] will be within easy reach.
Amatul Rahman Omar
The clusters of fruit of which will be hanging low, within easy reach (to gather).
Arthur John Arberry
its clusters nigh to gather.
Bijan Moeinian
… it requires only extending the hand to pick up.
E. Henry Palmer
whose fruits are nigh to cull -
Edip-Layth
Its fruits are within reach.
George Sale
the fruits whereof shall be near to gather.
Hamid S. Aziz
The fruits of which are near at hand:
Mahmoud Ghali
Its picked (fruits) (are) within (easy) reach.
Marmaduke Pickthall
Whereof the clusters are in easy reach.
Mohamed Ahmed - Samira
With fruits hanging low within reach,
Muhammad Asad
with its fruits within easy reach.
Mustafa Khattab
whose fruit will hang within reach.
Progressive Muslims
Its fruits are within reach.
Sahih International
Its [fruit] to be picked hanging near.
Sam Gerrans
The fruits whereof are near.
Shabbir Ahmed
With its fruit at hand.
Syed Vickar Ahamed
The fruits in bunches there, will be low and near at hand.
Taqi Usmani
the fruits of which will be close at hand.
The Monotheist Group
Its fruits are within reach.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
dont les fruits sont à portée de la main.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Fêkiyê wê nêzik û berdest in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
met de af te plukken vruchten dichtbij.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarvan de vruchten gemakkelijk te plukken zullen zijn.
Hollandaca — Siregar
Haar vruchten hangen nabij.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
плоды которого близки (к обитателям Рая).
Rusça — Osmanov
где [доступны] низко [склоненные] плоды.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
där (alla) frukter är (lockande) nära.