Kalem — Dil Profiliالقلم
300 kelime, 52 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ز ن م(ZNM)yalnızca bu suredeAşağılık, soylu olmayan, kötü, şeytani karakter.
- خ ر ط م(ḢRŦM)yalnızca bu suredeBurnu vurmak veya bükmek, burnu yukarı kaldırmak, gururlu ve kızgın olmak, başını kaldırmak, uzatmak.
- ن م م(NMM)yalnızca bu suredeKoku yaymak veya yaydırmak, kötü niyetle konuşmak, anlaşmazlık yaratmak için konuşmayı yalanlarla doldurmak, yaramazlık yapmak, iftira ve karalama hikayeleriyle dolaşmak.
- ح ر د(ḪRD̃)yalnızca bu suredeEngellemek/önlemek/alıkoymak/kısıtlamak/yasaklamak/men etmek/sınırlamak/yasaklamak, dışarıda bırakmak, cimri olmak. Bir yön veya amaç edinmek, hedeflemek/aramak/takip etmek/istemek/niyet etmek, başkalarından ayrılmak, kendi halkını terk etmek/bırakmak ve onlardan uzaklaşmak, öfkelenmek veya çileden çıkmak, bir ipi çok sıkı bükmek, bir şeyi kemer şeklinde eğmek veya bükmek, göğüslerin süt vermeyi kesmesi (kadın).
- و س م(WSM)2×Damgalamak/mühürlemek/işaretlemek/iz bırakmak/betimlemek
- ز ل ق(ZLG)2×Kaymak, bundan tiksinip geri çekilmek, onu yerinden çıkarmak, keskin veya dikkatli bakmak, kaygan bir yer, kafasını tıraş etmek, pürüzsüz kaya
- ع ت ل(ATL)2×Onu sürükleyip çeken veya kaba/şiddetli bir şekilde sürükleyen, kaçırıp götüren, iten/zorlayan, kötülük yapmaya acele eden bir adam, vermeyi reddeden büyük bir yiyici, öğütten kaçınan veya tartışmada şiddetli olan kişi, mizaçta kaba/bayağı/soylu olmayan/aşağı/kaba/kaba olan.
- م ت ن(MTN)3×Bir şeyi sağlam/güçlü/dayanıklı/sert yapmak/kılmak, deriyi işlemek (öz su veya yoğunlaştırılmış meyve suyu ile), iyi işlenmiş, herhangi bir özelliğe güçlü derecede sahip olmak, daha tatlı.
- خ ف ت(ḢFT)3×Sessiz veya hareketsiz olmak, alçak/yumuşak/nazik olmak, şiddetli açlıktan dolayı zayıf olmak, sefil olmak, susturmak veya öldürmek (kılıç veya benzeri ile vurmak), iyi veya güzel olmak, dikkate değer olmak.
- ع ر ي(ARY)3×Çıplak olmak, giysilerden arınmak. Ara - çıplak çöl veya yer, açık alan, atık arazi, kıyı.
- ه م ز(HMZ)3×Arkadan konuşmak, karalamak, darbeyle geri itmek, çimdiklemek, geri püskürtmek, kusur bulmak, kötülük önermek, kırmak, (yere) fırlatmak, sıkmak, ısırmak.
- ص ر م(ṦRM)yalnızca bu suredeKesmek, biçmek, koparmak, kırılmak, meyve toplamak, budamak. Saarim - meyve kesen veya toplayan kişi. Sariim - tüm meyveleri toplanmış bahçe, yanıp kararmış gibi karanlık gece.
Nadir çekim formları
- ن(n)yalnızca bu surede
- وَالْقَلَمِ(ve l-ḳalemi)yalnızca bu surede
- يَسْطُرُونَ(yesTurūne)yalnızca bu surede
- الْمَفْتُونُ(l-meftūnu)yalnızca bu surede
- عُتُلٍّ(ǔtullin)yalnızca bu surede
- زَنِيمٍ(zenīmin)yalnızca bu surede
- الْخُرْطُومِ(l-ḣurTūmi)yalnızca bu surede
- بَلَوْنَا(belevnā)yalnızca bu surede
- فَطَافَ(fe Tāfe)yalnızca bu surede
- حَلَّافٍ(Hallāfin)yalnızca bu surede
- بِنَمِيمٍ(bi nemīmin)yalnızca bu surede
- هَمَّازٍ(hemmāzin)yalnızca bu surede
- مَشَّاءٍ(meşşā'in)yalnızca bu surede
- حَرْدٍ(Hardin)yalnızca bu surede
- اغْدُوا(ğdū)yalnızca bu surede
- كَالصَّرِيمِ(ke S-Sarīmi)yalnızca bu surede
- صَارِمِينَ(Sārimīne)yalnızca bu surede
- يُبْدِلَنَا(yubdilenā)yalnızca bu surede
- فَاَصْبَحَتْ(fe eSbeHat)yalnızca bu surede
- اَوْسَطُهُمْ(evseTuhum)yalnızca bu surede
- تُسَبِّحُونَ(tusebbiHūne)yalnızca bu surede
- سَاقٍ(sāḳin)yalnızca bu surede
- سَالِمُونَ(sālimūne)yalnızca bu surede
- كَصَاحِبِ(ke SāHibi)yalnızca bu surede
- مَذْمُومٌ(meƶmūmun)yalnızca bu surede
- لَيُزْلِقُونَكَ(le yuzliḳūneke)yalnızca bu surede
- فَيُدْهِنُونَ(fe yudhinūne)yalnızca bu surede
- اَفَنَجْعَلُ(e fe nec'ǎlu)yalnızca bu surede
- تُدْهِنُ(tudhinu)yalnızca bu surede
- يَسْتَثْنُونَ(yesteṧnūne)yalnızca bu surede
- سَنَسِمُهُ(se nesimuhu)yalnızca bu surede
- فَتَنَادَوْا(fe tenādev)yalnızca bu surede
- تَخَيَّرُونَ(teḣayyerūne)yalnızca bu surede
- رَاَوْهَا(raevhā)yalnızca bu surede
- فَسَتُبْصِرُ(fe se tubSiru)yalnızca bu surede
- يَتَلَاوَمُونَ(yetelāvemūne)yalnızca bu surede
- تَدَارَكَهُ(tedārakehu)yalnızca bu surede
- لَيَصْرِمُنَّهَا(le yeSrimunnehā)yalnızca bu surede
- مَكْظُومٌ(mekZūmun)yalnızca bu surede
- يَدْخُلَنَّهَا(yedḣulennehā)yalnızca bu surede
- مِسْكِينٌ(miskīnun)2×
- حَرْثِكُمْ(Harṧikum)2×
- نَائِمُونَ(nāimūne)2×
- سَلْهُمْ(selhum)2×
- كَيْدِي(keydī)2×
- مَتِينٌ(metīnun)2×
- طَائِفٌ(Tāifun)2×
- رَاغِبُونَ(rāğibūne)2×
- زَعِيمٌ(zeǐymun)2×
- يَتَخَافَتُونَ(yeteḣāfetūne)2×
- طَاغِينَ(Tāğīne)2×
- بِالْعَرَاءِ(bi l-ǎrā'i)2×
- غُدُوًّا(ğuduvven)2×
- مَنَّاعٍ(mennāǐn)2×
- فَلْيَأْتُوا(fe l ye'tū)2×
- بَالِغَةٌ(bāliğatun)2×
- مَحْرُومُونَ(meHrūmūne)2×
- بَلَوْنَاهُمْ(belevnāhum)2×
- لِلْخَيْرِ(li l-ḣayri)2×
- قَادِرِينَ(ḳādirīne)2×
- لَضَالُّونَ(le Dāllūne)2×
- تَدْرُسُونَ(tedrusūne)2×
- وَاُمْلِي(ve umlī)2×
- مَغْرَمٍ(meğramin)2×
- مُثْقَلُونَ(muṧḳalūne)2×
- نَبَذَ(nebeƶe)2×
- سَنَسْتَدْرِجُهُمْ(se nestedricuhum)2×
- الْحُوتِ(l-Hūti)3×
- مُعْتَدٍ(muǎ'tedin)3×
- تَرْهَقُهُمْ(terheḳuhum)3×
- يُكْشَفُ(yukşefu)3×
- اجْتَبٰيهُ(ctebāhu)3×
- اِنْطَلِقُٓوا(inTaliḳū)3×
- ذَرْنِي(ƶernī)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 32 (%43)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 39 (%52)
- Emir (buyurgan)
- 4 (%5)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 9 (%12)
- Muhatap (2. şahıs)
- 16 (%21)
- Gaib (3. şahıs)
- 50 (%67)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-18 | 7/11/0 | 3/4/11 |
| Orta | 19-36 | 16/9/1 | 4/4/18 |
| Son | 37-52 | 9/19/3 | 2/8/21 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ص ر م(ṦRM)Kesmek, biçmek, koparmak, kırılmak, meyve toplamak, budamak. Saarim - meyve kesen veya toplayan kişi. Sariim - tüm meyveleri toplanmış bahçe, yanıp kararmış gibi karanlık gece.3 ayet · beklenen 0.0 · z=18.89
- س ط ر(SŦR)Satır, çizgi çekmek, yazı yazmak, dizmek, sıralamak, bir çizgi üzerine düzenlemek, yatay olarak sıralanmış şeyler2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.14
- غ د و(ĞD̃W)Sabahın erken vakti, yarın, sabah, sabah namazı ile güneşin doğuşu arasındaki zaman, günün ilk bölümü2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.14
- ص ب ح(ṦBḪ)Sabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya çıkmak, bir şey yapmaya başlamak, olmak, meydana gelmek, vuku bulmak. Musbih - sabahleyin bir şey yapan veya sabaha giren kişi.3 ayet · beklenen 0.4 · z=4.44
- ن د و(ND̃W)İlan etmek, çağırmak, çağrıda bulunmak, davet etmek, herhangi birine bir şey iletmek için çağırmak, selamlamak, sesli çağırmak, sesi yükseltmek, toplantı2 ayet · beklenen 0.4 · z=2.47
- ط و ع(ŦWA)itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.3 ayet · beklenen 1.0 · z=2.06
- ن ع م(NAM)Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.3 ayet · beklenen 1.1 · z=1.90
- ج ن ن(CNN)örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık4 ayet · beklenen 1.6 · z=1.89
- ب ص ر(BṦR)görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı3 ayet · beklenen 1.2 · z=1.74
- س ج د(SCD̃)Secde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek2 ayet · beklenen 0.7 · z=1.63