Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden نائمون formunun kendisi aranıyor.
اَفَاَمِنَ اَهْلُ الْقُرٰٓى اَنْ يَأْتِيَهُمْ بَأْسُنَا بَيَاتًا وَهُمْ نَائِمُونَ
e fe emine ehlu l-ḳurā en ye'tiyehum be'sunā beyāten ve hum nāimūne
Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
فَطَافَ عَلَيْهَا طَائِفٌ مِنْ رَبِّكَ وَهُمْ نَائِمُونَ
fe Tāfe ǎleyhā Tāifun min rabbike ve hum nāimūne
Nihayet onlar uykuda iken Rabbinden bir afet (ateş) bahçeyi sardı.