Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظِيمٍ

ve inneke le ǎlā ḣuluḳin ǎZīmin

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki sen, pek büyük bir ahlâka sâhipsin elbette.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki sen, pek büyük bir ahlâka sâhipsin elbette.

Adem Uğur

Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki sen aziym bir ahlaklasın!

Ahmet Tekin

Sen, kesinlikle yüce, büyük, faziletli, saygıdeğer bir ahlâkı, insan tabiatına uygun üstün bir hayat tarzını yaşamaya, benimsetmeye, öğretmeye, savunmaya memursun..

Ahmet Varol

Şüphesiz sen büyük bir ahlak üzeresin.

Ali Bulaç

Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten sen, pek büyük bir ahlâk üzerindesin.

Ali Rıza Safa

Ve kuşkusuz, sağlam bir sağtöreye eriştin.

Bayraktar Bayraklı

Sen kesinlikle evrensel bir ahlak üzeresin.

Bekir Sadak

suphesiz sen buyuk bir ahlaka sahipsindir.

Celal Yıldırım

Ve sen, elbette büyük yüksek bir ahlâk üzeresin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sen elbette üstün bir ahlâka sahipsin.

Diyanet İşleri

Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

Diyanet İşleri (eski)

Şüphesiz sen büyük bir ahlaka sahipsindir.

Diyanet Vakfi

Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve herhalde sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve her halde sen pek büyük bir ahlak üzerindesin

Erhan Aktaş

Sen, kesinlikle büyük bir ahlak üzerindesin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sen, kesinlikle büyük bir ahlak üzerindesin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sen, kesinlikle çok büyük bir ahlak üzerindesin.

Fizilal-il Kuran

Ve sen yüce bir ahlaka sahipsin.

Gültekin Onan

Ve kuşkusuz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin.

Hamdi Döndüren

Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

Hasan Basri Çantay

Hiç şüphesiz büyük bir ahlaak üzerindesin sen.

Hasib Asutay

Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.

Hayrat Neşriyat

Ve muhakkak ki sen, gerçekten yüce bir ahlâk üzerindesin!

İbni Kesir

Muhakkak ki sen; büyük bir ahlak üzerindesin

Mehmet Okuyan

Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.

Muhammed Esed

çünkü sen, üstün bir hayat tarzına sahipsin;

Mustafa İslamoğlu

çünkü sen, muhteşem bir ahlaka sahipsin;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve muhakkak ki sen pek büyük bir ahlak üzerindesin.

Ömer Öngüt

Ve sen hiç şüphesiz ki büyük bir ahlâka sahipsin.

Suat Yıldırım

Ve sen pek yüksek bir ahlâk üzerindesin!

Süleyman Ateş

Ve sen, büyük bir ahlak üzerindesin.

Süleymaniye Vakfı

Şüphesiz sen üstün bir ahlak üzeresin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çünkü sen üstün bir dine bağlısın.

Şaban Piriş

Sen, büyük bir ahlak üzeresin.

Tefhim-ul Kuran

Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlâk üzerindesin.

Ümit Şimşek

Şüphesiz ki sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve gerçekten sen, çok büyük bir ahlak üzerindesin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən də, sən böyük əxlaq sahibisən!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, sən böyük bir əxlaq üzərindəsən!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Du bist von edlem Charakter.

Almanca — M. A. Rassoul

Und du verfügst wahrlich über großartige Tugendeigenschaften.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, du verfügst doch über einen vortrefflichen Charakter.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And you are a man of distinguished character; excellent repute and distinct mental and moral constitution;

Abdul Haleem

truly you have a strong character––

Abdullah Yusuf Ali

And thou (standest) on an exalted standard of character.

Abul A'la Maududi

and you are certainly on the most exalted standard of moral excellence.

Aisha Bewley

Indeed you are truly vast in character.

Al-Hilali & Khan

And Verily, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) are on an exalted (standard of) character.

Ali Quli Qarai

and indeed you possess a great character.

Amatul Rahman Omar

And you possess outstandingly high standard of moral (excellence).

Arthur John Arberry

surely thou art upon a mighty morality.

Bijan Moeinian

… in guiding people to the right path) and you are already elevated to a high and noble rank.

E. Henry Palmer

and, verily, thou art of a grand nature!

Edip-Layth

You are on a high moral standard.

George Sale

For thou art of a noble disposition.

Hamid S. Aziz

And most surely you have the most sublime (or exalted) character.

Mahmoud Ghali

And surely you are indeed of a magnificent character.

Marmaduke Pickthall

And lo! thou art of a tremendous nature.

Mohamed Ahmed - Samira

For you are verily born of sublime nature.

Muhammad Asad

for, behold, thou keepest indeed to a sublime way of life;

Mustafa Khattab

And you are truly ˹a man˺ of outstanding character.

Progressive Muslims

And you are of a high moral character.

Sahih International

And indeed, you are of a great moral character.

Sam Gerrans

And thou art upon a tremendous tradition.

Shabbir Ahmed

For, verily, you are of the noblest moral character!

Syed Vickar Ahamed

And verily, you (are placed) on an exalted standard of character.

Taqi Usmani

And you are surely on an excellent standard of character.

The Monotheist Group

And you are of a high moral character.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et tu es certes, dʹune moralité éminente.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastîtu li ser rewiştekî (exlaqekî) mezin î.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en jij bent hoogstaand van karakter.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Want gij hebt een verheven karakter.

Hollandaca — Siregar

En voorwaar, jij beschikt over een hoogstaand karakter.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и (что) ты, поистине (уже с рождения) обладаешь великим нравом [самыми лучшими нравственными качествами].

Rusça — Osmanov

и, поистине, ты - человек превосходного нрава.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ditt liv och ditt handlande är ett lysande (exempel),