Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.
فَلَمَّا رَاَوْهَا قَالُوا اِنَّا لَضَالُّونَ
fe lemmā raevhā ḳālū innā le Dāllūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bahçeyi görünce gerçekten de dediler, elbette yolumuzu şaşırdık.
Adem Uğur
Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.
Ahmed Hulusi
Bahçeyi gördüklerinde (harap olmuş): "Yanlış yere geldik herhalde" dediler.
Ahmet Tekin
Bağı, bahçeyi gördüklerinde: 'Galiba biz yanlış yere geldik.' dediler.
Ahmet Varol
Fakat onu (bahçeyi) gördüklerinde: 'Herhalde yanlış geldik' dediler.
Ali Bulaç
Ama onu görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız" dediler.
Ali Fikri Yavuz
Vakta ki o bahçeyi (böyle yanmış kapkara) gördüler : “-Biz, herhalde yanlış gelmişiz.” dediler.
Ali Rıza Safa
Birden orayı gördüklerinde, şöyle dediler: "Büyük olasılıkla, yolumuzu şaşırdık!"
Bayraktar Bayraklı
- Amaçlarına ulaşacaklarından emin olarak erkenden gittiler. Harap olmuş bostanı gördüklerinde kimileri, "Biz yanlış yere geldik" dediler. Kimileri de, "Hayır, biz mahvolmuşuz" dediler. İçlerinden en feraset sahibi, "Ben size, niçin Allah'ı anmıyorsunuz, dememiş miydim?" dedi!"
Bekir Sadak
(26-27) Bahceyi gorduklerinde: «Herhalde yolumuzu sasirmis olacagiz; belki de biz yoksun birakildik» dediler.
Celal Yıldırım
(26-27) Bahçeyi görünce : «Biz şüphesiz şaşırıp (başka yere) sapmışız, hayır biz mahrum kalmışız» dediler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(26-27) Bahçeyi gördüklerinde ise, “Herhalde yanlış yere gelmişiz; yok yok, ürünü kaybetmişiz” dediler.
Diyanet İşleri
Fakat bahçeyi o halde gördüklerinde, "Biz mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
(26-27) Bahçeyi gördüklerinde: 'Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık' dediler.
Diyanet Vakfi
Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Fakat bahçeyi gördüklerinde: «Biz herhalde yanlış gelmişiz» dediler .
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ama bağı gördüklerinde: "Biz her halde yanlış gelmişiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vakta ki o bağı gördüler, biz, dediler: her halde yanlış gelmişiz
Erhan Aktaş
Fakat onu gördüklerinde: "Herhalde yanlış yere geldik!" dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Fakat onu gördüklerinde: "Herhalde yanlış yere geldik!" dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Fakat onu gördüklerinde: "Herhalde yanlış yere geldik!" dediler.
Fizilal-il Kuran
Fakat bahçeyi görünce «Herhalde biz yolu şaşırdık» dediler.
Gültekin Onan
Ama onu görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız" dediler.
Hamdi Döndüren
Bahçeyi (kapkara olmuş) görünce, “Biz herhalde yanlış gelmişiz!” dediler.
Hasan Basri Çantay
Fakat onu (bu halde) görüverince dediler ki: "Her halde biz yanlış gelenleriz".
Hasib Asutay
Fakat onu (6) gördüklerinde, 'Herhalde biz yolu şaşırdık' dediler; (6. O kapkara yanmış bahçeyi.)
Hayrat Neşriyat
Fakat orayı (bahçeyi o perişan hâlde) gördüklerinde: 'Muhakkak biz, elbette(bahçesinin yolunu) şaşıran kimseleriz (her hâlde yanlış yere geldik!)' dediler.
İbni Kesir
Onu gördüklerinde dediler ki: Herhalde biz yanlış geldik.
Mehmet Okuyan
Fakat bahçeyi gördüklerinde “Biz (herhâlde) yolumuzu şaşırdık!” demişlerdi.
Muhammed Esed
Ama bahçeye bakıp onu (tanınmaz halde) görünce: "Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız!" diye bağırdılar;
Mustafa İslamoğlu
Derken, bahçeyi o halde görünce (tanıyamadılar ve) "Biz yolumuzu şaşırmışız (galiba)" dediler.
Ömer Nasuhi Bilmen
(26-27) Vaktâ ki o bostanlarını (o halde) gördüler, dediler ki: «Şüphe yok bizler elbette sapık kimseleriz. Hayır, biz mahrum kimseleriz.»
Ömer Öngüt
Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde biz yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.
Suat Yıldırım
Bahçeyi görünce, apışıp kaldılar. "Galiba yolu şaşırdık, yanlış yere geldik!" dediler.
Süleyman Ateş
Fakat bahçeyi görünce: "Herhalde biz yolu şaşırdık." dediler.
Süleymaniye Vakfı
Bahçeyi görünce şöyle dediler: "Biz, kesinlikle yolumuzu şaşırdık!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bahçeyi görünce: "Biz, kesinlikle başka bir yere geldik!" dediler.
Şaban Piriş
Onu gördüklerinde: -Yolu şaşırdık, dediler.
Tefhim-ul Kuran
Ama onu görünce: «Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız» dediler.
Ümit Şimşek
Bir de ne görsünler! 'Herhalde biz yanlış geldik' dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Fakat bahçeyi görünce: "Yahu biz yanlış gelmişiz." dediler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bağı görəndə isə belə dedilər: “Deyəsən, biz düz gəlməmişik!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Bağı) bu vəziyyətdə (yanıb külə dönmüş) gördükdə dedilər: ″Yəqin ki, (yolumuzu) azmışıq!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Als sie den heimgesuchten Garten sahen, sprachen sie: ʺWir haben uns im Weg geirrt, das kann nicht unser Garten sein.
Almanca — Der Edle Quran
Als sie ihn aber sahen, sagten sie: ʺWir haben uns fürwahr geirrt.
Almanca — M. A. Rassoul
Doch als sie ihn sahen, sagten sie: ʺWahrlich, wir befinden uns im Irrtum!
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als sie sie sahen, sagten sie: ʺGewiß, wir haben uns doch geirrt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when they saw the orchard had been changed out of all recognition and their dreams which they cherished with unreasonable affection were simply a reverie, they said: "We must have missed our way".
Abdul Haleem
but when they saw the garden, they said, ‘We must have lost our way!
Abdullah Yusuf Ali
But when they saw the (garden), they said: "We have surely lost our way:
Abul A'la Maududi
But as soon as they beheld the orchard, (they cried out): "We have certainly lost the way;
Aisha Bewley
But when they saw it, they said, ‘We must have lost our way.
Al-Hilali & Khan
But when they saw the (garden), they said: "Verily, we have gone astray."
Ali Quli Qarai
But when they saw it, they said, ‘We have indeed lost our way!’
Amatul Rahman Omar
When they saw it (desolated) they said, `We have surely mistaken the way.
Arthur John Arberry
But when they saw it, they said, 'Surely we are gone astray;
Bijan Moeinian
As soon as they saw their destroyed garden they said: "Are we in right place. "
E. Henry Palmer
And when they saw it they said, 'Verily, we have erred!
Edip-Layth
But when they saw it, they said, "We have gone astray!"
George Sale
And when they saw the garden blasted and destroyed, they said, we have certainly mistaken our way:
Hamid S. Aziz
But when they saw it (the garden), they said, "Most surely we have gone astray.
Mahmoud Ghali
Then, as soon as they saw it, they said, "Surely we are indeed erring (people).
Marmaduke Pickthall
But when they saw it, they said: Lo! we are in error!
Mohamed Ahmed - Samira
When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.
Muhammad Asad
But as soon as they beheld [the garden and could not recognize] it, they exclaimed, "Surely we have lost our way!"
Mustafa Khattab
But when they saw it ˹devastated˺, they cried, "We must have lost ˹our˺ way!
Progressive Muslims
But when they saw it, they said: "We have gone astray!"
Sahih International
But when they saw it, they said, "Indeed, we are lost;
Sam Gerrans
Then when they saw it they said: “We have gone astray!
Shabbir Ahmed
But when they saw it, they said, "Behold, we have lost our way. "
Syed Vickar Ahamed
But when they saw the (garden) they said: "We have surely lost our way:
Taqi Usmani
But when they saw it (the place of the ruined garden), they said, "We have missed the way."
The Monotheist Group
But when they saw it, they said: "We have gone astray!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Puis, quand ils le virent (le jardin), ils dirent: ʺvraiment, nous avons perdu notre chemin.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Lê belê gava wan baxçe (bi vê rewşê) dît, gotin: Me riya xwe şaş kiriye (ev ne baxçê me ye)!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar toen zij het zagen zeiden zij: ʺWij zijn verdwaald.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Toen zij zagen dat de tuin verzengd en verwoest was, zeiden zij: Wij hebben ons zeker in den weg vergist.
Hollandaca — Siregar
Maar toen zij haar (de tuin) zagen, zeiden zij: ʺVoorwaar, wij zijn zeker dwalenden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Когда же они увидели его [свой сад, который сгорел] (то не смогли узнать его), (и) сказали: «Поистине, мы непременно, заблудились [ошиблись путем]!»
Rusça — Osmanov
Когда же они увидели сад, то воскликнули: ʺМы, верно, не туда зашли!ʺ [Потом, оглядевшись, они сказали:]
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men när de fick se (trädgården) sade de: ʺVi måste ha tagit fel väg!ʺ