Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

فَاَصْبَحَتْ كَالصَّرِيمِ

fe eSbeHat ke S-Sarīmi

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken bahçe, bütün mahsûlü kesilip biçilmiş, kupkuru çorak bir yere, bir çöle dönmüştü.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken bahçe, bütün mahsûlü kesilip biçilmiş, kupkuru çorak bir yere, bir çöle dönmüştü.

Adem Uğur

Bahçe kapkara kesildi.

Ahmed Hulusi

Kuruyup kararıverdi (o bahçe)!

Ahmet Tekin

Bağlar, bahçeler yangın yerine dönmüş, simsiyah kesilmişti.

Ahmet Varol

Böylece (bahçe) kapkara oluverdi.

Ali Bulaç

Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.

Ali Fikri Yavuz

O bahçe, kapkara kesiliverdi, (kökünden yandı gitti).

Ali Rıza Safa

Sonunda, kapkara kesildi.

Bayraktar Bayraklı

Bostanları yanıp simsiyah oldu.

Bekir Sadak

(19-20) Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katindan gonderilen bir salgin o bahceyi sarivermisti de bahce kapkara kesilmisti.

Celal Yıldırım

Sabaha doğru bahçe (yok olup) siyah bir kül (yığını halin)e döndü.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(19-20) Fakat onlar uykudayken rabbin tarafından gelen kuşatıcı bir âfet bahçeyi sarıverdi de bahçe kesilip kurumuş gibi oldu.

Diyanet İşleri

Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.

Diyanet İşleri (eski)

(19-20) Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.

Diyanet Vakfi

(19-20) Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de, bahçe kapkara kesildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bahçe simsiyah kesiliverdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sabaha kadar o bağ sırıma (biçilmiş tarlaya) dönmüştü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sabaha kadar o bağ sırıma dönüvermişti

Erhan Aktaş

Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece, bahçeleri, üzerinde hiç ekin olmayan kara toprak gibi oldu.

Fizilal-il Kuran

Bahçe simsiyah olmuştu.

Gültekin Onan

Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.

Hamdi Döndüren

Öyle ki bahçe kapkara oluvermişti.

Hasan Basri Çantay

(O bağçe) simsiyah kesiliverdi.

Hasib Asutay

(Bahçe) siyah kül gibi oluverdi.

Hayrat Neşriyat

Derken (bahçe tamâmen yanarak) kapkara kesildi.

İbni Kesir

O, kupkuru kesildi.

Mehmet Okuyan

(Bahçe) hasat edilmiş gibi (bomboş) olmuştu.

Muhammed Esed

ve ertesi gün (bütün bitkiler) sararıp kurumuştu.

Mustafa İslamoğlu

Derken, ertesi sabah o (bahçe) sırım gibi geçmiş küle dönmüştü.

Ömer Nasuhi Bilmen

(20-21) Artık o bostan yanarak simsiyah kesilmiş gibi bir hale dönüverdi. Derken sabahladıkları vakit birbirlerine seslendiler.

Ömer Öngüt

Bahçe kapkara kesildi.

Suat Yıldırım

(19-20) Fakat onlar henüz uykuda iken, Rabbin tarafından gönderilen bir afet bahçeyi kapladı. Bahçe sabahleyin siyah kül haline geliverdi.

Süleyman Ateş

Bahçe simsiyah kesiliverdi.

Süleymaniye Vakfı

Sonunda bahçe, kökünden sökülmüş gibi oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orası devşirilmiş gibi oldu.

Şaban Piriş

Sabaha bahçe kapkara kesildi.

Tefhim-ul Kuran

Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.

Ümit Şimşek

Bağ simsiyah küle döndü.

Yaşar Nuri Öztürk

O, simsiyah kesiliverdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bağ yanıb zülmət gecə kimi qapqara oldu.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və o (yanıb) qapqara qaraldı (külə döndü).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Und am Morgen sah er verwüstet und schwarz aus wie die finstere Nacht.

Almanca — Der Edle Quran

und er war dann am Morgen wie abgepflückt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und am Morgen war (der Garten) bereits verwüstet.

Almanca — Muhammad Zaidan

dann wurde sie wie das Abgeerntete.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

So that by morning it stood desolate and bare, and there was nothing left for them to reap.

Abdul Haleem

and by morning it was stripped bare, a desolate land.

Abdullah Yusuf Ali

So the (garden) became, by the morning, like a dark and desolate spot, (whose fruit had been gathered).

Abul A'la Maududi

and so by morning the orchard lay as though it had been fully harvested.

Aisha Bewley

and in the morning it was like burnt land stripped bare.

Al-Hilali & Khan

So the (garden) became black by the morning, like a pitch dark night (in complete ruins).

Ali Quli Qarai

So by the dawn it was like a harvested field.

Amatul Rahman Omar

So that this (garden) became as it were a dark desolate spot whose (all) fruit had been already plucked.

Arthur John Arberry

and in the morning it was as if it were a garden plucked.

Bijan Moeinian

In the morning all was destroyed.

E. Henry Palmer

and on the morrow it was as one the fruit of which is cut.

Edip-Layth

Thus, it became barren.

George Sale

and in the morning it became like a garden whose fruits had been gathered.

Hamid S. Aziz

So it became as black, barren land.

Mahmoud Ghali

So (in the morning) it became as if it were a garden wrested away.

Marmaduke Pickthall

And in the morning it was as if plucked.

Mohamed Ahmed - Samira

So by the morning it seemed as though picked clean.

Muhammad Asad

so that by the morrow it became barren and bleak.

Mustafa Khattab

so it was reduced to ashes.

Progressive Muslims

Thus, it became barren.

Sahih International

And it became as though reaped.

Sam Gerrans

And in the morning it was as if reaped.

Shabbir Ahmed

So that by the morning it was barren, bleak.

Syed Vickar Ahamed

So the (garden) became, by the morning, like a dark desolate spot (whose fruit had been gathered).

Taqi Usmani

Thus, on the next morning, it was like a harvested field.

The Monotheist Group

Thus, it became barren.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et le matin, ce fut comme si tout avait été rasé.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Êdî ew baxçe bû mîna rijiyê.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en ʹs morgens was hij als afgeoogst.

Hollandaca — Siregar

Zij werd als een verschroeid stoppelveld.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И наутро он [сад] был точно срезан [полностью сожжен].

Rusça — Osmanov

И сад к утру почернел, словно ночь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och följande morgon låg (den) tom som ett redan skördat sädesfält.