"Size Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indiren O iken ben Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?" (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde, sakın şüphecilerden olma.

اَفَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْتَغِي حَكَمًا وَهُوَ الَّذِي اَنْزَلَ اِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًا وَالَّذِينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ اَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ

e fe ğayra (a)llahi ebteğī Hakemen ve huve elleƶī enzele ileykumu l-kitābe mufeSSalen ve(e)lleƶīne āteynāhumu l-kitābe yeǎ'lemūne ennehu munezzelun min rabbike bi l-Haḳḳi fe lā tekūnenne mine l-mumterīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَفَغَيْرَe fe ğayraغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.başka mı?
2اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
3اَبْتَغِيebteğīب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakarayayım
4حَكَمًاHakemenح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.bir hakem
5وَهُوَve huveve O
6الَّذِيelleƶī
7اَنْزَلَenzeleن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirmiş iken
8اِلَيْكُمُileykumusize
9الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitabı
10مُفَصَّلًاmufeSSalenف ص لBir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm.açıklanmış olarak
11وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimseler
12اٰتَيْنَاهُمُāteynāhumuا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendilerine verdiğimiz
13الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
14يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilirler
15اَنَّهُennehuki O gerçekten
16مُنَزَّلٌmunezzelunن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilmiştir
17مِنْmintarafından
18رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
19بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhak olarak
20فَلَاfe lā
21تَكُونَنَّtekūnenneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinhiç olma
22مِنَmine-dan
23الْمُمْتَرِينَl-mumterīneم ر يBir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek.kuşkulananlar-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'tan başka bir hakem mi arayayım ki size, her muhtâç olduğunuz şeyi bildirip açıklayan kitabı, o indirmiştir. Kendilerine kitap verilenler de bilirler ki o, senin Rabbin tarafından gerçek olarak indirilmiş bir kitaptır; artık şüphe edenlerden olma.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼtan başka bir hakem mi arayayım ki size, her muhtâç olduğunuz şeyi bildirip açıklayan kitabı, o indirmiştir. Kendilerine kitap verilenler de bilirler ki o, senin Rabbin tarafından gerçek olarak indirilmiş bir kitaptır; artık şüphe edenlerden olma.

Adem Uğur

(De ki): Allah'dan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size Kitab'ı açık olarak indiren O'dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!

Ahmed Hulusi

O, size hakikat ve Sünnetullah BİLGİsini (Kitabı) tafsilatlı olarak inzal etmişken, Allah'tan gayrı bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, O'nun Rabbinden Hak olarak nüzul edildiğini bilirler. . . Sakın şüphe edenlerden olma!

Ahmet Tekin

'Allah size, kitabı ayrıntılı açıklanmış olarak indirdiği halde, ondan başka bir hakem mi arayayım?' de. Kendilerine verdiğimiz kutsal kitapların hükmünce amel edenler, Kur’ân’ın Rabbin tarafından, gerekçeli, hikmete dayalı olarak toplumda hakça bir düzen gerçekleştirmen için, bölüm bölüm indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma.

Ahmet Varol

'Allah size açıklanmış bir şekilde Kitap indirmişken O'ndan başkasının hakemliğini mi isteyeceğim!' Kendilerine Kitap vermiş olduklarımız onun Rabbin tarafından hak üzere indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma.

Ali Bulaç

Allah'tan başka bir hakem mi arıyayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma.

Ali Fikri Yavuz

Ey Rasûlüm, de ki: “- Sizinle aramızı ayırdeden Allah’dan başka bir hakem mi ararım? Size, ayrıntılı olarak (içinde hak ile batıl belirlenmiş Kur’an) Kitabı indiren O’dur. Kendilerine kitab verdiğimiz o Yahudî ve Hristiyan âlimleri de şüphesiz bilirler ki, bu Kur’an, Rabbinden hak olarak indirilmiştir. Öyle ise, sakın şüphe edenlerden olma...

Ali Rıza Safa

"O, ayrıntılı olarak Kitap'ı size indirmişken, Allah'tan başka yargıcı mı arayacağım?" Kitap verdiklerimiz, Onun, Efendinden gerçek olarak indirildiğini bilirler. Artık, sakın kuşkuya düşenler arasında olma.

Bayraktar Bayraklı

Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size kitabı açık olarak indiren O'dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!

Bekir Sadak

Allah size Kitap'i acik acik indirmisken O'ndan baska bir hakem mi isteyeyim? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun gercekten Rableri katindan indirilmis oldugunu bilirler. Oyleyse, sen supheye dusenlerden olma!

Celal Yıldırım

Allah size kitabı bölüm bölüm (yeterince) açıklanmış biçimde indirmişken, O'ndan başkasını mı hakem isteyeyim ? Kendilerine (daha önce) kitap verdiklerimiz bilirler ki, O (Kur'ân) elbette hak olarak Rabbından indirilmiştir. Artık sen şüphelenenlerden olma !

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(De ki:) “Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım? Hâlbuki size kitabı açıklanmış olarak indiren O’dur.” Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur’an’ın gerçekten rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!

Diyanet İşleri

"Size Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indiren O iken ben Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?" (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde, sakın şüphecilerden olma.

Diyanet İşleri (eski)

'Allah size Kitap'ı açık açık indirmişken O'ndan başka bir hakem mi isteyeyim?' Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun gerçekten Rableri katından indirilmiş olduğunu bilirler. Öyleyse, sen şüpheye düşenlerden olma!

Diyanet Vakfi

(De ki): Allah'dan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size Kitab'ı açık olarak indiren O'dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah, size Kitab'ı (Kur'ân'ı) açıklanmış olarak indirdiği halde, ondan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine kitap verdiklerimiz, o Kur'ân'ın, gerçekten Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi de Allah size kitabı, içinde herşey inceden inceye açıklanmış olarak göndermişken Allah'tan başkasını mı hakem isteyeceğim? Kendilerine kitap verdiklerimiz de bilirler ki, o tamamıyla gerçek olarak Rabbin tarafından indirilmiştir. Sakın şüphelenenlerden olma!

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi de: Allah size mufasselen kitab indirmiş iken ben Allahtan başkasını mı hakem istiyeceğim? kendilerine kitab verdiklerimiz de bilirler ki o temamiyle hakk olarak senin rabbından indirilmiştir, sakın şübhelenenlerden olma

Erhan Aktaş

"O, size Kitap'ı ayrıntılı olarak indirmişken, Allah'tan başka bir hakem mi arayayım?" Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bilirler ki bu Rabb'inden Hakk olarak indirilmiştir. O halde, sakın kuşku duyanlardan olma!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"O, size Kitap'ı ayrıntılı olarak indirmişken, Allah'tan başka bir hakem mi arayayım?" Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bilirler ki bu Rabb'inden Hakk olarak indirilmiştir. O halde, sakın kuşku duyanlardan olma!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"O, size Kitap'ı ayrıntılı olarak indirmişken, Allah'tan başka bir hakem mi arayayım?" Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bilirler ki bu Rabb'inden hakk olarak indirilmiştir. O halde, sakın kuşku duyanlardan olma!

Fizilal-il Kuran

Allah size ayrıntılı açıklamalar içeren kitabı indirmişken ben O'nun dışında bir hakeme mi başvurayım? Kendilerine kitap verdiklerimiz, Kur'an'ın gerçeğe dayalı olarak Allah tarafından indirildiğini bilirler. O halde sakın kuşkuya kapılanlardan olma.

Gültekin Onan

Tanrı'dan başka hakem mi arayayım? Oysa O size kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine kitap verdiklerimiz bunun gerçekten rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma.

Hamdi Döndüren

Allah size kitabı açıklanmış olarak indirmişken, O’ndan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onun Rabbin tarafından doğru olarak indirilmiş olduğunu bilirler. Artık sakın kuşkuya düşenlerden olma!

Hasan Basri Çantay

(Habibim, de ki:) "O, size o kitabı (kendinde hak ile baatıl tamamen) açıklanmış (ayırd edilmiş) bir halde indirmişken (benimle sizin aranızda tutub da) Allahdan başka bir hakem mi arayacak mışım"? Kendilerine kitab verdiğimiz o kimseler de bilirler ki o (Kur'an) hiç şübhesiz Rabbinden hak olarak indirilmişdir. Öyle ise sakın şüpheye düşenlerden olma.

Hasib Asutay

(Resulüm! De ki:) 'Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım? Hâlbuki, size kitabı açık olarak indiren O 'dur.' Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler (33), Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma! (34) (33. Yahudi ve Hıristiyan bilginleri.) (34. Peygamber Efendimizden hakem istemeleri üzerine bu âyet gelmiştir.)

Hayrat Neşriyat

(De ki:) 'Hiç Allah’dan başka bir hakem mi ararım? Hâlbuki size Kitâb’ı(Kur’ân’ı, içinde hak ile bâtıl) iyice açıklanmış olarak indiren O’dur.' Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler de gerçekten onun, Rabbin tarafından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler; öyle ise sakın şübhe edenlerden olma!

İbni Kesir

Allah'tan başka bir hakem mi arayacak mışım? Halbuki O'dur; size, kitabı açık açık indirmiş olan. Kendilerine kitab verdiklerimiz bilirler ki; o Rabbın katından hak olarak indirilmiştir. Öyleyse sakın şüpheye düşenlerden olma.

Mehmet Okuyan

(De ki): “Size (gerçekler) apaçık ortaya konulmuş olarak Kitabı indiren Allah’tan başka bir hakem mi arayacak mışım!” Doğrusu kendilerine kitap verdiğimiz kişiler, onun (Kur’an’ın) Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!

Muhammed Esed

sen onlara (de ki:) "Hakikati apaçık ortaya koyan bu ilahi kelamı size indiren O iken, (neyin doğru neyin yanlış olduğu konusundaki) hüküm için Ondan başkasını mı arayacağım?" Ve kendilerine daha önce vahiy bahşettiklerimiz bilirler ki bu (vahiy) de Rabbin tarafından safha safha indirilmiştir. Öyleyse şüphe edenlerden olmayın,

Mustafa İslamoğlu

(De ki): "Hakikati açık ve net bir biçimde ortaya koyan bu ilahi kelamı size gönderen O iken, (iyi ve kötüyü belirlemede) O'ndan başka bir hakem mi arayayım?" Dahası kendilerine önceden vahiy emanet ettiklerimiz bilirler ki, bu (Kur'an) Rabbin tarafından indirilmiş olan bir hakikattir: öyleyse (ey muhatab), sakın kuşku duyanlardan olma!

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah Teâlâ'dan başka hakem ister miyim ki o, size kitabı mufassalan indirmiş olan zâttır. Ve kendilerine kitap verdiklerimiz bilirler ki, o şüphesiz Rabbin tarafından hak olarak indirilmiştir. Artık sakın şüpheye düşmüş olanlardan olma.

Ömer Öngüt

(De ki:) “Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?” Halbuki O size kitabı açık olarak indirmiştir. Kendilerine kitap verdiklerimiz, onun Rabbinin katından hak ile indirilmiş olduğunu bilirler. O halde sakın şüphe edenlerden olma!

Suat Yıldırım

De ki: "Allah size o kitabı, içinde hak ile batıl birbirinden ayırt edilmiş tarzda açıklanmış olarak indirmişken,sizinle aramızdaki davâyı hükme bağlamak için Allah’tan başka bir hakem mi arayacak mışım? Kendilerine daha önce kitap verdiğimiz kimseler de bilirler ki, bu kitap gerçekten Rabbin tarafından indirilmiştir. Sakın bundan şüphen olmasın!

Süleyman Ateş

Allah, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiş iken O'ndan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, O(Kur'a)nın, gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler, hiç kuşkulananlardan olma.

Süleymaniye Vakfı

(De ki:) "Allah bu kitabı size tüm ayrıntılarıyla açıklanmış olarak indirmişken ben ondan başka bir hakem mi arayayım!" Kendilerine kitap verdiklerimiz de bilirler ki o, bütün gerçekleri gösterecek şekilde Rabbin tarafından indirilmiştir. Sakın tereddüt edenlerden olma!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(De ki) "Allah'tan başka bir hakem mi ararım?" Kitap'ı size açıklanmış olarak indiren O'dur. Kendilerine Kitap verdiklerimiz bilirler ki bu Kitap, Rabbin tarafından tümüyle gerçekleri gösterecek şekilde indirilmiştir. Sakın şüpheye kapılanlardan olma.

Şaban Piriş

O, size kitabı ayrıntılı olarak indirmişken Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım? Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Onun Rabbin tarafından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüphe edenlerden olma!

Tefhim-ul Kuran

Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma.

Ümit Şimşek

Hakkı açıkça bildiren kitabı size O indirdiği halde, ben Allah'tan başka hakem mi arayacağım? Kendilerine kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler; bundan şüphen olmasın.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah size Kitap'ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah'ın dışında bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak olarak indirildiğini biliyorlar. Sakın kuşkuya düşenlerden olma.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Allah bu Kitabı sizə təfərrüatı ilə nazil etdiyi halda, mən Ondan başqasınımı hakim qəbul etməliyəm?” Kitab verdiklərimiz bilirlər ki, o, həqiqətən, sənin Rəbbin tərəfindən nazil edilmişdir. Odur ki, şübhə edənlərdən olma.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah sizə Kitabı (Qurʼanı) müfəssəl surətdə nazil etdiyi halda, mən (haqq ilə batili ayırd etmək üçün) Ondan başqasınımı özümə hakim istəməliyəm?! Kitab verilmiş şəxslər Qurʼanın sənin Rəbbindən haqq olaraq nazil edildiyini bilirlər. Sən şübhəyə düşənlərdən olma!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wie könnte ich einen anderen als Gott als Schiedsrichter zwischen uns wählen, ist Er doch Der, Der das Buch mit deutlichen, vielfältigen Beweisen herabgesandt hat! Die Schriftbesitzer wissen sehr wohl, daß es mit der Wahrheit von deinem Herrn herabgesandt worden ist. Du darfst nicht zu jenen gehören, die daran zweifeln.

Almanca — Der Edle Quran

Soll ich denn einen anderen Schiedsrichter als Allah begehren, wo Er es doch ist, der das Buch, ausführlich dargelegt, zu euch herabgesandt hat? Diejenigen, denen Wir die Schrift gaben, wissen, daß es von deinem Herrn mit der Wahrheit herabgesandt wurde. So gehöre ja nicht zu den Zweiflern.

Almanca — M. A. Rassoul

Soll ich denn einen anderen Richter suchen als Allah und Er ist es, Der euch das Buch klar gemacht und herabgesandt hat? Und jene, denen Wir das Buch gegeben haben, wissen, daß es von deinem Herrn mit der Wahrheit herabgesandt wurde, deshalb solltest du nicht unter den Bestreitern sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

(Sag): ʺSoll ich etwa außer ALLAH einen (anderen) Richtenden erstreben, und ER ist doch Derjenige, Der euch die Schrift hinabsandte, in Ausführlichkeit?ʺ Und diejenigen, denen WIR die Schrift zuteil werden ließen, wissen, daß dies von deinem HERRN wahrheitsgemäß nach und nach hinabgesandt wurde. Also gehöre nicht zu den Zweifel-Hegenden!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "Shall I choose a judge besides Allah when it is He Who makes and gives the law whereas all other judges only interpret it? It is He Who has sent down -the Quran- distinctly expressing all that is meant leaving nothing merely implied, ". Ahl al-Kitab know it is Allah's sent Book in all truth. Therefore, do not let O Muhammad those who hide the truth and contend with opposing arguments influence your feelings or put you in doubt.

Abdul Haleem

[Say], ‘Shall I seek any judge other than God, when it is He who has sent down for you [people] the Scripture, clearly explained?’ Those to whom We gave the Scripture know that this [Quran] is revealed by your Lord [Prophet] with the truth, so do not be one of those who doubt.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Shall I seek for judge other than Allah? - when He it is Who hath sent unto you the Book, explained in detail." They know full well, to whom We have given the Book, that it hath been sent down from thy Lord in truth. Never be then of those who doubt.

Abul A'la Maududi

Shall I look upon anyone apart from Allah for judgement when it is He Who has revealed to you the Book in detail? And those whom We gave the Book (before you) know that this (Book) has been revealed in truth by your Lord. Do not, then, be among the doubters.

Aisha Bewley

‘Am I to desire someone other than Allah as a judge when it is He who has sent down the Book to you clarifying everything?’ Those We have given the Book know it has been sent down from your Lord with truth, so on no account be among the doubters.

Al-Hilali & Khan

[Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم)] "Shall I seek a judge other than Allâh while it is He Who has sent down unto you the Book (the Qur’ân), explained in detail." Those unto whom We gave the Scripture [the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)] know that it is revealed from your Lord in truth. So be not you of those who doubt.

Ali Quli Qarai

[Say, ] ‘Shall I seek a judge other than Allah, while it is He who has sent down to you the Book, well-elaborated?’ Those whom We have given the Book know that it has been sent down from your Lord with the truth; so do not be one of the skeptics.

Amatul Rahman Omar

(Say, ) `What! shall I seek for a judge (to decide between us) other than Allâh, when it is He, Who has revealed to you this perfect Book clearly explained?' And those to whom We have given this Book know that it is revealed by your Lord with all the requirements of truth and wisdom, so be not of the disputers.

Arthur John Arberry

What, shall I seek after any judge but God? For it is He who sent down to you the Book well-distinguished; and those whom We have given the Book know it is sent down from thy Lord with the truth; so be not thou of the doubters.

Bijan Moeinian

Say: "Who better than God can judge between us? Do you know any better judge than the Lord Who has sent this Book which explains everything in detail?" The people of the Scripture know well that this Book in all truth is revealed from God. Therefore, do not harbor any doubt about [the Divine source of] this Book.

E. Henry Palmer

Of other than God shall I crave a decree, when it is He who has sent down to you the Book in detail, and those to whom we gave the Book know that it is sent down from thy Lord, in truth? be thou not then of those who doubt.

Edip-Layth

"Shall I seek other than God as a judge when He has sent down to you this book sufficiently detailed?" Those to whom We have given the book know it is sent down from your Lord with truth; so do not be of those who have doubt.

George Sale

Shall I seek after any other judge besides God to judge between us? It is He who hath sent down unto you the book of the Koran distinguishing between good and evil; and they to whom We gave the scripture know that it is sent down from thy Lord, with truth. Be not therefore one of those who doubt thereof.

Hamid S. Aziz

Shall I seek for Judge other than Allah, when it is He who has sent down to you this Book in detail? Those to whom We gave the Book know that it is sent down from your Lord, in truth. So, be not you of those who doubt.

Mahmoud Ghali

(say, ) "Then, shall I inequitably seek other than Allah for arbiter, and He is (The One) Who has sent down to you the Book (clearly) expounded?" And the ones to whom We brought the Book know that it is being sent down from your Lord with the Truth, so do not definitely be of the constant wranglers.

Marmaduke Pickthall

Shall I seek other than Allah for judge, when He it is Who hath revealed unto you (this) Scripture, fully explained? Those unto whom We gave the Scripture (aforetime) know that it is revealed from thy Lord in truth. So be not thou (O Muhammad) of the waverers.

Mohamed Ahmed - Samira

(Say): "Then should I seek (the source of) law elsewhere than God, when it is He who has revealed this Book to you, which distinctly explains (everything)?" Those to whom We have given the Book know it has been sent by your Lord in truth. So be not a sceptic.

Muhammad Asad

[say thou:] "Am I, then, to look unto anyone but God for judgment [as to what is right and wrong], when it is He who has bestowed upon you from on high this divine writ, clearly spelling out the truth?" And those unto whom We have vouchsafed revelation aforetime know that this one, too, has been bestowed from on high, step by step, by thy Sustainer. Be not, then, among the doubters-

Mustafa Khattab

˹Say, O  Prophet,˺ "Should I seek a judge other than Allah while He is the One Who has revealed for you the Book ˹with the truth˺ perfectly explained?" Those who were given the Scripture know that it has been revealed ˹to you˺ from your Lord in truth. So do not be one of those who doubt.

Progressive Muslims

"Shall I seek other than God as a judge when He has sent down to you this Scripture fully detailed" Those to whom We have given the Scripture know it is sent down from your Lord with truth; so do not be of those who have doubt.

Sahih International

[Say], "Then is it other than Allah I should seek as judge while it is He who has revealed to you the Book explained in detail?" And those to whom We [previously] gave the Scripture know that it is sent down from your Lord in truth, so never be among the doubters.

Sam Gerrans

“Is it other than God I should seek as judge when He it is that sent down to you the Writ set out and detailed?” And those to whom We gave the Writ know that it is sent down from thy Lord with the truth; so be thou not of those who doubt.

Shabbir Ahmed

Say, "Shall I seek for Judge and Ruler someone other than Allah? He it is Who has revealed this Book, well expounded in detail for you. " Those whom We have given the Book know that this is revealed in Truth from your Lord. Be not among those who argue for the sake of argument.

Syed Vickar Ahamed

Say: "Shall I try to find a judge (anyone) other than Allah? When He it is Who has sent to you the Book, (and) explained in detail. " They know fully well to whom We have given the Book, that it has been sent down from your Lord in truth. Then, never be of those (people) who doubt.

Taqi Usmani

So, should I seek someone other than Allah as judge, while it is He who has sent down to you the Book in details? Those We have given the Book know that it is revealed from your Lord with the truth. So, never be one of those who are in suspicion.

The Monotheist Group

"Shall I seek other than God as a judge when He has sent down to you the Book fully detailed?" Those to whom We have given the Book know it is sent down from your Lord with the truth; so do not be of those who have doubt.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Resûlê min! Bibêje): Ma vêca ez ê ji bilî Xwedê li dadwerekî (ku di navbera min û wan de hukim bike) bigerim. Hal ev e ku her Ew e yê ku kitêb ji bo we bi berfirehî hinartiye. Ew ên ku me kitêb ji bo wan hinartî, dizanin ku ew bi rastî ji cem Xwedayê wan e, êdî tu nebe ji yên gumandar.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zal ik mij dan een andere scheidsrechter dan God zoeken, terwijl Hij het is die het boek duidelijk uiteengezet naar jullie heeft neergezonden? En zij aan wie Wij het boek gegeven hebben weten dat het van jouw Heer vandaan met de waarheid is neergezonden. Behoor dus niet tot hen die twijfelen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zal ik een anderen rechter naast God zoeken, om tusschen ons te richten? Hij is het, die u het boek van den Koran heeft toegezonden, onderscheidende goed en kwaad; en zij, welke wij de schrift gaven, weten dat zij van den Heer werd nedergezonden met waarheid. Wees dus niet een van hen, die er aan twijfelen.

Hollandaca — Siregar

(Zeg, O Moehammad:) ʺZal ik dan een andere Rechter dan Allah zoeken, terwijl Hij het is Die het Boek (de Koran) tot hen heeft neergezonden als een uiteenzetting?ʺ En degenen aan wie Wij de Schrift hebben gegeven weten dat het een neerzending met de Waarheid van jouw Heer is. Behoor dus zeker niet tot de twijfelaars.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Скажи, о Пророк, этим многобожникам): «Разве кого-либо, кроме Аллаха, пожелаю я судьей [[Мекканские многобожники сказали пророку Мухаммаду: «Давай установим судью между тобой и нами. Если ты хочешь, то пусть он будет из иудеев или христиан, и пусть он сообщит нам то, что написано про тебя в их книгах».]] (который рассудил бы между мной и вами), в то время, как Он является Тем, Кто ниспослал вам Книгу [Коран], подробно разъяснив ее [в ней ясно разъяснено то, относительно чего вы спорите]? А те, которым Мы даровали Писание [потомки Исраила, которым была ниспослана Тора и Евангелие], знают [убеждены], что она [эта Книга – Коран] низведена от Господа твоего с истиной [такой, которая содержит только истину]. И не будь же (о, Пророк) сомневающимся (относительно того, что Мы дали тебе как откровение)!

Rusça — Osmanov

[Спроси, Мухаммад]: ʺНеужели я пожелаю иного судию, кроме Аллаха? Именно Он ниспослал вам ясное Писание (т. е. Коран)ʺ. Те, кому даровано Писание, знают, что оно ниспослано от Господа твоего как истина. Так не будьте же в числе сомневающихся.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Säg, Muhammad:) ʺSkulle jag söka en annan domare än Gud, som har uppenbarat Skriften för er, där sanningen klart skiljs från lögnen?ʺ De som (tidigare) fick ta emot (Vår) uppenbarelse vet att (även) denna har sänts av din Herre och att den förmedlar sanningen. Hys inte minsta tvivel om detta!