Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا اِنَّهُمْ سَاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

eǎdde (a)llahu lehum ǎƶāben şedīden innehum sā'e mā kānū yeǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَعَدَّeǎddeع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.hazırlamıştır
2اللّٰهُ(a)llahuAllah
3لَهُمْlehumonlar için
4عَذَابًاǎƶābenع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
5شَدِيدًاşedīdenش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.çetin
6اِنَّهُمْinnehumşüphesiz onlar
7سَاءَsā'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekne kötü
8مَاşeyler
9كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
10يَعْمَلُونَyeǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapıyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır; gerçekten de ne kötü işler yapıyorlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır; gerçekten de ne kötü işler yapıyorlar.

Adem Uğur

Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey çok kötüdür!

Ahmed Hulusi

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. . . Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!

Ahmet Tekin

Allah, onlara dehşetli bir azap hazırlamıştır. Onların işlemeye devam ettikleri ameller ne kadar kötü!

Ahmet Varol

Allah onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onların yaptıkları gerçekten ne kadar kötüdür!

Ali Bulaç

Allah, onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır. Doğrusu onların yaptıkları ne kötüdür.

Ali Fikri Yavuz

Allah o münafıklar için şiddetli bir azab hazırladı. Gerçekten onlar, ne fena işler yapıyorlar!...

Ali Rıza Safa

Allah, onlar için, yaman bir ceza hazırlamıştır. Aslında, ne kötü bir şey yapıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Allah onlar için çok ağır ceza hazırladı. Çünkü yaptıkları çok kötü bir şeydi.

Bekir Sadak

Allah, onlara cetin bir azap hazirlamistir. Isledikleri sey ne kotudur!

Celal Yıldırım

Allah, onlara çetin bir azâb hazırlamıştır. Doğrusu onların yapageldiği şey ne kötüdür!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Onların yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!

Diyanet İşleri

Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

Diyanet İşleri (eski)

Allah, onlara çetin bir azap hazırlamıştır. İşledikleri şey ne kötüdür!

Diyanet Vakfi

Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey çok kötüdür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah onlara çetin bir azab hazırlamıştır. Onlar ne kötü işler yapıyorlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, onlar için çetin bir azap hazırladı. Gerçekten onlar ne kötü işter yapıyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah onlar için şiddetli bir azab hazırladı, hakikat onlar ne fena işler yapıyorlar

Erhan Aktaş

Allah, onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onlar, çok kötü şeyler yapıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onlar, çok kötü şeyler yapıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onlar, çok kötü şeyler yapıyorlar.

Fizilal-il Kuran

Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey çok kötüdür.

Gültekin Onan

Tanrı, onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır. Doğrusu onların yaptıkları ne kötüdür.

Hamdi Döndüren

Allah, onlar için çok şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onların yaptıkları ne kötüdür!

Hasan Basri Çantay

Allah onlar için çetin bir azab hazırladı. Hakıykat onların yapmakda oldukları (işler) ne kötüdür!

Hasib Asutay

Allah onlar için çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları (şey) ne kötüdür!

Hayrat Neşriyat

Allah onlar için (pek) şiddetli bir azab hazırlamıştır. Gerçekten onların yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

İbni Kesir

Allah; onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür.

Mehmet Okuyan

Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamış (olacak)tır. Şüphesiz ki onların yaptıkları çok kötüdür!

Muhammed Esed

Allah onlar için (öteki dünyada) şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onların yapageldikleri şey gerçekten çok kötüdür:

Mustafa İslamoğlu

Allah onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır; çünkü onlar öteden beri pek berbat bir iş işliyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah, o kimseler için bir şiddetli azap hazırlamıştır. Şüphe yok ki, onlar ne fena işler yapıyorlar.

Ömer Öngüt

Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

Suat Yıldırım

Allah onlara şiddetli bir ceza hazırladı. Çünkü bunlar çok fena işler yapıyorlar!

Süleyman Ateş

Allah onlar için çetin bir azab hazırlamıştır. Onlar ne kötü işler yapıyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Allah, onlar için çetin bir azap hazırlamıştır. Onların yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Onlar, gerçekten ne kötü işler yapıyorlar!

Şaban Piriş

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür.

Tefhim-ul Kuran

Allah, onlara şiddetli bir azab hazırlamıştır. Doğrusu onların yapmakta oldukları ne kötüdür.

Ümit Şimşek

Allah onlar için çetin bir azap hazırlamıştır. Çünkü onların yaptıkları pek kötü birşeydir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ne kötüdür onların yapmakta oldukları!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah onlar üçün şiddətli bir əzab hazırlamışdır. Onların etdiyi əməllər necə də pisdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allah onlar üçün şiddətli bir əzab hazırlamışdır. Onların etdiyi əməllər necə də pisdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott hat ihnen eine schwere qualvolle Strafe bereitet. Schlimm waren die Taten, die sie begangen haben.

Almanca — Der Edle Quran

Allah hat für sie strenge Strafe bereitet. Gewiß, wie böse ist, was sie zu tun pflegen.

Almanca — M. A. Rassoul

Allah hat für sie eine strenge Strafe bereitet. Übel ist wahrlich das, was sie zu tun pflegen.

Almanca — Muhammad Zaidan

ALLAH bereitete ihnen eine qualvolle Peinigung vor. Gewiß, es war schlecht, was sie zu tun pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah has prepared for them a condign punishment, evil indeed is what their minds habituated them to do.

Abdul Haleem

God has prepared a severe torment for them: what they do is truly evil.

Abdullah Yusuf Ali

Allah has prepared for them a severe Penalty: evil indeed are their deeds.

Abul A'la Maududi

Allah has prepared for them a grievous chastisement. Indeed, evil are the acts in which they are engaged.

Aisha Bewley

Allah has prepared a terrible punishment for them. How evil is what they have been doing!

Al-Hilali & Khan

Allâh has prepared for them a severe torment. Evil indeed is that which they used to do.

Ali Quli Qarai

Allah has prepared a severe punishment for them. Evil indeed is what they used to do.

Amatul Rahman Omar

Allâh has in store for them a severe punishment. Evil indeed are the deeds they used to do.

Arthur John Arberry

God has made ready for them a chastisement terrible; surely they -- evil are the things they have been doing.

Bijan Moeinian

God will punish them severely. Surely what they do is evil.

E. Henry Palmer

for them God has prepared severe torment; verily, evil is it they have done!

Edip-Layth

God has prepared for them a severe retribution. Miserable indeed is what they used to do.

George Sale

God hath prepared for them a grievous punishment; for it is evil which they do.

Hamid S. Aziz

Allah has prepared for them a severe punishment; surely what they do is evil.

Mahmoud Ghali

Allah has prepared for them a strict torment; surely (they should know) how odious is whatever they were doing.

Marmaduke Pickthall

Allah hath prepared for them a dreadful doom. Evil indeed is that which they are wont to do.

Mohamed Ahmed - Samira

God has reserved a severe punishment for them. Evil indeed are the things they do!

Muhammad Asad

God has readied for them suffering severe [in the life to come]. Behold, evil indeed is what they are wont to do:

Mustafa Khattab

Allah has prepared for them a severe punishment. Evil indeed is what they do.

Progressive Muslims

God has prepared for them a severe retribution. Miserable indeed is what they used to do.

Sahih International

Allah has prepared for them a severe punishment. Indeed, it was evil that they were doing.

Sam Gerrans

God has prepared for them a severe punishment; evil is what they did.

Shabbir Ahmed

Allah has readied for them a severe suffering. Behold, very disruptive is their behavior indeed.

Syed Vickar Ahamed

Allah has prepared for them a severe Penalty: Evil indeed are their deeds.

Taqi Usmani

Allah has prepared a severe punishment for them. Indeed, evil is what they have been doing.

The Monotheist Group

God has prepared for them a severe retribution. Miserable indeed is what they used to do.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Allah leur a préparé un dur châtiment. Ce quʹils faisaient alors était très mauvais.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê, ji wan (munafiqan) re ezabekî dijwar amade kiriye. Bi rastî ya ku ew dikin, çiqas pîs e!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God heeft voor hen een strenge bestraffing klaargemaakt. Het is slecht wat zij aan het doen waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

God heeft eene gestrenge straf voor hen gereed gemaakt; want datgene wat zij doen is slecht.

Hollandaca — Siregar

Allah heeft voor hen een harde bestraffing bereid. Voorwaar, slecht was het wat zij plachten te doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Уготовал Аллах им [этим лицемерам] сильное наказание. Поистине, скверно то, что они делают [их лицемерие и ложные клятвы]!

Rusça — Osmanov

Аллах уготовил для них суровую кару. Воистину, скверны их деяния!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Gud har ett strängt straff i beredskap för dem; vad de gör är ont.