Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَبِيلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُهِينٌ
itteḣaƶū eymānehum cunneten fe Saddū ǎn sebīli (a)llahi fe lehum ǎƶābun muhīnun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yeminlerini bir kalkan edinmedeler de halkı Allah yolunda menetmedeler, onlaradır artık aşağılatıcı bir azap.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yeminlerini bir kalkan edinmedeler de halkı Allah yolunda menetmedeler, onlaradır artık aşağılatıcı bir azap.
Adem Uğur
Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Ahmed Hulusi
Yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular. . . Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Ahmet Tekin
Yeminlerini kalkan haline getirdiler. Böylece, insanları Allah’ın yolundan, müslüman olmaktan alıkoydular. Onlar için alçaltıcı, zillete düşürücü bir azap vardır.
Ahmet Varol
Yeminlerini bir kalkan edindiler de böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.
Ali Bulaç
Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azab vardır.
Ali Fikri Yavuz
Onlar, yeminlerini bir kalkan edindiler de, (insanları) Allah’ın dininden çevirdiler. Onun için, onlara, hararetli bir azab var.
Ali Rıza Safa
Yeminlerini kalkan yaptılar; Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık, onlar için, alçaltıcı bir ceza vardır.
Bayraktar Bayraklı
Yeminlerini kendilerine kalkan edinip, Allah yolundan alıkoyuyorlar. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Bekir Sadak
Yeminlerini kalkan edindiler de, Allah yolundan alikoydular; onlara alcaltici bir azap vardir.
Celal Yıldırım
Yeminlerini siper edindiler de Allah yolundan alıkoydular. Onlar için rezil ve rüsvay edici bir azâb vardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah yolundan saptırdılar. Bu sebeple onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Diyanet İşleri
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Diyanet İşleri (eski)
Yeminlerini kalkan edindiler de, Allah yolundan alıkoydular; onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Diyanet Vakfi
Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan çevirdiler. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yeminlerini bir siper edindiler de Allah yolundan engellediler; onun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeminlerini bir siper edindiler de Allah yolundan men'ettiler onun için onlara hakaretli bir azab var
Erhan Aktaş
Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Fizilal-il Kuran
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onlar için küçük düşürücü azap vardır.
Gültekin Onan
Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Tanrı'nın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azab vardır.
Hamdi Döndüren
Onlar, yeminlerini kalkan yapıp Allah’ın yoluna engel oldular. Bu yüzden onlar için küçük düşürücü bir azap vardır.
Hasan Basri Çantay
Onlar yeminlerini bir kalkan edindiler de (bununla insanları) Allah yolundan çevirdiler. İşte onların hakkı horlatıcı bir azabdır.
Hasib Asutay
Yeminlerini bir kalkan edindiler de (insanları) Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Hayrat Neşriyat
(Onlar) yeminlerini (kendilerine) bir kalkan edindiler de (insanları) Allah yolundan alıkoydular; bu yüzden onlar için (pek) aşağılayıcı bir azab vardır.
İbni Kesir
Onlar; yeminlerini kalkan edindiler de Allah yolundan alıkoydular. İşte onlara, horlayıcı bir azab vardır.
Mehmet Okuyan
Yeminlerini kalkan (bahane) edinip Allah yolundan saptılar. Onlara küçük düşürücü bir azap vardır.
Muhammed Esed
Onlar ahidlerini (yalancılıklarına ve sahtekarlıklarına) örtü yaptılar ve böylece başkalarını Allah yolundan alıkoydular. Bu nedenle onları alçaltıcı bir azap beklemektedir.
Mustafa İslamoğlu
Onlar yeminlerini (inkarlarına) örtü yaptılar; böylece Allah yolundan saptılar ve saptırdılar: Onlar alçaltıcı bir azaba duçar olacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Yemînlerini bir kalkan ittihaz ettiler de (nâsı) Allah yolundan çevirdiler, artık onlar için bir rüsvay edici azap vardır.
Ömer Öngüt
Onlar yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Suat Yıldırım
Onlar yeminlerini siper edinip Allah’ın yolundan insanları uzaklaştırdılar. Onlara zelil ve perişan eden bir azap vardır.
Süleyman Ateş
Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.
Süleymaniye Vakfı
Onlar, yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan ayrıldılar. Bu sebeple onlara alçaltıcı bir azap vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar, yeminlerini kalkan olarak kullandılar da Allah'ın yolundan saptılar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Şaban Piriş
Yeminlerini kalkan edindiler, Allah yolundan yüz çevirdiler. Onlara aşağılatıcı bir azap vardır.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azab vardır.
Ümit Şimşek
Onlar yeminlerini kalkan yaparak insanları Allah yolundan alıkoydular. Artık onlar için hor ve hakir edici bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Küçük düşürücü bir azap var onlar için.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar andlarını özlərinə sipər edib insanları Allah yolundan döndərdilər. Onları alçaldıcı bir əzab gözləyir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar andlarını özlərinə sipər etdilər və (xalqı) Allah yolundan döndərdilər. Onları alçaldıcı bir əzab gözləyir.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie haben sich ihrer Schwüre als Schutzschild bedient, so bringen sie die Menschen vom Weg Gottes ab. Ihnen gebührt entehrende Strafe.
Almanca — Der Edle Quran
Sie haben sich ihre Eide zu einem Schutzschirm genommen und halten so von Allahs Weg ab. Für sie wird es schmachvolle Strafe geben.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie haben ihre Eide als Schutzbehauptung benutzt, und sie wenden vom Weg Allahs ab; ihnen wird darum eine erniedrigende Strafe zuteil sein.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie nahmen sich ihre Eide als Schutzschild, dann hielten sie von ALLAHs Weg ab. So ist für sie erniedrigende Peinigung bestimmt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They used their oaths to hide, under the garb of truth, their extreme vanity and evil deeds, and many among the believers were deceived, and so their policy achieved its necessary ends. Consequently they have blocked the path of Allah, the path of righteousness and persistently opposed the progress in purpose and in action. There awaits them a humiliating and condign punishment;
Abdul Haleem
They have used their oaths to cover up [their false deeds], and barred others from the path of God. A humiliating torment awaits them-
Abdullah Yusuf Ali
They have made their oaths a screen (for their misdeeds): thus they obstruct (men) from the Path of Allah: therefore shall they have a humiliating Penalty.
Abul A'la Maududi
They have taken their oaths as a shield by means of which they hinder people from the Way of Allah. Theirs shall be a humiliating chastisement.
Aisha Bewley
They made their oaths into a cloak and barred the Way of Allah, so they will have a humiliating punishment.
Al-Hilali & Khan
They have made their oaths a screen (for their evil actions). Thus they hinder (men) from the Path of Allâh: so they shall have a humiliating torment.
Ali Quli Qarai
They make a shield of their oaths and bar [people] from the way of Allah; so there is a humiliating punishment for them.
Amatul Rahman Omar
They have taken shelter behind their oaths (for their falsehood) so that they turn (people) away from Allâh's way. So there awaits them a humiliating punishment.
Arthur John Arberry
They have taken their oaths as a covering, and barred from God's way; so there awaits them a humbling chastisement.
Bijan Moeinian
Their oath of allegiance to Islam is just a cover so that they may turn the Muslims from the path of God. For this they will have a disgraceful punishment.
E. Henry Palmer
They take their faith for a cloak; and they turn men aside from the path of God; and for them is shameful woe!
Edip-Layth
They used their treaties/oaths as a means of repelling from the path of God. Consequently, they have incurred a shameful retribution.
George Sale
They have taken their oaths for a cloak, and they have turned men aside from the way of God: Wherefore a shameful punishment awaiteth them;
Hamid S. Aziz
They make their oaths to serve as a cover so they turn away from Allah's way; therefore they shall have a shameful doom.
Mahmoud Ghali
They have taken to themselves their oaths as a pretext; so they barred from the way of Allah; then they will have a degrading torment.
Marmaduke Pickthall
They make a shelter of their oaths and turn (men) from the way of Allah; so theirs will be a shameful doom.
Mohamed Ahmed - Samira
They have made their oaths a shield, and obstruct people from the way of God. There is shameful punishment for them.
Muhammad Asad
they have made their oaths a cover [for their falseness], and thus they turn others away from the path of God: hence, shameful suffering awaits them.
Mustafa Khattab
They have made their ˹false˺ oaths as a shield, hindering ˹others˺ from the cause of Allah. So they will suffer a humiliating punishment.
Progressive Muslims
They used their oaths as a means of repelling from the path of God. Consequently, they have incurred a shameful retribution.
Sahih International
They took their [false] oaths as a cover, so they averted [people] from the way of Allah, and for them is a humiliating punishment.
Sam Gerrans
They took their oaths as a cover, and turned away from the path of God; so for them is a humiliating punishment.
Shabbir Ahmed
They use their oaths as cover and bar others from the Path of Allah. So theirs will be a shameful doom.
Syed Vickar Ahamed
They have made their oaths a screen (to hide their misdeeds): Thus they obstruct (men) from the Path of Allah. Therefore they shall have a shameful penalty.
Taqi Usmani
They have taken their oaths as a shield, and then have prevented (people) from the way of Allah. Therefore, for them there is a humiliating punishment.
The Monotheist Group
They used their oaths as a means of repelling from the path of God. Consequently, they have incurred a shameful retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Prenant leurs serments comme boucliers, ils obstruent le chemin dʹAllah. Ils auront donc un châtiment avilissant.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Wan sondên xwe ji xwe re kirine mertal (da ku xwe û malê xwe pê biparêzin) û wan rêka Xwedê li xelkê girtin. Vêca ji wan re ezabekî riswaker û hetikber heye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij hebben hun eden als bescherming gebruikt en zo de weg van God versperd. Voor hen is er dus een vernederende bestraffing.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij bedienen zich van hunne eeden als van een kleed, en zij hebben de menschen van Gods weg afgeleid.
Hollandaca — Siregar
Zij maakten hun eden tot een hindernis (zodat zij zich beschermden) en zij hielden toen af van de Weg van Allah. Voor hen is er daarom een vernederende bestraffing.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они [лицемеры] взяли свои (ложные) клятвы прикрытием (чтобы их не убили за их неверие) и (по этой причине они) отклонили (себя и других) от пути Аллаха [от Ислама]. Им же [лицемерам] (будет) унизительное наказание (в Аду)!
Rusça — Osmanov
Они прикрываются, словно щитом, своими клятвами и сбивают [людей] с пути Аллаха. Им уготовано позорное наказание.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
De svär sina eder för att skydda sig och på så sätt leder de (andra) bort från Guds väg. De har (att vänta) ett förnedrande straff.