Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

سَابِقُوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَاءِ وَالْاَرْضِ اُعِدَّتْ لِلَّذِينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِهِ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْتِيهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ

sābiḳū ilā meğfiratin min rabbikum ve cennetin ǎrDuhā ke ǎrDi s-semāi ve l-erDi uǐddet li(e)lleƶīne āmenū bi(a)llahi ve rusulihi ƶālike feDlu (a)llahi yu'tīhi men yeşā'u ve(a)llahu ƶū l-feDli l-ǎZīmi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1سَابِقُواsābiḳūس ب قGeçmek, öne geçmek, önce gelmek, üstün gelmek, yarışta kazanmak, ileri geçmek, öncelik almak, hızlı gitmek, geride bırakmakkoşun
2اِلٰىilā
3مَغْفِرَةٍmeğfiratinغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbir mağfirete
4مِنْmin-den
5رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz-
6وَجَنَّةٍve cennetinج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkve bir cennete
7عَرْضُهَاǎrDuhāع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.genişliği
8كَعَرْضِke ǎrDiع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.genişliği gibi (olan)
9السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök
10وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeile yerin
11اُعِدَّتْuǐddetع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.hazırlanmış
12لِلَّذِينَli(e)lleƶīneiçin
13اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlar
14بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
15وَرُسُلِهِve rusulihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve onun resulleri
16ذٰلِكَƶālikeişte bu
17فَضْلُfeDluف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmeklutfudur
18اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
19يُؤْتِيهِyu'tīhiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekvereceği
20مَنْmenkimseye
21يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği
22وَاللّٰهُve(a)llahuve Allah
23ذُوƶūsahibidir
24الْفَضْلِl-feDliف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmeklutuf
25الْعَظِيمِl-ǎZīmiع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve yarışarak koşun Rabbinizin yarlıgamasına ve cennete ki genişliği, göğün ve yeryüzünün genişliği gibidir, hazırlanmıştır Allah'a ve peygamberlerine inananlara; bu, Allah'ın lûtfudur, ihsânıdır, dilediğine verir onu ve Allah, pek büyük bir lütuf ve ihsân sâhibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve yarışarak koşun Rabbinizin yarlıgamasına ve cennete ki genişliği, göğün ve yeryüzünün genişliği gibidir, hazırlanmıştır Allahʼa ve peygamberlerine inananlara; bu, Allahʼın lûtfudur, ihsânıdır, dilediğine verir onu ve Allah, pek büyük bir lütuf ve ihsân sâhibidir.

Adem Uğur

Rabbinizden bir mağfirete; Allah'a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanmış olup genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Ahmed Hulusi

(O halde) Rabbinizden bir mağfirete ve Esma'sıyla hakikati olan Allah'a ve Rasullerine iman edenler için hazırlanmış olan, genişliği sema ve arzın genişliği gibi olan bir cennete, yarışarak koşun! İşte bu Allah'ın fazlıdır ki onu dilediğine verir! Allah, Zül Fadlil Aziym'dir (büyük lütuf sahibidir).

Ahmet Tekin

Rabbiniz tarafından bağışlanmaya ve cennete koşun. Cennetin genişliği, gökle yerin genişliği kadardır. Allah’a ve Rasulüne iman edenler için hazırlanmıştır. Bu, Allah’ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere ihsan ettiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.

Ahmet Varol

Rabb'inizin mağfiretine ve genişliği göklerle yerin genişliği kadar olup Allah'a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmış bulunan cennete koşuşun. İşte bu Allah'ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.

Ali Bulaç

Rabbinizden olan bir mağfirete ve cennete (kavuşmak için) 'çaba gösterip yarışın,' ki (o cennet) genişliği gök ile yerin genişliği gibi olup Allah'a ve Resulü'ne iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın fazlıdır ki, onu dilediğine verir. Allah büyük fazl sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

(Siz günahlarınızdan tevbe ederek) Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği, yerle göğün genişliği gibi olan bir cennete yarışın ki; o, Allah’a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmıştır. O, Allah’ın ihsanıdır; onu dilediği kimselere verir. Allah çok büyük ihsan sahibidir.

Ali Rıza Safa

Efendiniz tarafından bağışlanmaya, Allah'a ve O'nun elçisine inananlar için hazırlanmış, gök ve yeryüzüne denk genişliği olan cennete doğru yarışın. İşte bu, Allah'ın lütfundandır; onu, dilediğine verir. Çünkü Allah, Büyük Lütuf Sahibidir.

Bayraktar Bayraklı

O halde Rabbinizin affı ve cenneti için yarışınız! Allah'a ve peygamberlerine inananlar için hazırlananbu cennetin eni, gök ve yer genişliğindedir. Bu, Allah'ın hak edene vereceği bir lütuftur. Çünkü Allah büyük lütuf sahibidir.

Bekir Sadak

Ey insanlar! Rabbiniz tarafindan bagislanmaya, Allah'a ve peygamberine inananlar icin hazirlanmis, genisligi yerle gogun genisligi kadar olan cennete kosusun; bu Allah'in diledigine verdigi lutfudur. Allah, buyuk lutuf sahibidir.

Celal Yıldırım

Rabbınızdan bol bağışlanmaya ve eni gökle yer genişliği gibi olup, Allah'a ve Peygamberine imân edenlere hazırlanan Cennet'e koşuşup yarışın. Bu, Allah'ın öylesine büyük ve geniş lûtfu, bol ihsanıdır ki dilediğine verir. Allah, büyük lütuf ve ihsan sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Genişliği gökle yerin genişliği gibi olup Allah’a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmış bulunan cennete ve rabbinizin bağışlamasına erişebilmek için yarışın. Bu, Allah’ın lutfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lutuf sahibidir.

Diyanet İşleri

Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve Resulüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

Ey İnsanlar! Rabbiniz tarafından bağışlanmaya, Allah'a ve Peygamberine inananlar için hazırlanmış, genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennete koşusun; bu Allah'ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Diyanet Vakfi

Rabbinizden bir mağfirete; Allah'a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanmış olup genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Rabbinizden bir mağfirete; Allah'a ve peygamberine inananlar için hazırlanmış olup, genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Siz Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni yerle göğün eni gibi bir cennete yarışın ki bu, Allah'a ve Peygamberine inananlar için hazırlanmıştır. O Allah'ın lütfudur, onu dilediği kimselere verir ve Allah çok büyük lütuf sahibidir!

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz Rabbınızdan bir mağfirete ve eni yerle gökün eni gibi bir Cennete yarışın ki Allaha ve Resullerine iyman edenler için hazırlanmıştır, o Allahın fadlıdır, onu dilediği kimselere verir ve Allah, çok büyük fadıl sahibidir.

Erhan Aktaş

Rabb'inizin bağışlamasını, Allah'a ve Resuller'ine iman edenler için hazırlanmış, genişliği gökle yerin genişliği gibi olan Cennet'i kazanmak için yarışın. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu hak edene verir. Ve Allah, büyük lütuf sahibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'inizin bağışlamasını, Allah'a ve Resullerine inananlar için hazırlanmış, genişliği gökle yerin genişliği gibi olan Cennet'i kazanmak için yarışın. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu hak edene verir. Ve Allah, büyük lütuf sahibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'inizin bağışlamasını, Allah'a ve Rasul'üne inananlar için hazırlanmış, genişliği gökle yerin genişliği gibi olan Cennet'i kazanmak için yarışın. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Ve Allah, büyük lütuf sahibidir.

Fizilal-il Kuran

O halde Rabbinizin bağışlaması ve Allah ile Peygambere inananlar için hazırlanmış, gökle yer arası kadar genişliği olan cennet uğruna yarışınız. Bu Allah'ın dilediklerine verdiği bir lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.

Gültekin Onan

Rabbinizden olan bir mağfirete ve cennete (kavuşmak için) 'çaba gösterip yarışın', ki (o cennet) genişliği gök ile yerin genişliği gibi olup Tanrı'ya ve Resulü'ne inananlar için hazırlanmıştır. İşte bu, Tanrı'nın fazlıdır ki onu dilediğine verir. Tanrı büyük fazl sahibidir.

Hamdi Döndüren

Öyleyse siz, Rabbinizden bir mağfirete; genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete doğru yarış edin ki, o cennet, Allah’a ve peygamberine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu Allah’ın lütfu olup, onu dilediğine verir. Allah, gerçekten büyük lütuf sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Rabbinizden mağfirete ve — genişliği yerle, göğün eni kadar olan, Allaha ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmış bulunan — cennete (ulaşmak) için yarış yapıb kazanın. İşte bu, Allahın fazl (-u kerem) idir ki onu kime dilerse ona verir. Allah, büyük fazl (-u inayet) saahibidir.

Hasib Asutay

Rabbinizden bir bağışlanmaya ve genişliği gökle yerin genişliği kadar olup Allah'a ve elçisine inananlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun. İşte bu, Allah'ın lütfudur ki onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Hayrat Neşriyat

Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği, gökle yerin genişliği gibi olup, Allah’a ve O’nun peygamberlerine îmân edenler için hazırlanmış bulunan bir Cennete doğru yarışın! Bu, Allah’ın lütfudur! Onu (hikmetine binâen, kendi lütfundan) dilediğine verir. Çünki Allah, pek büyük ihsan sâhibidir.

İbni Kesir

Rabbınızdan bir mağfirete, Allah'a ve peygamberlerine iman edenler için hazırlanmış olup da genişliği yerle göğün genişliği kadar olan cennete koşuşun. İşte bu; Allah'ın lutfudur, onu dilediğine verir. Allah büyük lutuf sahibidir.

Mehmet Okuyan

Rabbinizden bir bağışlanmaya ve Allah’a ve elçilerine inananlar için hazırlanacak, genişliği gökle yerin genişliği gibi olan cennete koşun! İşte bu, Allah’ın dilediğine (layık olana) verdiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.

Muhammed Esed

(Bu nedenle,) Rabbinizin bağışlayıcılığına nail olmak ve (böylece) Allah'a ve Elçisine iman edenler için hazırlanmış bulunan, gökler ve yer kadar geniş bir cenneti elde etmek yolunda birbirinizle yarışın! Bu, Allah'ın dilediğine bağışladığı bir lütfudur; çünkü Allah sonsuz lütuf sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

Rabbinizin mağfiretine nail olmak, Allah'a ve elçilerine iman edenler için hazırlanan, alanı göğün ve yerin genişliği kadar olan cennete kavuşmak için birbirinizle yarışın! Bu Allah'ın (dileyene) vermeyi dilediği ikramıdır: zira Allah muazzam ikram sahibidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Koşunuz Rabbinizden bir mağfirete ve bir cennete ki, onun eni gök ile yerin eni gibidir, Allah'a ve Peygamberine imân etmiş olanlar için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın fazlıdır. Bunu dilediği kimseye verir ve Allah pek büyük fazl sahibidir.

Ömer Öngüt

(Ey insanlar)! Rabbiniz tarafından bağışlanmaya; Allah'a ve Peygamber'ine inananlar için hazırlanmış, genişliği yerle gök arası kadar olan cennete koşun! Bu Allah'ın fazl-u ikramıdır, kime dilerse ona verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Suat Yıldırım

Rabbiniz tarafından verilecek mağfirete ve cennete girmek için yarışın! Öyle bir cennet ki eni göklerle yerin eni gibi olup Allah’a ve resullerine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah’ın dilediği kimselere olan bir ihsanıdır. Allah büyük lütuf sahibidir.

Süleyman Ateş

(O halde siz), Rabbinizden bir mağfirete ve genişliği, gökle yerin genişliği gibi olup Allah'a ve elçilerine inananlar için hazırlanmış bulunan bir cennete koşun. İşte bu, Allah'ın dilediğine vereceği lutfudur. Allah, büyük lutuf sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Siz, Rabbiniz tarafından bağışlanmak ve genişliği göklerle yerin genişliği kadar olan Cennet'i elde etmek için yarışın. Orası, Allah'a ve elçilerine inanıp güvenenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın lütfudur; onu, gereğini yapanlara verecektir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbiniz (Sahibiniz) tarafından (durumunuzun düzeltilmesini) bağışlanmayı ve genişliği göklerle yerin arası kadar olan Cennet'i elde etmek için yarışın. Orası Allah'a ve elçilerine inanıp güvenenler için hazırlandı. İşte Allah'ın lütfu budur; onu, tercihini doğru yapana verecektir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Şaban Piriş

-Rabbinizden bir bağış ve genişliği yerle gök genişliği kadar olan cennet için yarışın! Allah'a ve Elçisine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın dilediğine verdiği lütuftur. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Tefhim-ul Kuran

Rabbinizden olan bir mağfirete (erişmek) ve Cennete (kavuşmak için) 'çaba gösterip yarışın,' ki (o Cennet) genişliği gök ile yerin genişliği gibi olup Allah'a ve O'nun Resulüne iman etmekte olanlar için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah'ın fazlıdır ki, onu dilediğine verir. Allah büyük fazl sahibidir.

Ümit Şimşek

Rabbinizden erişecek bir bağışlanmayı ve öyle bir Cenneti kazanmak için yarışın ki, genişliği gök ile yerin genişliği kadardır ve Allah ile peygamberlerine iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu Allah'ın lütfudur; onu dilediğine verir. Gerçekten de Allah pek büyük lütuf sahibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Rabbinizden bir affa ve Allah ile resulüne inananlar için hazırlanmış bulunan, eni de yerle göğün eni kadar olan bir cennete doğru yarışarak koşun. Bu, Allah'ın dilediğine vereceği bir lütuftur. Allah, o büyük lütfun sahibidir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Rəbbiniz tərəfindən bağışlanmağa və genişliyi göyün və yerin genişliyi qədər olan, Allaha və Onun elçilərinə iman gətirənlər üçün hazırlanmış Cənnətə tələsin. Bu, Allahın lütfüdür, onu istədiyinə verər. Allah böyük lütf sahibidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey insanlar!) Rəbbiniz tərəfindən bağışlanmağa və genişliyi yerlə göyün genişliyi qədər olan, Allaha və Onun peyğəmbərlərinə iman gətirənlərdən ötrü hazırlanmış Cənnətə nail olmaq üçün (yaxşı əməllər etməkdə) bir-birinizi ötüb keçməyə çalışın. Bu, Allahın dilədiyi kimsəyə əta etdiyi lütfdür (mərhəmətdir). Allah çox böyük lütf (mərhəmət) sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wetteifert miteinander um die Vergebung eures Herrn und das Paradies, das so breit wie die Himmel und die Erde ist und für diejenigen bereitet wurde, die an Gott und Seinen Gesandten glauben. Das ist Gottes Gabenfülle, die Er, wem Er will, gewährt. Gott besitzt die größte Gabenfülle.

Almanca — Der Edle Quran

Wetteilt zu Vergebung von eurem Herrn und (zu) einem (Paradies)garten, dessen Breite wie die Breite der Himmel und der Erde ist, bereitet für diejenigen, die an Allah und Seine Gesandten glauben. Das ist Allahs Huld, die Er gewährt, wem Er will. Und Allah besitzt große Huld.

Almanca — M. A. Rassoul

Wetteifert denn miteinander um die Vergebung eures Herrn und um das Paradies, dessen Größe gleich der Größe des Himmels und der Erde ist.(Es ist für) jene bereitet, die an Allah und Seine Gesandten glauben. Das ist Allahs Huld; Er gewährt sie, wem Er will. Und Allah verfügt über die große Huld.

Almanca — Muhammad Zaidan

Wetteifert um Vergebung von eurem HERRN und eine Dschanna, deren Breite wie die Breite von Himmel und Erde ist, sie wurde denjenigen, die den Iman an ALLAH und Seinen Gesandten verinnerlichten, vorbereitet. Dies ist ALLAHs Gunst, die ER dem gewährt, den ER will. Und ALLAH ist von unermeßlicher Gunst.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Vie with one another and compete to win Allah's forgiveness and your way to the beatitude of heaven in a paradise as wide as the heaven and the earth; prepared for those who sincerely believed in Allah and His Messenger. This is the sufficient and efficacious grace of Allah; He confers it on whom He will, and Allah is the Source of all grace.

Abdul Haleem

So race for your Lord’s forgiveness and a Garden as wide as the heavens and earth, prepared for those who believe in God and His messengers: that is God’s bounty, which He bestows on whoever He pleases. God’s bounty is infinite.

Abdullah Yusuf Ali

Be ye foremost (in seeking) Forgiveness from your Lord, and a Garden (of Bliss), the width whereof is as the width of heaven and earth, prepared for those who believe in Allah and His messengers: that is the Grace of Allah, which He bestows on whom he pleases: and Allah is the Lord of Grace abounding.

Abul A'la Maududi

So vie with one another in seeking to attain your Lord's forgiveness and a Garden whose width is as the width of the heaven and the earth, one which has been prepared for those who believe in Allah and His Messengers. That is Allah's bounty which He bestows upon those whom He pleases. Allah is the Lord of abounding bounty.

Aisha Bewley

Race each other to forgiveness from your Lord and to a Garden, whose breadth is like that of heaven and earth combined, made ready for those who have iman in Allah and His Messengers. That is Allah’s favour which He gives to those He wills. Allah’s favour is indeed immense.

Al-Hilali & Khan

Race with one another in hastening towards forgiveness from your Lord (Allâh), and Paradise the width whereof is as the width of the heaven and the earth, prepared for those who believe in Allâh and His Messengers. That is the Grace of Allâh which He bestows on whom He is pleased with. And Allâh is the Owner of Great Bounty.

Ali Quli Qarai

Take the lead towards forgiveness from your Lord and a paradise as vast as the heavens and the earth, prepared for those who have faith in Allah and His apostles. That is Allah’s grace, which He grants to whomever He wishes, and Allah is dispenser of a great grace.

Amatul Rahman Omar

(Mankind!) advance quickly, outstripping one another, towards the protection from your Lord and (towards) a Garden the extensiveness of which is (beyond measure) as the extensiveness of the heaven and the earth. It has been prepared for those who believe in Allâh and His Messengers; that (protection) is Allâh's grace and bounty. He grants it to such of those who wish to attain it (and strive for it). Allâh is the Lord of immense grace and bounty.

Arthur John Arberry

Race to forgiveness from your Lord, and a Garden the breadth whereof is as the breadth of heaven and earth, made ready for those who believe in God and His Messengers. That is the bounty of God; He gives it unto whomsoever He will; and God is of bounty abounding.

Bijan Moeinian

Therefore engage in competition with one another in earning the Paradise which is as spacious as the entire universe [capable of accommodating you all], ready for those who have believed in God and His Messengers. Such is God’s grace [ready to be grabbed by anyone] that He showers whoever He wants with. The grace of Lord has no limit.

E. Henry Palmer

Race towards forgiveness from your Lord and Paradise, whose breadth is as the breadth of the heavens and the earth, prepared for those who believe in God and His apostles! and God's grace, He gives it to whom He pleases, for God is Lord of mighty grace!

Edip-Layth

You shall race towards forgiveness from your Lord, and a Paradise whose width is as the width of the heaven and the earth, prepared for those who acknowledged God and His messengers. Such is God's grace that He bestows upon whomever He wills. God is the Possessor of Infinite Grace.

George Sale

Hasten with emulation to obtain pardon from your Lord, and paradise, the extent whereof equalleth the extent of heaven and earth, prepared for those who believe in God and his apostles. This is the bounty of God: He will give the same unto whom He pleaseth; and God is endued with great bounty.

Hamid S. Aziz

Hasten to forgiveness from your Lord and to a Garden the extensiveness of which is as the extensiveness of the heaven and the earth; it is prepared for those who believe in Allah and His Messengers; that is the grace of Allah: He gives it to whom He wills, and Allah is the Lord of infinite bounty.

Mahmoud Ghali

Race to forgiveness from your Lord and a Garden the breadth of which is as the breadth of the heaven and the earth, prepared for the ones who believed in Allah and His Messengers. That is the Grace of Allah; He brings it to whomever He decides; and Allah is The Owner of the magnificent Grace.

Marmaduke Pickthall

Race one with another for forgiveness from your Lord and a Garden whereof the breadth is as the breadth of the heavens and the earth, which is in store for those who believe in Allah and His messengers. Such is the bounty of Allah, which He bestoweth upon whom He will, and Allah is of Infinite Bounty.

Mohamed Ahmed - Samira

Hasten for the forgiveness of your Lord and Paradise whose expanse is as wide as that of the heavens and the earth, which has been prepared for those who believe in God and His apostles. This is the bounty of God which He bestows on whosoever He please; and the bounty of God is infinite.

Muhammad Asad

[Hence, ] vie with one another in seeking to attain to your Sustainer’s forgiveness, and [thus] to a paradise as vast as the heavens and the earth, which has been readied for those who have attained to faith in God and His Apostle: such is the bounty of God which He grants unto whomever He wills - for God is limitless in His great bounty.

Mustafa Khattab

˹So˺ compete with one another for forgiveness from your Lord and a Paradise as vast as the heavens and the earth, prepared for those who believe in Allah and His messengers. This is the favour of Allah. He grants it to whoever He wills. And Allah is the Lord of infinite bounty.

Progressive Muslims

You shall race towards forgiveness from your Lord, and a Paradise whose width is as the width of the heaven and the Earth, prepared for those who believed in God and His messengers. Such is God's grace that He bestows upon whomever He wills. God is the Possessor of Infinite Grace.

Sahih International

Race toward forgiveness from your Lord and a Garden whose width is like the width of the heavens and earth, prepared for those who believed in Allah and His messengers. That is the bounty of Allah which He gives to whom He wills, and Allah is the possessor of great bounty.

Sam Gerrans

Compete for forgiveness from your Lord, and a Garden the breadth whereof is as the breadth of the heaven and the earth —prepared for those who believe in God and His messengers. That is the bounty of God, which He gives to whom He wills; and God is possessor of tremendous bounty.

Shabbir Ahmed

So, be foremost in seeking absolution of your faults through the Laws of your Lord and thus a Paradise as vast as the heaven and the earth. (It transcends spatial boundaries encompassing the whole Universe (3:133)). It has been readied for those who attain belief in Allah and His Messengers. Such is the Bounty of Allah which He bestows upon him who wills it. And Allah is the Lord of a tremendous bounty.

Syed Vickar Ahamed

Race with one another (to be the foremost in seeking) forgiveness from your Lord, and a Garden (Paradise of Bliss), whose width is the width of heaven and earth, prepared for those who believe in Allah and His messengers. That is the Grace of Allah that He bestows on whom He is pleased with: And Allah is the Owner of Gifts, great, (plentiful) and abounding.

Taqi Usmani

Compete each other in proceeding towards forgiveness from your Lord and to Paradise the width of which is like the width of the sky and the earth. It has been prepared for those who believe in Allah and His messengers. That is the bounty of Allah; He gives it to whomsoever He Wills and Allah is the Lord of the great bounty.

The Monotheist Group

You shall race towards forgiveness from your Lord, and a Paradise whose width is as the width of the heaven and the earth, prepared for those who believed in God and His messengers. Such is the grace of God that He bestows upon whoever He wills. God is the Possessor of Infinite Grace.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Hâtez-vous vers un pardon de votre Seigneur ainsi quʹun Paradis aussi large que le ciel et la terre, préparé pour ceux qui ont cru en Allah et en Ses Messagers. Telle est la grâce dʹAllah quʹIl donne à qui Il veut. Et Allah est le Détenteur de lʹénorme grâce.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî bawermendan!) Bi bal mexfîreteke ji cem Xwedayê xwe ve û bi bal cenetekê ve ku firehiya wê bi qasî firehiya asîman û erdê ye pêşbaziyê bikin ku ew (cenet) ji bo yên ku bi Xwedê û pêxamberên Wî bawerî anîne, hatiye amadekirin. Ha ev kerema Xwedê ye ku ew kê bivê dide wî. Bi rastî Xwedê xwediyê kerema mezin e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Spoedt dus voort naar vergeving van jullie Heer en naar een tuin zo breed als de breedte van de hemel en de aarde, die klaargemaakt is voor hen die in God en Zijn gezanten geloven. Dat is Gods goedgunstigheid die Hij geeft aan wie Hij wil. God is vol van geweldige goedgunstigheid.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wedijvert dus met spoed, om vergiffenis van uwen Heer te verkrijgen en het paradijs, waarvan de uitgebreidheid gelijk is aan de uitgebreidheid van hemel en aarde, en dat gereed gemaakt is voor hen, die in God en zijne gezanten gelooven. Dit is Gods gunst: hij zal die schenken aan wien hem behaagt, en Gods goedheid is oneindig.

Hollandaca — Siregar

Wedijvert naar vergeving van jullie Heer en een Tuin (het Paradijs) waarvan de breedte is als de breedte van de hemel en de aarde, die voorbereid is voor degenen die in Allah en Zijn Boodschapper geloven. Dat is de gunst van Allah die Hij schenkt aan wie Hij wil. En Allah is de Bezitter van de Geweldige Gunst.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Стремитесь (о, люди) (опережая друг друга) к прощению от вашего Господа (совершая полное покаяние и отдаляясь от грехов) и Раю, ширина которого, как ширина неба и земли, уготованному для тех, которые уверовали в Аллаха и Его посланников. Это – щедрость Аллаха, (которую) дарует Он тем, кому пожелает. Аллах обладает великой щедростью (по отношению к Своим верующим рабам).

Rusça — Osmanov

Состязайтесь в обретении прощения от Господа вашего и доступа в рай, просторный, как небо и земля, уготованный для уверовавших в Аллаха и его посланников. Это - щедрость Аллаха, которую Он дарует тем, кому пожелает. Аллах обладает великой щедростью.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Tävla (därför) om (att vinna) er Herres förlåtelse och ett paradis, lika vidsträckt som himlarna och jorden, vilket är berett att ta emot dem som tror på Gud och Hans Sändebud. I Sin godhet låter Gud Sin nåd (flöda) över den Han vill - Guds nåd är en outsinlig källa.