(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
قُلْ اِنَّ الْاَوَّلِينَ وَالْاٰخِرِينَ لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى مِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ
ḳul inne l-evvelīne ve l-āḣirīne / le mecmūǔne ilā mīḳāti yevmin meǎ'lūmin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Şüphe yok, öncekiler de, sonra gelenler de.
Abdulkadir Gölpınarlı
De ki: Şüphe yok, öncekiler de, sonra gelenler de.
Adem Uğur
De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,
Ahmed Hulusi
De ki: "Muhakkak ki evvelkiler de sonrakiler de,"
Ahmet Tekin
'Önceki nesiller de, sonraki nesiller de elbette diriltilecek.' de.
Ahmet Varol
De ki: 'Şüphesiz öncekiler de sonrakiler de.
Ali Bulaç
De ki: "Şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de."
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm, o münkirlere) söyle: “- Muhakkak bütün evvelkiler ve sonrakiler,
Ali Rıza Safa
De ki: "Kuşkusuz, hem öncekiler hem sonrakiler!"
Bayraktar Bayraklı
- Şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?" De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de,belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir."
Bekir Sadak
(49-50) De ki: «suphesiz oncekiler de, sonrakiler de belli bir gunun belirli bir vaktinde toplanacaklardir.»
Celal Yıldırım
(49-50) De ki: Öncekiler de, sen rakiler de mutlaka belli bir günün belirlenmiş vaktinde elbette biraraya toplanacaklar..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
De ki: “Hem öncekiler hem sonrakiler;
Diyanet İşleri
(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
Diyanet İşleri (eski)
(49-50) De ki: 'Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır.'
Diyanet Vakfi
De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
De ki: «Öncekiler ve sonrakiler»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Muhakkak. Öncekilerin ve sonrakilerin tümü,
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: Muhakkak bütün evvelin ve ahirin
Erhan Aktaş
De ki: "Öncekiler de sonrakiler de diriltilecekler."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
De ki: "Öncekiler de sonrakiler de diriltilecekler."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
De ki: "Öncekiler de sonrakiler de diriltilecekler."
Fizilal-il Kuran
De ki: «Öncekiler de, sonrakiler de.»
Gültekin Onan
De ki: "Şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de."
Hamdi Döndüren
De ki: “Hiç kuşkusuz, öncekiler de sonrakiler de,”
Hasan Basri Çantay
Söyle: "Şüphesiz hem evvelkiler, hem sonrakiler,
Hasib Asutay
(Resulüm!) De ki: Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de.
Hayrat Neşriyat
(49-50) De ki: 'Şübhe yok ki öncekiler de, sonrakiler de, bilinen bir günün belli bir vaktinde elbette toplanacak olanlardır.'
İbni Kesir
De ki: Şüphesiz hem öncekiler, hem sonrakiler,
Mehmet Okuyan
De ki: “Hem öncekiler (atalarınız) hem de sonrakiler,
Muhammed Esed
De ki: "Daha önce yaşamış olanlar da, sonrakiler de
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Şüphesiz hem öncekiler hem de sonrakiler,
Ömer Nasuhi Bilmen
(48-50) «Ve bizlerin evvelce geçmiş atalarımız da mı?» De ki: «Şüphe yok evvelkiler de, sonrakiler de,». «Elbette malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanılmış (olacaklardır).»
Ömer Öngüt
De ki: "Hem öncekiler, hem sonrakiler. "
Suat Yıldırım
(49-50) De ki: "Öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün, belli vaktinde mutlaka toplanacaksınız."
Süleyman Ateş
De ki: "Öncekiler de sonrakiler de."
Süleymaniye Vakfı
Onlara de ki: "Öncekiler de sonrakiler de,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlara şimdiden de ki "Evet, eskiler de sonrakiler de
Şaban Piriş
De ki: -Öncekiler de sonrakiler de.
Tefhim-ul Kuran
De ki: «Şüphesiz, öncekiler de ve sonrakiler de,»
Ümit Şimşek
De ki: Öncekiler ve sonrakiler,
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Öncekiler de sonrakiler de."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
De: “Şübhəsiz ki, əvvəlkilər də, sonrakılar da,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Peyğəmbər!) De: ″(Sizdən) əvvəlkilər də, sonrakılar da,
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sprich: ʺDie Früheren und die Späteren
Almanca — Der Edle Quran
Sag: Die Früheren und die Späteren
Almanca — M. A. Rassoul
Sprich: ʺWahrlich, die Früheren und die Späteren
Almanca — Muhammad Zaidan
Sag: ʺGewiß, die ersten und die letzten
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Say to them O Muhammad " The foremost and the utmost".
Abdul Haleem
Say [Prophet], ‘The earliest and latest generations
Abdullah Yusuf Ali
Say: "Yea, those of old and those of later times,
Abul A'la Maududi
Tell them, (O Prophet): "The earlier ones and the later ones
Aisha Bewley
Say: ‘The earlier and the later peoples will certainly all be gathered
Al-Hilali & Khan
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "(Yes) verily, those of old, and those of later times.
Ali Quli Qarai
Say, ‘Indeed the former and latter generations
Amatul Rahman Omar
Say, `Most surely, the earlier people and the later ones
Arthur John Arberry
Say: 'The ancients, and the later folk
Bijan Moeinian
Say (Mohammad) to them:…
E. Henry Palmer
Say, 'Verily, those of yore and those of the latter day
Edip-Layth
Say, "The people of old and the later generations,"
George Sale
Say, verily both the first and the last,
Hamid S. Aziz
Say, "The first and the last,
Mahmoud Ghali
Say, (This is addressed to the Prophet) "Surely the earliest people and the later.
Marmaduke Pickthall
Say (unto them, O Muhammad): Lo! those of old and those of later time
Mohamed Ahmed - Samira
Say: "Indeed, the earlier and the later generations
Muhammad Asad
Say: "Verily, those of olden times and those of later times
Mustafa Khattab
Say, ˹O Prophet,˺ "Most certainly, earlier and later generations
Progressive Muslims
Say: "The people of old and the later generations, "
Sahih International
Say, [O Muúammad], "Indeed, the former and the later peoples
Sam Gerrans
Say thou: “The former peoples and the latter
Shabbir Ahmed
Tell them, "Verily, those of old, and those of later generations.
Syed Vickar Ahamed
Say: "Yes, verily, those of old and those of later times,
Taqi Usmani
Say, "All the earlier and the later ones
The Monotheist Group
Say: "The people of old and the later generations,"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Dis: ʺEn vérité les premiers et les derniers
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Ji wan re) Bibêje: Bi rastî yên pêşîn û yên paşîn jî…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zeg: ʺZij die er eertijds waren en zij die er later waren
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeg: waarlijk, zoowel de vroegeren als de lateren.
Hollandaca — Siregar
Zeg: ʺVoorwaar, de vroegeren en de lateren.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Скажи (им) (о, Посланник): «Поистине, (и) первые и последние [все кто жил и будет жить на Земле],
Rusça — Osmanov
Отвечай [, Мухаммад]: ʺВоистину, и древние, и последующие поколения
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Säg: ʺDe som levde i äldre tid och de som är av senare släkten