(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

فَجَعَلْنَاهُنَّ اَبْكَارًا عُرُبًا اَتْرَابًا لِاَصْحَابِ الْيَمِينِ

fe ceǎlnāhunne ebkāran / ǔruben etrāben / li eSHābi l-yemīni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَجَعَلْنَاهُنَّfe ceǎlnāhunneج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakonları yapmışızdır
2اَبْكَارًاebkāranب ك رBakirlik, ilk defa, erkenden gitmek, sabah erkenden gitmek, sabah erken kalkmak, sabah vakti, genç deve, genç dişi deve, hiç doğurmamış dişi devebakireler
1عُرُبًاǔrubenع ر بsaf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmaksevgililer
2اَتْرَابًاetrābenت ر بÇok toprağa sahip olmak, ellerde toz olmak, tozlu olmak, yoksun olmak, yoksulluk, muhtaçlık, sefalet, kayıp yaşamak. Fakir adam toprak anasıyla yakından tanışıktır. Zenginlikten düştü.yaşıt, denk
1لِاَصْحَابِli eSHābiص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.adamları için
2الْيَمِينِl-yemīniي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.sağın

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları, kız oğlan kız olarak halkettik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onları, kız oğlan kız olarak halkettik.

Adem Uğur

Onları, bâkireler kıldık.

Ahmed Hulusi

Onları daha önce hiç kullanılmamış türden oluşturduk!

Ahmet Tekin

Hepsini bekâr kızlar haline getirdik.

Ahmet Varol

Onları bakireler kıldık.

Ali Bulaç

Onları hep bakireler olarak kıldık,

Ali Fikri Yavuz

Böylece onları, hep bakir kızlar,

Ali Rıza Safa

Böylece, el değmemişler olarak yeniden yaşam vereceğiz.

Bayraktar Bayraklı

- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

Bekir Sadak

(35-38) Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire, eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir. *

Celal Yıldırım

(36-37-38) Onları hep bakire, meymenetli olan eşlerine karşı sevgi dolu ve hep bir yaşıt kıldık.

Diyanet İşleri

(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

Diyanet İşleri (eski)

(35-38) Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yaratmışızdır; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır.

Diyanet Vakfi

(36-37) Onları, eşlerine düşkün ve yaşıt bâkireler kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onları bâkireler yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

onları bakire kılmışızdır,

Elmalılı Hamdi Yazır

(36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkar-i şeyda

Erhan Aktaş

Onları dokunulmamışlar[1] yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları dokunulmamışlar yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları dokunulmamışlar yaptık.

Fizilal-il Kuran

Onları bakire yaptık.

Gültekin Onan

Onları hep bakireler olarak kıldık,

Hamdi Döndüren

Onları, bakireler yaptık,

Hasan Basri Çantay

(36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,

Hasib Asutay

Onları bakireler yaptık. (8) (8. Bir hadise göre cennetteki kadınlar, dünya kadınlarıdır. Dünyada ihtiyarlayan kadınlar orada gençleşecek ve eşleri her vardıklarında onları bakire bulacaklardır.)

Hayrat Neşriyat

İşte onları (dâimî) bâkireler kıldık!

İbni Kesir

Ve onları el değmemişler kıldık.

Mehmet Okuyan

(Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde (onlara ödüller verilecektir).

Muhammed Esed

ve bakireler olarak dirilteceğiz,

Mustafa İslamoğlu

ve onları bakir/bakire olarak var edeceğiz:

Ömer Nasuhi Bilmen

(36-37) İşte onları bakireler kıldık. Kocalarına düşkün, hep bir yaşıt yaptık.

Ömer Öngüt

Böylece onları hep bakire kızlar yapmışızdır.

Suat Yıldırım

(36-38) Böylece onları, ashab-ı yemin için bakire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.

Süleyman Ateş

Onları bakireler yapmışızdır.

Süleymaniye Vakfı

Onları ilk olarak (orada) yarattık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her birini birer bakire kıldık.

Şaban Piriş

Onları bakireler şeklinde yarattık.

Tefhim-ul Kuran

Onları hep bakireler olarak kıldık,

Ümit Şimşek

Ve onları bakire yapmışızdır:

Yaşar Nuri Öztürk

Hepsini bakireler yapmışızdır,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onları bakirə qızlar edəcəyik –

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onları bakirə qızlar,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

und sie zu Jungfrauen gemacht,

Almanca — Der Edle Quran

und sie zu Jungfrauen gemacht,

Almanca — M. A. Rassoul

und sie zu Jungfrauen gemacht

Almanca — Muhammad Zaidan

dann machten WIR sie zu Jungfräulichen

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We made them virgins, a symbol of purity, and maidens in a state of inviolate chastity,

Abdul Haleem

virginal,

Abdullah Yusuf Ali

And made them virgin - pure (and undefiled), -

Abul A'la Maududi

and shall have made them virgins,

Aisha Bewley

and made them purest virgins,

Al-Hilali & Khan

And made them virgins.

Ali Quli Qarai

and made them virgins,

Amatul Rahman Omar

And have made them virgins, pure and undefiled.

Arthur John Arberry

and We made them spotless virgins,

Bijan Moeinian

. . perfect matched…

E. Henry Palmer

And made them virgins,

Edip-Layth

Made them young.

George Sale

And We have made them virgins,

Hamid S. Aziz

And made them virgins pure,

Mahmoud Ghali

So We have made them virgins,

Marmaduke Pickthall

And made them virgins,

Mohamed Ahmed - Samira

And made them virginal,

Muhammad Asad

having resurrected them as virgins,

Mustafa Khattab

making them virgins,

Progressive Muslims

And made them never previously touched.

Sahih International

And made them virgins,

Sam Gerrans

And made them virgins,

Shabbir Ahmed

And made them of unparalleled virtue.

Syed Vickar Ahamed

And made them virgin, pure (and untouched)—

Taqi Usmani

and have made them virgins,

The Monotheist Group

And made them never previously touched.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et Nous les avons faites vierges,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ew keçik çêkirine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben haar tot maagden gemaakt,

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij hebben haar tot maagden gemaakt.

Hollandaca — Siregar

En Wij hebben hen maagdelijk gemaakt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и сделали Мы их (вечными) девственницами [которые снова становятся девственными после близости со своими супругами],

Rusça — Osmanov

и сохранили девственницами,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och skapa dem som jungfrur,