(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."
قَالُوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِمِينَ لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ طِينٍ مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ
ḳālū innā ursilnā ilā ḳavmin mucrimīne / li nursile ǎleyhim Hicāraten min Tīnin / musevvemeten ǐnde rabbike li l-musrifīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Üstlerine balçıktan taşlar yağdırmak için.
Abdulkadir Gölpınarlı
Üstlerine balçıktan taşlar yağdırmak için.
Adem Uğur
Üzerlerine çamurdan taş yağdırmaya (geldik).
Ahmed Hulusi
"Tepelerine balçıktan taşlar (lavlar) geçirelim diye. "
Ahmet Tekin
'Üzerlerine, çamurdan dökülerek, pişirilmiş taşlar yağdırmaya geldik.'
Ahmet Varol
Üzerlerine çamurdan taşlar yağdıralım diye.
Ali Bulaç
"Üzerlerine çamurdan (iyice sertleşip kaskatı kesilmiş) taşlar yağdırmak için."
Ali Fikri Yavuz
Üzerlerine çamurdan (pişirilmiş) taşlar atmak için...
Ali Rıza Safa
"Çamurdan yapılmış taşları, onların üzerine yağdırmak için!"
Bayraktar Bayraklı
"Üzerlerine taşlanmış çamur yağdırmak için."
Bekir Sadak
(32-34) Elciler: «Suclu bir milletin uzerine, Rabbinin katindan isaretli olarak, asiri gidenlere mahsus sert taslar gondermekle gorevlendirildik» dediler.
Celal Yıldırım
(33-34) Ki aşırı gidenlerin, ölçüyü kaçıranların üzerine Rabbin yanında işaretlenmiş balçıktan taş yağdıralım diye.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(33-34) Haddi aşanlar için rabbinin nezdinde işaretlenmiş balçıktan taşları üzerlerine yağdırmak üzere.”
Diyanet İşleri
(32-34) Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lut'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."
Diyanet İşleri (eski)
(32-34) Elçiler: 'Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik' dediler.
Diyanet Vakfi
«Üzerlerine çamurdan taş yağdırmaya (geldik).»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onların üzerine çamurdan pişirilmiş sert taşlar yağdıracağız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Üzerlerine çamurdan taşlar salmak için,
Elmalılı Hamdi Yazır
Üzerlerine çamurdan taşlar salmak için
Erhan Aktaş
Onların üzerlerine çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırmak için.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onların üzerlerine çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırmak için.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onların üzerlerine çamurdan pişirilmiş taşlar yağdırmak için.
Fizilal-il Kuran
Ki onların üzerine çamurdan taşlar salalım;
Gültekin Onan
"Üzerlerine çamurdan (iyice sertleşip kaskatı kesilmiş) taşlar yağdırmak için."
Hamdi Döndüren
“Üzerlerine çamurdan pişirilmiş taş yağdırmaya (geldik).”
Hasan Basri Çantay
"Çünkü üzerlerine çamurdan taşlar atacağız",
Hasib Asutay
Ki onların üzerine çamurdan taşlar salalım.
Hayrat Neşriyat
'Tâ ki onların üzerine çamurdan (pişmiş) taşlar atalım.'
İbni Kesir
Ki; üzerlerine çamurdan taşlar yağdıralım.
Mehmet Okuyan
Onlar “Şüphesiz ki biz suçlu bir topluma, üzerlerine çamurdan taş yağdırmak için gönderildik. (Bu taşlar), aşırı gidenler için Rabbinin katında işaretlenmiş(tir)!” demişlerdi.
Muhammed Esed
ki onlara taş gibi sert ceza darbeleri vuralım,
Mustafa İslamoğlu
onların üzerine (gökten) taşlaşmış balçık yağdıralım;
Ömer Nasuhi Bilmen
«Onların üzerlerine çamurdan taşlar yağdırmak için.»
Ömer Öngüt
"Üzerlerine sert taşlar yağdıralım diye. "
Suat Yıldırım
(32-34) "Biz" dediler, "Suçlu bir güruhun, haddini aşanların tepelerine, çamurdan pişirilip de Rabbinin nezdinde damgalanmış taşları indirmek için görevlendirildik."
Süleyman Ateş
"Ki onların üzerine çamurdan taş(lar) salalım."
Süleymaniye Vakfı
üzerlerine (volkanik patlamayla pişmiş) çamurdan taş yağdırmak için.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Üzerlerine (pişmiş) balçıktan taş yağdırmak için görevlendirildik."
Şaban Piriş
Onların üzerlerine balçıktan yapılmış taşlar atacağız.
Tefhim-ul Kuran
«Üzerlerine çamurdan (iyice sertleşip kaskatı kesilmiş) taşlar yağdırmak için.»
Ümit Şimşek
'Üzerlerine pişirilmiş çamurdan taşlar yağdıracağız.
Yaşar Nuri Öztürk
"Üzerlerine çamurdan taş atalım diye."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
onların üstünə gildən daşlar yağdıraq –
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onların başına gildən daşlar yağdırmaq üçün (gəlmişik).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
um sie mit Steinen aus Ton zu bewerfen,
Almanca — Der Edle Quran
um über sie Steine aus Lehm niederkommen zu lassen,
Almanca — M. A. Rassoul
auf daß wir Steine von Ton auf sie niedersenden
Almanca — Muhammad Zaidan
damit wir über sie Steine von Lehm schicken,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"To drive, with impetuous violence against them stones of clay inflammable- ore; (probably brimstone).
Abdul Haleem
to bring down rocks of clay,
Abdullah Yusuf Ali
"To bring on, on them, (a shower of) stones of clay (brimstone),
Abul A'la Maududi
that we may unleash a shower of clay-stones
Aisha Bewley
to unleash upon them lumps of clay
Al-Hilali & Khan
To send down upon them stones of baked clay.
Ali Quli Qarai
that We may rain upon them stones of clay,
Amatul Rahman Omar
`That we may rain stones of wet clay upon them,
Arthur John Arberry
to loose upon them stones of clay
Bijan Moeinian
"To shower them with hot clays. "
E. Henry Palmer
to send upon them stones of clay,
Edip-Layth
"To send down upon them rocks of clay."
George Sale
That we may send down upon them stones of baked clay,
Hamid S. Aziz
"That we may send down upon them stone of clay (or brimstones),
Mahmoud Ghali
To send upon them stones of clay
Marmaduke Pickthall
That we may send upon them stones of clay,
Mohamed Ahmed - Samira
So as to let loose clods of clay on them
Muhammad Asad
to let loose upon them stone-hard blows of chastisement,
Mustafa Khattab
to send upon them stones of ˹baked˺ clay,
Progressive Muslims
"To send down upon them rocks of clay. "
Sahih International
To send down upon them stones of clay,
Sam Gerrans
“That we might send upon them stones of clay,
Shabbir Ahmed
That we may herald upon them a shower of hardened stones.
Syed Vickar Ahamed
"To bring on, on them, (a shower of) stones of clay (brimstones).
Taqi Usmani
so that we may send down upon them stones of clay,
The Monotheist Group
"To send down upon them stones of clay."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
pour lancer sur eux des pierres de glaise,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em hatine da ku bi ser wan de kevirên ji heriyê bibarînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
om op hen stenen van klei neer te zenden,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Opdat wij steenen van gebakken klei op hen zouden nederzenden.
Hollandaca — Siregar
Opdat wij stenen van klei op hen neerzenden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
чтобы наслать на них (как наказание) камни из (окаменевшей) глины,
Rusça — Osmanov
дабы наслать на них [дождь] из комьев жесткой глины,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
vi skall låta ett regn av stenblock falla över dem,