Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

فَطَوَّعَتْ لَهُ نَفْسُهُ قَتْلَ اَخِيهِ فَقَتَلَهُ فَاَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِرِينَ

fe Tavveǎt lehu nefsuhu ḳatle eḣīhi fe ḳatelehu fe eSbeHa mine l-ḣāsirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَطَوَّعَتْfe Tavveǎtط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.çağırdı
2لَهُlehuonu
3نَفْسُهُnefsuhuن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunannefsi
4قَتْلَḳatleق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürmeye
5اَخِيهِeḣīhiا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşini
6فَقَتَلَهُfe ḳatelehuق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmakve onu öldürdü
7فَاَصْبَحَfe eSbeHaص ب حSabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya çıkmak, bir şey yapmaya başlamak, olmak, meydana gelmek, vuku bulmak. Musbih - sabahleyin bir şey yapan veya sabaha giren kişi.böylece oldu
8مِنَmine-dan
9الْخَاسِرِينَl-ḣāsirīneخ س رKayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya yok olmasına sebep olmak, birini uzaklaştırmak/yabancılaştırmak/soğutmak, hain/alçak/aşağılık olmak, sadakatsiz olmak, cimri olmak, insanlar arasında küçük/önemsiz/zayıf olmak, başkasının davetini reddetmek.ziyana uğrayanlar-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Nihâyet kardeşini öldürme hususunda nefsine uydu da öldürdü onu ve ziyankârlardan oluverdi.

Abdulkadir Gölpınarlı

Nihâyet kardeşini öldürme hususunda nefsine uydu da öldürdü onu ve ziyankârlardan oluverdi.

Adem Uğur

Nihayet nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü: bu yüzden de kaybedenlerden oldu.

Ahmed Hulusi

Nihayet benliğindeki hırs ve haset ona kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı, böylece onu öldürdü. . . Bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.

Ahmet Tekin

Nihayet, nefsi onu, kardeşini öldürmeye teşvik ederek, ikna etti ve onu öldürdü. Bu yüzden de, hüsrana uğrayanlardan oldu.

Ahmet Varol

Nefsi ona kardeşini öldürmeyi hoş gösterdi, böylece onu öldürdü ve zarara uğrayanlardan oldu.

Ali Bulaç

Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi (tahrik edip zevkli göstererek) kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.

Ali Fikri Yavuz

Nihayet Kâbil nefsine uyarak kardeşini (Hâbil’i) öldürmeğe kalkışmış ve sonra onu öldürmüştü. Böylece ziyana uğrayanlardan olmuştu.

Ali Rıza Safa

Kardeşini öldürmek için, benliği onu sürükledi. Sonunda onu öldürdü; böylece yitime uğradı.

Bayraktar Bayraklı

Nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti; o da nefsine uyarak onu öldürdü, ziyana uğrayanlardan oldu.

Bekir Sadak

Bunun uzerine, kardesini oldurmekte nefsine uydu ve onu oldurerek, zarara ugrayanlardan oldu.

Celal Yıldırım

Kardeşini öldürmek için nefsi ona baş eğdirdi, o da tutup öldürdü ve zarara uğrayanlardan oldu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonunda içindeki duygular onu kardeşini öldürmeye itti; onu öldürdü ve böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

Diyanet İşleri

Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu.

Diyanet İşleri (eski)

Bunun üzerine, kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürerek, zarara uğrayanlardan oldu.

Diyanet Vakfi

Nihayet nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü: bu yüzden de kaybedenlerden oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine nefsi ona kardeşini öldürmeyi kolay gösterdi de tutup onu öldürdü ve artık hüsrana uğrayanlardan olmuştu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine nefsi kendine kardeşini öldürmeyi kolay gösterdi, tuttu onu öldürdü, artık husrana düşenlerden olmuştu

Erhan Aktaş

Nefsi kardeşini isteyerek öldürmesini kolaylaştırdı. O da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Nefsi kardeşini isteyerek öldürmesini kolaylaştırdı. O da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Nefsi kardeşini isteyerek öldürmesini kolaylaştırdı. O da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

Fizilal-il Kuran

Buna rağmen öbür kardeş ihtiraslarına boyun eğerek kardeşini öldürdü ve böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

Gültekin Onan

Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.

Hamdi Döndüren

Sonra, benliği onu, kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü. Bu yüzden de kaybedenlerden oldu.

Hasan Basri Çantay

Nihayet nefsi, kardeşini öldürmiye (isteyerek) uymuş da onu öldürmüşdü, bu yüzden (maddi, manevi) ziyana uğrayanlardan olmuşdu.

Hasib Asutay

Nihâyet nefsi onu, kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü. Böylece ziyana uğrayanlardan oldu.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet nefsi ona kardeşini öldürmeyi hoş (ve kolay) gösterdi de onu öldürdü; bu yüzden hüsrâna uğrayanlardan oldu.

İbni Kesir

Bunun üzerine kardeşini öldürmekte nefsine uydu ve onu öldürdü de hüsrana uğrayanlardan oldu.

Mehmet Okuyan

Sonunda nefsi onu, kardeşini öldürmeye itmiş ve onu öldürmüştü; bu yüzden de kaybedenlerden olmuştu.

Muhammed Esed

Fakat diğerinin ihtirası onu kardeşini öldürmeye sürükledi ve onu öldürdü: Böylece hüsrana uğrayanlardan oldu.

Mustafa İslamoğlu

Fakat diğerinin benlik davası, onu kardeşini öldürmeye sevk etti; sonunda onu öldürdü, böylece kaybedenlerden oldu.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık kardeşini öldürmeyi kendisine nefsi kolaylaştırdı da onu öldürdü. Sonra da ziyana uğramışlardan oldu.

Ömer Öngüt

Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye itti ve onu öldürdü. Bu yüzden de kaybedenlerden oldu.

Suat Yıldırım

Nefsi, onu kardeşini öldürmeye itti. O da onu öldürüp ziyan edenlerden oldu.

Süleyman Ateş

Nefsi, onu kardeşini öldürmeye çağırdı, (o da nefsine uyarak) onu öldürdü, ziyana uğrayanlardan oldu.

Süleymaniye Vakfı

Sonunda nefsi onu, kardeşini öldürmeye ikna etti, o da öldürdü. Böylece kaybedenlerden oldu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İçinden bir dürtü onu, kardeşini öldürmeye itti ve öldürdü. Böylece kaybedenlere karıştı gitti.

Şaban Piriş

Bunun üzerine kardeşini öldürmek hususunda nefsi ona boyun eğdi. Ve onu öldürerek hüsrana uğrayanlardan oldu.

Tefhim-ul Kuran

Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi (tahrik edip zevkli göstererek) kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu.

Ümit Şimşek

Böylece, nefsi ona kardeşini öldürmeyi hoş gösterdi; o da onu öldürüp hüsrana düştü.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet nefsi onu kardeşini öldürmeye ısındırdı, o da onu öldürdü. Böylece hüsrana uğramışlardan oldu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Nəfsi onu qardaşını qətlə yetirməyə vadar etdi və o da nəfsinə tabe olaraq onu öldürdü və ziyana uğrayanlardan oldu.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Nəfsi onu (Qabili) qardaşını öldürməyə sövq etdi, onu (Habili) öldürdü və bununla da zərərçəkənlərdən oldu.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er scheute sich nicht, den Todesbeschluß zu fassen, und so erschlug er seinen Bruder und reihte sich unter die schlimmsten Verlorenen ein.

Almanca — Der Edle Quran

Doch machte ihn seine Seele willig, seinen Bruder zu töten. Und so tötete er ihn. Und er wurde einer von den Verlierern.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch er erlag dem Trieb, seinen Bruder zu töten; also erschlug er ihn und wurde einer von den Verlierern.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sein Ego erleichterte ihm das Töten seines Bruders, so hat er ihn getötet, so gehörte er zu den Verlierern.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He succumbed to his evil thought of slaying his brother and he killed him, only to incur the loss of the noble qualities of the soul and be one of those born to be losers.

Abdul Haleem

But his soul prompted him to kill his brother: he killed him and became one of the losers.

Abdullah Yusuf Ali

The (selfish) soul of the other led him to the murder of his brother: he murdered him, and became (himself) one of the lost ones.

Abul A'la Maududi

At last his evil soul drove him to the murder of his brother, and he killed him, whereby he himself became one of the losers.

Aisha Bewley

So his lower self persuaded him to kill his brother, and he killed him and became one of the lost.

Al-Hilali & Khan

So the Nafs (self) of the other (latter one) encouraged him and made fair-seeming to him the murder of his brother; he murdered him and became one of the losers.

Ali Quli Qarai

So his soul prompted him to kill his brother, and he killed him, and thus became one of the losers.

Amatul Rahman Omar

But (the baser instincts of) his mind prompted him (whose offering was not accepted) to kill his brother (whose offering was accepted), so he killed him, wherefore he became one of the losers.

Arthur John Arberry

Then his soul prompted him to slay his brother, and he slew him, and became one of the losers.

Bijan Moeinian

[Even after this warning, ] He followed his vain desire and killed his brother and became a looser.

E. Henry Palmer

But his soul allowed him to slay his brother, and he slew him, and in the morning he was of those who lose.

Edip-Layth

So he found it in himself to kill his brother, and he killed him. He thus became one of the losers.

George Sale

But his soul suffered him to slay his brother, and he slew him; wherefore he became of the number of those who perish.

Hamid S. Aziz

But the other's soul compelled him to slay his brother, and so he slew him, and became one of the losers.

Mahmoud Ghali

Then his self persuaded him to the killing of his brother, so he killed him, then he became among the losers.

Marmaduke Pickthall

But (the other's) mind imposed on him the killing of his brother, so he slew him and became one of the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

Then the other was induced by his passion to murder his brother, and he killed him, and became one of the damned.

Muhammad Asad

But the other's passion drove him to slaying his brother; and he slew him: and thus he became one of the lost.

Mustafa Khattab

Still, the other convinced himself to kill his own brother, so he killed him—becoming a loser.

Progressive Muslims

So he found it in himself to kill his brother; so he killed him. He thus became one of the losers.

Sahih International

And his soul permitted to him the murder of his brother, so he killed him and became among the losers.

Sam Gerrans

And his soul allowed him the killing of his brother; and he killed him, and became of the losers.

Shabbir Ahmed

His ego led him into killing his brother. He killed him and became a loser.

Syed Vickar Ahamed

The (selfish) soul of the other (brother) led him to the murder of his brother: (For) he murdered him, and became (himself) one of the lost ones.

Taqi Usmani

His self, however, prompted him to kill his brother, so he killed him and became one of the losers.

The Monotheist Group

So he found it in himself to kill his brother; so he killed him. He thus became one of the losers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Son âme lʹincita à tuer son frère. Il le tua donc et devint ainsi du nombre des perdants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca nefsa wî kuştina birayê wî lê xweş anî û birayê xwe kuşt, êdî ew bû ji yên ku xisar kirin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zijne ziel drong hem, zijn broeder te dooden en hij doodde hem; zoodat hij tot hen behoorde die verdoemd zijn.

Hollandaca — Siregar

Toen Zette hij zich ertoe aan om zijn broeder te doden en hij doodde hem, en zo werd hij een van de verliezers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И легким представила ему его душа убийство своего брата, и он убил его и оказался среди потерпевших убыток (как в этом мире, так и в Вечной жизни).

Rusça — Osmanov

Но внушила ему душа его [желание] убить брата своего. И он убил его и оказался в числе потерпевших урон.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men den andre, driven av sin (hetsiga) natur, tvekade inte inför brodermordet, och han dödade honom och blev så en av förlorarna.