"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

اِنِّٓي اُرِيدُ اَنْ تَبُٓواَ بِاِثْمِي وَاِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِمِينَ

innī urīdu en tebū'e bi iṧmī ve iṧmike fe tekūne min eSHābi n-nāri ve ƶālike cezā'u Z-Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنِّٓيinnīben
2اُرِيدُurīduر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isterim ki
3اَنْen
4تَبُٓواَtebū'eب و اGeri döndü, geri geldi/gitti, üzerine aldı/taşıdı, yüklendi/yük altına girdi, bunun ikamet yeri oldu, sorumlu/hesap verebilir/mesul oldu, eşit/benzer, denk/eş, dinlendi/kaldı, onu bir konuta yerleştirdi, mubawwa: bir konut, kalacak yer, yerleşim yeri, tabawwa: bir yeri konut edinmek veya yapmak.sen yüklenip
5بِاِثْمِيbi iṧmīا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıbenim günahımı
6وَاِثْمِكَve iṧmikeا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıve kendi günahını
7فَتَكُونَfe tekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolasın
8مِنْmin
9اَصْحَابِeSHābiص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.halkından
10النَّارِn-nāriن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateş
11وَذٰلِكَve ƶālikeve budur
12جَزٰٓؤُاcezā'uج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekcezası
13الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalimlerin

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dilerim, kendi suçunla berâber benim suçumu da yüklenesin de cehennem ehlinden olasın ve budur cezası zulmedenlerin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dilerim, kendi suçunla berâber benim suçumu da yüklenesin de cehennem ehlinden olasın ve budur cezası zulmedenlerin.

Adem Uğur

Ben istiyorum ki, sen, hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın; zalimlerin cezası işte budur.

Ahmed Hulusi

"İsterim ki hem benim suçumun vebalini hem de kendi suçunun vebalini yüklenesin; ateş ehlinden olasın. . . İşte budur zalimlerin cezası!"

Ahmet Tekin

'Ben isterim ki, sen, benim, bile bile işlediğim günahımı da, bilerek işlediğin kendi günahını da yüklenip, ateşe atılanlardan olasın. İnkârda, isyanda ısrar eden zâlimlerin cezası işte budur.' dedi.

Ahmet Varol

Ben senin kendi günahını da benim günahımı da yüklenip ateşe atılacaklardan olmanı isterim. Zalimlerin cezası işte budur.'

Ali Bulaç

"Şüphesiz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."

Ali Fikri Yavuz

Ben şüphesiz isterim ki, sen kendi günahınla benim günahımı da yüklenesin. Böylece cehennemliklerden olasın. İşte zâlimlerin cezası budur.

Ali Rıza Safa

"Aslında, hem benim suçlarımı hem de kendi suçlarını yüklenmeni; böylece, ateşin yoldaşlarından olmanı istiyorum. Çünkü haksızlık yapanların cezası, işte budur!"

Bayraktar Bayraklı

"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur."

Bekir Sadak

Ben, hem benim hem de kendi gunahini yuklenip cehennemliklerden olmani isterim, zulmedenlerin cezasi budur".

Celal Yıldırım

Ben (bu durumda) İsterim ki, benim günahımı da kendi günahını da yüklenip Cehennemliklerden olasın, işte zâlimlerin cezası budur!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ben diliyorum ki sen hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenesin, cehennemliklerden olasın! Zalimlerin cezası işte budur.”

Diyanet İşleri

"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

Diyanet İşleri (eski)

Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur'.

Diyanet Vakfi

«Ben istiyorum ki, sen, hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın; zalimlerin cezası işte budur.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ben, hem benim hem de kendinin günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası işte budur!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ben isterim ki sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenüb varasın da o ateşe layıklardan olasın, zalimlerin cezası işte budur

Erhan Aktaş

"Dilerim ki, benim günahımla birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Dilerim ki, benim günahımla birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Dilerim ki, benim günahımla birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur.".

Fizilal-il Kuran

İstiyorum ki, hem kendi günahını hem de benim günahımı yüklenerek cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası budur.

Gültekin Onan

"Kuşkusuz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."

Hamdi Döndüren

“Ama ben isterim ki, benim günahımı ve kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın! İşte zâlimlerin cezası budur.”

Hasan Basri Çantay

"Şübhesiz dilerim ki sen kendi günahınla birlikde benim günahımı da yüklenesin de o ateşin yaranından olasın. İşte zaalimlerin cezası budur".

Hasib Asutay

Şüphesiz ben dilerim ki, sen benim günâhımı da kendi günâhını da yüklenip ateş halkından olasın! İşte zalimlerin cezası budur.'

Hayrat Neşriyat

'Doğrusu ben isterim ki, (sen) kendi günâhın ile benim günâhımı da yüklenesin de ateşin ehlinden olasın! İşte zâlimlerin cezâsı budur!'

İbni Kesir

Dilerim ki sen; benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası da budur.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki ben, senin, hem benim günahımı (beni öldürme günahını) hem de (daha önce işlediğin) kendi günah(lar)ını yüklenmeni istiyorum. Böylece ateş halkından olacaksın. Zalimlerin cezası işte budur.”

Muhammed Esed

(Beni öldürürsen,) dilerim, hem kendi günah(lar)ını, hem de benim günahlarımı(n yükünü) yüklenir ve böylece cehennemin yolunu tutarsın! Çünkü zalimlerin cezası budur.

Mustafa İslamoğlu

Dilerim, hem benim günahımı hem de (benden dolayı) kazandığın günahı yüklenir ve böylece cehennemin yolunu tutarsın: Zaten zalimlerin cezası da budur."

Ömer Nasuhi Bilmen

«Muhakkak ben isterim ki, sen benim günahımı ve kendi günahını yüklenesin de ateşin ashâbından olasın. Ve o ise zalimlerin cezasıdır.»

Ömer Öngüt

“Dilerim ki, sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. Zâlimlerin cezası işte budur. ”

Suat Yıldırım

(27-29) Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onların her ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, öbürününki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine: "Seni öldüreceğim" dedi. O da: "Allah, ancak müttakilerden kabul buyurur, dedi. Yemin ederim ki, sen beni öldürmek için el kaldırırsan, ben seni öldürmek için sana el kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım." "Ben isterim ki sen, kendi günahınla beraber benim günahımı da yüklenesin de cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası işte budur!"

Süleyman Ateş

"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın! zalimlerin cezası budur."

Süleymaniye Vakfı

İsterim ki sen, hem benim günahımı hem kendi günahını yüklenesin de o ateşin ahalisinden olasın. Yanlış yapanların cezası işte budur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsterim ki hem benim günahımı hem de kendi günahını sırtlanasın da cehennem ahalisinden olasın. Yanlış yapanların cezası işte budur."

Şaban Piriş

Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenerek cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur, dedi.

Tefhim-ul Kuran

«Şüphesiz, senin kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur.»

Ümit Şimşek

'İstiyorum ki benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş ehlinden olasın. Zalimlerin cezası işte budur.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın. İşte budur zalimlerin cezası!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Mən istəyirəm ki, sən, həm mənim günahımı, həm də öz günahını üzərinə götürəsən və Od sakinlərindən olasan. Zalımlara veriləcək cəza budur”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Mən istəyirəm ki, sən (məni öldürməklə) mənim də günahımı öz günahınla birlikdə üstünə götürəsən və beləliklə də, Cəhənnəm sakinlərindən olasan. Zalimlərin cəzası budur!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ich will, daß du dir deine Schuld gegen mich und deine sonstige Schuld auflädst, so daß du im Jenseits zu den Höllenbewohnern gehörst, eine Vergeltung, die sich alle Ungerechten zuziehen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Ich will, daß du meine und deine Sünde auf dich lädst und so einer von den Insassen des (Höllen)feuers sein wirst. Das ist der Lohn der Ungerechten.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Ich will, daß du die Last meiner Sünde und deiner Sünde trägst und so unter den Bewohnern des Feuers bist, und dies ist der Lohn der Frevler.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Ich will doch, daß du (allein) mit meiner und mit deiner Verfehlung zurückkehrst, damit du von den Weggenossen des Feuers wirst.ʺ Und dies ist die Vergeltung für die Unrecht-Begehenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"In fact", he added, "I wish you would bear the consequences of my iniquities and of your wrongs and be an inmate of Hell, for this is the reward of those, wrongful of actions".

Abdul Haleem

and I would rather you were burdened with my sins as well as yours and became an inhabitant of the Fire: such is the evildoers’ reward.’

Abdullah Yusuf Ali

"For me, I intend to let thee draw on thyself my sin as well as thine, for thou wilt be among the companions of the fire, and that is the reward of those who do wrong."

Abul A'la Maududi

I would desire that you be laden with my sin and with your sin, and thus become among the inmates of the Fire. That indeed is the right recompense of the wrong-doers.'

Aisha Bewley

I want you to take on both my wrongdoing and your wrongdoing and so become one of the Companions of the Fire. That is the repayment of the wrongdoers.’

Al-Hilali & Khan

"Verily, I intend to let you draw my sin on yourself as well as yours, then you will be one of the dwellers of the Fire; and that is the recompense of the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers)."

Ali Quli Qarai

I desire that you earn [the burden of] my sin and your sin, to become one of the inmates of the Fire, and such is the requital of the wrongdoers. ’

Amatul Rahman Omar

`I would rather like you to bear (the burden of) the sin (committed) against me (- the sin of the murder), and (that of) your own sin (committed previously due to which your offering was not accepted), and thus you would become of the fellows of the Fire. ' Such indeed is the recompense of the wrongdoers.

Arthur John Arberry

I desire that thou shouldest be laden with my sin and thy sin, and so become an inhabitant of the Fire; that is the recompense of the evildoers. '

Bijan Moeinian

"I prefer that you bear the consequence of your own sin [of killing me] as well as my sin [any possible harming you in defense] rather than end up in the Hell which is the punishment of unjust people. "

E. Henry Palmer

verily, I wish that thou mayest draw upon thee my sin and thy sin, and be of the fellows of the Fire, for that is the reward of the unjust. '

Edip-Layth

"I want you to have both my sin as well as your own sin, and you will then be among the dwellers of the fire. Such is the reward of the wicked."

George Sale

I choose that thou shouldest bear my iniquity and thine own iniquity; and that thou become a companion of hell fire; for that is the reward of the unjust.

Hamid S. Aziz

"Verily, I would rather that you draw upon yourself my sin and yours, and become of the fellows of the Fire, for that is the reward of the evil-doer (or unjust). "

Mahmoud Ghali

Surely I would (like) that you would incur (upon yourself) my vice and your vice, (and) so you become one of the companions (i. e. inhabitants) of the Fire, and that is the recompense of the unjust."

Marmaduke Pickthall

Lo! I would rather thou shouldst bear the punishment of the sin against me and thine own sin and become one of the owners of the fire. That is the reward of evil-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

I would rather you suffered the punishment for sinning against me, and for your own sin, and became an inmate of Hell. And that is the requital for the unjust."

Muhammad Asad

I am willing, indeed, for thee to bear [the burden of] all the sins ever done by me as well as of the sin done by thee: [but] then thou wouldst be destined for the fire, since that is the requital of evildoers!"

Mustafa Khattab

I want to let you bear your sin against me along with your other sins, then you will be one of those destined to the Fire. And that is the reward of the wrongdoers."

Progressive Muslims

"I want you to have both my sin as well as your own sin, and you will then be among the dwellers of the Fire. Such is the reward of the wicked."

Sahih International

Indeed I want you to obtain [thereby] my sin and your sin so you will be among the companions of the Fire. And that is the recompense of wrongdoers."

Sam Gerrans

“I wish thee to bear my sin and thy sin, and to become of the companions of the Fire; and that is the reward of the wrongdoers.”

Shabbir Ahmed

"I would rather have you carry two sins. First, of slaying me, and second, of slaying the person inside you, and be among the dwellers of the Fire. That is the reward for the wrongdoers."

Syed Vickar Ahamed

"As for me, I intend to let you take upon yourself my sin as well as yours, for you will be among the Companions of the Fire, and that is the reward of those who do wrong. "

Taqi Usmani

I would rather let you bear my sin and your sin, and then become one of the people of the Fire. That is the punishment of the unjust."

The Monotheist Group

"I want you to have both my sin and your own sin, and you will then be among the dwellers of the Fire. Such is the recompense of the wicked."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Je veux que tu partes avec le péché de mʹavoir tué et avec ton propre péché: alors tu seras du nombre des gens du Feu. Telle est la récompense des injustes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Bi berdewamî got:) Bêguman ez dixwazim, tu bi gunehê (kuştina) min û bi gunehê xwe (yê berê) vegerî da ku tu bibî ji xelkê êgir û ev e cezayê zaliman.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Ik wens dat jij de zonde aan mij en jouw zonde over je brengt en dan tot de bewoners van het vuur zult behoren. Dat is de vergelding voor de onrechtplegers.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Ik heb liever dat gij mijne onrechtvaardigheid en uwe eigene onrechtvaardigheid draagt, en dat gij een makker in het vuur verkrijgt; want dat is de belooning van den onrechtvaardige.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И увидев намерение брата совершить убийство, он стал увещевать его, желая, чтобы он убоялся наказания Аллаха и сказал ему): «Я хочу, чтобы ты взял на себя грех (совершенный) против меня [убийство] и свой грех [те грехи, которые были до этого] и оказался среди обитателей Огня [Ада]. И это – воздаяние злодеям».

Rusça — Osmanov

Воистину, я хочу, чтобы ты был в ответе за грех против меня и свой грех и чтобы стал обитателем ада. Таково ведь наказание злодеямʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men jag vill att du skall bära min synd i tillägg till din egen synd, och att Elden skall vara din arvedel; sådan är de orättfärdigas lön.ʺ