İnkar edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلَّذِينَ اٰمَنُوا لَوْ كَانَ خَيْرًا مَا سَبَقُونَا اِلَيْهِ وَاِذْ لَمْ يَهْتَدُوا بِهِ فَسَيَقُولُونَ هٰذَٓا اِفْكٌ قَدِيمٌ

ve ḳāle (e)lleƶīne keferū li(e)lleƶīne āmenū lev kāne ḣayran mā sebeḳūnā ileyhi ve iƶ lem yehtedū bihi fe se yeḳūlūne hāƶā ifkun ḳadīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dedi(ler)
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
4لِلَّذِينَli(e)lleƶīnekimseler için
5اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
6لَوْlevşayet
7كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsaydı
8خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.iyi bir şey
9مَا
10سَبَقُونَاsebeḳūnāس ب قGeçmek, öne geçmek, önce gelmek, üstün gelmek, yarışta kazanmak, ileri geçmek, öncelik almak, hızlı gitmek, geride bırakmakbizi geçemezlerdi
11اِلَيْهِileyhiona (inanmada)
12وَاِذْve iƶzaman ise
13لَمْlem
14يَهْتَدُواyehtedūه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.hidayete ermedikleri
15بِهِbihionunla
16فَسَيَقُولُونَfe se yeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyeceklerdir ki
17هٰذَٓاhāƶābu
18اِفْكٌifkunا ف كDurumunu/tavrını değiştirmek, geri çevirmek/döndürmek, fikir/yargı değiştirmek/saptırmak, aldatmak, yalan/yanlış söylemek, devirmek, baştan çıkarmak.bir yalandır
19قَدِيمٌḳadīmunق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.eski

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kâfir olanlar, inananlara dediler ki: Eğer bir hayır olsaydı onlar, bizi geçemezlerdi ve Kur'ân'la doğru yolu bulmadıkları için de diyecekler ki bu, çok eski bir yalan.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kâfir olanlar, inananlara dediler ki: Eğer bir hayır olsaydı onlar, bizi geçemezlerdi ve Kurʼânʼla doğru yolu bulmadıkları için de diyecekler ki bu, çok eski bir yalan.

Adem Uğur

İnkâr edenler, iman edenler hakkında dediler ki: "Bu iş bir hayır olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi." Fakat onlar bununla doğru yola girmek arzusunda olmadıkları için "Bu eski bir yalandır" diyecekler.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Eğer hayırlı olsaydı, Ona ulaşmakta bizi geçemezlerdi". . . Onunla hidayet bulmadıkları için: "Bu eski bir yalandır" diyecekler!

Ahmet Tekin

Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, iman edenlere: 'Eğer İslâm’da bir hayır, bir menfaat olsaydı, onlar, İslâm’ı kabulde bizi geçemezlerdi.' derler. Onlar, böyle derken, doğru yola girmeye istekli olmadıkları için: 'Bu eski bir yalandır.' da diyecekler.

Ahmet Varol

İnkar edenler iman edenler için dediler ki: 'Eğer (İslam) hayırlı bir şey olsaydı ona ulaşmada bizi geçemezlerdi.' Onunla doğru yola erişemeyince: 'Bu eski bir uydurmadır' diyecekler.

Ali Bulaç

İnkar edenler, iman edenler için dediler ki: "Eğer O (Kur'an veya iman) hayırlı bir şey olsaydı, ona bizden önce koşup yetişemezlerdi." Oysa onlar, onunla hidayete ermediklerinden: "Bu, eski bir yalandır" diyecekler.

Ali Fikri Yavuz

Bir de kâfirler, iman edenler hakkında şöyle dediler: “- Eğer o (Peygamberin dini) hayır olsaydı, bizden evvel (fakirler ve biçareler) ona koşmazlardı.” Böyle demekle, maksadlarına erişemeyince de; (Ku’an’ı inkâr etmek için) şöyle diyecekler: “- bu Kur’an eski bir yalandır.”

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, inananlara, şöyle dediler: "İyi bir şey olsaydı, Onu kabul etmekte bizim önümüze geçemezlerdi!" Onunla doğru yola erişmeyi kabul etmedikleri için, şöyle diyecekler: "Eski bir yalan bu!"

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler, inananlar hakkında şöyle dediler: "Eğer Muhammed'in getirdiği iyi olsaydı, biz onlardan önce inanırdık." Bununla amaçlarına ulaşamayınca da, "Bu, eski bir uydurmadır" dediler.

Bekir Sadak

Inkar edenler, inananlar icin: «Eger Islamiyet'te bir hayir olsaydi, bu hususta bizden one gecemezlerdi"derler. Bununla dogru yola girmedikleri icin de, «Bu, eski bir uydurmadir» derler.

Celal Yıldırım

İnkâr edenler, imân edenlerle ilgili olarak derler ki: «Eğer İslâm, bir iyilik olsaydı, elbette onlar bizim önümüze geçemezlerdi.» Kur'ân ile doğru yolu bulmayı düşünmedikleri için de, «bu çok eski bir uydurmadır !» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnkâr edenler inananlara şöyle dediler: “Eğer bu iyi bir şey olsaydı bizi bırakıp da onlara gelmezdi!” Onunla doğru yolu bulamadıkları için, “Bu eski bir yalandır” demeye devam edeceklerdir

Diyanet İşleri

İnkar edenler, inananlar için, "Eğer o Kur'an iyi bir şey olsaydı, onlar onu kabulde, bizi geçemezlerdi" dediler. Onunla doğru yolu bulamadıkları için; "Bu eski bir uydurmadır" diyecekler.

Diyanet İşleri (eski)

İnkar edenler, inananlar için: 'Eğer İslamiyet'te bir hayır olsaydı, bu hususta bizden öne geçemezlerdi' derler. Bununla doğru yola girmedikleri için de, 'Bu, eski bir uydurmadır' derler.

Diyanet Vakfi

İnkâr edenler, iman edenler hakkında dediler ki: «Bu iş bir hayır olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi.» Fakat onlar bununla doğru yola girmek arzusunda olmadıkları için «Bu eski bir yalandır» diyecekler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnkâr edenler, iman edenler için: «Eğer İslâm'da bir hayır olsaydı onlar, onu kabulde bizi geçemezlerdi.» derler. Bununla muvaffak olamayınca da: «Bu eski bir yalandır.» diyeceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de küfredenler, iman edenler hakkında dediler ki: "Eğer O bir hayır olsaydı, bizden önce ona koşmazlardı." Bununla başarılı olamayınca da: " Bu, eski bir yalan." diyecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de küfredenler, iyman edenler hakkında dediler ki: eğer o bir hayr olsa idi bizden evvel ona koşmazlardı, bununla muvaffak olamayınca da şöyle diyecekler: bu eski bir yalan

Erhan Aktaş

Kafirler, İman Edenler için: "Eğer Kur'an'da bir "hayır" olsaydı, onlar, bizden önce onu kabul etmiş olmazlardı." dediler. Kur'an'la doğru yolu bulmayı kendilerine yediremediklerinden, "Bu eski bir uydurmadır." diyeceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler, inananlar için: "Eğer Kur'an'da bir "hayır" olsaydı, onlar, bizden önce onu kabul etmiş olmazlardı." dediler. Kur'an'la doğru yolu bulmayı kendilerine yediremediklerinden, "Bu eski bir uydurmadır." diyeceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, inananlar için: "Eğer Kur'an'da bir "hayır" olsaydı, onlar, bizden önce onu kabul etmiş olmazlardı." dediler. Kur'an'la doğru yolu bulmayı kendilerine yediremediklerinden, "Bu eski bir uydurmadır." diyeceklerdir.

Fizilal-il Kuran

İnkar edenler inananlar için: «Eğer İslam iyi bir şey olsaydı, onlar ona uymada bizi geçemezlerdi» derler. Onlar doğru yola girmedikleri için de «Bu, eski bir uydurmadır» derler.

Gültekin Onan

Küfredenler inananlar için dediler ki: "Eğer O (Kuran veya iman) hayırlı bir şey olsaydı, ona bizden önce koşup yetişemezlerdi." Oysa onlar onunla hidayete ermediklerinden: "Bu, eski bir yalandır" diyecekler.

Hamdi Döndüren

İnkâr edenler, mü’minler için dediler ki: “Eğer bu iş bir hayır olsaydı, onlar ona inanmada bizim önümüze geçemezlerdi!” Ama onlar bununla doğru yola girmeyince de, “Bu eski bir yalandır.” diyeceklerdir.

Hasan Basri Çantay

O kafirler, iman edenler hakkında dedi (ler) ki: "Eğer (iman) bir hayır olsaydı bizden evvel ona koşmazlardı". (Bunu söyleyenler) onunla hidayeti kabul etmedikleri de "Bu, eski bir yalandır" diyeceklerdir.

Hasib Asutay

İnkâr edenler, iman edenler için dediler ki: 'Eğer (bu iş) bir hayır olsaydı onlar ona (ulaşmakta) bizi geçmezlerdi'. Fakat onlar bununla doğru yola ermeyince de 'Bu eski bir yalandır' diyeceklerdir.

Hayrat Neşriyat

Buna rağmen inkâr edenler, îmân edenler için dedi ki: 'Eğer (Muhammed’in getirdiği dinde) bir hayır olsaydı, (etrâfındaki şu fakir insanlar) ona (ulaşmakta) bizi geçemezlerdi!' Ve (o inkâr edenler), onunla (Kur’ân’la) hidâyete eremediklerinden, artık: 'O, eski bir yalandır!' diyeceklerdir.

İbni Kesir

O küfredenler, inananlar için Bu iş, bir hayır olsaydı; onlar bunda bizi geçemezlerdi, dediler. Onlar bununla hidayete ermediklerinden; bu, eski bir uydurmadır, diyeceklerdir.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar, iman edenler için şöyle demişlerdi: “Bu iş bir iyilik olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi.” Onlar (kâfirler) bununla doğru yola ulaşmayı istemedikleri için “Bu, eski bir iftiradır!” diyeceklerdir.

Muhammed Esed

Fakat hakikati inkara şartlanmış olanlar, iman edenlere şöyle derler: "Eğer bu (mesaj)da bir hayır olsaydı, bu (insanlar) onu kabul etmekte bizim önümüze geçmezlerdi!" Ve onlar, bu (mesaj) sayesinde hidayete ulaşmayı reddettiklerinden, her zaman, "Bu (yalnızca) eski bir yalandır!" diyecekler.

Mustafa İslamoğlu

Bir de, inkarda direnenler imanda sebat edenler için şöyle derler: "Eğer o (mesajda) bir hayır olsaydı, şunlar ona bizden önce koşmazlardı." Bu söylemle amaçlarına ulaşamayınca da, ister istemez şöyle diyecekler: "Bu kadim bir sahtekarlık türüdür."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve kâfir olanlar, imân edenler için dedi ki: «Eğer bir hayır olsa idi bu hususta bizden öne bizi geçemezlerdi.» Ve onlar bununla (Kur'an ile) hidâyete eremedikleri vakit de hemen diyeceklerdir ki: «İşte bu, eski bir iftiradır.»

Ömer Öngüt

İnkâr edenler iman edenler için: "Eğer bu (din) bir hayır olsaydı, onlar bizi geçemezlerdi. " dediler. Fakat onlar bununla hidayete ermek arzusunda olmadıkları için: "Bu eski bir uydurmadır. " diyeceklerdir.

Suat Yıldırım

İnkâr edenler bir de, müminler hakkında şöyle derler: "Bu İslâm dini eğer önemli ve değerli bir şey olsaydı, bu Müslümanlar akıllarını kullanıp onu anlamakta bizi geçemezlerdi." Kendileri bunu başaramayınca "Bu, zaten eski, modası geçmiş bir yalan!" deyip geçiştirmek isterler.

Süleyman Ateş

İnkar edenler, inananlar için "(Muhammed'in getirdiği) iyi bir şey olsaydı (şu zavallı kişiler) ona inanmada bizi geçemezlerdi, (biz onlardan önce inanırdık)" dediler. Onlar, onun gösterdiği doğru yola eremediklerinden: "Bu eski bir yalandır," diyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler, inanmış olanlar için şöyle dediler: "Kur'an iyi bir şey olsaydı ona uymakta bizi geçemezlerdi!" Onunla yola gelmedikleri için "Bu, eski bir düzmece!" diyeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), bu kitaba inananlarla ilgili olarak şöyle derler: "İyi bir şey olsaydı onlardan önce ona biz inanırdık!" Onunla (kitapla) yola gelmeyi istemediklerinden "Bu eski bir yalan!" diyeceklerdir.

Şaban Piriş

İnkar edenler, iman edenler için: -Eğer bir hayır olsaydı, ona bizden önce ulaşmazlardı. Onunla doğru yolu görmedikleri için: -Bu, eski bir yalandır.

Tefhim-ul Kuran

Küfretmekte olanlar, iman etmekte olanlar için dedi ki: «Eğer O (Kur'an veya iman) hayırlı bir şey olsaydı, ona bizden önce koşup yetişemezlerdi.» Oysa onlar, onunla hidayete ermediklerinden: «Bu, eski bir yalandır» diyecekler.

Ümit Şimşek

İnkâr edenler iman edenler için dediler ki: 'Eğer bu işte bir hayır olsaydı, ona uymakta bunlar bizi geçemezdi.' Sonra da, Kur'ân ile doğru yolu bulmayı reddettikleri için, 'Bu eski bir uydurma' deyip çıkacaklar.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edenler, inananlara şöyle derler: "Eğer bu, hayırlı bir şey olsaydı, bunlar ona inanmakta bizi geçemezlerdi." Bununla umduklarını bulamayınca şöyle diyecekler: "Bu, eski bir uydurmadır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kafirlər möminlərə dedilər: “Əgər Quran xeyirli bir şey olsaydı, onlar bunda bizi qabaqlaya bilməzdilər!” Onlar bununla doğru yola gəlmədikləri üçün: “Bu, köhnə yalandır!”– deyəcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kafir olanlar iman gətirənlər barəsində deyirlər: ″Əgər (Qurʼan, islam dini) yaxşı bir şey olsaydı, (möʼminlər) bu işdə bizdən qabağa düşə bilməzdilər (biz onlardan daha əvvəl) iman gətirərdik. Onlar (Qurʼanla) doğru yola gəlmədikləri üçün: ″Bu, köhnə yalandır!″ – deyəcəklər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Ungläubigen spotteten über die Gläubigen, indem sie sagten: ʺWenn er etwas Erhabenes gewesen wäre, wären diese Menschen da uns nicht zuvorgekommen!ʺ Da sie sich durch ihn nicht rechtleiten lassen, sagen sie: ʺDas ist eine alte Lüge.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und diejenigen, die ungläubig sind, sagen von denjenigen, die glauben: ʺWenn er etwas Gutes wäre, wären sie uns damit nicht zuvorgekommen.ʺ Und da sie sich nicht durch ihn rechtleiten lassen, werden sie sagen: ʺDas ist eine alte unge heuerliche Lüge.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und die Ungläubigen sagen von den Gläubigen: ʺWäre er (der Quran) etwas Gutes, hätten sie ihn nicht vor uns erlangt.ʺ Und da sie sich nicht von ihm leiten lassen, sagen sie: ʺDies ist eine alte Lüge.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und diejenigen, die Kufr betrieben haben, sagten zu denjenigen, die den Iman verinnerlichten: ʺWäre er etwas Gutes, wären sie zu ihm uns nicht zuvorgekommen.ʺ Und da sie durch ihn keine Rechtleitung fanden, so werden sie sagen: ʺDies ist eine alte Ifk-Lüge.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And those who deny Allah speak of those who sincerely believed in Him, and say: "If it -the Quran- were good and has a quality in a sufficient degree, we would have been the first to take it as a matter of choice;" and so, since they respond to the Quran with careless disinterested spirit and disfavour, they will label it: "fables of old. "

Abdul Haleem

Those who disbelieve say of the believers, ‘If there were any good in this Quran, they would not have believed in it before we did,’and, since they refuse to be guided by it, they say, ‘This is an ancient fabrication.’

Abdullah Yusuf Ali

The Unbelievers say of those who believe: "If (this Message) were a good thing, (such men) would not have gone to it first, before us!" And seeing that they guide not themselves thereby, they will say, "this is an (old,) falsehood!"

Abul A'la Maududi

The unbelievers say to the believers: If there was any good in this Book, others would not have beaten us to its acceptance." But since they have not been guided to it, they will certainly say: "This is an old fabrication.”

Aisha Bewley

Those who are kafir say of those who have iman, ‘If there was any good in it, they would not have beaten us to it. ’ And since they have not been guided by it, they are bound to say, ‘This is an antiquated falsehood.’

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieve (the strong and wealthy) say of those who believe (the weak and poor): "Had it (Islâmic Monotheism to which Muhammad صلى الله عليه وسلم is inviting mankind) been a good thing, they (the weak and poor) would not have preceded us thereto!" And when they have not let themselves be guided by it (this Qur’ân), they say: "This is an ancient lie!"

Ali Quli Qarai

The faithless say about the faithful, ‘Had it been [anything] good, they would not have taken the lead over us toward [accepting] it. ’ And since they could not find the way to it, they will say, ‘It is an ancient lie.’

Amatul Rahman Omar

And those who disbelieve say of those who believe, `If these (- the Qur'ânic doctrines) were any good they would not have taken precedence over us in believing in it. ' Since they themselves have received no guidance from it they say (out of malice), `It is an old lie.'

Arthur John Arberry

The unbelievers say, as regards the believers, 'If it had been aught good, they had not outstripped us to it. ' And since they are not guided by it, certainly they will say, 'This is an old calumny!'

Bijan Moeinian

The disbelievers say to the believers: "If Qur’an was any good, they [a bunch of young and poor converse] would not be at the forefront [our leaders and “noblemen" would have accepted it first]. ” As disbelievers are not guided by Qur’an, they refer to it as “a fabrication like the false ones before.”

E. Henry Palmer

And those who misbelieve say of those who believe, 'If it had been good, they would not have been beforehand with us therein;' and when they are not guided thereby, then will they say, 'This is an old-fashioned lie. '

Edip-Layth

Those who had rejected said regarding those who had acknowledged: "If it were any good, they would not have beaten us to it." When they are not able to be guided by it, they will say, "This is an old fabrication!"

George Sale

But those who believe not, say of the true believers, if the doctrine of the Koran had been good, they had not embraced the same before us. And when they are not guided thereby, they say, this is an antiquated lie.

Hamid S. Aziz

And those who disbelieve say concerning those who believe, "If it had been good, they would not have accepted it ahead of us. " And as they do not seek to be rightly directed thereby, they say, "It is an old lie".

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved have said to the ones who have believed, "If it had been of any charity, (i. e. benefit) in no way would they have outstripped us to it." (i.e., received it before us) And as they have not been guided by it, then they will soon say, "This is an old falsehood."

Marmaduke Pickthall

And those who disbelieve say of those who believe: If it had been (any) good, they would not have been before us in attaining it. And since they will not be guided by it, they say: This is an ancient lie;

Mohamed Ahmed - Samira

Those who deny say of those who believe: "Had there been any good in it they would not have preceded us in coming to it. " Since they have not taken guidance from it, they will say: "This is the same old lie."

Muhammad Asad

But they who are bent on denying the truth speak thus of those who have attained to faith: "If this [message] were any good, these [people] would not have preceded us in accepting it!" And since they refuse to be guided by it, they will always say, “This is [but] an ancient falsehood!”

Mustafa Khattab

The disbelievers say of the believers, "Had it been ˹something˺ good, they[1] would not have beaten us to it." Now since they reject its guidance, they will say, “˹This is˺ an ancient fabrication!”

Progressive Muslims

And those who had rejected said regarding those who had believed: "If it were any good, they would not have beaten us to it. " And when they are not able to be guided by it, they will Say: "This is an old fabrication!"

Sahih International

And those who disbelieve say of those who believe, "If it had [truly] been good, they would not have preceded us to it. " And when they are not guided by it, they will say, "This is an ancient falsehood."

Sam Gerrans

And those who ignore warning say of those who heed warning: “Had it been good, they would not have preceded us to it.” And when they are not guided by it, then they will say: “This is an ancient falsehood.”

Shabbir Ahmed

And the deniers speak thus of the believers, "If this Message were any good, these people would not have accepted it before us. " But since they choose not to be guided by it, they say, "This has been a fabrication since ancient times."

Syed Vickar Ahamed

And the unbelievers say about those who believe: "If (this Message) were a good thing, (the believers) would not have gone to it first, before us!" And by seeing that they do not guide themselves, they will say: "This is an old lie!"

Taqi Usmani

The disbelievers say about the believers, "Had it (Islamic faith) been a good thing, these (weak and poor) people would not have preceded us (in proceeding) towards it." Since they did not accept guidance through it (the Qur’ān), they will say, “This is a classical lie.”

The Monotheist Group

And those who had rejected said regarding those who had believed: "If it were any good, they would not have beaten us to it." And when they are not able to be guided by it, they will say: "This is an old fabrication!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ceux qui ont mécru dirent à ceux qui ont cru: ʺSi ceci était un bien, ils (les pauvres) ne nous y auraient pas devancésʺ. Et comme ils ne se seront pas laissés guider par lui ils diront: ʺCe nʹest quʹun vieux mensonge!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew ên ku kafir in, di bara bawermendan de gotin: Eger ev (dînê îslamê) çêtiriyek bûya, wan berî me bawerî pê nedianîn û dê neketana pêşiya me. Lê belê ji ber ku ew bi vê (Qur’anê) naxwazin bêne ser rêya rast, dê bibêjin: “Ev, dereweke kevnare ye.”

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die ongelovig zijn zeggen tegen hen die geloven: ʺAls het iets goeds was hadden zij het niet eerder dan wij gekregen.ʺ Omdat zij zich er niet de goede richting door laten wijzen zullen zij dus zeggen: ʺOude laster.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar zij die niet gelooven, zeggen van de ware geloovigen: Indien de leer van den Koran goed ware geweest, hadden zij die niet vroeger dan wij omhelsd. En als zij daardoor niet geleid worden, zeggen zij: Dit is eene overoude leugen.

Hollandaca — Siregar

En degenen die niet geloofden, zeiden tegen degenen die geloofden: ʺAls hij (de Koran) iets goeds was, dan zouden zij ons niet voorgaan daarin (te geloven).ʺ En omdat zij zich er niet door laten leiden, zullen zij zeggen: ʺDit is een oude leugen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И говорят те, которые стали неверующими [не признали Мухаммада посланником Аллаха], тем, которые уверовали: «Если оно [то, с чем пришел Мухаммад] было бы (действительно) благом, то нас бы не опередили к нему [мы раньше всех бы признали Мухаммада посланником Аллаха]». И когда они не находят верного пути с ним [с Кораном] (и не воспользуются истиной, которая содержится в Книге Аллаха), они скажут: «Это – давняя ложь (которую выдумали прежние поколения людей)!»

Rusça — Osmanov

Те, которые не веруют, говорят верующим: ʺЕсли бы в Коране было какое-либо благо, то никто бы не опередил нас в принятии егоʺ. Поскольку они не были наставлены на прямой путь Кораном, они заявят:ʺЭто - давняя выдумкаʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och förnekarna av sanningen säger om dem som blivit troende: ʺHade det funnits något gott (i detta budskap) skulle inte dessa (eländiga stackare) haft så bråttom att anta det före oss.ʺ Och när de inte vill låta sig ledas av det, säger de: ʺAllt detta är (bara) gamla lögner.ʺ