Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
ve bedā lehum seyyiātu mā ǎmilū ve Hāḳa bihim mā kānū bihi yestehziūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve belirir, görünür onlara yaptıkları işlerin kötülükleri ve başlarına gelir alay ettikleri şey.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve belirir, görünür onlara yaptıkları işlerin kötülükleri ve başlarına gelir alay ettikleri şey.
Adem Uğur
Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.
Ahmed Hulusi
Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlarda açığa çıktı ve alay ettikler şey kendilerini kapsadı!
Ahmet Tekin
Derken, yaptıkları amellerin cezaları ortaya, gözlerinin önüne serildi. Alay edip durdukları şeyin gücü, onları kuşattı, işlerini bitirdi.
Ahmet Varol
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşatmıştır.
Ali Bulaç
Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.
Ali Fikri Yavuz
Derken yaptıkları amellerin kötülükleri onlara zahir olmuş ve alay edib durdukları şeyin cezası (olan azab) kendilerini kuşatıvermiştir.
Ali Rıza Safa
Bu yüzden, yaptıkları kötülükler karşılarına çıkarıldı. Alay ettikleri şey de onları kuşattı.
Bayraktar Bayraklı
Yaptıklarının kötülükleri onlara gözükecek ve alaya aldıkları gerçek kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Bekir Sadak
Isledikleri kotulukler kendilerine belli oldu ve onlari, alaya aldiklari seyler kusatip mahvetti.
Celal Yıldırım
Yapageldikleri işlerin kötülükleri kendilerine belli oldu ve alaya aldıkları şeyler(in vebali) her taraftan onları kuşatıverdi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(İlâhî vaad gerçekleşince) yaptıklarının ne kadar kötü şeyler olduğunu açıkça gördüler, alaya aldıkları gerçek onları kuşatıverdi.
Diyanet İşleri
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
Diyanet İşleri (eski)
İşledikleri kötülükler kendilerine belli oldu ve onları, alaya aldıkları şeyler kuşatıp mahvetti.
Diyanet Vakfi
Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Derken yaptıkları amellerin kötülüğü gözlerinin önüne serildi, alay edip durdukları şey onları kuşatıverdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken yaptıkları işlerin kötülükleri onlara yüz göstermiş (gözlerinin önüne serilmiş) ve o alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken onlara yaptıkları amellerin kötülüklerini yüz göstermiş ve o istihza edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir
Erhan Aktaş
Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.
Fizilal-il Kuran
Yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alay edip durdukları şey onları kuşattı.
Gültekin Onan
Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.
Hamdi Döndüren
Böylece yaptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıkmış ve alay konusu yaptıkları şey, onları çepeçevre kuşatmıştır.
Hasan Basri Çantay
Onların yapdıkları amel (ve hareket) lerin kötülükleri, kendilerine (aid olmak üzere), açığa çıkmış, istihza edib durdukları şey (azab) onları çepçevre kuşatmışdır.
Hasib Asutay
Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş (12) ve alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır. (12. Buna göre kâfirler dünyadaki refahlarına rağmen âhirette azaba uğrayacak. Müminler de iyi amellerinin karşılığında saadete erecekler.)
Hayrat Neşriyat
Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay edip durdukları(azab) onları kuşatıvermiştir.
İbni Kesir
Onlara, yaptıkları işlerin kötülükleri belli oldu ve alaya aldıkları şeyler kendilerini kuşattı.
Mehmet Okuyan
Onların yaptıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alay etmiş oldukları şey kendilerini kuşatmış (olacak)tır.
Muhammed Esed
(O Gün) yaptıkları kötülükler onlara apaçık görünecek ve alay edip durdukları şey onları alt edecektir.
Mustafa İslamoğlu
Onların yaptığı kötülükler (o gün gelince) ayan açık ortaya serilecek ve alay edip durdukları gerçek kendilerini perişan edecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlar için yapmış oldukları şeylerin fenalıkları zuhûra geldi ve kendisiyle istihzâda bulundukları şey, onları kuşattı.
Ömer Öngüt
Yaptıklarının kötülükleri (amel defterinin okunmasıyla) kendilerine göründü ve alaya aldıkları şey onları çepeçevre kuşattı.
Suat Yıldırım
Derken, yaptıkları ne kadar kötü, pis iş varsa karşılarına çıktı. Alay ettikleri cehennem azabı, kendilerini her taraftan sardı.
Süleyman Ateş
Yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alay edip durdukları şey onları kuşattı.
Süleymaniye Vakfı
Yaptıkları kötülükler karşılarına çıkacak, hafife aldıkları şey onları kuşatacaktır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yaptıklarının kötü olanları ortaya çıkacak, hafife aldıkları (hesap verme ve ceza) başlarına gelecektir.
Şaban Piriş
Yaptıklarının günahları onlara belli olmuş ve alay ettikleri şey onları kuşatıvermişti.
Tefhim-ul Kuran
Onların yapmakta oldukları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve kendisini alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.
Ümit Şimşek
Yaptıkları işin kötülüğü artık kendilerine görünmüş ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş, alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların etdikləri pis əməllər özlərinin qarşısına çıxacaq, istehza etdikləri əzab onları bürüyəcək
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(O gün dünyada etdikləri) pis əməllərinin cəzası onların gözünə görünəcək və istehza etdikləri (əzab) onları saracaqdır!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ihre schlimmen Taten werden ihnen gezeigt, und sie werden die qualvolle Strafe, über die sie gespottet hatten, erleiden.
Almanca — Der Edle Quran
Und es werden ihnen die bösen Taten, die sie vollbracht haben, klar, und es umschließt sie das, worüber sie sich lustig zu machen pflegten.
Almanca — M. A. Rassoul
Und die bösen Folgen ihres Tuns sind ihnen deutlich geworden; und es umschließt sie das, worüber sie zu spotten pflegten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und ihnen wurden die Bosheiten dessen sichtbar, was sie taten. Und sie umgab das, was sie zu verspotten pflegten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
There and then shall their deeds of iniquity, and their actions of an evil savour present themselves to them and be on view, and now on all sides shall they be beset by the same material and immaterial things they turned into ridicule.
Abdul Haleem
The evil of their actions will [then] become clear to them. The punishment they mocked will engulf them.
Abdullah Yusuf Ali
Then will appear to them the evil (fruits) of what they did, and they will be completely encircled by that which they used to mock at!
Abul A'la Maududi
(On that Day) the evil of their deeds will become apparent to them and what they had mocked at will encompass them,
Aisha Bewley
The evil deeds they did will appear before them and the things they mocked at will engulf them.
Al-Hilali & Khan
And the evil of what they did will appear to them, and that which they used to mock at will completely encircle them.
Ali Quli Qarai
The evils of what they had done will appear to them, and they will be besieged by what they used to deride.
Amatul Rahman Omar
And (on that day) the evils (inherent) in their deeds will become apparent to them. They will be caught by that (very destruction) they used to hold in very low estimation.
Arthur John Arberry
And the evil deeds that they have done shall appear to them, and they shall be encompassed by that they mocked at.
Bijan Moeinian
Then they will realize that what they were doing was wrong and whatever they were mocking at will come back to haunt them.
E. Henry Palmer
But there shall appear to them the evils of what they have done, and that shall encompass them at which they have been mocking.
Edip-Layth
The evils of their works will become evident to them, and the very thing they ridiculed will be their doom.
George Sale
But on that day the evils of that which they have wrought, shall appear unto them; and that which they mocked at, shall encompass them:
Hamid S. Aziz
And the evil consequences of what they did shall become manifest to them and that which they mocked shall encompass them.
Mahmoud Ghali
And the odious deeds that they have done will appear to them, and that which they used to mock will redound on them.
Marmaduke Pickthall
And the evils of what they did will appear unto them, and that which they used to deride will befall them.
Mohamed Ahmed - Samira
The evil of what they had done will become clear to them, and they will be seized by what they had scorned.
Muhammad Asad
And [on that Day, ] the evil of their doings will become obvious to them, and they will be overwhelmed by the very thing which they were wont to deride.
Mustafa Khattab
And the evil ˹consequences˺ of their deeds will unfold before them, and they will be overwhelmed by what they used to ridicule.
Progressive Muslims
And the evils of their works will become evident to them, and the very thing they ridiculed will be their doom.
Sahih International
And the evil consequences of what they did will appear to them, and they will be enveloped by what they used to ridicule.
Sam Gerrans
And the evil deeds they did will appear to them, and there will surround them that whereat they mocked.
Shabbir Ahmed
And their disruptive actions will become obvious to them and the very thing they used to mock will surround them.
Syed Vickar Ahamed
And then the evil (returns) of what they did will appear before them, and they will be completely surrounded by that which they used to laugh at!
Taqi Usmani
And revealed to them will be the evils of what they did, and encircled they will be by what they used to ridicule.
The Monotheist Group
And the evils of their works will become evident to them, and they will be surrounded by that which they used to mock.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et leur apparaîtra (la laideur) de leurs mauvaises actions. Et ce dont ils se moquaient les cernera.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Cezayê neqenciyên ku wan kirî ji wan re xuya bûye û ezabê ku wan pê tinaz dikir dor li wan girtiye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
De slechte daden die zij begaan hebben worden dan voor hen zichtbaar en zij worden door datgene waarmee zij de spot dreven ingesloten.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar op dien dag zal het kwade van hetgeen zij zullen hebben verricht, voor hen verschijnen, en datgene, waarom zij hebben gespot, zal hen overal omringen.
Hollandaca — Siregar
En het kwade van wat zij verricht hadden, werd hen duidelijk en zij werden omsingeld door dat waar zij de spot mee plachten te drijven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И открылись [стали представленными] им [неверующим] (в День Суда) (те) плохие деяния [неверие и ослушания Аллаха], что они совершали (в земной жизни), и постигло их то (наказание), над чем они насмехались (прежде).
Rusça — Osmanov
Обнажилась им пагубность того, что они вершили, и их поразило то, над чем они насмехались.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men det onda som de gjort skall då stå klart för dem och de skall se sig inringade av det som de brukade göra till föremål för sina skämt.