Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.

وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

ve bedā lehum seyyiātu mā ǎmilū ve Hāḳa bihim mā kānū bihi yestehziūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَبَدَاve bedāب د وGörünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmekve göründü
2لَهُمْlehumonlara
3سَيِّـَٔاتُseyyiātuس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülükleri
4مَاşeylerin
5عَمِلُواǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyaptıkları
6وَحَاقَve Hāḳaح ي قGeri çekilmek, çevrelemek ve tutmak, kuşatmak, etrafını sarmak, inmek, bunaltmak, sarmak, kaçınılmaz olmak, bir kişi veya şeyi köşeye sıkıştırmak (sadece kötü durumlar için kullanılır), birinin başına gelmek, birine yapışmak ve hak ettiğini bulmak, birisini kıskanmak ve nefret etmek, şiddetli.ve kuşattı
7بِهِمْbihimonları
8مَاşey
9كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldukları
10بِهِbihionunla
11يَسْتَهْزِؤُ۫نَyestehziūneه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)alay ediyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve belirir, görünür onlara yaptıkları işlerin kötülükleri ve başlarına gelir alay ettikleri şey.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve belirir, görünür onlara yaptıkları işlerin kötülükleri ve başlarına gelir alay ettikleri şey.

Adem Uğur

Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.

Ahmed Hulusi

Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlarda açığa çıktı ve alay ettikler şey kendilerini kapsadı!

Ahmet Tekin

Derken, yaptıkları amellerin cezaları ortaya, gözlerinin önüne serildi. Alay edip durdukları şeyin gücü, onları kuşattı, işlerini bitirdi.

Ahmet Varol

Yaptıklarının kötülükleri karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşatmıştır.

Ali Bulaç

Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.

Ali Fikri Yavuz

Derken yaptıkları amellerin kötülükleri onlara zahir olmuş ve alay edib durdukları şeyin cezası (olan azab) kendilerini kuşatıvermiştir.

Ali Rıza Safa

Bu yüzden, yaptıkları kötülükler karşılarına çıkarıldı. Alay ettikleri şey de onları kuşattı.

Bayraktar Bayraklı

Yaptıklarının kötülükleri onlara gözükecek ve alaya aldıkları gerçek kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.

Bekir Sadak

Isledikleri kotulukler kendilerine belli oldu ve onlari, alaya aldiklari seyler kusatip mahvetti.

Celal Yıldırım

Yapageldikleri işlerin kötülükleri kendilerine belli oldu ve alaya aldıkları şeyler(in vebali) her taraftan onları kuşatıverdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(İlâhî vaad gerçekleşince) yaptıklarının ne kadar kötü şeyler olduğunu açıkça gördüler, alaya aldıkları gerçek onları kuşatıverdi.

Diyanet İşleri

Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.

Diyanet İşleri (eski)

İşledikleri kötülükler kendilerine belli oldu ve onları, alaya aldıkları şeyler kuşatıp mahvetti.

Diyanet Vakfi

Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş, alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Derken yaptıkları amellerin kötülüğü gözlerinin önüne serildi, alay edip durdukları şey onları kuşatıverdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken yaptıkları işlerin kötülükleri onlara yüz göstermiş (gözlerinin önüne serilmiş) ve o alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken onlara yaptıkları amellerin kötülüklerini yüz göstermiş ve o istihza edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir

Erhan Aktaş

Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.

Fizilal-il Kuran

Yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alay edip durdukları şey onları kuşattı.

Gültekin Onan

Onların yaptıkları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.

Hamdi Döndüren

Böylece yaptıkları amellerin kötülükleri ortaya çıkmış ve alay konusu yaptıkları şey, onları çepeçevre kuşatmıştır.

Hasan Basri Çantay

Onların yapdıkları amel (ve hareket) lerin kötülükleri, kendilerine (aid olmak üzere), açığa çıkmış, istihza edib durdukları şey (azab) onları çepçevre kuşatmışdır.

Hasib Asutay

Yaptıklarının kötülükleri onlara görünmüş (12) ve alay edip durdukları şey onları kuşatmıştır. (12. Buna göre kâfirler dünyadaki refahlarına rağmen âhirette azaba uğrayacak. Müminler de iyi amellerinin karşılığında saadete erecekler.)

Hayrat Neşriyat

Yaptıkları şeylerin kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay edip durdukları(azab) onları kuşatıvermiştir.

İbni Kesir

Onlara, yaptıkları işlerin kötülükleri belli oldu ve alaya aldıkları şeyler kendilerini kuşattı.

Mehmet Okuyan

Onların yaptıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alay etmiş oldukları şey kendilerini kuşatmış (olacak)tır.

Muhammed Esed

(O Gün) yaptıkları kötülükler onlara apaçık görünecek ve alay edip durdukları şey onları alt edecektir.

Mustafa İslamoğlu

Onların yaptığı kötülükler (o gün gelince) ayan açık ortaya serilecek ve alay edip durdukları gerçek kendilerini perişan edecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar için yapmış oldukları şeylerin fenalıkları zuhûra geldi ve kendisiyle istihzâda bulundukları şey, onları kuşattı.

Ömer Öngüt

Yaptıklarının kötülükleri (amel defterinin okunmasıyla) kendilerine göründü ve alaya aldıkları şey onları çepeçevre kuşattı.

Suat Yıldırım

Derken, yaptıkları ne kadar kötü, pis iş varsa karşılarına çıktı. Alay ettikleri cehennem azabı, kendilerini her taraftan sardı.

Süleyman Ateş

Yaptıklarının kötülükleri onlara göründü ve alay edip durdukları şey onları kuşattı.

Süleymaniye Vakfı

Yaptıkları kötülükler karşılarına çıkacak, hafife aldıkları şey onları kuşatacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaptıklarının kötü olanları ortaya çıkacak, hafife aldıkları (hesap verme ve ceza) başlarına gelecektir.

Şaban Piriş

Yaptıklarının günahları onlara belli olmuş ve alay ettikleri şey onları kuşatıvermişti.

Tefhim-ul Kuran

Onların yapmakta oldukları şeylerin kötülüğü kendileri için açığa çıktı ve kendisini alay konusu edindikleri de onları sarıp kuşattı.

Ümit Şimşek

Yaptıkları işin kötülüğü artık kendilerine görünmüş ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş, alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların etdikləri pis əməllər özlərinin qarşısına çıxacaq, istehza etdikləri əzab onları bürüyəcək

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(O gün dünyada etdikləri) pis əməllərinin cəzası onların gözünə görünəcək və istehza etdikləri (əzab) onları saracaqdır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihre schlimmen Taten werden ihnen gezeigt, und sie werden die qualvolle Strafe, über die sie gespottet hatten, erleiden.

Almanca — Der Edle Quran

Und es werden ihnen die bösen Taten, die sie vollbracht haben, klar, und es umschließt sie das, worüber sie sich lustig zu machen pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und die bösen Folgen ihres Tuns sind ihnen deutlich geworden; und es umschließt sie das, worüber sie zu spotten pflegten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ihnen wurden die Bosheiten dessen sichtbar, was sie taten. Und sie umgab das, was sie zu verspotten pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall their deeds of iniquity, and their actions of an evil savour present themselves to them and be on view, and now on all sides shall they be beset by the same material and immaterial things they turned into ridicule.

Abdul Haleem

The evil of their actions will [then] become clear to them. The punishment they mocked will engulf them.

Abdullah Yusuf Ali

Then will appear to them the evil (fruits) of what they did, and they will be completely encircled by that which they used to mock at!

Abul A'la Maududi

(On that Day) the evil of their deeds will become apparent to them and what they had mocked at will encompass them,

Aisha Bewley

The evil deeds they did will appear before them and the things they mocked at will engulf them.

Al-Hilali & Khan

And the evil of what they did will appear to them, and that which they used to mock at will completely encircle them.

Ali Quli Qarai

The evils of what they had done will appear to them, and they will be besieged by what they used to deride.

Amatul Rahman Omar

And (on that day) the evils (inherent) in their deeds will become apparent to them. They will be caught by that (very destruction) they used to hold in very low estimation.

Arthur John Arberry

And the evil deeds that they have done shall appear to them, and they shall be encompassed by that they mocked at.

Bijan Moeinian

Then they will realize that what they were doing was wrong and whatever they were mocking at will come back to haunt them.

E. Henry Palmer

But there shall appear to them the evils of what they have done, and that shall encompass them at which they have been mocking.

Edip-Layth

The evils of their works will become evident to them, and the very thing they ridiculed will be their doom.

George Sale

But on that day the evils of that which they have wrought, shall appear unto them; and that which they mocked at, shall encompass them:

Hamid S. Aziz

And the evil consequences of what they did shall become manifest to them and that which they mocked shall encompass them.

Mahmoud Ghali

And the odious deeds that they have done will appear to them, and that which they used to mock will redound on them.

Marmaduke Pickthall

And the evils of what they did will appear unto them, and that which they used to deride will befall them.

Mohamed Ahmed - Samira

The evil of what they had done will become clear to them, and they will be seized by what they had scorned.

Muhammad Asad

And [on that Day, ] the evil of their doings will become obvious to them, and they will be over­whelmed by the very thing which they were wont to deride.

Mustafa Khattab

And the evil ˹consequences˺ of their deeds will unfold before them, and they will be overwhelmed by what they used to ridicule.

Progressive Muslims

And the evils of their works will become evident to them, and the very thing they ridiculed will be their doom.

Sahih International

And the evil consequences of what they did will appear to them, and they will be enveloped by what they used to ridicule.

Sam Gerrans

And the evil deeds they did will appear to them, and there will surround them that whereat they mocked.

Shabbir Ahmed

And their disruptive actions will become obvious to them and the very thing they used to mock will surround them.

Syed Vickar Ahamed

And then the evil (returns) of what they did will appear before them, and they will be completely surrounded by that which they used to laugh at!

Taqi Usmani

And revealed to them will be the evils of what they did, and encircled they will be by what they used to ridicule.

The Monotheist Group

And the evils of their works will become evident to them, and they will be surrounded by that which they used to mock.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et leur apparaîtra (la laideur) de leurs mauvaises actions. Et ce dont ils se moquaient les cernera.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Cezayê neqenciyên ku wan kirî ji wan re xuya bûye û ezabê ku wan pê tinaz dikir dor li wan girtiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

De slechte daden die zij begaan hebben worden dan voor hen zichtbaar en zij worden door datgene waarmee zij de spot dreven ingesloten.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar op dien dag zal het kwade van hetgeen zij zullen hebben verricht, voor hen verschijnen, en datgene, waarom zij hebben gespot, zal hen overal omringen.

Hollandaca — Siregar

En het kwade van wat zij verricht hadden, werd hen duidelijk en zij werden omsingeld door dat waar zij de spot mee plachten te drijven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И открылись [стали представленными] им [неверующим] (в День Суда) (те) плохие деяния [неверие и ослушания Аллаха], что они совершали (в земной жизни), и постигло их то (наказание), над чем они насмехались (прежде).

Rusça — Osmanov

Обнажилась им пагубность того, что они вершили, и их поразило то, над чем они насмехались.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men det onda som de gjort skall då stå klart för dem och de skall se sig inringade av det som de brukade göra till föremål för sina skämt.